Acele Kamulaştırma Nedir ?
Kamulaştırma Kanunu’nun 27. maddesinde düzenlenen acele kamulaştırma, idareye kamu yararının ivedilik arz ettiği özel durumlarda olağan kamulaştırma prosedürünün tamamlanmasını beklemeden taşınmaza el koyma imkânı tanıyan istisnai bir kamulaştırma yöntemidir. Yani kamulaştırma işlemleri tamamlanmadan idareye taşınmaza el koyma imkanı tanıyan bir kurumdur.
Mahkemece 7 gün içinde taşınmaz malın bedelinin tespiti amacıyla bilirkişiler görevlendirilir ve tespit edilen bedel taşınmaz malikinin adına bankaya depo edilir.
Mahkeme tarafından el koyma kararı verildikten sonra tapuya bildirilir ve böylece taşınmazın başkasına devir, ferağ, temlikinin yapılamayacağı tapu kütüğüne şerh edilir.
Hangi Durumlarda Acele Kamulaştırma Kararı Verilir ?
- 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanunu’nun uygulanması esnasında yurt savunmasının gerektirdiği haller yani seferberlik ve savaş gibi olağanüstü durumlarda ,
- Cumhurbaşkanı’nınca kamulaştırmanın acelelik gerektirdiği yönündeki kararları,
- Özel kanunlarda öngörülen olağanüstü durumlarda acele kamulaştırma kararı verilebilir.
Acele Kamulaştırma Davasında Görevli Yargı Yeri
Acele kamulaştırma sürecinde Asliye Hukuk Mahkemeleri görevlidir. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi kapsamındaki acele el koyma talepleri ile ardından açılacak bedel tespiti ve tescil davalarında, taşınmazın değerine bakılmaksızın taşınmazın bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesi kesin yetkilidir. Acele kamulaştırmaya dayanak teşkil eden Cumhurbaşkanı Kararının iptali istemiyle açılacak davalarda ise görevli yargı yeri Danıştay'dır.
Acele Kamulaştırma ile Olağan Kamulaştırma Arasındaki Fark Nedir?
Acele kamulaştırma, olağan kamulaştırmadan farklı olarak kanunda sayılan özel durumlarda başvurulan ve kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere idare tarafından taşınmaza el konulmasıdır. Yani idarenin taşınmaza el koymasına karar verilse de tapuda malik değişmeyecektir. Bu nedenle Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından acele kamulaştırma kararı verilmesi kamulaştırma işlemlerinin tamamlandığı anlamına gelmez. Kamulaştırma işlemlerinin tamamlanabilmesi için idarenin ayrıca ‘’Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil ‘’ davası açması gerekir. Ayrıca idare ilk olarak tüm malikler ile uzlaşma yoluna gidecek olup taraflar arasında uzlaşma olursa belirlenen bedel kamulaştırma bedeli olacak ve idare adına da tescil işlemi gerçekleştirilecektir.
İdare Kamulaştırma Bedelinin Tespiti ve Tescil Davası Açmazsa Ne Olur ?
Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen el koyma kararı neticesinde idareye taşınmaza el koyma yetkisi verilmekte, mülkiyet idareye geçmemektedir. El koyma kararı ile idareye taşınmazı fiilen kullanma ve tasarrufta bulunma yetkisi verilir. Bu aşamadan sonra kamulaştırma işlemlerinin tamamlanması ve mülkiyetin devri için idarenin ilk olarak satın alma usulünü denemesi, mümkün olmaması durumunda makul süre içinde Asliye Hukuk Mahkemesinde ‘’kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası’’ açması gerekir. Makul süre yargı kararlarıyla 6 ay olarak belirlenmiş olup bu süre içerisinde idarenin dava açması gerekir. İdarenin 6 aylık makul süre içerisinde dava açmaması durumunda taşınmaz malikleri kamulaştırması el atma nedeniyle tazminat davası açabilir.
Acele Kamulaştırmada Ödenen Bedel Nihai Bedel midir ?
Acele kamulaştırma aşamasında mahkemece belirlenen tutar taşınmazın nihai bedeli olmayıp, yalnızca el koymaya esas geçici bir depo/avans bedeli niteliğindedir. Taşınmazın nihai bedeli idare tarafından açılacak olan bedel tespiti ve tescil davasında belirlenir. Ayrıca taşınmaz maliki bedele ilişkin itirazlarını da bu davada öne sürebilir.
Kamulaştırılan taşınmaz mal geri alınabilir mi?
Kamulaştırılmış olan taşınmaz malı geri almak mümkündür. Bunun için belli şartların oluşması şarttır. Kamulaştırma bedelinin kesinleşmesinden itibaren 5 yıl içinde taşınmazın kamulaştırma amacına uygun kullanılmaması veya olduğu gibi bırakılması hâlinde malikin taşınmazı geri alma hakkı doğar. Bu hakkın doğduğu tarihten itibaren 1 yıl içinde kullanılması ve tahsil edilen kamulaştırma bedelinin alındığı tarihten itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte idareye geri ödenmesi zorunludur. Ayrıca idare, kamulaştırma sürecinin her aşamasında kamulaştırmadan tek taraflı olarak vazgeçebilir. Acele kamulaştırma sürecinde mahkemece verilen taşınmaza el koyma kararları ise geçici tedbir niteliğinde olduğundan bu kararlara karşı doğrudan istinaf veya temyiz yolu kapalıdır.
Next