T.C.

Yargıtay

8. Ceza Dairesi

2024/26237 E., 2025/10608 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1161 E., 2024/2295 K.
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:


I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yargıtay Bozma İlâmı
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 14.09.2017 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan verilen beraat kararının katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 02.05.2023 tarihli kararı ile özetle, sanığın isnatlarının olgulara dayanıp dayanmadığının belirlenmesinin ardından, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, yazılı şekilde eksik araştırmayla karar verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 10.10.2024 tarihli ve 2023/1161 Esas, 2024/2295 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267/1, 43/1, 62, 53/1 ve 51. maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafinin Temyiz İstemi
Sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, sanığın .... isimli sosyal paylaşım sitesi üzerinden, kendisine ait hesaptan, katılanlara yönelik iftira ve hakaret içerikli paylaşımlar yapmak suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın savunmaları, katılanların beyanları, tanık ifadeleri, suça konu paylaşımlara ilişkin kayıtlar, adli ve idari soruşturma dosyaları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın isnatlarının olgulara dayanmadığı ve mahkumiyetine ilişkin hükmün isabetli olduğu, tekerrüre esas ilamı bulunan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmamasına yönelik gösterilen gerekçenin dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 10.10.2024 tarihli ve 2023/1161 Esas, 2024/2295 Karar sayılı kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 32. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.12.2025 tarihinde karar verildi.

---

T.C.

Yargıtay

8. Ceza Dairesi

2025/1289 E., 2025/7339 K.

"İçtihat Metni"

TUTUKLU

MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hâkimliği
SAYISI : 2024/9 D.İş
SUÇ : İftira
İNCELEME KONUSU
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

... Cumhuriyet Başsavcılığının 12.12.2023 tarihli kararı ile şüpheliler hakkında iftira suçundan delil yetersizliği nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, şikayetçi vekilinin itirazı üzerine...Sulh Ceza Hakimliğinin 05.01.2024 tarihli kararı ile kararın usul ve kanuna uygun olduğundan bahisle itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/4364 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9655 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,

Dosya kapsamına göre, şüphelilerin müştekiye yönelik olarak iftira suçunu işlediklerinin iddia olunduğu olay ile ilgili olarak, suçun yasal unsurlarının oluşmadığı ve şüphelilerin üzerlerine atılı suçu işlediklerine ilişkin kesin delil bulunmadığından bahisle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
... Üniversitesi Rektörlüğünde öğretim görevlisi olarak görev yapan müştekinin, şüpheli ...'in hırsızlık, belge kaçırma iftirası atmak suretiyle kendisine kumpas kurduğunu, kendisinin bu iftiralar nedeniyle adli ve idari soruşturmalar geçirdiğini beyan ederek, bu iddialarına delil olarak şikayet dilekçesi 15/06/2023 havale tarihli şikayet dilekçesi ekinde "Sürgünde bir ..." adlı facebook hesabından yapılan whatsapp konuşmalarına ait paylaşımları ve şüpheli hakkında tutulan muhtelif tutanakları sunduğu, şüpheli hakkında...Üniversitesi Rektörlüğü tarafından 20/08/2021 tarihli yazı ile disiplin soruşturmasının başlatıldığı, müştekinin 13/06/2023 havale tarihli şikayet dilekçesinde şüpheli ...'den de şikayetçi olduğu anlaşılmakla; müştekinin kendisi hakkında yürütüldüğünü belirttiği idari ve adli soruşturma evraklarının dosya arasına celp edilmesi, şüpheli ... hakkındaki idari soruşturmanın akibetinin araştırılması, "Sürgünde bir ..." isimli Facebook hesabını açan IP numarasının ve kullanıcı kimlik bilgisi ve adresinin tespit edilerek ifadesinin alınması, bu kişiden whatsapp yazışmalarına konu cep telefonunun temin edilerek incelenmesi suretiyle, sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun takdir ve tayin edilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine, itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

1. Şikayetçinin vekili aracılığıyla...Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu dilekçelerde,...Üniversitesinde akademik personel olarak görev yaptığı sırada aynı üniversitede görev yapan ...'in kendisine kurduğu kumpas sonucu adli ve idari soruşturmalar geçirdiğini, bu kumpas nedeniyle hırsızlık ve üniversiteye ait belgeleri kaçırmakla suçlandığını, kendisine iftira atıldığına dair birtakım yazışmaların bulunduğunu, "Sürgünde Bir ..." kullanıcı adlı, ...'a ait olan facebook hesabındaki yazışmalarda atılan iftiraya dair ayrıntıların bulunduğunu ve hakkında yürütülen idari soruşturma ile ilgili gizli kalması gereken bilgileri veren kişinin de üniversitenin personel daire başkanı ... olduğunu beyanla şikayetçi olduğu belirlenmiştir.

2....Cumhuriyet Başsavcılığının 12.12.2023 tarihli kararı ile şüpheliler hakkında iftira suçundan suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, şüphelilerin üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmedikleri, dosya kapsamında şikayetçinin soyut beyanları dışında her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin delil bulunmadığı belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, şikayetçi vekilinin itirazı üzerine...Sulh Ceza Hakimliğinin 05.01.2024 tarihli kararı ile kararın usul ve kanuna uygun olduğundan bahisle itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir.

3. 5271 sayılı Kanun'un inceleme konusu ile ilgili hükümleri;
“Madde 160 - (1) Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.

(2) Cumhuriyet Savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.

Madde 170 - (1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet Savcısı tarafından yerine getirilir.

(2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler.

Madde 172 - (1) Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.

Madde 173 - (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, bu kararı veren Cumhuriyet Savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.

(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.

(3) Sulh Ceza Hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet Savcısına gönderir. Cumhuriyet Savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.

(4) Sulh Ceza Hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet Savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.

(5) Cumhuriyet Savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz."

Şeklinde düzenlemeler içermektedir.

4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; şikayetçinin, şikayet dilekçesinin ekinde sunmuş olduğu "Sürgünde bir ..." kullanıcı adlı Facebook hesabından yapılan paylaşımlarda söz konusu iddialara ilişkin birtakım whatsapp konuşmaları ve üniversite tarafından tanzim edilen bir kısım tutanaklar bulunduğunun anlaşıldığı ve ayrıca yine dilekçe ekindeki şüpheli ... hakkında kayıp evraklar nedeniyle adli ve idari soruşturma başlatılması için üniversite tarafından yazışmalar yapıldığı, öte yandan şikayetçinin de dilekçelerinde, hakkında aynı nedenden dolayı adli ve idari soruşturma başlatıldığını belirtmesi karşısında, "Sürgünde bir ..." adlı facebook hesabını açan IP numarasının, kullanıcı kimlik ve adres bilgisi ile Whatsapp yazışmalarındaki 0505 (...) (..) (..) numaralı hattın suç tarihindeki kullanıcısının tespiti ile ifadesinin alınması ve yine facebook hesap sahibinden whatsapp yazışmalarına konu cep telefonunun temin edilerek incelenmesi, ayrıca şikayetçi ile şüpheli ... hakkındaki söz konusu iddialar ile ilgili açılan adli ve idari soruşturmaların akıbetlerinin araştırılarak ilgili soruşturma evraklarının aslının ve onaylı örneğinin dosya arasına celp edilmesi ve elde edilen bilgiler ışığında ulaşılabilen diğer tüm delillerin toplanması gerektiği nazara alınmadan, eksik soruşturma ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın bu yönden kabul edilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2....Sulh Ceza Hâkimliğinin 05.01.2024 tarihli ve 2024/9 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.10.2025 tarihinde karar verildi.