Olay, 28 Nisan’da saat 17.00 sıralarında Gürsu ilçesi Ağaköy Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre Hakkı ., soğuk hava deposu bulunan Elif Çalışkan'a (40) armut sattı. Ödemesini yapan Çalışkan'dan ihracatta kullanılan 5 milyon TL'lik armut kasası satın alan Hakkı Ç. borcunu ödemedi. Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı avukat olan kız kardeşi Hatice Kocaefe aracılığıyla hukuki süreç başlatınca Hakkı Ç. ile aralarında husumet oluştu. Kız kardeşleri telefonda tehdit eden Ç., hakkında başlatılan icra takibinin geri çekilmesini istedi. Kocaefe, olumsuz yanıt verip hukuki sürecin devam edeceğini belirtti.
KIZ KARDEŞLERE SİLAHLI SALDIRI
İki kız kardeş, babaları Rahmi Kocaefe ve erkek kardeşleri Muammer Kocaefe ile birlikte sahibi oldukları soğuk hava deposuna yürüyerek gittikleri sırada, otomobille önlerini kesen Hakkı Ç. tarafından silahlı saldırıya uğradı. Şüpheli otomobille kaçarken, Elif Çalışkan dizinden, Hatice Kocaefe ise göğsüne isabet eden kurşunla yaralandı. İhbar üzerine bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Hatice Kocaefe, ambulansla kaldırıldığı Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kurtarılamadı.
5 SUÇ KAYDI BULUNAN ŞÜPHELİ YAKALANDI
Olay sonrası jandarma ilk aşamada iki şüpheliyi gözaltına aldı. Soruşturmanın devredildiği Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekipleri, Hakkı Ç.'i Nilüfer ilçesinde rezidanstaki bir evde yakaladı. Hakkı Ç.'in 5 ayrı suçtan kaydı olduğu ortaya çıktı. Polis, ardından 6 kişiyi daha gözaltına aldı.
'ÇEKLERİ İCRAYA VERDİLER, SİNİRLENDİM'
Emniyet Müdürlüğü'nde sorgulanan Hakkı Ç.'in verdiği ifadesinde, "Birlikte ticaret yapıyorduk. Borcum karşılığında kendilerine çek verdim. Ödeme yapacağımı söylememe rağmen çekleri icraya verdiler, buna sinirlendim" dediği öğrenildi.
5 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Hakkı Ç. ile kendisine yardım ve yataklık yaptıkları iddia edilen Ali Ç., Esra Ü., Serkan S. ve Hakan S. tutuklanırken, Salih U. ve Volkan A. adli kontrolle serbest bırakıldı. Mahkeme ara kararla Esra Ü. ile Hakan S.’ü tahliye etti.
AVUKATLAR ADLİYE ÖNÜNDE TOPLANDI
Öte yandan davanın görüleceği Bursa Adliyesi önünde avukatlar basın açıklaması düzenledi. Açıklamaya Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, Bursa Barosu Başkanı Metin Öztosun, Kocaeli Barosu Başkanı Kadir Caner Karakadılar, Yalova Barosu Başkanı Elif Turnacı Çavuş, Sakarya Barosu Başkanı Musa Adıyaman, Tekirdağ Barosu Başkanı Egemen Gürcün, Gaziantep Barosu Başkanı Bülent Duran, Mardin Barosu Başkanı Ahmet Duyan, Eskişehir Barosu Başkanı Barış Günaydın ve farklı illerden gelen avukatlar katıldı. Gazetecilere açıklama yapan Bursa Barosu Başkanı Metin Öztosun, meslektaşlarının ölümünün ardından adliye önünde adalet talebiyle bulunmak zorunda kalmanın üzüntüsünü belirtti. Kocaefe'nin öldürülmesinin yalnızca bir cinayet dosyası olarak değerlendirilmemesi gerektiğini dile getiren Öztosun, avukatların yürüttükleri mesleki faaliyetler nedeniyle hedef alınmasının savunma hakkı açısından da ele alınması gerektiğini söyledi.
DURUŞMA BAŞLADI
Avukat Hatice Kocaefe'yi (26) öldüren Hakkı Ç.’in (49) yargılamasına Bursa 19’uncu Ağır Ceza Mahkemesinde başlandı. Duruşmaya taraf avukatları, Hatice Kocaefe’nin babası Rahmi Kocaefe, Bahtinur Kocaefe, ağabeyi Muharrem Kocaefe, kardeşi Burak Kocaefe, ablası Elif Çalışkan, çeşitli şehirlerin baro başkanları ve temsilcileri, tutuksuz sanıklar Esra Ü., Hakan S., Salih U. ve Volkan A., Hakkı Ç., Ali Ç. ve Serkan S. Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Elif Çalışkan’ın yürüteç ile salona girdiği görüldü.
Duruşmada savunmasını yapan Hakkı Ç., Elif Çalışkan ile aralarında ticari bir husumet olmadığını dile getirerek, “Bizim aramızda olan ticaret değil iyiliktir. Ben Elif Çalışkan’a kullansın diye 5 milyon lira hatır çeki verdim. Daha sonra Elif beni buzhaneye çağırdı. Orada da birbirimize hatır çeki verdik. Aradan 2-3 gün geçti. Çeki kırdırmaya gittim, karşılıksız çıktı. Onlar bizim çekleri kırdırdı ama biz onların çeklerini kırdıramadık. Elif’i aradım, ‘Çekler geçmiyor, başka çek ver’ dedim. Yeni verdiği çekleri kırdırdım. Sonra günü gelince bu çekler ödenmedi. Biz de kendi çeklerimizi iade ettik. Bizim sıkıntımız oradan kaynaklandı. Ben zor duruma düşünce başka bir soğuk hava deposu işletmecisi olan birinden nakit almak istedim. Oraya gittim ve işletme sahibini beklerken orada Elif Hanım geçiyordu. Daha önce çektirdikleri aklıma gelince kendimi tutamadım. 3-4 ayaklarına doğru korkutmak amacıyla ateş açtım. Öldürmek amacıyla ateş etmedim. Hatice Hanımı zaten tanımıyorum” diye konuştu.
‘BANA ORTAĞIMIZ SERKAN HABER VERDİ’
Hakkı Ç.’in ardından tutuklu sanık Ali Ç. savunma yaptı. Olay günü annesini hastaneye götürdüğü sırada babası Hakkı Ç.’in aradığını belirten Ali Ç., “Ben evde dinlenirken saat 17.00 sıralarında babam beni aradı ‘Bahçeye gel’ dedi. Ben de ‘Tamam’ deyip bahçeye gittim. Bahçede etrafa bakındım ama babamı göremeyince ayrıldım. Ben geri dönerken beni Serkan S. aradı. Kendisi bizim ortağımız. Odunluk Mahallesi’nde bulunan bir alışveriş merkezine çağırdı. Buluştuğumuzda babamın bir olaya karıştığını söyledi. Daha sonra ifadeye çağrıldığımı öğrendim. Serkan avukatın da gelmesini söyledi. Avukat gelince Cinayet Büro Amirliği’ne giderek ifade verdim” şeklinde konuştu.
‘BABAMDAN BUNU BEKLEMEZDİM’
Şirketlerinin aile işletmesi olduğunu söyleyen Ali Ç., “Babam annemin üzerine işletmeyi kurdu. Annemin işlerle alakası yok, kendisi ev hanımı. Babam ticari işlerle ben de çiftçilik işleriyle ilgileniyorum. Babam Elif Hanıma hatır çeki vermiş. Elif Hanım da babama hatır çeki vermiş. Elif Hanım, verdiğimiz çekleri kullanmış ama onlardan aldığımız çekleri biz kullanamadık. Aradaki husumet buradan başlamış. Olayı duyduğumda şok oldum. Ben babamdan bunu beklemezdim. İnanamadım, konduramadım da” dedi.
‘ARAÇTAN İNMEYE YAKIN OLAYI ANLATTI’
Ali Ç.’in ardından mahkeme heyeti, diğer tutuklu sanık Serkan S.’e söz verdi. Savunmasına suçlamaları kabul etmeyerek başlayan S., “Ölen avukat hanımı tanımıyorum. Ben Elif Çalışkan ile Hakkı Ç. arasında çek alışverişi olduğunu biliyorum. Olay günü Hakkı ile tarlada denk geldik. ‘Burada ne yapıyorsun?’ dediğimde sakin bir şekilde gezdiğini ve aracının bozulduğunu belirterek ‘Beni Bursa’ya bırakır mısın?’ diye rica etti. Aracıma binip onu götürdüm. Yol boyunca bir şey söylemedi. İnmeye yakın olayı anlattı” dedi.
‘OLAYLARDAN HABERİM YOK’
Serkan S.’in ardından tutuksuz sanık Esra Ü. savunmasını yaptı. Kendisinin ev hanımı olduğunu ve olaydan haberinin olmadığını dile getiren Ü., “Suçlamaları kabul etmiyorum. Ben ev hanımıyım. İşlerle ilgilenmiyorum. Hatır çeklerinden haberim yok. Eve icra geldiğinde haberim oldu. Hakkı ya da Ali daha önce bana haber vermedi. Ölen kişi beni telefonda aramıştı. Eve geleceğini söyledi. Evi dolaştılar gittiler. Elif Hanım ile bir iş yaptığını bilmiyordum. Gelenin de Elif Hanımın avukatı olduğunu orada öğrendim. Ben rahmetliği tehdit etmedim. Ben bir anneyim. Asla böyle bir şey olmaz” ifadesini kullandı.
‘TEK SUÇUM POLİSİ ARAMAMAKTI’
Esra Ü.’in ardından mahkeme heyeti, diğer tutuksuz sanık Hakan S.e söz verdi. Duruşmada savunmasını yapan S., Olay günü ben İstanbul’daydım. Akşama doğru Bursa’ya geldim. Hakkı ağabeye bizim evin yakınında apart daire tutmuştuk. Arada sırada orada kalıyordu. Bende de anahtar vardı. Bende kalıyordum. Serkan S. beni aradı ve ‘Hakkı ağabey gelmedi. Özlüce’deki bekar evinde mi?’ diye bakmamı istedi. Ben de o eve gittim. Eve girdiğimde Hakkı ağabey oradaydı ve sinirliydi. Bana ‘Git, senin de başın belaya girmesin’ dedi. Ben de eve döndüm. Saat 22.00 sıralarında olayı sosyal medyada görünce tekrar yanına gittim ve ona sordum. O da yine ‘Git, sana bulaşmasın. Zaten teslim olacağım’ dedi. Ben de eve gittim. Tek suçum polisi aramamaktı. Ama korktuğum için aramadım. İkinci gidişimden sonra Serkan’ı aradım durumu söyledim” diye konuştu.
Hakan S.’ün ardından mahkeme heyeti Salih U. ve Volkan A.’ya da söz hakkı verdi. Tutuksuz sanıklar konuyla alakalarının olmadığını belirterek, beraatlerini talep etti.
‘HATIR ÇEKİ ALIŞVERİŞİMİZ VARDI’
Sanıkların ardından mahkeme heyeti olayda yaralanan Hatice Kocaefe’nin ablası Elif Çalışkan’ söz verdi. Kendisinin soğuk hava depo, meyve ve kasa işletmelerinin olduğunu söyleyen Çalışkan, Kardeşlerim yanımda çalışıyorlar. Rahmetli kardeşim Hatice de işletmelerimin hukuki işlerini yürütmekteydi. İhracat konularında ve tahsil edemediğimiz ödemelerin icra yoluyla almakla görevliydi. Ali Ç. ile aramızda hatır çeki alışverişi oldu. Ancak ben karşı taraftan alacaklıyım. Alacaklı olduğum içim 2025 yılında muhasebecimizle Ali Ç.’in Serme’deki bahçesine gittik. Orada, Hakkı Ç., Ali Ç. ve Serkan S. bulunuyordu. Orada yaptığımız alacak verecek görüşmelerimizde benim alacaklı olduğum konusunda mutabık kaldık. Ben onlara ödeme yapmaları gerektiğini söyledim” ifadelerini kullandı.
TEHDİT EDİNCE İCRA BAŞLATTIK’
İlerleyen süreçte ödeme alamadığını dile getiren Çalışkan, “Ben bir daha muhasebe müdürümüz Hasan Beyle aynı yere gittim. Orada Hakkı Ç. ve Ali Ç. vardı. Masada oturuyorduk. Masanın üzerinde silah vardı. Ben zor durumda olduğumu, ödeme yapmam gerektiğini ve bana olan borçlarını ödemelerini söyledim. Ali Ç. de, ‘Bu parayı ben ödeyemem. Beni bir sonraki sezona taşıyacaksın’ dedi. Ben de bunun imkansız olduğunu, benim de sıkıştığımı, bir sene daha bekleyemeyeceğimi söyleyerek ne zaman ödeyeceklerini sordum. Bana ‘Taşımazsan öldürürüz o zaman’ dedi. O sırada araya Hakkı Ç. girdi. ‘Önümüzdeki sezona taşıyacaksınız’ dedi. Ben de bunun imkanının olmadığını söyleyerek, ‘Ödeme niyetiniz yoksa ben de yasal yollar başvuracağım’ dedim. Bunun üzerine Hakkı da ‘Eğer Esra ile Ali’yi icraya verirsen seni Gürsu’da gezdirmem, seni öldürürüm. Mekanında bir tane canlı bırakmam. Gençliğine doyamazsın’ diye tehdit etti. Ben de oradan ayrıldım ve kız kardeşim Hatice Kocaefe’ye icra takibini başlatmasını söyledim” diye konuştu.
‘KARDEŞİMİ TOPRAĞA VERDİK'
Olaydan sonra Esra Ü., Hakkı Ç. ve Ali Ç.’in tehditlerinin devam ettiğini dile getiren Elif Çalışkan, Olay günü ailece işletmemize gittik. Burada işlerle ilgilenirken Hakan S. beni aradı ve nerede olduğumu sordu. Ben de depoda olduğumu söyledim. Bana depoyu hala satıp satmayacağımı, müşteri olduğunu sordu. Bir süre konuştuktan sonra telefonu kapattım ve komşumuz olan işletmecilerden Turgut Bey’in işletmesine ziyarete gidiyorduk. O sırada bir araba yavaşladı. Ben otomobilde Hakkı Ç.’i gördüm. Bize hedef gözeterek 5-6 el ateş açtı. Ben kardeşimin yere yığıldığını gördüm. Sonra hastaneye gittik. Gül gibi kardeşimi kaybettik. Vatana millete hayırlı evlat olsun diye okuttuğumuz kardeşimi kara toprağa verdik. Sanıkların hepsinden şikayetçiyim” dedi.
‘GÜNDE 4-5 SAAT AĞLIYORUM’
Elif Çalışkan’ın ardından Hatice Kocaefe’nin babası Rahmi Kocaefe söz aldı. Ailece çalıştıklarını söyleyen Kocaefe, “ Sabah ailece işletmeye geldik. Sonra komşu işletmeye ziyarete gidiyorduk. Yolda yürürken bir araç yavaşladı. Ben adres soracak diye beklerken, bir kızımı kalbinden, bir kızımı da ayağından vurmuş. Ben bu işi yapanlardan yardımcı olanlardan şikayetçiyim. Günde 4-5 saat ağlıyorum. Davacıyım” ifadelerini kullandı.
‘EVLADIMIN KANI YERDE KALMASIN’
Rahmi Kocaefe’nin ardından anne Bahtinur Kocaefe mahkeme heyetinden söz aldı. Göz yaşlarına hakim olamayan Kocaefe, “Kızım avukat diye çok gururlanıyordum. Hatice hukuk işleriyle uğraşıyordu. Evladım çok başarılıydı. Kızıma yurtdışında eğitim aldırdık, ki gelsin ülkeye faydalı olsun diye. Ama benim kızımı öldürdüler. Olay günü hep birlikte işletmeye gittik. Eşim ve çocuklarım yan işletmeye ziyarete gittiler ben ofiste kaldım. Sonra 5-6 el silah sesi duydum. Camdan dışarı baktığımda iki kızım yerde yatıyordu. Merdivenlerden düşe kalka yanlarına koştum. Hastaneye kaldırdık, orada hayatını kaybetti. İlk avukat kızımı, ardından diğer kızımı indirdi. Şikayetçiyim. Evladımın kanı yerde kalmasın” şeklinde konuştu.
Taraf avukatlarını dinleyen mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Hakkı Ç., Ali Ç. ve Serkan S.’in tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.
TBB VE BAROLAR, AV. HATİCE KOCAEFE’NİN HAYATINI KAYBETTİĞİ SALDIRIYA İLİŞKİN DAVANIN İLK DURUŞMASINA KATILDI
28 Nisan 2026 tarihinde İstanbul Barosu üyesi avukat Hatice Kocaefe’nin, Bursa’nın Gürsu ilçesinde aynı zamanda müvekkili olan kardeşi ile birlikte uğradığı silahlı saldırı sonucu ağır yaralanarak kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirmesine ilişkin davanın ilk duruşması, Bursa 19. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.
Duruşmaya; Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Av. R. Erinç Sağkan, TBB Başkan Yardımcısı Av. Bahar Gültekin Candemir, Bursa Barosu Başkanı Av. Metin Öztosun, Eskişehir Barosu Başkanı Barış Günaydın, Gaziantep Barosu Başkanı Av. Bülent Duran, İstanbul Barosu Başkanı Av. Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu, Kocaeli Barosu Başkanı Av. Kadir Caner Karakadılar, Mardin Barosu Başkanı Av. Ahmet Duyan, Sakarya Barosu Başkanı Av. Musa Adıyaman, Tekirdağ Barosu Başkanı Av. Egemen Gürcün ve Yalova Barosu Başkanı Av. Elif Turnacı Çavuş ile çok sayıda baronun temsilcileri katıldı.
Duruşma öncesinde TBB Başkanı Av. R. Erinç Sağkan, Bursa Barosu Başkanı Av. Metin Öztosun ve İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Av. Rukiye Leyla Süren basın açıklaması yaptı.
SAĞKAN: “AVUKATA DÖNÜK ŞİDDET OLAYLARI MÜNFERİT DEĞİLDİR”
TBB Başkanı Sağkan, açıklamasına bir gün önce Manisa’da yaşanan elim olay nedeniyle yaralanan öğrencilere acil şifalar dileyerek başladı. Yaşananların ülkede yükselen şiddet ikliminin ulaştığı noktayı gösterdiğini ifade eden Sağkan, Av. Hatice Kocaefe’nin öldürülmesini de bu tablodan ayrı değerlendirmenin mümkün olmadığını söyledi.
2026 yılı içerisinde Av. Zekeriya Polat ve Av. Hatice Kocaefe’nin avukatlık görevleri nedeniyle uğradıkları saldırı sonucu yaşamlarını yitirdiklerini hatırlatan Sağkan, avukatlara yönelik tehdit, şiddet ve hakaret vakalarının hemen her gün yaşandığına dikkat çekti.
Sağkan, “Bugün burada sadece Hatice Kocaefe’nin yargılamasına katılmak ve onu yaşamdan koparan kişilerin en ağır cezayı alması için değil, aynı zamanda bu saldırıların son bulması için sesimizi yükseltmek adına buradayız.” dedi.
Avukatlara yönelik saldırıların artık münferit olaylar olarak nitelendirilemeyeceğini ve önleyici mekanizmaların hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Sağkan, yaşananların; ülkede yükselen şiddet ikliminden avukatı dosyayla özdeşleştiren anlayışa kadar farklı sebepleri olduğunu, başta kamu gücü ve yetkisini elinde bulunduranlar olmak üzere avukatı itibarsızlaştırarak şiddete açık hale getiren sorumsuz yaklaşımlar da dahil olmak üzere sorunun bütüncül politikalarla ele alınması gerektiğini belirtti. Bu kapsamda bakanlıklar ve TBMM’de grubu bulunan siyasi partilerle paylaşılan önerilerin gecikmeksizin hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.
“Biz artık hiçbir meslektaşımızın fotoğraflarıyla adliye önlerinde basın açıklaması yapmak istemiyoruz.” diyen Sağkan, talep edilen bazı düzenlemelerin hayata geçirilmesi yönünde adımlar atıldığına ilişkin kendilerine bilgi verildiğini belirtti.
Sağkan, “210.000 meslektaşımız ve tüm barolarımız, Hatice Kocaefe’nin katillerinin en ağır şekilde cezalandırılmasının takipçisi olacaklardır.” ifadelerini kullandı.
TBB VE BAROLARIN KATILMA TALEPLERİ KABUL EDİLDİ
Duruşmada, Türkiye Barolar Birliği ile baroların davaya katılma taleplerinin kabulüne karar verildi.
Mahkeme heyeti; sanıklar hakkında uygulanan mevcut tutukluluk ve adli kontrol tedbirlerinin devamına, katılan taraf tanıklarının dinlenmesine, sanıkların iletişim bilgilerinin tespitine yönelik bilirkişi raporu alınmasına ve sair delillerin toplanmasına karar verdi.
Duruşma, 9 Aralık 2026 saat 10.00’a ertelendi.









Görüntüle
Next





