|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
|
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
GENEL KURUL |
|
KARAR |
|
H. Ş. BAŞVURUSU |
|
(Başvuru Numarası: 2022/102726) |
|
Karar Tarihi: 12/5/2026 |
|
R.G. Tarih ve Sayı: 6/10/2026 - 33392 |
|
GENEL KURUL |
|
KARAR |
|
Başkan |
: |
Kadir ÖZKAYA |
|
Başkanvekili |
: |
Basri BAĞCI |
|
Başkanvekili |
: |
İrfan FİDAN |
|
Üyeler |
: |
Engin YILDIRIM Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Yıldız SEFERİNOĞLU Selahaddin MENTEŞ Kenan YAŞAR Muhterem İNCE Yılmaz AKÇİL Ömer ÇINAR Metin KIRATLI Şaban KAZDAL |
|
Raportör |
: |
Yusuf KARABULAK |
|
Başvurucu |
: |
|
|
Vekili |
: |
Av. Serdar BAKKAL |
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan mahkûm edilme nedeniyle ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 1/12/2022 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.
3. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuştur.
4. Birinci Bölüm, başvurunun Genel Kurul tarafından incelenmesine karar vermiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:
6. Başvurucu, bireysel başvuru formunda belirttiği üzere olay tarihinde Alanya ilçesinde yerel bir gazetede çalışmaktadır. Alanya İlçe Emniyet Müdürlüğünce ilçedeki organize faaliyetler kapsamında örgütlü yapılara yönelik çalışma başlatılmış; örgüt lideri, yöneticisi ve üyesi oldukları tespit edilen kişiler hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca (Başsavcılık) iletişimin dinlenilmesi, tespiti ve kayda alınması talebi doğrultusunda hâkim kararı alınmıştır. Dinleme kayıtlarında başvurucunun örgüt lideri olarak belirtilen Zafer K. ve örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen Ali U. ile iki ayrı adli vakayla ilgili iletişim kurduğu tespit edilmiştir.
7. H.İ.B.nin silahla yaralanmasına ilişkin ilk olayda başvurucunun dosyada yer alan konuşma kayıtları şöyledir:
Ali : Şifa Polikliniğinin önünde biri vurulmuş haberlere düştümü o
[Başvurucu]: Valla abi kavga diye geçmişti anonslarda
Ali : Kavga diye mi geçmiş ano anoslarda
[Başvurucu]: Vurma yok vurulma yoktu diyo abi bizim muhabir şeyde sadece kavga geçmiş
Ali : Tamam tamam bilader
...
[Başvurucu]: Ya şimdi bizim mühabir bi haber yazıyorda o Gökhan'ın haberini yazıyorda
Zafer : Hı hı-
[Başvurucu]: Eee o vurulan kişi ifade vermiş abi azmettiren [Zafer K.] falan filan diye şimdi çocuk elinde yazıyı getirmişde
Zafer : Azmettiren [Zafer K.] mı demiş
[Başvurucu]: Evet gireyim mi girmiyeyim mi diyor haberi bizim muhabir
Zafer : Versin
[Başvurucu] : Azmettiren ama [Zafer K.] yazıyor abi
Zafer : Yazsın
[Başvurucu]: Şeyi görecen mi sen eğer müsaitsen gel bi beş dakka gazteya
Zafer : Şimdi ben uzaklardayım da kardeşim yarın şey yapacağız zaten bilgiyi kimden aldınız siz
[Başvurucu]: Polis polise ifadeyi öyle vermişler abi
ZAFER : Polise ifade vermiş azmettiren [Zafer K.] diye
[Başvurucu]: Bi bi saniye abi bi saniye dur belgeyi alayım bi elime okuyayım sana
Zafer : Bi dakka camları kapatsana sesim dışa
[Başvurucu]: Şeyi verseni o yazan şeyi en üsteki tamam tamam eee alo
Zafer : Dinliyorum
[Başvurucu] : Kadıpaşa mahallesi Sugözü caddesinde [H.İ.B.] 37 yaşında [G.H.A] tarafından silahla vurularak yaralandı [O.B.] ve [Zafer K.] azmettirdikleri iddia falan filan yazıyo abi
Zafer : Tamam geçsin haberi
[Başvurucu]: Girsinmi yani bu şekilde
Zafer : Girsin girsin
[Başvurucu]: Tamam
...
[Başvurucu] : Efendim abi
Zafer : Hakan girmedi haber
[Başvurucu]: Abi valla bekliyom çocuğu aradım tamam tamam giriyoz falan filan diyor hala yok
Zafer : Bugün girecek mi
[Başvurucu]: Abi işte arıda şey yaptı tamam dediya [M.] Abi
Zafer : Sen [M.] Abiye didinmi böyle böyle girelim abi diye
[Başvurucu]: Dedim abi Zafer Abim rica ediyor dedim tamam tamam o zaman dedi
Zafer : Tamam tamam
[Başvurucu]: Dur şimde beş on dakika bekle abi bi şey olursa sıkıntıya düşmez az geç düşer
Zafer : Tamam
[Başvurucu]: Tamam abi
Zafer : O düştüğü zaman diğer gazetelere düşüyomu
[Başvurucu]: Düşer düşer aynı anda düşer
Zafer : Tamam
...
Zafer : Ama şimdi şeyi ne yaptın
[Başvurucu] : Abi şimdi işte konuştum [M]. Abi ile bi [O.] bi girsin dedi dedi bi girmesin dedi dedi
Zafer : Kardeşim [O.nun] ismi girmeyecek [O.] tamam dedi [O.yu] döverim bak [O.] kendisi söyledi...
8. Söz konusu olay, başvurucunun çalıştığı medya kuruluşuna ait gazetede ve internet sitesinde haber hâline getirilmiştir. 13/12/2012 tarihinde internet sitesinde "Alacak-Verecek kavgası: 1 yaralı" başlığıyla yayımlanan haberde yaralama olayına ait bilgilere yer verildikten sonra Zafer K.nın olayın azmettiricisi olduğunun iddia edildiği aktarılmıştır.
9. Yaşanan yaralama olayıyla ilgili olarak Başsavcılığın yürüttüğü soruşturma kapsamında G.H.A. hakkında H.İ.B.yi ateşli silahla yaralaması nedeniyle, Zafer K. ve O.B. hakkında ise sanığı bu suça azmettirmekten kamu davası açılmış; Alanya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin E.2013/217 sayısına kayden görülen davada 23/12/2014 tarihli ve K.2014/660 sayılı kararla tüm sanıkların mahkûmiyetine karar verilmiştir.
10. İkinci olayda, hakkında yakalama kararı bulunan H.Ç. Zafer K. ve Ali U. ile birlikte yakalanmış; yakalanma esnasında şüpheli H.Ç.ye ve Zafer K.ya ait bir ruhsatsız tabanca ve 69 mermi ele geçirilmiştir. Bu hususun haberleştirilmesine ilişkin olarak dosyada yer alan konuşma kayıtları şöyledir:
... Ali: Bu olayı ııı basına verecemişsiniz abim ya dur Zafer Abin yanımda
[Başvurucu]: Fotoğraf (telefonu Ali U.dan Zafer K. alıyor).
Zafer : Hakan
[Başvurucu]: Efendim Abi geçmiş olsun
Zafer : Sağolasın bu haberi çıkarsana basına çıkartabilirmisin
[Başvurucu]: Abi hiç fotoğraf yokki elde
Zafer : Fotoğraf buluruz ben [H.nin] fotoğrafını veririm ben sana ikimizin fotoğrafını veririm
[Başvurucu]: Bi konuşayım Abi de eee yazı işleri müdürü ile
Zafer : Bak nasıl çıkacak biliyon mu
[Başvurucu]: Nasıl Abi
[Başvurucu]: İşte Mahmutlarda yapılan organizenin yaptığı büyük bir operasyonda işte yakalandı firari sanık [H.Ç.] 13 yıl kesilmişi olan [Zafer K. ile] üzerinde birer adet ruhsatsız silahla yakalandı ... şey
[Başvurucu]: Tamam bi konuşayım abi de şeyle muhabirle
Zafer : Şey yapmaya çalış çıkartmaya çalış sıkıntı yok yani
[Başvurucu]: Tamam abi yav [H.Ç. tarafından] bir sıkıntı olmaz değilmi
Zafer : Yok yok onlar gendileri söylediler zaten
[Başvurucu]: Tamam
11. Başsavcılıkça başvurucu hakkında suç işleme amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan 12/1/2017 tarihinde iddianame tanzim edilmiştir. İddianamede başvurucunun Zafer K. ile yaptığı telefon görüşmelerine ve başvurucunun çalıştığı medya organı tarafından Zafer K. hakkında yapılan iki habere delil olarak yer verilmiştir. İddianamede ayrıca yaşanan yaralama olayıyla ilgili olarak Başsavcılığın yürüttüğü soruşturma kapsamında G.H.A. hakkında H.İ.B.yi ateşli silahla yaralaması nedeniyle, Zafer K. ve O.B. hakkında ise sanığı bu suça azmettirmekten kamu davası açıldığı, Alanya 4. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davada 23/12/2014 tarihli kararla tüm sanıkların mahkûmiyetine karar verildiği de belirtilmiştir. Bu doğrultuda iddianameye göre başvurucu, suç işlemek amacıyla Zafer K. tarafından kurulan ve Ali K. ve Ali U.nun da yönetici konumunda oldukları silahlı suç örgütüne üye olmamakla birlikte örgütün toplum nezdindeki korkutucu gücünün pekişmesi amacıyla örgüt lideri Zafer K.nın talepleri doğrultusunda görev alarak yerel basında haber yaptırarak örgüte bilerek ve isteyerek yardımda bulunmuştur.
12. İddianameyi kabul eden Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) görülen davada başvurucu, sunduğu savunmasında; kurulduğu iddia edilen örgüt ile hiçbir alakasının ve örgüt hakkında bilgisinin olmadığını, sanıklardan Zafer K.nın halasının oğlu olduğunu, Alanya'da yerel olarak faaliyet gösteren bir gazetede muhasebe kısmında çalıştığını, dolayısıyla gazeteye çıkacak haberlere müdahale etme, haberi değiştirme gibi bir yetkisinin bulunmadığını belirtmiştir. İlk olayda Zafer K.nın kendisini aradığını, haberin ne şekilde çıkacağını kendisine okuduğunu, diğer olayda da Ali U. ve Zafer K. ile görüştüğünü, kendilerine saygısızlık olmasın diye taleplerini dinlediğini ifade etmiştir. Her iki olayda da haberin verilme şekline ilişkin olarak haber müdürüne veya muhabire bir talepte bulunmadığını beyan etmiştir.
13. Uyuşmazlığı inceleyen Mahkeme, başvurucunun suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu işlediğini kabul ederek 19/4/2022 tarihli kararla başvurucunun 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:
" ... her ne kadar savunmalarında örgüt ile bir bağının bulunmadığını, sanık Zafer'i halasının oğlu olması sebebi ile tanıdığını, kaldı ki gazetede istediği şekilde haber çıkarabilecek [b]ir pozisyonunun olmadığını belirtmiş ise de, sanığın iddianame de [1] ve [2] numaralı olay olarak anlatılan eylemlerde, örgütün toplum neznindeki korkutucu gücünün pekişmesi amacı ile örgüt lideri Zafer'in talimatlarına uygun haber yaptırdığı, hatta haber yapmadan önce Zafer'i arayarak izin aldığının anlaşılması karşısında sanığın üzerine atılı örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunun sübut bulduğu kanaatine varıl[mıştır]."
14. Başvurucu, anılan mahkûmiyet kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi (Bölge Adliye Mahkemesi) 2/11/2022 tarihli ilamıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
15. Başvurucu, nihai kararı 9/11/2022 tarihinde öğrendikten sonra süresinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
IV. İLGİLİ HUKUK
16. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma" başlıklı 220. maddesinin (7) numaralı fıkrası şöyledir:
"Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak cezalandırılır. Örgüt üyeliğinden dolayı verilecek ceza, yapılan yardımın niteliğine göre üçte birine kadar indirilebilir."
V. İNCELEME VE GEREKÇE
17. Anayasa Mahkemesinin 12/5/2026 tarihinde yaptığı toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. İfade ve Basın Özgürlüklerinin İhlal Edildiğine ilişkin İddialar
1. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü
18. Başvurucu; ilgili medya organının muhasebe biriminde çalıştığı için haberlerin yapılmasına ve yayımlanmasına bir müdahalesi olmadığını, ayrıca söz konusu haberlerin adli birimlerce verilen bilgi notu uyarınca yapıldığını, kaldı ki H.Ç.nin Z.K. ile birlikte yakalanması olayına ilişkin bir haber de yapılmadığını iddia ederek ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
19. Bakanlık görüşünde; mevcut başvuruda başvurucunun ifade ve basın özgürlükleri, adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi ve özel hayata saygı hakkının ihlal edilip edilmediği hususunda Anayasa Mahkemesi tarafından yapılacak incelemede Anayasa ve mevzuat hükümleri doğrultusunda somut olayın kendine özgü koşullarının gözönüne alınması gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.
2. Değerlendirme
20. Başvurucu, adli vakalara konu olayların haber hâline getirilmesine bir etkisi olmadığını ileri sürmesine rağmen suç örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme eylemi sabit görülerek hapis cezasıyla cezalandırılmıştır. Buna göre her ne kadar başvurucu, eylemi olgusal olarak reddetmişse de mahkûmiyet şeklindeki müdahalenin başvurucunun anılan haberleri yaptırdığı kabul edilerek gerçekleştirildiği gözetildiğinde başvurunun ifade ve basın özgürlükleri kapsamında incelenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Aksi durumda kişinin temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği iddiasında bulunabilmesi suçlandığı eylemi kabul etmesi şartına bağlanmış olacaktır ki bu kişinin kendi kendini suçlamaya zorlanamayacağına ilişkin evrensel hukuk standartlarına aykırılık teşkil edecektir (benzer yönde değerlendirmeler için bkz. Necati Coşkun [GK], B. No: 2022/62422, 15/5/2025, § 15; Ali Koç [2. B.], B. No: 2021/51497, 12/3/2025, § 10).
21. Bu bağlamda başvurucunun çalıştığı medya kuruluşunca yapılan haberler nedeniyle cezalandırılmasına ilişkin ihlal iddiaları, ifade ve basın özgürlükleri kapsamında incelenmiştir.
a. Kabul Edilebilirlik Yönünden
22. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkin iddiaların kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
b. Esas Yönünden
i. Müdahalenin Varlığı
23. Başvurucunun yaptırdığı haberler gerekçe gösterilerek suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan cezalandırılmasının ifade ve basın özgürlüklerine bir müdahale olduğu değerlendirilmiştir.
ii. Müdahalenin İhlal Oluşturup Oluşturmadığı
24. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen şartlara uygun olmadığı müddetçe Anayasa’nın 26. ve 28. maddelerinde güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüklerinin ihlalini teşkil edecektir. Anayasa’nın 13. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"Temel hak ve hürriyetler, ... yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ... demokratik toplum düzeninin ... gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”
25. Bu doğrultuda, müdahalenin Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen ve somut başvuruya uygun düşen, kanun tarafından öngörülme, Anayasa’nın 26. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen haklı sebeplerden bir veya daha fazlasına dayanma ve demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olmama şartlarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
(1) Kanunilik
26. Müdahalenin dayanağı olan 5237 sayılı Kanun'un 220. maddesinin (7) numaralı fıkrasının kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı sonucuna varılmıştır (5237 sayılı Kanun'un 220. maddesinin (7) numaralı fıkrasının kanuniliği ile ilgili olarak detaylı değerlendirme için bkz. Hanifi Yaliçli [GK], B. No: 2014/5224, 10/6/2021, § 105).
(2) Meşru Amaç
27. Müdahalenin Anayasa’nın 26. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan kamu düzeninin korunması meşru amacı kapsamında kaldığı anlaşılmıştır.
(3) Demokratik Toplum Düzeninin Gereklerine Uygunluk ve Ölçülülük
(a) Genel İlkeler
28. İfade özgürlüğü; kişinin haber ve bilgilere, başkalarının fikirlerine serbestçe ulaşabilmesi, düşünce ve kanaatlerinden dolayı kınanmaması ve bunları tek başına veya başkalarıyla birlikte çeşitli yollarla serbestçe ifade edebilmesi, anlatabilmesi, savunabilmesi, başkalarına aktarabilmesi ve yayabilmesi anlamına gelir. Çoğunluğa muhalif olanlar da dâhil olmak üzere düşüncelerin her türlü araçla açıklanması, açıklanan düşünceye paydaş sağlanması, düşünceyi gerçekleştirme ve gerçekleştirme konusunda başkalarını ikna etme çabaları, bu çabaların hoşgörüyle karşılanması çoğulcu demokratik düzenin gereklerindendir. Dolayısıyla toplumsal ve siyasal çoğulculuğu sağlamak, her türlü düşüncenin barışçıl bir şekilde ve serbestçe ifadesine bağlıdır. Bu itibarla düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü demokrasinin işleyişi için yaşamsal önemdedir (Bekir Coşkun [GK], B. No: 2014/12151, 4/6/2015, §§ 33-35; Mehmet Ali Aydın [GK], B. No: 2013/9343, 4/6/2015, §§ 42, 43; Tansel Çölaşan [1. B.], B. No: 2014/6128, 7/7/2015, §§ 35-38).
29. Temel hak ve özgürlüklere yönelik bir müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun kabul edilebilmesi için zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılaması ve orantılı bir müdahale olması gerekir (AYM, E.2007/4, K.2007/81, 18/10/2007; Bekir Coşkun, §§ 53-55; Mehmet Ali Aydın §§ 70-72; Zübeyde Füsun Üstel ve diğerleri [GK], B. No: 2018/17635, 26/7/2019, § 73; Ferhat Üstündağ [1. B.], B. No: 2014/15428, 17/7/2018, § 45). Müdahaleyi oluşturan tedbirin zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığının kabul edilebilmesi için amaca ulaşmaya elverişli olması, başvurulabilecek en son çare ve alınabilecek en hafif önlem olarak kendisini göstermesi gerekmektedir (Sırrı Süreyya Önder [GK], B. No: 2018/38143, 3/10/2019, § 58; Ferhat Üstündağ, § 46; bazı farklılıklarla birlikte ayrıca bkz. Bekir Coşkun, § 51; Tansel Çölaşan, § 51). Orantılılık ise bireyin hakkı ile kamunun menfaatleri veya müdahalenin amacı başkalarının haklarını korumak ise diğer bireylerin hak ve menfaatleri arasında adil bir dengenin kurulmasına işaret etmektedir (Ferhat Üstündağ, § 48; bazı farklılıklarla birlikte ayrıca bkz. Tansel Çölaşan, §§ 46, 49, 50; Hakan Yiğit [1. B.], B. No: 2015/3378, 5/7/2017, §§ 59, 68). Bir olayda meşru amaçların bulunmasının hakkı ortadan kaldırmadığı vurgulanmalıdır. Önemli olan, bu meşru amaçla hak arasında olayın şartları içinde bir denge kurmaktır (Zübeyde Füsun Üstel ve diğerleri, § 74; Bekir Coşkun, §§ 44, 47, 48; Hakan Yiğit [2. B.], B. No: 2015/3378, 5/7/2017, §§ 58, 61, 66).
30. İnternet haberciliğinin basının temel işlevini yerine getirdiği sürece basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerekir (Medya Gündem Dijital Yayıncılık Ticaret A.Ş. [GK], B. No: 2013/2623, 11/11/2015, §§ 36-42). İfade özgürlüğü ile basın özgürlüğü demokrasinin işleyişi için yaşamsal önemdedir (Bekir Coşkun, §§ 34-36). Buna karşın Anayasa'nın 26. ve 28. maddeleri tamamen sınırsız bir ifade özgürlüğü garanti etmemektedir. 26. maddenin ikinci fıkrasında yer alan sınırlamalara uyma yükümlülüğü ifade özgürlüğünün kullanımına basın için de geçerli olan bazı görev ve sorumluluklar getirmektedir (Erdem Gül ve Can Dündar [GK], B. No: 2015/18567, 22/2/2016, § 89; R.V.Y.A.Ş. [1. B.], B. No: 2013/1429, 14/10/2015, § 35).
31. Bu görev ve sorumluluklar, bir basın suçundan dolayı hapis cezası verilmesinin gazetecilerin ifade özgürlüğüyle ancak istisnai hâllerde bağdaşabilir ki bu hâllerin başında da -nefret söylemi ya da şiddete tahrik hâlleri gibi- başka temel hakların ciddi biçimde zarar gördüğü durumlar gelmektedir (Orhan Pala [2. B.], B. No: 2014/2983, 15/2/2017, § 24).
32. Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuru incelemesinde bireylerin anayasal hakları ihlal edilmediği sürece derece mahkemelerinin dava konusu olguları değerlendirmesine ve hukuku yorumlamasına müdahalede bulunmaz (Önder Balıkçı [2. B.], B. No: 2014/6009, 15/2/2017, § 47; Haci Boğatekin (2) [2. B.], B. No: 2014/12162, 21/11/2017, § 49).
(b) İlkelerin Olaya Uygulanması
33. İncelenen başvuruda başvurucu, bünyesinde çalıştığı medya kuruluşu aracılığıyla yaptırdığı haberlerle bir suç örgütünün toplum nezdindeki korkutucu gücünü yaymakla suçlanmıştır. İlk derece mahkemesi yaptığı incelemede başvurucunun örgütle hiyerarşik bir bağının bulunmadığını ve örgüt lideri olarak belirtilen kişiyle başvurucu arasında akrabalık ilişkisi bulunduğunu gözönünde bulundurmuşsa da örgüt lideri olarak belirlenen kişiyle başvurucu arasındaki konuşma kayıtlarının içeriğini ve bu konuşmaların akabinde yapılan haberleri dikkate almıştır. Söz konusu konuşmalardan (bkz. § 7, 10) hareketle Mahkeme, örgüt liderinin dâhil olduğu bazı adli vakalara ilişkin haber yapılmadan hemen önce başvurucunun haberin şekli ve içeriğiyle ilgili olarak Zafer K.yı bilgilendirdiğini ve Zafer K.dan aldığı onayla söz konusu haberleri yaptırdığını kabul etmiştir. Bu kabule göre Mahkeme, örgüt liderinin izni ve talimatları doğrultusunda yapılan haberlerde örgüt lideri ve yöneticileri üzerinden örgütün toplum nezdindeki korkutucu gücünün pekiştirilmeye çalışıldığı değerlendirmesiyle başvurucunun örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu işlediği sonucuna varmıştır (bkz. § 13). Bölge Adliye Mahkemesi de yapılan değerlendirmede usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını belirterek başvurucunun istinaf başvurusunun reddine karar vermiştir.
34. Yargılama kapsamında elde edilen delillere göre başvurucu, çalıştığı medya kuruluşunda gazeteci olarak görev yapmamakla birlikte gazete ve internet sitesi üzerinden yayımlanacak haberler hakkında bilgi sahibidir. Haberlerin içeriğini ve yayımlanma şeklini muhabirlerin belirlediğini ve yayımdan sorumlu kişiler arasında bulunmadığını ileri süren başvurucu, dava kapsamında delil olarak gösterilen haberlerle ilgili olarak örgüt yöneticisiyle görüşme yaptığını ise inkâr etmemektedir. Gerçekten de başvurucunun örgüt yöneticisiyle yaptığı telefon görüşmelerine bakıldığında başvurucunun haberin şekil ve içeriğine yönelik olarak sakıncalı olabilecek hususları örgüt yöneticisine belirttiği, eklenecek veya çıkarılacak kısımlara ilişkin talimatlar aldığı, haberlerin hızlı şekilde yayımlanması ve örgüt yöneticisi ile üyesinin isminin yer alması için çaba sarf ettiği anlaşılmıştır. Bu durumda başvurucunun haberlerin yapılmasında herhangi bir dahli olmadığı yönündeki savunmasına Mahkemenin itibar etmemesinin belli bir temelden yoksun olduğu söylenemez. Demokratik bir toplumda kamuoyunu bilgilendirme gibi hayati bir rolü olan basının yapacağı haberden önce silahlı bir suç örgütü yöneticisinden haberin kapsamının ne olacağı konusunda talimat alması veya haberin yapılıp yapılmayacağının onayını alması kabul edilemez. Aksi hâlde toplumu bilgilendirme görevi nedeniyle geniş bir anayasal özgürlük alanına sahip olan basının kendisine tanınan özgürlük alanını, yaydığı şiddetle topluma zarar veren bir suç örgütü lehine istismar etmesi söz konusu olur. Öte yandan başvurucunun Mahkemenin yapıldığını kabul ettiği haberlerden birinin yapılmadığı yönünde bir şikâyet de ileri sürdüğü görülmüştür. Yayımlandığında ihtilaf bulunmayan haber yönünden yukarıda yapılan değerlendirmeler dikkate alındığında başvurucunun bu şikâyetinin ayrıca incelenmesine gerek bulunmamaktadır.
35. Bu açıklamalara göre Mahkemenin başvurucunun cezalandırılmasına ilişkin olarak ortaya koyduğu gerekçenin ilgili ve yeterli olduğu, bu durumda müdahalenin demokratik toplumda zorunlu sosyal bir ihtiyaca karşılık geldiği değerlendirilmiştir. Ayrıca başvurucuya verilen cezanın miktarı ile ulaşılmak istenen meşru amaçlar arasında -yargılama makamlarının bu konudaki takdir yetkisi de gözetildiğinde- adil bir dengelemenin yapıldığı, dolayısıyla orantılı da olan müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
36. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 26. ve 28. maddelerinde güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edilmediğine karar verilmesi gerekir.
B. Diğer İhlal İddiaları
37. Başvurucu; haberlerin yapılması ve yayımlanmasında yetkili olan kişilerin ceza yargılamasında tanık olarak dinlenmediğini, lehine olan delillerin araştırılmadığını ve yargılama safahatındaki taleplerinin karşılanmadığını, üzerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığı hâlde cezalandırıldığını iddia etmiştir. Bunun dışında başvurucuya göre telefon görüşmeleri tesadüfen elde edildiğinden usulüne uygun bir dinleme kararına dayanmamaktadır. Bu nedenlerle başvurucu; hakkında verilen mahkûmiyet hükmüyle savunma hakkı, gerekçeli karar hakkı ile özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
38. Başvurucunun iddialarının Anayasa’nın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesi uyarınca adil yargılanma hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerekir.
39. Bakılan başvuruda, yargılamanın bütünü yönünden adil yargılanma hakkını ihlal eder nitelikte bir durumun bulunmadığı açıktır (tanık dinletme hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddia yönünden benzer yöndeki kararlar için bkz. Atila Oğuz Boyalı [2. B.], B. No: 2013/99, 20/3/2014, § 47; Ahmet Zeki Üçok [1. B.], B. No: 2013/1966, 25/3/2015, § 70; hukuka aykırı delilin hükme esas alınması suretiyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddia yönünden benzer yöndeki karar için bkz. Şehdavut Demircan [2. B.], B. No: 2014/12014, 11/12/2018, §§ 13-22; hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddia yönünden benzer yöndeki karar için bkz. Ahmet Sağlam [2. B.], B. No: 2013/3351, 18/9/2013, §§ 43-46).
40. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. İfade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkin iddiaların KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
2. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması sebebiyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 26. ve 28. maddelerinde güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüklerinin İHLAL EDİLMEDİĞİNE,
C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA,
Ç. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 12/5/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Next





