Bu çalışmanın amacı; sigorta tazminatlarında yaşanan büyük yolsuzluğun mali, toplumsal, hukuki ve mesleki bilançosunu çıkarmak; adli soruşturmaları bir dönüm noktası kabul ederek bu süreçte zedelenen adalet duygusunu ve mesleğin itibarını yeniden tesis etmektir. Çalışma, bu doğrultuda Baro Başkanlıklarına, meslek ilke ve ahlakına aykırı unsurları tasfiye ederek acil bir arınma sürecine gitmeleri yönünde çağrıda bulunmayı hedeflemektedir.

1. Sigorta Tazminat Davalarının İllegal Yapılar Tarafından 3-5 Avukatlık Ofisine Yönlendirilmesi

21.09.2026 tarihinde tam 253 bin trafik kazası mağdurunun vekaletnamesini alarak 15,6 milyar TL haksız kazanç elde ettiği belirlenen şebekeye yönelik operasyonda, 825 şüpheli hakkında yasal işlem başlatıldı. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde; İstanbul, Ankara, Sakarya ve Gaziantep illerinde bulunan 6 avukatlık ofisi ile 20 şirkete eş zamanlı operasyonlar düzenlendi.

Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve SEDDK’nin derinlemesine yaptığı finansal analizler, şebekenin ağını gözler önüne serdi. Suç örgütleri trafik kazası mağdurlarına ait epikriz raporları, kimlik ve iletişim bilgileri gibi kişisel verileri hastane otomasyon sistemleri, kolluk tutanakları ve sigorta bilgi ağları üzerinden rıza dışı ve sistematik biçimde elde etmiştir. Elde edilen bu hassas veriler, sahada organize biçimde konumlanmış aracı takipçiler ve paravan hasar danışmanlık şirketleri eliyle önceden belirlenmiş hukuk bürolarına servis edilmiştir. Vatandaşların kaza sonrası içinde bulundukları travmatik durum ve çaresizlik istismar edilerek, yaklaşık 253 bin kazazede adına sistematik biçimde vekaletnameler düzenlettirilmiştir. Mağdurların iradelerinin yasadışı veri ağı ve aracı şirketlerin yönlendirmesiyle fesada uğratılması neticesinde elde edilen bu vekâletnameler, 3-5 avukatlık ofisine yönlendirilmiştir. Bu suretle, toplam 15,6 milyar Türk lirası söz konusu organize yapının kontrolüne geçmiştir. Kurulan bu hukuk dışı sistem aracılığıyla sigorta şirketlerinden tahsil edilen milyarlarca liralık tazminat bedelleri, asıl hak sahibi olan mağdurlara eksiksiz ve süresinde aktarılmak yerine, tahsilatların büyük bir kısmı komisyon, masraf veya gayri resmi pay adı altında paravan şirket hesaplarına ve işbirliği yapan kişilere transfer edilmiş, yahut uzun sürelerle şüphelilerin uhdesinde tutularak haksız menfaat sağlanmıştır.

2. Tekelleşme Kıskacındaki Avukatlık Mesleği ve Fırsat Eşitsizliği

Sigorta tazminatı tahsilat süreçlerinde bazı avukatlar illegal yapılarla işbirliği yapmamış olsaydı, bugün 253 bin mağdurun kişisel verileri çalınmayacak ve 15,6 milyar liralık devasa bir vurgunun önüne geçilecekti. Böylece milyarlarca liralık tazminat bedelleri, asıl hak sahiplerine eksiksiz ve zamanında ulaşabilecekti. Üstelik bu durum, tüm avukatlar için de son derece olumlu sonuçlar doğuracaktı. Üstelik bu durum, tüm hukuk camiası için de son derece olumlu sonuçlar doğuracaktı. Yüz binlerce sigorta tazminat davası yalnızca 3-5 avukatın elinde toplanmayacak; rasyonel ve adil bir şekilde dağılarak Türkiye’nin 81 ilindeki tüm avukatların sürece aktif katılımı sağlanacaktı. Vekalet ilişkileri şeffaflaşırken sektördeki haksız tekelleşme de tamamen kırılacaktı.

Örneğin; Yozgat’ta meydana gelen bir kaza sonucunda zarar gören bir vatandaşımız bu şebekenin kıskacına düşmeyecek, hakkını kendi tanıdığı, güvendiği yerel bir avukat aracılığıyla güvenle takip edebilecekti.

Bu istismar düzeni, yalnızca mağdur vatandaşları doğrudan maddi yıkıma sürüklemekle kalmamış; aynı zamanda yargının kurucu unsuru olan savunma makamının kamusal itibarını derinden yaralamış ve ülke çapında meslek etik kurallarına riayet ederek onuruyla çalışan, illegal yöntemlere başvurmayan binlerce avukatın bu büyük pastadan mahrum bırakarak binlerce avukat aleyhine bir haksız rekabet ortamı doğurmuştur.

Avukatların hasar danışmanlık şirketi kisvesi altında faaliyet gösteren aracı organizasyonlarla organik ve sistematik bir menfaat bağı kurarak vekalet temin etmesi, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 48. maddesinin ağır ihlalidir. Söz konusu hüküm, çıkar karşılığı iş getirmeyi ve aracı kullanmayı doğrudan hapis cezası gerektiren bir suç olarak düzenlemiştir. Bu norm, avukatın iş sahibi karşısındaki bağımsızlığını teminat altına alırken, aynı zamanda haksız rekabeti bertaraf etmeyi hedefler.

Sigorta tazminatı tahsil süreçlerinde, hukukun hamisi olması gereken bazı avukatların illegal yapılarla işbirliğine gitmesi, hak sahiplerinin adalete erişimini engellerken toplumsal adalet duygusunu da derinden yaralamıştır. Az sayıda avukatın karıştığı bu illegal ortaklıklar, binlerce onurlu avukatın ve baroların kurumsal imajına da gölge düşürmüştür. Oysa adaletin tecelli etmesi, ancak yargı fonksiyonunun üç sacayağından (iddia, savunma, hüküm) biri olan savunma makamının bağımsızlığı ve etkinliği ile mümkündür. Avukat, aldığı vekaletle bireyin sesini hukukun diliyle yargı mercii önünde yükseltir. Vekalet yetkisi, avukata sadece müvekkilini temsil etme gücü vermez, aynı zamanda yargılamanın keyfileşmesini önleyen kamusal bir denetim yetkisi de yükler. Nasıl devlet ve toplumsal düzen (mülk) adaletsiz yaşayamazsa; adalet de kurumsal ve bağımsız bir savunma olmadan tecelli edemez. Bu dinamik sürecin maddi karşılığı olan vekalet ücretlerinin hakkaniyete aykırı biçimde, eşit ve adil paylaştırılmaması; savunmanın bağımsızlığını zedelediği gibi anayasal bir güvence olan savunma hakkına da zarar vermiştir.

3. Baro Başkanlıklarına Çağrı: "Çürük Elmaları Ayıklama Zamanı"

İllegal yapılar ve onlarla işbirliği yapan avukatlara yönelik başlatılan geniş kapsamlı soruşturmalar fırsat bilinerek, aynı veya benzer olayların yaşanmaması için barolar olarak gerekli tedbirler alınmalı ve disiplin işlemler başlatılarak çürük elmalar ayıklanmalıdır. Zira aracı şebekelerle hareket ederek müvekkillerinin haklarını ihlal eden avukatlar hakkında uygulanan işten çıkarma ve mesleki faaliyetten yasaklama tedbirleri, kamu hizmetinin ve meslek onurunun mutlak bir savunması niteliğindedir.

Ayrıca benzer veri sızıntılarının ve illegal yönlendirme (aracı/takipçi) faaliyetlerinin bütünüyle engellenmesi adına, barolar bünyesinde teknolojik ve hukuki denetim mekanizmalarının hayata geçirilmesi elzemdir. Mesleki tekelin kırılması ve hak kayıplarının önlenmesi, kurumsal denetim altyapısının güçlendirilmesine bağlıdır.

Rauf Karasu

Prof. Dr. Rauf Karasu

Hacettepe Üni. Hukuk Fak. Ticaret Hukuku ABD Başkanı