Bir aile, vefat eden yakınlarının Instagram hesabına giriş yapmaya çalışıyor; ama şifre yok, hesap iki adımlı doğrulamayla kilitli. Aynı kişinin telefonunda bir de kripto cüzdanı uygulaması duruyor, fakat cüzdanın özel anahtarını (private key) kimse bilmiyor. Bu tablo artık bir istisna değil. 2024 yılında yürürlüğe giren 7518 sayılı Kanun‘la kripto varlık hizmet sağlayıcıları Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) denetimine girdi ve dijital varlıkların hukuken de bir gerçeklik olduğu resmen kabul edilmiş oldu. Peki bir kişi öldüğünde sosyal medya hesapları ve kripto varlıkları mirasçılarına nasıl geçiyor, hangi hukuki yol izleniyor?
Dijital Miras Nedir? Hangi Varlıklar Tartışma Konusu?
Dijital miras kavramı, aslında iki farklı grubu bir arada barındırır. Bir tarafta manevi değeri öne çıkan varlıklar var: sosyal medya hesapları, e-posta kutuları, bulut depolama alanındaki fotoğraflar, kişisel bloglar. Diğer tarafta ise ekonomik değeri tartışmasız olan varlıklar bulunuyor: kripto para cüzdanları, dijital yatırım hesapları, NFT’ler.
Ayrım her zaman net değildir. Örneğin bir içerik üreticisinin reklam geliri getiren YouTube kanalı yalnızca anı değeri taşımaz; düzenli gelir üreten bir varlık olarak da değerlendirilebilir. Bu yüzden her hesabı aynı kefeye koymak yerine, önce o hesabın ekonomik bir değer taşıyıp taşımadığına bakmak gerekir.
Fiziksel eşyalar gibi dijital hesaplar da artık bir mirasın parçası sayılabiliyor.
Sosyal Medya Hesapları Terekeye Girer mi?
Türk Medeni Kanunu m.599 uyarınca mirasçılar, miras bırakanın ölümüyle mirası bir bütün olarak kanun gereği kazanır. Bu kural, ekonomik değeri olan her hakkın ölüm anında mirasçılara geçtiği anlamına gelir. Sorun şu ki sosyal medya platformlarının kendi iç kuralları bambaşka işliyor: Meta hesapları “anma” (memorialization) durumuna alabiliyor, Google ise “Etkin Olmayan Hesap Yöneticisi” adlı bir araçla önceden belirlenmiş bir kişiye sınırlı erişim tanıyabiliyor.
Bu araçlar aslında hesaba teknik erişimi düzenliyor, hesabın hukuki olarak kime ait olduğunu değil. Örneğin bir mirasçı, Google’ın Etkin Olmayan Hesap Yöneticisi aracını önceden ayarlamamış bir yakınının Gmail hesabına erişmek istediğinde, şirketin kullanıcı gizliliği politikasıyla Türk miras hukukunun emredici kuralları çoğu zaman karşı karşıya geliyor.
Yabancı Platform Sözleşmeleri Türk Miras Hukukunun Önüne Geçebilir mi?
Bu noktada net bir tavır almak gerekiyor: Hayır, geçemez. Türk hukukunda mirasa ilişkin kurallar, tarafların kendi aralarında bir sözleşmeyle değiştiremeyeceği emredici nitelikte kurallardır. Bir platformun kullanıcı sözleşmesinde “hesap ölümle birlikte silinir” ya da “yalnızca belirlenen kişiye devredilir” şeklinde bir madde bulunması, o hesabın ekonomik değeri varsa mirasçıların TMK m.599 uyarınca kazandığı hakkı ortadan kaldırmaz.
Diyelim ki bir kişi Instagram hesabında “kalıcı kişi” (legacy contact) olarak yalnızca bir arkadaşını atadı, ama bu hesap reklam iş birlikleriyle ciddi bir gelir kaynağıydı. Mirasçılar, hesabın ekonomik değeri bakımından haklarını platformun iç ayarlarından bağımsız olarak ileri sürebilir. Burada asıl mesele çoğu zaman hukuki değil; kanıtlama ve fiili erişimdeki güçlüktür.
Kripto Varlıklar Mirasçılara Nasıl Geçer?
Kripto para birimleri de tıpkı sosyal medya hesapları gibi, hukuken TMK m.599 kapsamında terekeye dahil olur. Ancak burada işleri zorlaştıran teknik bir gerçek var: erişim anahtarı. Bir cüzdanın sahibi kim olursa olsun, seed phrase veya private key elde olmadan o varlığa fiilen ulaşmak neredeyse imkânsızdır.
Örneğin bir kişi birikimini bir donanım cüzdanında (hardware wallet) tuttuysa ve seed phrase’ini kağıda yazıp güvenli bir yerde saklamadıysa, mirasçılar mahkemeden veraset ilamı çıkarsa bile o varlığa asla ulaşamaz. Kripto para ağlarında bankacılıktaki gibi merkezi bir “şifremi unuttum” mekanizması bulunmuyor; bu da hukuken sahip olunan bir varlığın fiilen kaybolmasına yol açabiliyor. SPK lisanslı platformlar için 31 Mart 2026 itibarıyla devreye giren saklama ve cüzdan güvenliği yükümlülükleri, bu tür varlıkların en azından lisanslı borsalarda tutulan kısmı için kayıt altına alınmasını ve ileride tereke tespitini kolaylaştırmayı amaçlıyor.
Mirasçılar İçin Pratik Erişim Adımları
Kripto varlığın nerede tutulduğu, izlenecek yolu doğrudan belirliyor. SPK lisanslı bir borsada (kimlik doğrulaması yapılmış bir hesapta) tutulan varlıklarda süreç, geleneksel bir banka hesabına benzer şekilde ilerleyebilir:
1. Sulh hukuk mahkemesinden veya noterden veraset ilamı alınır.
2. Bu belgeyle birlikte, hesabın bulunduğu SPK lisanslı borsaya başvurulup varlığın mirasçı adına devri talep edilir.
3. İntikal eden varlığın rayiç bedeli üzerinden 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu kapsamında beyan ve vergi yükümlülüğü yerine getirilir.
Self-custody, yani kişisel bir cüzdanda tutulan varlıklarda ise bu yol çoğu zaman işlemez. Mirasçının yapabileceği tek şey, miras bırakanın bıraktığı yazılı notları, güvenli kasaları veya dijital şifre yöneticilerini taramaktır. Bir borç durumu söz konusuysa, mirasın tamamen reddedilmesi de mirasçıların değerlendirebileceği bir seçenek olarak akılda tutulmalı.
Veraset ilamı süreci, dijital varlıklara erişimin ilk ve zorunlu adımıdır.
Dijital Mirasınızı Bugünden Güvence Altına Almak İçin Neler Yapılabilir?
Asıl sorun genellikle hukuki bir boşluk değil, önceden alınmamış pratik tedbirlerdir. Örneğin vasiyetname hazırlarken yalnızca “X borsasında bir hesabım ve bir donanım cüzdanım var” bilgisini bırakmak bile, şifreyi yazılı olarak vermeden mirasçılara nereye bakmaları gerektiğini gösterir; bu tek başına aylarca sürebilecek bir arayışı önemli ölçüde kısaltabilir.
Benzer şekilde platformların sunduğu “kalıcı kişi” veya “etkin olmayan hesap yöneticisi” gibi ayarları önceden yapmak, güvenilir bir kişiye notarlık huzurunda özel bir vekâletname bırakmak ve seed phrase gibi kritik bilgileri bir banka kasası gibi fiziksel olarak güvenli bir yerde saklamak, mirasçıların yaşayacağı sıkıntıyı büyük ölçüde azaltır. Saklı paylı mirasçıların hakları bu tür düzenlemelerle sınırlandırılamayacağı için, saklı pay kurallarının dijital varlıklar için de geçerli olduğunu unutmamak gerekir.
Sonuç: Uygulamada Nelere Dikkat Edilmeli?
Sosyal medya hesapları ve kripto varlıklar, TMK m.599’daki küllî halefiyet ilkesi sayesinde hukuken zaten mirasçılara geçiyor; asıl mesele bir yasal boşluk değil, fiili erişim güçlüğü. Bu nedenle mirasçıların izleyeceği yol şu sırayı takip etmeli: önce veraset ilamının çıkarılması, ardından varsa SPK lisanslı platforma resmi başvuru yapılması ve intikal eden değerin vergisel yönünün 7338 sayılı Kanun çerçevesinde ihmal edilmemesi.
Kişisel cüzdanlarda tutulan varlıklarda ise en gerçekçi çözüm, sorunu ölümden sonra değil önceden çözmektir: dijital varlıkların bir envanterini çıkarmak, bu envanteri vasiyetname veya güvenilir bir kişi aracılığıyla erişilebilir kılmak ve platformların sunduğu miras araçlarını zamanında etkinleştirmek. Bu basit adımlar, ailelerin aylarca süren belirsizlik yaşamasının önüne geçebiliyor.
Yasal Uyarı
Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her somut olay kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir; hukuki işlem yapmadan önce mutlaka bir avukata danışınız.
Next