Türkiye'de bireysel başvuru yolu 2010 yılında yapılan anayasa değişikliğiyle hukukumuza girdi ve 23 Eylül 2012 tarihinden itibaren Anayasa Mahkemesi'ne fiilen başvuru yapılabilir hale geldi. Aradan geçen yıllara rağmen pek çok kişi, beğenmediği her mahkeme kararını bu yola taşıyabileceğini sanıyor, oysa bireysel başvuru bir temyiz mercii değildir, yalnızca belirli anayasal hakların ihlal edildiği durumlar için açık, istisnai bir yoldur.

Bireysel Başvuru Nedir, Kimler Başvurabilir?

Anayasa'nın 148. maddesi ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun uyarınca bireysel başvuru, kamu gücü tarafından Anayasa'da güvence altına alınan ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki bir hakkının doğrudan ihlal edildiğini düşünen herkesin başvurabileceği bir yoldur. Başvurucu gerçek kişi olabileceği gibi, özel hukuk tüzel kişileri de yalnızca kendi tüzel kişiliğine ait haklar yönünden başvurabilir.

Örneğin Kadıköy'de yaşayan bir başvurucunun, hakkındaki icra takibine ilişkin tebligatın usulsüz yapılması nedeniyle itiraz hakkını hiç kullanamadığını düşünelim. İç hukuk yollarını tükettikten sonra bu durum, adil yargılanma hakkının ihlali olarak Anayasa Mahkemesi'ne taşınabilir.

Bunu Biliyor Muydunuz?

Bireysel başvuru, Yargıtay veya Danıştay kararlarını 'yeniden değerlendiren' bir üst derece mekanizması değildir. Anayasa Mahkemesi, derece mahkemelerinin delil takdirini denetlemez; sadece anayasal bir hakkın ihlal edilip edilmediğine bakar.

Hangi Hak İhlallerinde Başvurulabilir?

Bireysel başvurunun kapsamı, Anayasa'da güvence altına alınmış ve aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile ek protokollerinde yer alan haklarla sınırlıdır. Uygulamada en sık karşılaşılan başvuru konuları aşağıdaki tabloda özetlenmiştir.

Hak

Tipik İhlal Durumu

Adil yargılanma hakkı

Makul sürede yargılanmama, gerekçeli karar hakkının ihlali, silahların eşitliği ilkesine aykırılık

Mülkiyet hakkı

Kamulaştırmasız el atma, bedelsiz imar kısıtlaması, orantısız haciz

Kişi hürriyeti ve güvenliği

Hukuka aykırı veya makul olmayan süreyle tutukluluk

İfade özgürlüğü

Paylaşım nedeniyle orantısız ceza veya idari yaptırım

Özel hayata ve aile hayatına saygı

Haberleşmenin gizliliğinin ihlali, çocukla kişisel ilişkinin haksız engellenmesi

Diyelim ki İstanbul'da küçük bir işletme sahibisiniz ve belediyenin imar uygulaması nedeniyle taşınmazınızın değeri ciddi ölçüde düştü, üstelik size hiçbir bedel ödenmedi. Bu, mülkiyet hakkının ihlali iddiasıyla bireysel başvuruya konu olabilecek tipik bir örnektir. Aile hayatına saygı hakkı bağlamında, velayet ve kişisel ilişki kurulmasına dair kararların çocuğun üstün yararı gözetilerek verilip verilmediği de benzer şekilde inceleme konusu olabilir.

Bir hak ihlali iddiasının değerlendirilmesi dikkatli bir dosya incelemesi gerektirir.

Başvuru İçin Aranan Şartlar

Bireysel başvuru yapabilmek için üç temel şart aranır. Bunlardan ilki mağdur sıfatıdır, başvurucunun ihlalden doğrudan ve kişisel olarak etkilenmiş olması gerekir. İkincisi, ihlalin güncel ve somut olması; varsayımsal veya ileride gerçekleşebilecek bir ihlal iddiası yeterli değildir. Üçüncüsü ise iç hukuk yollarının tüketilmiş olmasıdır; yani önce derece mahkemeleri, gerekiyorsa istinaf ve temyiz mercileri nezdinde başvuru yolları sonuna kadar kullanılmalıdır.

Örneğin ceza yargılamasında sanık olan bir kişi, ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yolunu hiç denemeden doğrudan Anayasa Mahkemesi'ne başvurursa, başvurusu "başvuru yollarının tüketilmemiş olması" gerekçesiyle kabul edilemez bulunur ve esası hiç incelenmez.

Başvuru Adım Adım Nasıl Yapılır?

Süreç Nasıl İşler

1. İç hukuk yollarının tüketilmesiyle kesinleşen karar tebliğ edilir.

2. Tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde başvuru yapılır (6216 sayılı Kanun m.47/5).

3. Başvuru, e-Devlet üzerinden elektronik ortamda ya da Mahkeme'ye elden veya PTT yoluyla yapılabilir.

4. Başvuru harcı yatırılır; harçtan muafiyet talebi ayrıca değerlendirilebilir.

5. Komisyon aşamasında kabul edilebilirlik incelemesi yapılır.

6. Kabul edilebilir bulunan başvurular Bölüm veya Genel Kurul tarafından esastan incelenir.

Bu otuz günlük süre hak düşürücü niteliktedir ve kaçırıldığında telafisi mümkün değildir. Başvuru dilekçesinin hangi belgeleri içermesi gerektiği ve sürenin nasıl hesaplandığına dair ayrıntılı bilgiyi bireysel başvuru şartları ve süresi hakkındaki yazımızda bulabilirsiniz. Başvuru portalına ve resmi mevzuata Anayasa Mahkemesi'nin resmi internet sitesinden ulaşılabilir.

Başvuru sürecinde her adım, doğru zamanlama ve eksiksiz belgelerle atılmalıdır.

Başvurunun Sonucunda Ne Olur?

Anayasa Mahkemesi başvuruyu esastan incelediğinde iki türlü karar verebilir: ihlalin bulunmadığına ya da ihlal bulunduğuna. İhlal kararı verildiğinde Mahkeme, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için gerekli görülen tedbirlere hükmeder.

Örneğin makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilen bir başvurucuya, uğradığı zararı karşılamak üzere tazminata hükmedilebilir; bazı durumlarda ise dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili derece mahkemesine gönderilmesine karar verilir.

Genel Eğilim

2012'den bu yana Anayasa Mahkemesi'ne yapılan bireysel başvuru sayısı istikrarlı biçimde artış göstermiştir. Bu artış, vatandaşların hak arama bilincinin ve bireysel başvuru yolunun tanınırlığının güçlendiğinin bir göstergesi olarak değerlendirilebilir.

Sık Yapılan Hatalar

Süreçte en sık karşılaşılan hatalardan biri, otuz günlük başvuru süresinin kaçırılmasıdır; tebligat tarihinin doğru tespit edilememesi bu hataya sıkça yol açar. Bir diğer yaygın hata, başvurunun adeta bir temyiz mercii gibi kullanılmak istenmesidir, "mahkeme kararı bence yanlış" demek tek başına yeterli değildir; hangi anayasal hakkın, hangi somut gerekçeyle ihlal edildiğinin ayrıntılı biçimde ortaya konması gerekir.

Bireysel başvuru harca tabi midir?

Evet, başvuru sırasında başvuru harcı ödenmesi gerekir; harçtan muafiyet talebi başvuru sırasında ayrıca ileri sürülüp değerlendirilebilir.

Avukatla başvurmak zorunlu mudur?

Hayır, bireysel başvuru avukat olmadan da yapılabilir; ancak sürecin teknik niteliği nedeniyle hukuki destek almak, başvurunun usul ve esas yönünden sağlıklı hazırlanmasına yardımcı olur.

Özetle:

- Bireysel başvuru bir temyiz yolu değil, belirli anayasal hak ihlallerine özgü istisnai bir yoldur.

- İç hukuk yollarının tüketilmiş olması ve otuz günlük sürenin kaçırılmaması şarttır.

- Hangi hakkın, hangi somut gerekçeyle ihlal edildiği açıkça ortaya konmalıdır.

Yasal Uyarı

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her somut olay kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir; hukuki işlem yapmadan önce mutlaka bir avukata danışınız.