Bir çocuğun sosyal medya hesabı açarken doğum tarihini farklı yazması, yalnızca aile içinde çözülecek bir sorun mudur? Çocuğu ekran başında tutan tasarım, tanımadığı kişilerden gelen mesajlar ve davranışlarına göre sunulan reklamlar karşısında sorumluluk kime aittir?

10 Ekim 2026 tarihli ve 33396 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sosyal Ağ Sağlayıcı Tarafından Çocuklara Özgü Ayrıştırılmış Hizmet Sunulmasına ve Yaş Doğrulamaya İlişkin Yönetmelik, bu soruları platformların yükümlülükleri bakımından yeniden ele alıyor. Düzenlemenin dikkat çeken yönü 15 yaş sınırı olsa da hukuki etkisi, hesap açılışından hizmetin tasarımına kadar uzanıyor.

Kanaatimce asıl değişim, çocuğun güvenliğinin yalnızca ailenin dikkatine veya çocuğun doğru ayarları seçmesine bırakılamayacağının açık yükümlülüklerle ortaya konulmasıdır. Bunun uygulamada karşılık bulabilmesi ise yaş doğrulamasının, mahremiyetin ve güvenli hizmet tasarımının birlikte yürütülmesine bağlıdır.

15 yaşını doldurmak, yetişkinlerle aynı hizmete erişmek anlamına gelmiyor

Yönetmeliğin 5’inci maddesine göre sosyal ağ sağlayıcılar, 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamaz. On beş yaşını doldurmuş ancak 18 yaşını doldurmamış kullanıcılar için çocuklara özgü ayrıştırılmış hizmet sunulması gerekir. Dolayısıyla 14 yaşındaki bir çocuğun hesap açma talebi yaş doğrulaması sonucunda reddedilirken, 16 yaşındaki kullanıcı özel koruma kurallarına tabi olacaktır. Ebeveynin izin vermesi, yönetmelikteki 15 yaş altına hizmet sunma yasağını kaldıran bir istisna olarak düzenlenmemiştir.

Bu ayrımın yerinde olduğu kanaatindeyim. On beş yaşını doldurmak, bir çocuğun ticari yönlendirme, çevrim içi baskı veya istismar riskleri karşısında yetişkinle aynı dayanıklılığa sahip olduğunu göstermez. Bununla birlikte 15–17 yaş grubundaki çocukların ihtiyaçları da birbirinin aynı değildir. Yönetmeliğin yaş ve gelişim düzeyini gözeten yaklaşımı, uygulamada yalnızca hesaba “çocuk hesabı” etiketi eklemekle sınırlı tutulmamalıdır.

Yaşı doğrularken kimliği gereğinden fazla açığa çıkarmamak

Yeni hesap oluşturulurken kullanıcının yaş durumunun yaş doğrulama belirteciyle doğrulanması zorunludur. Yönetmeliğin 7’nci maddesine göre belirteç, e-Devlet Kapısı üzerinden kimlik doğrulaması yapılarak erişilen hizmet aracılığıyla oluşturulur ve kullanıcı tarafından platforma yüklenir.

Belirteç yalnızca kullanıcının 15 yaşını doldurup doldurmadığını; doldurmuşsa 18 yaşını doldurup doldurmadığını gösterir. Kullanıcı adı veya kişiyi üçüncü taraflarca belirlenebilir kılan başka bilgiler içermemesi ve yaş doğrulama dışında kullanılmaması öngörülmüştür.

Bu tercih, koruma ile veri minimizasyonunun birlikte düşünülmesi bakımından önemlidir. Çocuğun yaşını öğrenme ihtiyacı, platformun kimlik belgesindeki bütün bilgilere erişmesini gerektirmez. Kanaatimce uygulamadaki temel sınav, bu sınırın teknik altyapıda da korunmasıdır. Belirteçte bulunmayan bilgilerin başka işlemlerle toplanması veya doğrulama sürecinin gereksiz veri toplamaya dönüşmesi, mahremiyet bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.

Türkiye’de yerleşik olmayıp geçici olarak bulunan kullanıcılar için ise özel bir mekanizma öngörülmüştür. Bu kişiler bakımından başvuru üzerine, pasaport bilgileri kullanılarak istisnai bir belirteç oluşturulur. Genel doğrulama sürecini istisnasız bütün kullanıcılar için aynı şekilde anlatmak bu nedenle doğru olmaz.

Doğrulama, hesap açılışıyla bitmez. Hesabın doğrulanan yaş aralığına aykırı kullanıldığına dair makul şüphe bulunursa hesap askıya alınır ve yeniden kullanım için belirteçle doğrulama gerekir. Bu hüküm, başkasına ait doğrulanmış hesabın çocuk tarafından kullanılması gibi sorunları değerlendirmeye imkân verir. Ancak “makul şüphe” uygulamasının ölçülü olması gerekir; koruyucu mekanizma, hatalı hesap işlemlerini sıradanlaştırmamalıdır.

Gizli hesap önemli; fakat tek başına yeterli değil

Yönetmeliğin 8’inci maddesi uyarınca çocuk hesapları gizli olarak sunulur ve kamuya açık hesap seçeneği bulunamaz. Takipçi ve takip edilen hesap bilgileri de hesap sahibi çocuk dışındaki hesaplara gösterilmeyecek şekilde tasarlanır.

Bu hükümler, çocuğun görünürlüğünü ve sosyal ilişkilerine ilişkin bilgilerin yayılmasını sınırlama bakımından önemlidir. Ancak hesabın gizli olması, çocuğun takip ettiği kişilerden gelebilecek riskleri ortadan kaldırmaz. Bu nedenle gizlilik, iletişim ve içerik tedbirlerinin birlikte uygulanması gerekir.

Çocuk hesabına yalnızca çocuğun takip ettiği hesapların mesaj gönderebilmesi ve mesajlarda görüldü bilgisine yer verilememesi de bu koruma yapısının parçalarıdır. Kanaatimce mesaj gönderebilecek kişilerin sınırlandırılması, istenmeyen teması azaltmaya yöneliktir. Görüldü bilgisinin kaldırılması ise iletişimde hemen cevap verme baskısını azaltabilecek bir tasarım tercihi olarak değerlendirilebilir. Bu olası etki, hükmün uygulanmasından beklenen yarara ilişkin yorumumdur.

Çocuk hesabının başka hesaplara, başka hesapların da çocuğa takip için önerilmesi yasaklanmıştır. Telefon rehberi ve benzeri iletişim kaynaklarıyla senkronizasyon da sınırlandırılmıştır; hesap güvenliği ve ebeveyn denetimi gibi amaçlarla yalnızca ebeveyn iletişim bilgilerinin işlenmesine ilişkin istisna saklıdır. Böylece koruma, profilin görünürlüğünün yanında çocuğun başka kullanıcılarca bulunmasını sağlayan eşleştirme ve öneri süreçlerine de uzanmaktadır.

Hukuk artık içeriğin sunuluş biçimine de bakıyor

Çocuk hesaplarında canlı yayın açma özelliğine yer verilemez. Ayrıca görsel içeriklerin kaydırma, dokunma, tıklama veya kendiliğinden ardışık olarak sunulmasını sağlayan arayüz, tasarım veya işlevler sunulamaz. Bağımlılık geliştirme etkisi doğurabilecek hizmetler de yasaklanmıştır.

Bu hükümler, düzenlemenin en kapsamlı müdahalelerindendir. Çocuğun karşılaştığı riskin yalnızca belirli bir içeriğin konusundan doğmadığı; hizmetin kullanım biçiminin de değerlendirilmesi gerektiği görülmektedir. Çocuğun ekran başında kalmasını kolaylaştıran tasarım, hukuki incelemenin konusu hâline gelmektedir.

Bununla birlikte ardışık görsel akış hükmünün farklı platformlarda nasıl uygulanacağı açıklığa ihtiyaç duyabilir. Hangi özelliklerin kapsamda olduğu, uygulama ve internet sitesi arasında aynı korumanın nasıl sağlanacağı somutlaştırılmalıdır. Yönetmeliğin Siber Güvenlik Başkanlığına uygulama usul ve esaslarını belirleme yetkisi vermesi önemlidir. Kanaatimce teknik açıklamalar hem koruyucu hükmün etkisini korumalı hem de öngörülebilir bir uygulama sağlamalıdır.

Çocuğun davranışlarına göre hesabın özelleştirilmesi, kişisel verilerinin profillemeye veya kişiselleştirilmiş ticari reklama konu edilmesi de yasaklanmıştır. Bu hüküm, bütün reklamların yasaklandığı şeklinde okunmamalıdır. Getirilen sınır, çocuk verilerinin belirtilen faaliyetlerde kullanılmasına ilişkindir. Hukuki açıdan önemli olan, platformun çocuğun davranışlarını ticari yönlendirme için kullanmasına müdahale edilmesidir.

Ekran görüntüsü alınmasını önleyecek teknik tedbir yükümlülüğü de bulunmaktadır. Ancak bu yükümlülük, içeriğin hiçbir yöntemle kopyalanamayacağı garantisi değildir. Platformun tedbir alma sorumluluğu ile ailenin ve çocuğun paylaşım konusunda dikkatli davranması birlikte değerlendirilmelidir.

Ebeveyn kontrolü, platformun sorumluluğunu aileye devretmiyor

Yönetmeliğin 9’uncu maddesi; hesap ayarları, ücretli işlemlerde ebeveyn izni veya onayı, harcama limiti, kullanım süresi ve konum paylaşımına ilişkin kontrol araçları öngörmektedir. Araçların Türkçe sunulması, kolay etkinleştirilmesi ve etkinleştirildiğinde çocuğa bildirilmesi gerekir. Ebeveynin bilgisi ve aynı güvenlik doğrulaması olmadan kontrolün çocuk tarafından kaldırılmasını önleyen tedbirler de alınmalıdır.

Bununla birlikte aynı madde, bu araçların sunulmasının platformun ayrıştırılmış hizmet yükümlülüğünü kaldırmadığını açıkça belirtir. Platform, aileye süre sınırı koyma imkânı sağladığı için çocuk hesabında kamuya açık profil sunamaz; harcama kontrolü sağladığı için çocuk verilerini kişiselleştirilmiş ticari reklamda kullanamaz.

Kanaatimce bu hüküm düzenlemenin merkezindedir. Ailenin özeni devam ederken, hizmeti tasarlayan kuruluşun yükümlülükleri de bağımsız olarak yerine getirilmelidir. Güvenliğin sağlanması, ebeveynin bütün ayarları bulup doğru biçimde etkinleştirmesine bağlanamaz.

Kontrol araçlarının çocuğun mahremiyetini orantısız biçimde ortadan kaldırmaması; iletişim, öğrenme ve güçlendirme esasına dayanması da öngörülmektedir. Bu yaklaşım, çocuğun korunmasını sınırsız gözetimle özdeşleştirmemesi bakımından değerlidir. Uygulamada çocuğun kuralların gerekçesini anlayabilmesi, yalnızca yasaklarla karşılaşmasından daha kalıcı bir güvenlik bilinci sağlayabilir.

Mevcut hesaplar kapanacak mı? Tarihler kadar süreç de önemli

Yönetmelik 1 Kasım 2026’da yürürlüğe girecektir. Geçici 1’inci maddeye göre, yürürlükten önce açılmış ve belirteçle doğrulanmamış mevcut hesapların 31 Mart 2027’ye kadar en az bir kez belirteçle doğrulanması zorunludur. Bu hüküm yalnızca çocuk hesabı olduğu bilinen hesaplarla sınırlı değildir; 7’nci maddedeki özel mekanizmalar da dikkate alınmalıdır.

Doğrulamada 15 yaşını doldurmadığı belirlenen çocukların mevcut hesapları bilgi verilerek kapatılır. On beş yaşını doldurmuş çocukların hesapları ise ayrıştırılmış hizmet kurallarına tabi olur. Dolayısıyla bütün çocuk hesaplarının aynı gün kapatılacağını söylemek doğru değildir; yaş grubu ve doğrulama sonucu belirleyicidir.

Hesap kapatma, çocuğun paylaşımlarına ve dijital ilişkilerine erişimini etkileyebileceğinden, kararın doğruluğu kadar itirazın işleyişi de önemlidir. Yönetmeliğin 10’uncu maddesi; yaş doğrulaması, askıya alma, kapatma ve koruyucu tedbirler için Türkçe, ücretsiz ve erişilebilir başvuru mekanizması öngörür. Başvurular tamamen otomatik sistemlerle incelenemez; anlamlı insan incelemesi gerekir.

İtiraz sonuçlanıncaya kadar hesaba ait içerik ve kişisel veriler silinmez. Geçiş sürecinde kapatılan hesapların verileri, itiraz işletilirse sonuçlandıktan sonra; işletilmezse gecikmeksizin silinir. Sonuç bildiriminde Başkanlığa şikâyet ve yargı yolu da belirtilmelidir. Bu güvencelerin etkili işlemesi, hatalı kararların telafi edilebilmesi bakımından belirleyicidir.

Uyumun denetiminde hesabın günlük işleyişine bakılmalı

Yükümlülük ihlallerinde yönetmeliğin 11’inci maddesi, 5651 sayılı Kanun’un ek 4’üncü maddesindeki ilgili yaptırım hükümlerine gönderme yapar. Yaptırım öncesinde aykırılık bildirilir ve niteliğine göre makul süre verilir. Aykırılığın ağırlığı, süresi, etkilenen çocuk sayısı ve platformun iyi niyetli uyum çabası da değerlendirilir. Bu yapı, düzenlemeyi tek bir otomatik ceza tutarıyla açıklamayı uygun kılmaz.

Kanaatimce hukuki denetimde, her yükümlülüğün hesabın fiilî işleyişindeki karşılığı ayrı ayrı incelenmelidir. Yaşını doğrulamış 16 yaşındaki bir kullanıcıya kamuya açık hesap seçeneği sunulması, yaş doğrulamasının başarılı olmasıyla giderilmiş sayılmaz. Aynı şekilde ebeveynin ekran süresini sınırlayabilmesi, canlı yayın açma özelliğinin sunulmasını hukuka uygun hâle getirmez. Bu örnekler, yönetmelikteki yükümlülüklerin birbirinin yerine geçmediğini gösterir.

İtiraz mekanizması bakımından da bir başvuru düğmesinin bulunması yeterli değildir. Başvurunun anlamlı insan incelemesine tabi tutulması ve süreç boyunca verilerin korunması gerekir. Bu nedenle değerlendirme, platformun kuralları kullanıcı sözleşmesine yazmasıyla tamamlanmamalı; somut hesap işlemlerinde bu güvencelerin uygulanıp uygulanmadığına uzanmalıdır. Bu, yönetmeliğin ayrı ayrı düzenlediği yükümlülüklerden hareketle vardığım hukuki sonuçtur.

Aileler açısından ilk adım, kullanılan hesapları çocukla birlikte gözden geçirmek ve yaş sınırının, paylaşım kurallarının, ücretli işlemlerin ne anlama geldiğini konuşmaktır. Platformların güvenilir duyuruları takip edilmeli; doğrulama işlemleri resmî hizmet ve güvenilir yönlendirmeler üzerinden yürütülmelidir.

Çocuğun elindeki telefon kadar, o telefonun içindeki hizmetin nasıl tasarlandığı da hukukun konusudur. Düzenlemenin kalıcı değeri, çocukları kapıda yaş kontrolünden geçiren bir sistem kurmasının yanında, hizmeti kullanırken güvenliklerini, mahremiyetlerini ve gelişimlerini birlikte koruyabilmesinde olacaktır.