Rehberde; avukatların, tevkil edilen avukatların, avukat çalışanlarının ve ilgili kişilerin 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamındaki nitelikleri, avukatların gerçekleştirdiği kişisel veri işleme faaliyetlerinin hukuki dayanakları, kişisel verilerin işlenme şartları, yurt içi ve yurt dışına aktarılması, üretken yapay zekâ araçlarının kullanımı, genel ilkeler, veri sorumlusunun yükümlülükleri ve veri güvenliği konuları ele alındı.
Ayrıca, Kanunun uygulanmasında ortaya çıkan sorunlara yönelik çözüm önerilerine ve iyi uygulama örneklerine yer verildi.
AVUKATLARIN MESLEKİ FAALİYETLERİNDE KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASINA İLİŞKİN UYGULAMA REHBERİ
GİRİŞ
19.03.1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanununun (Avukatlık Kanunu) 1’inci maddesi uyarınca avukat, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı, serbestçe temsil etmektedir. Avukatlığın amacı; hukuki münasebetlerin düzenlenmesini, her türlü hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını her derecede yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi, kurul ve kurumlar nezdinde sağlamak olup avukat bu amaçla hukuki bilgi ve tecrübelerini adalet hizmetine ve kişilerin yararlanmasına tahsis etmektedir.
Avukat her türlü hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesine hizmet ederken 24.03.2016 tarihli ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun (6698 sayılı Kanun, Kanun) 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde tanımlanan kişisel veri işleme faaliyetlerini gerçekleştirmektedir.
6698 sayılı Kanunun “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesi uyarınca Kanun hükümleri, kişisel verileri işlenen gerçek kişiler ile bu verileri tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla işleyen gerçek ve tüzel kişiler hakkında uygulanmaktadır. Bu çerçevede anılan madde uyarınca 6698 sayılı Kanun, avukatlık mesleğinin sürdürülmesi sırasında kişisel veri işleme faaliyeti gerçekleştiren avukatlar hakkında da uygulanacaktır
Avukatlık mesleğinin sürdürülmesi sırasında avukatlar, 6698 sayılı Kanunun 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde tanımlanan “ilgili kişiler”in kişisel verilerini işlemekte olup söz konusu ilgili kişiler; müvekkil, potansiyel müvekkil, danışmanlık hizmetlerine veya uyuşmazlıklara konu taraflar ile diğer üçüncü kişiler olabilmektedir.
Kişisel Verileri Koruma Kurumu (Kurum) ile Türkiye Barolar Birliği (TBB) arasında, kişisel verilerin korunması konusunda yapılması planlanan çalışmalara dair iş birliği protokolü 14.12.2022 tarihinde imzalanmış olup anılan Protokol kapsamında kişisel verilerin korunmasıyla ilgili ortak çalışmalar yapmak amacıyla koordinasyon grubu kurulması, çalışma grupları oluşturulması ve faaliyetler gerçekleştirilmesi planlanmıştır. Bu çerçevede avukatlar tarafından işlenen kişisel verilere ilişkin olarak ilgili mevzuat ve iyi uygulama örneklerini içeren Avukatların Mesleki Faaliyetlerinde Kişisel Verilerin Korunmasına İlişkin Uygulama Rehberi (Rehber), Kurum tarafından hazırlanmış olup hazırlık sürecinde TBB’nin görüş ve katkılarından yararlanılmıştır.
AMAÇ VE KAPSAM
Müvekkiller, potansiyel müvekkiller, uyuşmazlığın tarafı olan borçlu ve davalı ile diğer üçüncü kişilere ait kişisel verilerin avukatlar tarafından işlenmesi, avukatların mesleki faaliyetlerinin kaçınılmaz bir parçasıdır. Bu süreç, avukat – müvekkil ilişkisinin özünü oluşturan güvene dayalı gizlilik prensibi ile de yakından ilgilidir. Avukatların hem müvekkillerinin meşru menfaatleri ile haklarının tesisi, kullanılması ve korunması hem kendi hukuki yükümlülüklerini yerine getirmeleri için kişisel verileri hukuka uygun olarak işlemesi gerekmektedir. Ayrıca, hukuka uygun olarak kişisel verilerin işlenmesi, müvekkillerin özel hayatının gizliliğini muhafaza etmenin yanı sıra hukuki süreçlerin doğru bir zeminde yürütülmesi açısından da büyük önemi haizdir. Bu sebeple avukatların kişisel veri işleme faaliyetlerine özen göstermeleri mesleki sorumlulukları ile de ilişkilidir.
Temel hak ve özgürlüklerden biri olan “adil yargılanma hakkı”, demokratik bir düzende kişilerin hukuki güvenliğinin teminat altına alınmasını sağlayan temel bir insan hakkı olup adaletin sağlanması bakımından vazgeçilmezdir. “Adil yargılanma hakkı” kişilerin bağımsız ve tarafsız mahkemelerde yargılanma, etkili bir savunma yapma ve hukuki süreçlerde haklarını koruma imkânını içerir1 . Ancak, adil yargılanma hakkının uygulanması sürecinde, 6698 sayılı Kanun kapsamında davaya taraf olan tüm şahısların anayasal bir temel hak olan “kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı” ile Avukatlık Kanunu uyarınca yürütülen temsil ve savunma faaliyetleri arasında zaman zaman bir çatışma ortaya çıkabilir. Bu durumda, yargılama süreçlerinin şeffaf ve adil bir şekilde gerçekleştirilmesi için kişisel verilerin korunmasını talep etme hakkı, yasada öngörülen sınırlar içerisinde kısıtlanabilecektir. Ancak bu kısıtlamanın, kişisel verilerin sadece zorunlu olduğu ölçüde ve yargılamanın gereklilikleri doğrultusunda işlenmesi suretiyle kişilerin özel hayatın gizliliği hakkı ve kişisel verilerin korunmasını talep etme hakkına mümkün olduğunca saygı gösterilmesi suretiyle yapılması gerekmektedir
Diğer taraftan kişisel verilerin korunmasını talep etme hakkının da sınırsız bir hak olmadığı dikkate alındığında bu hakkın, adil yargılanma hakkı ile karşı karşıya gelmesi durumunda söz konusu hakların toplumsal fonksiyonları göz önünde bulundurulmalı ve aralarında, başta hukuka uygunluk ve ölçülülük ilkeleri olmak üzere temel haklar arasında denge gözeten bir yaklaşım benimsenmelidir. Aksi takdirde, kişilerin adil yargılanma hakkının ihlali söz konusu olabilecektir.
Öte yandan avukatlar tarafından kişisel verilerin hukuka uygun olarak işlenmesi avukatların gizlilik ve sır saklama yükümlülüğüne uygun hareket edebilmesi bakımından da büyük önemi haizdir. Nitekim bu hakkın ihlali, söz konusu yükümlülüklere uyulmasını da tehlikeye atabilecek olup gizliliği, güveni, uzmanlığı ve etiği garanti eden bir mesleği ifa eden avukatların kişisel verilerin korunması uygulamalarına da öncülük etmesi gerekmektedir.
Avukatlar, müvekkillerinin hak ve menfaatlerini savunmak ve çeşitli hukuki süreçleri yürütmek amacıyla geniş yelpazede kişisel veri elde etmekte ve işlemektedir. Bu nedenle özel yaşamın gizliliği ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin ilkelerin ön planda tutulması mesleki bir zorunluluk olup bu durum avukatlık mesleği çerçevesinde dikkatle ele alınması gereken hususların başında gelmektedir. Nitekim avukatların, mesleği gereği yalnızca müvekkillerinin sırları ve kişisel verilerini değil, müvekkillerinin hukuki ilişki içerisinde olduğu kişilerin verilerini de 6698 sayılı Kanunun 5’inci ve 6’ncı maddesi kapsamında işlemesi gerekmektedir.
Avukatlar müvekkillerinin ve müvekkil dışındaki kişilerin 6698 sayılı Kanun kapsamındaki verilerini işleyerek hukuki yardım sunmakta, davalar açmakta, icra takipleri yürütmekte, itiraz ve şikâyet etmekte, çeşitli kurum ve kuruluşlara başvurularda bulunarak inceleme, bilgi ve belge temini talep etmekte ve tüm hukuki süreçleri yönetmektedir. Bu süreçte avukatlar, müvekkillerin ve diğer üçüncü kişilerin kimlik verileri, adresleri, mali durumu, sağlık verileri gibi verilerini elde etmekte ve işlemektedir. Avukatların söz konusu kişisel verileri işlerken mahremiyet ve güvenlik standartlarına uygun hareket etmeleri hukuki bir zorunluluktur.
Kişisel verilerin korunması, bir yasal zorunluluk olmanın ötesinde avukatların meslek kurallarına uygun şekilde hareket etmeleri için de gereklidir. Nitekim müvekkillerin, avukatlarına verdikleri kişisel verilerin güvenli şekilde saklandığını ve üçüncü kişilere amacı dışında aktarılmadığını bilmesi, avukat-müvekkil ilişkisinin temelini oluşturan güvenin sağlanması açısından hayati önem taşımaktadır. Bu da avukatların mesleki itibarını korumasına ve müvekkillerine daha etkili hizmet sunmasına katkı sağlamaktadır.
Diğer bir ifadeyle kişisel verilerin Kanuna ve ikincil mevzuata uygun şekilde işlenmesi ve işleme faaliyetleri sırasında verilerin korunması, avukatlık mesleğinin ayrılmaz bir parçası olup avukatların, mesleğini icra ederken kişisel verilerin korunmasına dair en iyi uygulamaları benimsemesi ve müvekkillerinin haklarını gözetmesi gerekmektedir.
Avukatlar, mesleki çalışmaları yönünden öncelikle Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları (Meslek Kuralları)3 gibi belirli hukuki düzenlemelere tabidir. 6698 sayılı Kanunun 2’nci maddesi uyarınca 6698 sayılı Kanun hükümleri, kişisel verileri işlenen gerçek kişiler ile bu verileri tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla işleyen gerçek ve tüzel kişiler hakkında uygulanır. Öte yandan 6698 sayılı Kanunun 28’inci maddesinde ise Kanunun tamamen veya kısmen uygulanmayacağı hallere yer verilmiştir. Bu doğrultuda bir kişisel veri işleme faaliyetine 6698 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tespiti açısından, Kanunun 2’nci maddesi ile 28’inci maddesinin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, öncelikle avukatların gerçekleştirdiği veri işleme faaliyetlerinin 6698 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin tespiti gerekmektedir.
6698 sayılı Kanunun 28‘inci maddesinde kısmen yahut tamamen kapsamı dışında olan durumlar hüküm altına alınmıştır. Mezkûr maddenin birinci fıkrasında tamamen istisna olan haller, ikinci fıkrasında ise kısmi istisna olan haller düzenlenmiştir. Tam istisna halinde 6698 sayılı Kanun hükümleri hiçbir şekilde uygulanmayacak olup kısmi istisna hallerinde ise 6698 sayılı Kanunun sadece bazı hükümleri uygulanmayacaktır.
6698 sayılı Kanunun 28’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca;
“a) Kişisel verilerin, üçüncü kişilere verilmemek ve veri güvenliğine ilişkin yükümlülüklere uyulmak kaydıyla gerçek kişiler tarafından tamamen kendisiyle veya aynı konutta yaşayan aile fertleriyle ilgili faaliyetler kapsamında işlenmesi.
b) Kişisel verilerin resmi istatistik ile anonim hâle getirilmek suretiyle araştırma, planlama ve istatistik gibi amaçlarla işlenmesi.
c) Kişisel verilerin millî savunmayı, millî güvenliği, kamu güvenliğini, kamu düzenini, ekonomik güvenliği, özel hayatın gizliliğini veya kişilik haklarını ihlal etmemek ya da suç teşkil etmemek kaydıyla, sanat, tarih, edebiyat veya bilimsel amaçlarla ya da ifade özgürlüğü kapsamında işlenmesi. ç) Kişisel verilerin millî savunmayı, millî güvenliği, kamu güvenliğini, kamu düzenini veya ekonomik güvenliği sağlamaya yönelik olarak kanunla görev ve yetki verilmiş kamu kurum ve kuruluşları tarafından yürütülen önleyici, koruyucu ve istihbari faaliyetler kapsamında işlenmesi.
d) Kişisel verilerin soruşturma, kovuşturma, yargılama veya infaz işlemlerine ilişkin olarak yargı makamları veya infaz mercileri tarafından işlenmesi.”
hâllerinde 6698 sayılı Kanun hükümleri uygulama alanı bulmayacaktır.
6698 sayılı Kanunun 28’inci maddesinin ikinci fıkrasında ise Kanunun amacına ve temel ilkelerine uygun ve orantılı olmak kaydıyla;
“a) Kişisel veri işlemenin suç işlenmesinin önlenmesi veya suç soruşturması için gerekli olması.
b) İlgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş kişisel verilerin işlenmesi.
c) Kişisel veri işlemenin kanunun verdiği yetkiye dayanılarak görevli ve yetkili kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca, denetleme veya düzenleme görevlerinin yürütülmesi ile disiplin soruşturma veya kovuşturması için gerekli olması.
ç) Kişisel veri işlemenin bütçe, vergi ve mali konulara ilişkin olarak Devletin ekonomik ve mali çıkarlarının korunması için gerekli olması.”
hâllerinde veri sorumlusunun aydınlatma yükümlülüğünü düzenleyen 10’uncu, zararın giderilmesini talep etme hakkı hariç, ilgili kişinin haklarını düzenleyen 11’inci ve Veri Sorumluları Siciline kayıt yükümlülüğünü düzenleyen 16’ncı maddelerinin uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır.
Avukatların mesleki faaliyetleri çerçevesinde gerçekleştirdiği kişisel veri işleme faaliyetlerinin 6698 sayılı Kanunun 28’inci maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde tam istisna kapsamında olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir. 6698 sayılı Kanunun 28’inci maddesine ilişkin gerekçede birinci fıkranın (d) bendinin “Ayrıca, kişisel verilerin; kovuşturma, soruşturma, yargılama ile infaz mercileri ... tarafından ilgili kanun hükümleri uyarınca işlenmesi de kapsam dışında tutulmuştur.” şeklinde değerlendirildiği görülmektedir. Kurula, avukatlara yönelik yapılan şikâyetlerde, veri sorumlusu avukatların ilk itirazlarının, avukatlar tarafından gerçekleştirilen kişisel veri işleme faaliyetlerinin 6698 sayılı Kanun kapsamında olmadığı yönünde olduğu görülmektedir . Bu çerçevede avukatın söz konusu ilk itirazının değerlendirilmesi neticesinde alınan, Kurulun 14.01.2020 tarihli ve 2020/26 sayılı kararında:
“Kanunun 28 inci maddesi kapsamında bir istisnadan söz edebilmek için, veri işlemenin soruşturma, kovuşturma, yargılama veya infaz işlemlerine ilişkin olması; ayrıca veri işlemenin yargı makamları veya infaz mercilerince işlenmesi gerektiği, maddede belirtilen yargı makamlarının tanımlaması yapılmamış olsa da, Devletin yasama ve yürütme faaliyetleri dışında kalan yargı organlarının bu kapsama girdiği, ayrıca, şikayete konu olayda, kişinin borcuna dair bilgilerin kardeşinin telefonuna kısa mesaj olarak iletilmesi; yani borcunu ödemeye ikna etmek amacıyla caydırıcı bir unsur oluşturmak niyetiyle bir yakınıyla paylaşılmasının, Kanunun 28 inci maddesinde sayılan soruşturma, kovuşturma, yargılama ve infaz işlemlerine ilişkin bir işlem olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı...”
ifade edilmiştir. Görüleceği üzere avukatların kişisel veri işleme faaliyetleri 6698 sayılı Kanunun 28’inci maddesi kapsamında değerlendirilemeyecektir. Özellikle uygulamada tereddütlerin önlenmesi ve hükmün doğru şekilde anlaşılmasını sağlamak adına, Rehberde konuya ilişkin açıklamalara yer verilmesi zorunlu hale gelmiştir. Bu bağlamda ilk olarak “yargılama mercileri” veya “yargı makamları” terimlerine hangi kurum ve organların dâhil olduğunun belirlenmesi önem arz etmektedir.
6698 sayılı Kanunun 28’inci maddesinin lafzından anlaşılacağı üzere hüküm kapsamındaki kişisel veri işleme faaliyetinin kanundan istisna olabilmesi, iki koşulun kümülatif olarak bulunmasını gerektirmektedir. İlki “kişisel verilerin kovuşturma, soruşturma, yargılama veya infaz işlemleri” çerçevesinde işlenmesi, diğeri ise söz konusu kişisel veri işleme faaliyetinin “bir infaz mercii veya yargı makamı tarafından yerine getirilmesi”dir. Bu konuda dikkat edilmesi gereken nokta, infaz mercilerinin ve yargı makamlarının tüm kişisel veri işleme faaliyetlerinin 6698 sayılı Kanundan muaf tutulmadığıdır. Yalnızca kovuşturma, soruşturma, yargılama veya infaz işlemleriyle ilgili kişisel veri işleme faaliyetleri istisna kapsamında değerlendirilmiştir.
T.C. Anayasasının 9’uncu maddesinde yargı yetkisinin, tarafsız ve bağımsız mahkemeler tarafından Türk Milleti adına kullanılacağı hüküm altına alınmıştır. Söz konusu hüküm ile yargılama faaliyetinde bulunan makamların “bağımsız mahkemeler” olduğuna vurgu yapılmıştır. Ülkemizdeki yargı kolları T.C. Anayasası’nın 146 ila 158’inci maddeleri arasında sayılmıştır. Bu yargı kolları ise Anayasa Yargısı, İdari Yargı, Adli Yargı (Hukuk Yargılaması ve Ceza Yargılaması) ve Uyuşmazlık Yargısı (Uyuşmazlık Mahkemesi) olarak ifade edilebilecektir. Yargı makamları veya yargı mercileri esasında, adaletin sağlanması amacıyla hukuki uyuşmazlıkları çözmek ve ceza davalarını karara bağlamakla görevli olan yetkili organlardır. Bu çerçevede ilk derece mahkemeleri (sulh hukuk mahkemesi, asliye hukuk mahkemesi, sulh ceza mahkemesi, idare mahkemesi vd.), istinaf mahkemeleri (bölge idare mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri) ve temyiz mahkemeleri (Danıştay ve Yargıtay gibi) ve Anayasa Mahkemesi yargı makamlarıdır.
Maddede belirtilen yargılama makamlarının Anayasada yer verilen yargı makamları olarak anlaşılması gerekmektedir. Başka bir deyişle, anılan maddede istisna tutulan kişisel veri işleme faaliyetleri, mahkemeler ve savcılık makamları tarafından gerçekleştirilen, soruşturma, kovuşturma ve yargılama işlemlerine ilişkin faaliyetlerdir.
Yargısal faaliyet, genel hukuk kurallarının, bağımsız ve tarafsız yargı organları tarafından usullere uygun şekilde somut olay veya ilişkilerde uygulanması olarak tanımlanabilir. Diğer taraftan, mahkemeler ile hakimlerin ve savcıların da yargısal faaliyetleri olduğu hususu göz önüne alındığında yargısal faaliyet tanımında yer verilen “yargı organı” tanımına savcılık makamı da girmektedir. Anayasanın Cumhuriyet savcılarını düzenleme yeri ve şekli de göz önüne alınarak Cumhuriyet savcılarının yargı yapılanması içerisinde yer aldığı ve işlemlerinin adlî nitelikte olduğu görülmektedir. Soruşturma evresinde delilleri değerlendiren ve suçu niteleyen Cumhuriyet savcılarının yetkileri de bu çerçevede yargısal niteliktedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 07.10.2009 tarihli ve 2009/362 E., 2009/400 K. sayılı kararında ceza yargılamasında savcılığın iddia görevini yerine getiren, gerektiğinde sanık haklarını da göz önüne alan bir yargılama makamı olmasının yanı sıra yargılama faaliyeti içinde fiilen ve hukuken yer alan bir unsur olarak kabul edildiği vurgulanmış; idari görevlerinin varlığının aynı zamanda savcılığın yargılama görevlerinin varlığının kabulünü gerektirdiğine işaret edilmiştir.
Görüleceği üzere 6698 sayılı Kanunun 28’inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde hüküm altına alınan “kişisel verilerin kovuşturma, soruşturma, yargılama ve infaz mercileri tarafından ilgili kanun hükümleri uyarınca işlenmesi” istisnası; avukatların mesleki faaliyetleri çerçevesinde yürüttüğü kişisel veri işleme faaliyetleri bakımından uygulanmayacaktır.
6698 sayılı Kanunun 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde kişisel verilerin işlenmesi; “Kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlem” olarak tanımlanmıştır. Görüleceği üzere kişisel veri işleme faaliyetine elde etme, açıklanma, aktarma gibi örnekler verilmekle birlikte kişisel veri işleme faaliyetinin kapsamına neler girdiği sınırlı olarak sayılmamıştır.
Kişisel veri işleme faaliyetinin hukuka uygun olabilmesi için 6698 sayılı Kanunun 5’inci maddesi ile 6’ncı maddesinde sayılan kişisel veri işleme şartlarından en az bir tanesinin mutlaka bulunması; aynı zamanda veri işleme faaliyetinin 6698 sayılı Kanunun 4’üncü maddesinde sayılan genel ilkelerle uyumlu olması gerekmektedir.
Bu Rehberin amacı, 6698 sayılı Kanun ve Kurul kararları kapsamında avukatların, tevkil edilen avukatların, avukat çalışanlarının, müvekkillerin, potansiyel müvekkillerin, uyuşmazlığın tarafları olan borçlu ve davalı ile diğer gerçek kişilerin Kanun kapsamındaki niteliğinin tespiti, avukatların kişisel veri işleme faaliyetlerinin hukuki dayanağı ile Kanunun uygulanmasında ortaya çıkan sorunların bertaraf edilmesi amacıyla çözüm önerilerinde bulunulması ve iyi uygulama örneklerine yer verilmesidir.
TAVSİYELER
Avukatlar tarafından mesleklerinin gereğini yerine getirmek için kişisel veri işleme faaliyeti gerçekleştirilmektedir ve bu doğrultuda 6698 sayılı Kanun’a uygunluk açısından yoğun bir çaba gösterilmesi gerektiği açıktır. İlgili mevzuat kapsamında Kurumumuz tarafından yayımlanan diğer rehber ve dokümanlarda belirtilen hususlara ek olarak avukatların kişisel veri işleme faaliyetine ilişkin tavsiyeler aşağıda sıralanmıştır:
- Avukat tarafından kişisel veri işleme faaliyeti sırasında 6698 sayılı Kanunun 4’üncü maddesinde yer verilen ilkelere, hiçbir ilke mesleki faaliyet kapsamında geri planda bırakılmaksızın uyulmalıdır.
- Avukat tarafından, Kanuna uygun veri işleme faaliyeti yürütebilmek ve talep edildiği takdirde ilgili kişiye ve Kuruma gerekli bilginin sunulabilmesi için işlenen kişisel verilerin kimden/hangi kaynaktan elde edildiği bilgisine sahip olunmalıdır.
- Her ne kadar avukatların Kurulun 02.04.2018 tarihli ve 2018/32 sayılı Kararı ile Veri Sorumluları Siciline kayıt yükümlülüğü olmasa da ilgili kişiye ait hangi kişisel verilerin işlendiği, kişisel veri işleme amacının ne olduğu, işlenen kişisel verinin kimlere aktarıldığı gibi kişisel veri işleme faaliyetine ilişkin hususlar Kanun kapsamında talep edildiği takdirde ilgili kişiye ve Kuruma tam ve doğru bilginin sunulabilmesi için Avukat tarafından gerekli teknik ve idari tedbirler alınmalıdır.
- Avukat tarafından veri güvenliğine ilişkin alınması gereken idari ve teknik tedbirler titizlikle uygulanmalıdır.
- Avukat tarafından işlenen kişisel veriler arasında özel nitelikli kişisel verilerin de bulunmasının kuvvetle muhtemel olduğu dikkate alındığında “Özel Nitelikli Kişisel Verilerin İşlenmesinde Veri Sorumlularınca Alınması Gereken Yeterli Önlemler” ile ilgili Kurulun 31.01.2018 tarihli ve 2018/10 sayılı kararının incelenmesi ve bu verilerin işlenmesinde yeterli önlemlerin alınması gereklidir.
- 6698 sayılı Kanunun 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen “kişisel verilerin işlenmesi” tanımına dahil olabilecek her türlü işleme ilişkin görevlendirilebilecek hukuk bürosu çalışanlarına kişisel verilerin korunmasına ilişkin gerekli eğitim verilmelidir.
- Hukuka Aykırı Olarak Elde Edilen Veriler Üzerinden Vatandaşların Kimlik ve İletişim Bilgileri Gibi Kişisel Verilerinin Sorgulanmasına İmkân Tanıyan Yazılım/Program/Uygulamalara Yönelik Kurulun 18.10.2019 tarihli ve 2019/308 Sayılı İlke kararı ile de duyurulduğu üzere avukat tarafından kişisel verilere erişim için bu tür uygulamalar kullanılmamalıdır.
Next





