T.C.

Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

2022/5179 E., 2023/1333 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı, 04.01.1996 tarihinde ... ... ile evlendiğini ve evliliklerinin ... ...'ın vefat ettiği 11.04.1998 tarihine kadar devam ettiğini, ... ...'ın önce ... ile evlendiğini bu evliliklerinin ...'ın vefat ettiği 1995 yılına kadar sürdüğünü, ... vefat ettiğinde geride mirasçı olarak ... ... ile oğulları olan ...'ın kaldığını, ... ... vefat ettiğinde geride kendisi ile ilk eşinden olan çocuğu ...'ın mirasçı olarak kaldığını, ...'den ...'a ve ...'ın vefatından sonra kendisine kalması gereken taşınmaz hisselerinin bir kısmında hiç sorun yaşanmazken dava konusu parsellerin de içinde bulunduğu bir kısmında ise sorunlar yaşandığını ve dava konusu payların geçişinin diğer mirasçı olan davalı adına muvazaalı olarak yapıldığını ileri sürerek, 13532 ada 19 parsel, 13517 ada 21 parsel, 13528 ada 25 parsel ve 13525 ada 18 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında tapuya tesciline karar verilmesini istemiş, talebinin açıklamasına ilişkin 20.10.2020 tarihli dilekçe de açıkça öncelikle muris muvazaası hukuksal nedenine, olmazsa yolsuz tescil hukuksal nedenine dayanıldığını beyan etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, mirasbırakan ...'ın anne babasından kendine intikal edecek miras mallarının, ... ölü olduğundan doğrudan oğlu davalı ...'a geçeceğini, sağ kalan eş ... ...'ın, ölen önceki eşi ...'nin anne ve babasına mirasçı olamayacağını, davanın muvazaa ile ilgisinin olmadığını, intikal işlemi yapanın Tapu Müdürlüğü olduğunu ve davanın genel zamanaşımı süresine tabi olduğunu, kötüniyetli olmadığını, davalının kendi babasından ve dedesi ile anneannesinden miras yolu ile intikal eden taşınmazlarda miras yolu ile kendisine düştüğü için senelerce tarım yaptığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.03.2021 tarihli ve 2018/498 E., 2021/175 K. sayılı kararıyla; muvazaalı işlemin bulunmadığı, geçerli veraset ilamına göre işlem yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, mirasbırakan ...'ın kendisinden önce ölen ilk eşi ...'nin mirasının 1/4'üne, davacı ...'nin ...'tan kalan mirasın 1/4'üne ve ...'tan önce ölerek ...'ı mirasçı olarak bırakan ...'nin mirasının 1/16'sına hak kazandığının sabit olduğunu, dava konusu taşınmazların davalıya kalan paylarının, ...'ye üst soyundan kaldığını, ...'nin vefatından sonra kalan mirasçıları ... ve Ünal arasında paylaştırmadan sonraki yıllarda davacının görmezden gelindiğini, davacının hak kaybına uğramasına neden olunduğunu, davacının dava konusu taşınmazlarda pay sahibi olduğunun açık olduğunu, karara dayanak gösterilen Mahkeme kararına ilişkin beyanlarının alınmadığını, İlk Derece Mahkemesince yanlış ve eksik değerlendirme yapılarak davanın reddine karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile işlemin veraset ilamına göre yapıldığı, muvazaanın söz konusu olmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesindeki taleplerini tekrar ile kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası ve yolsuz tescil (ketmi verese) hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. Bir davada 11.04.1990 tarihi,1990/1-152-236 sayılı Hukuk Genel Kurulu Kararında da belirtildiği üzere birden fazla hukuki sebebe dayanılması olanaklıdır. Bu halde, mahkemece önem sırası dikkate alınmak suretiyle her bir hukuki sebep yönünden araştırma yapılması gerektiği yasal ve yargısal uygulamalar sonucudur.

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 705. maddesinde; “Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.” 1022/1. maddesinde; “Aynî haklar, kütüğe tescil ile doğar; sıralarını ve tarihlerini tescile göre alır.”

1023. maddesinde; “Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur.", 1024/2. maddesinde; “Bağlayıcı olmayan bir hukukî işleme dayanan veya hukukî sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur.”, 1025/1-2. maddesinde "Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmiş ise, bu yüzden aynî ... zedelenen kimse tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir. İyiniyetli üçüncü kişilerin bu tescile dayanarak kazandıkları aynî haklar ve her türlü tazminat istemi saklıdır." düzenlemelerine yer verilmiştir.

3. Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler uyarınca, ayni haklar tapu siciline tescil ile doğar ve tescilin hukuki netice doğurabilmesi için de geçerli bir hukuki sebebinin bulunması zorunludur. Bu hususun tapunun illilik prensibinden kaynaklandığı açıktır. Oysa, oluşan sicilin hukuken geçerli bir sebebi bulunmadığı takdirde, tescilin yolsuz tescil niteliğini taşıyacağı ve sicilin iptali gerekeceğinde kuşku yoktur.

4. TMK'nın 599. maddesi, "Mirasçılar, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazanırlar. Kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasçılar, mirasbırakanın aynî haklarını, alacaklarını, diğer malvarlığı haklarını, taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini doğrudan doğruya kazanırlar ve mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olurlar. Atanmış mirasçılar da mirası, mirasbırakanın ölümü ile kazanırlar. Yasal mirasçılar, atanmış mirasçılara düşen mirası onlara zilyetlik hükümleri uyarınca teslim etmekle yükümlüdürler." hükmünü içermektedir.

5. Ketmi verese (mirasçılığın gizlenmesi) davalarında uyuşmazlığın çözümü, hasımlı veraset ilamı alınmak üzere açılacak bir dava sonucu, mirasbırakanın tüm mirasçılarının belirlenmesi ve davacının bu mirasçılar arasında yer alıp almadığının saptanmasına bağlıdır.

3. Değerlendirme
1. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/2100 E.-1511 K. sayılı hasımsız veraset ilamı ile kök mirasbırakan ... ... ...’in 03.06.1978 tarihinde ölümü ile Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/2101 E.-1512 K. sayılı hasımsız veraset ilamı ile eşi ... ...’in ise 17.12.1980 tarihinde ölümü ile kızları ... ve ..., ölen kızları ... ve ...’nin çocukları ve torunları, kızları ...’nin oğlu davalı ...’ın mirasçı olarak kaldığı, Antalya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1995/1542 E.-1425 K. sayılı hasımsız veraset ilamına göre ise mirasbırakan ...’ın 18.05.1995 tarihinde ölümü ile geriye eşi ... ... ve oğlu davalı ...’ın mirasçı olarak kaldığı, Antalya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1998/834 E.-734 K. sayılı hasımsız veraset ilamına göre ... ...’ın 11.04.1998 tarihinde ölümü ile geriye eşi davacı ... ile ilk eşi ...’den olma oğlu davalı ...’ın mirasçı olarak kaldığı, dava konusu 13532 ada 19 parsel (eski 477), 13517 ada 21 parsel (eski 21), 13528 ada 25 parsel (eski 640) ve 13525 ada 18 parsel (eski619) sayılı taşınmazların kök mirasbırakan ... ... ... adına kayıtlı iken 01.06.2016 tarihinde mirasçılarına intikal ettiği, davalı ... adına 30/150 payın tescil edildiği, 12.04.2011 tarihinde yenileme işlemi ile aynı payların davalı adına kayıtlı olduğu, davacı adına kaydın bulunmadığı anlaşılmaktadır.

2. Dava dilekçesi içeriğinden ve iddianın ileri sürülüş biçiminden muris muvazaası ve ketmi verese hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptal ve tescil talebi ile eldeki davanın açıldığı anlaşılmış olup, muris muvazaası iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik yoktur.

3. Öte yandan, davacının 1998’de ölen eşi ...’ın, 1995’te kendisinden önce ölen ilk eşi ...’nin babası mirasbırakan ... ...’nin mirasında, davalı ... ile birlikte hak sahibi olduğu iddiası ile de eldeki davayı açtığı, Mahkemece dosya arasına alınan veraset ilamlarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

4. Hemen belirtilmelidir ki, davada dayanılan ketmi verese olgusunun, kesinleşmiş verasetin iptali kararıyla ve davacının mirasçı olduğunu gösterir yeni veraset ilamıyla sabit olacağı tartışmasızdır.

5. Hal böyle olunca, öncelikle dava konusu taşınmazın intikaline esas alınan Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/2100 E.-1511 K. sayılı ve Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/2101 E.-1512 K. sayılı veraset ilamlarının iptal edilip edilmediğinin saptanması, iptal edilmedi ise davacıya, intikale esas veraset ilamının iptali ve hasımlı veraset ilamı alması için süre verilmesi, davacının taraf sıfatının bulunduğu belirlendiği takdirde işin esasının incelenmesi ve sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye
Mahkemesine gönderilmesine,

07.03.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

---

T.C.

Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

2021/4264 E., 2022/2612 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasındaki tapu iptal tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine ilişkin kararın, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; başvurunun esastan reddine dair verilen karar, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili, Antalya ili, Kemer ilçesi, Ovacık köyü Büyükovacık Mevkii, 53, 55, 65 numaralı parsel sayılı taşınmazların kötü niyetli olarak ve eksik bilgi verilerek muris ... ......'ın başka mirasçısı olmadığı iddia edilerek sadece ..., ..., ..., ... ve ... adına intikal edilerek tescil edildiğini, muvazaalı bir şekilde gerçekleştirilen bu intikal işleminin iptalini, davalılar adına olan kaydın iptali ile davacılar adına miras hisseleri oranında tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
2.1 Yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
2.2 Davalılardan ... ve ... 07/02/2017 tarihli duruşmada davayı kabul ettiklerini beyan etmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Kemer 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.04.2019 tarihli 2016/215 E. 2019/240 K. sayılı kararıyla, taşınmazlara ilişkin kadastro tespit tutanağının 05.11.1990 tarihinde kesinleşmiş olduğu, davacının 16/03/2016 tarihinde kadastro tespitinden yirmi altı yıl geçtikten sonra davayı açmış olduğu ve davasını kadastro öncesi sebeplere dayandırıyor oluşu dikkate alınarak 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2. İstinaf Nedenleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle, dava konusu taşınmazların davacılara babasından intikal ettiğini, kadastro çalışmalarında davalılar adına tescil edildiğini, davalıların ellerindeki gerçek dışı mirasçılık belgesi ile kadastro tutanaklarının tanzim edildiğini, dava konusu taşınmazların tapuda intikalleri sırasında ibraz edilen hasımsız veraset ilamı ile davacıların elde ettiği hasımsız veraset ilamı arasında mirasçıları yönünden farklılık bulunduğu halde çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, iptali istenen mirasçılık belgesinin bir ya da daha çok mirasçıyı gizleyerek ya da yok sayarak elde etmesinin açık kötüniyet var sayılarak süre sınırı olmaksızın iptal edilmesi gerektiğini, davalılardan ..., ..., ..., ... ... davayı kabul ettiğini, davalı ...’nin kabul etmediğini, Mahkemece bu hususun da değerlendirilmediğini, davacının davaya konu yeri satın almadığı ve miras ediniminin olmadığını, ilk tapulama tutanaklarında ... ... adına taşınmazın yazıldığının tapudan gelen evraklarla açıkça ortada olmasına rağmen, İlk Derece Mahkemesince hatalı hüküm tesis edildiğini ileri sürerek hükmün kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

3. Gerekçe ve Sonuç
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 07/11/2019 tarihli, 2019/674 Esas - 2019/812 Karar sayılı kararıyla; davacılar tarafından kadastro tespitinin muris ... ...’ın mirasçılarının eksik belirlendiğinden yanlış düzenlendiği belirtilerek ketm-i verese iddiasına dayalı olarak açıldığı ve kadastro tespitinin hükmen 05/11/1990 tarihinde kesinleştiği, dava tarihi itibariyle 3402 sayılı Kanunu'nun 12/3 maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunun belirlendiği, bu hali ile davanın reddi yönünde hüküm kurulmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle HMK’nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Temyiz Nedenleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf talepli dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz nedenlerini yineleyerek kararın bozulmasını istemiştir.

3.Gerekçe

3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; ketmi verese hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

3.2. İlgili Hukuk
Uygulamada ve öğretide ketmi verese (mirasçılığın gizlenmesi) davalarında uyuşmazlığın çözümü, hasımlı veraset ilamı alınmak üzere açılacak bir dava sonucu, mirasbırakanın tüm mirasçılarının belirlenmesi ve davacının bu mirasçılar arasında yer alıp almadığının saptanmasına bağlıdır.

3.3. Değerlendirme

3.3.1. Dava konusu 53 parsel sayılı 1.400,00 metrekare, 55 parsel sayılı 1.500,00 metrekare ve 65 parsel sayılı 5.200,00 metrekare yüzölçümlü taşınmazlar ayrı ayrı ... ...’ın ceddinden intikalen 20 yılı aşkın zamandır zilyetliğinde bulundurduğu ve bu parsellerden 55 nolu parsel üzerine 1960 yılında kargir bir ev inşa ettirerek zilyet ve tasarrufunu devam ettirir iken 1965 yılında ölümü ile geriye mirasçı olarak karısı ... kızı ... ... ve bundan doğma evlatları ... ..., ..., ... ve ...’ı terk ettiği ve başkaca da kanuni mirasçısının olmadığı, bu mirasçıların da bu yerler üzerinde müştereken ve kanuni hisseleri oranında zilyet ve tasarruflarında bulundurdukları belirtilerek 4/16 pay ile ..., 3/16 şar pay ile çocukları ... adına tespit edildiği, tespite yapılan itirazın Komisyon tarafından reddedilmesi üzerine 05.11.1990 tarihinde tescil edildiği, taşınmazlardaki Mustafa hissesinin 11.08.2015 tarihinde ...’ye satış suretiyle devredildiği, bilahare taşınmazların 22/a çalışması neticesinde 159 ada 49, 51 ve 185 ada 2 parsel numaraları ile kaydedildiği anlaşılmıştır.

3.3.2. Davacıların mirasçılık iddiasına ilişkin sunulan Kemer 2. Noterliği tarafından düzenlenen 27/04/2015 tarihli 24062 yevmiye numaralı hasımsız veraset ilamına göre ...’ın 27/09/1966 yılında ölümü ile geriye mirasçı olarak oğlu ..., oğlu ..., kızı ..., kızı ..., kızı ..., kızı ... ve kızı ...’nın kaldığı anlaşılmaktadır.

3.3.3. Somut olaya gelince; İlk Derece Mahkemesince taşınmazlara ilişkin kadastro tespit tutanağının 05.11.1990 tarihinde kesinleştiği davacının 16/03/2016 tarihinde kadastro tespitinden yirmi altı yıl geçtikten sonra davayı açtığı ve davasını kadastro öncesi sebeplere dayandırdığı 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş ve aynı gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan istinaf başvurusu reddedilmiş ise de; ketmi verese hukuki nedenine dayalı olarak açılan tapu iptal ve tescil davasında Kadastro Kanunu’nun 12/3 maddesinin uygulanma olanağı bulunmamaktadır.

3.3.4. Ketmi verese olgusu kadastro öncesi neden değil, kadastro tespiti ile açığa çıkan bir durumu ifade etmektedir.

3.3.5. Hâl böyle olunca; davacılara ...’ın mirasçılarını gösterir hasımlı veraset ilamı alması için olanak tanınması, alınacak hasımlı mirasçılık belgesinde davacıların mirasçı olduğu belirlendiği takdirde işin esasının incelenmesi ve sonuca göre karar verilmesi gerekirken değinilen husus üzerinde durulmaksızın yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.

VI. SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin yerinde bulunan temyiz itirazının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1. maddesi uyarınca, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerden dolayı 6100 Sayılı HMK’nin 371/1-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Kemer 1. Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesine gönderilmesine, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 30/03/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.

---

T.C.

Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

2021/10393 E., 2022/447 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, tarafların istinafı üzerine, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince verilen, davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne ilişkin kararın davacılar ve katılma yoluyla davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacılar dava dilekçesinde, dedeleri ...’ın ölümü ile geriye dava dışı ..., ... ve ...'un mirasçı olarak kaldığını, ... 16/11/1994 tarihinde ölümü ile mirasçıları olduklarını, ... ve ...'ın bekar ve çocuksuz olduğunu, ...'ın kardeşleri ... ...'u evlat edindiğini, davacıların annelerinden intikal eden miras payı yanında kardeşleri ... ...'a intikal eden miras payının da sahibi olacağını, taşınmazın 2/3 payının adlarına, 1/3 payının ... adına olması gerektiğini, ancak ...'ın ... ...'u evlat edinmesine rağmen nüfus ve tapu kayıtlarında evlat edinme işlemi görünmediği için ...’ın bekar ve çocuksuz olarak ölmüş gibi değerlendirildiğini, dava konusu 195 parsel sayılı taşınmazda payların hatalı dağıtıldığını, ...'ın bir kısım payını dava dışı ... ...’e, bir kısım payını ise evlat edinme işlemini bilmesine rağmen muvazaalı bir şekilde ve mal kaçırmak gayesi ölünceye kadar bakım akdi ile davalı ...’e devrettiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile veraset ilamında belirtilen oranlarda payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.

II. CEVAP

Davalı cevap dilekçesinde, ...'ın 78 yaşında olduğunu, 2013 yılından beri bakıma muhtaç durumda olduğunu, yüksek tansiyon hastası olduğunu, gözünün birinin hiç görmediğini ve yatalak durumda olduğunu, her türlü ihtiyacını giderdiğini, iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 12/01/2021 tarihli ve 2019/298E. 2021/7K. sayılı kararıyla; tescilin yolsuz olduğu, davalının iyiniyet iddiasında bulunamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

1. İstinaf Yoluna Başvuranlar:

İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2. İstinaf Nedenleri

2.1.Davacılar istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu kök 91 parsel sayılı taşınmazın ifrazı ile dava dışı ...'ın 5.460,06m2 ve 714,95m2'lik taşınmazları aldığını, 195 parsel sayılı taşınmazın malikleri olarak ... ile ... ... kaldığını, mirasçıları olarak da tamamının kendilerine geçtiğini, bu nedenle davalı adına kayıtlı payın tamamının iptali ile adlarına tescile karar verilmesi gerektiğini belirtmişlerdir.

2.2.Davalı istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, iyiniyetli 3. kişi olarak tapu kaydına güven ilkesi gereğince taşınmazı devraldığını, ölünceye kadar bakım akdinin gereklerini de layıkıyla yerine getirdiğini, davacıların kardeşi ...'ın evlatlık alındığını da ortaklığın giderilmesi davasında öğrendiğini belirtmiştir.

3. Gerekçe ve Sonuç:

Bölge Adliye Mahkemesinin 03/11/2021 tarihli ve 2021/1161E. 2021/1377K. sayılı kararıyla; dava dışı ... adına oluşan 1/6 paylık kısmın yolsuz tescil niteliğinde olduğu, davalının aynı köyde yaşadığı, yakından tanıdığı ve yakın ilişkileri olduğu, ...'ın davacıların kardeşini evlatlık almış olduğunu bilebilecek durumda olduğu, davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmese de, mahkemece infaz kabiliyeti olmayacak şekilde m2 belirtilerek verilen tapu iptal tescil kararı kamu düzenine aykırı olduğu gerekçesiyle, davacıların istinaf başvurunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 bendi uyarınca esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

1. Temyiz Yoluna Başvuranlar:
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve katılma yoluyla davalı tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Temyiz Nedenleri:

2.1.Davalı temyiz dilekçesinde özetle; zamanaşımın geçtiğini, iyiniyetli olduğunu, bakım yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davacıların kötüniyetli olup diğer devredilen taşınmazlara ilişkin dava açmadıklarını belirtmiştir.

2.2.Davacılar temyiz dilekçesinde özetle; davalı adına kayıtlı payın tamamının iptal edilmesi gerektiğini, kısmen kabul kararı verilmesini doğru olmadığını belirtmiştir.

3. Gerekçe

3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; ketmi verese hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

3.2. İlgili Hukuk:

Hemen belirtilmelidir ki; ketmi verese (mirasçılığın gizlenmesi) davalarında uyuşmazlığın çözümü, hasımlı veraset ilamı alınmak üzere açılacak bir dava sonucu, mirasbırakanın tüm mirasçılarının belirlenmesi ve davacının bu mirasçılar arasında yer alıp almadığının saptanmasına bağlıdır.

3.3. Değerlendirme

3.3.1. Dava konusu kök 91 parsel sayılı 18.499m2 miktarlı ahşap ev ve fındık bahçesi nitelikli taşınmazın 10/01/1978 tarihli tapulama işlemi ile ¼ pay ile Hamza mirasçıları eşi ..., çocukları ..., ... ve ... adına tescil edildiği, her ne kadar dosya arasında 04/02/2009 tarih 215 yevmiye numaralı intikal işlemi bulunmasa da Tapu Müdürlüğünden intikale dayanak olduğu belirtilen Düzce 2. Sulh Hukuk Mahkemesi 24/12/2008 tarih 2008/193E-108K sayılı veraset ilamına göre ...’ın 1994 yılında ölümü ile geriye 1/3’er payla çocukları davacılar ..., ... ve ...’ın mirasçı olarak kaldığı, Cumayeri Sulh Hukuk Mahkemesi 26/12/2008 tarih 2008/308E-313K sayılı veraset ilamına göre ...’nin 1986 yılında ölümü ile geriye 3/6 pay oğlu ..., 1/3’er payla kızı ...’dan olan torunları davacıların mirasçı olarak kaldığı, Cumayeri Sulh Hukuk Mahkemesi 07/05/2007 tarih 2007/98E-86K sayılı veraset ilamına göre ...’ın 03/04/2007 tarihinde ölümü ile geriye 3/6 payla kardeşi ... ile 1/3’er payla kardeşi ...’ın çocukları davacıların mirasçı olarak kaldığı, belirtilen veraset ilamlarına göre yapılan intikalle taşınmazın 6/12 payının ..., 2/12’şer payının davacılar adına tescil edildiği, 15/04/2009 tarihinde taşınmazın ifrazen 195, 196 ve 197 parsel olduğu ve aynı paylarla dava dışı ... ve davacılar adına tescil edildiği, davaya konu 195 parsel sayılı 12.324,49 m2 miktarlı ahşap ve fındık bahçesi nitelikli taşınmazın 6/12 payının ... tarafından 27/11/2015 tarihli ölünceye kadar bakma akdi ile davalı ...’a devredildiği, dava dışı 196 parsel (5.460m2,06m2) sayılı taşınmazın tamamının 15.04.2009 tarihinde dava dışı ... ...’e ve 197 parsel (714,95m2) sayılı taşınmazın tamamının 10.08.2009 tarihinde dava dışı ... ...’e satış suretiyle devredildiği anlaşılmaktadır.

3.3.2.Davacıların mirasçılık iddiasına ilişkin, Cumayeri Asliye Hukuk Mahkemesi 23/10/2003 tarih 2003/50E,73K sayılı kararı ile ...’ın kardeşi ...’ın kızı ...’ı evlat edindiği, kaydın 09.12.2003 tarihinde nüfusa tescil edildiği, sunulan Düzce 1. Sulh Hukuk Mahkemesi 16/07/2021 tarih 20021/951E-1003K sayılı hasımsız veraset ilamına göre ...’ın ölümü ile kızı ...’ın mirasçı olarak kaldığı onun da 17/04/2007 tarihinde bekar ve çocuksuz ölümü ile kardeşleri davacılar ..., ... ve ...’ın mirasçı olarak kaldığı anlaşılmaktadır.

3.3.3. Somut olaya gelince; hem intikale esas alınan veraset ilamları hem de davacıların mirasçılığını gösteren Düzce 1. Sulh Hukuk Mahkemesi 16/07/2021 tarih 20021/951E-1003K sayılı veraset ilamı hasımsız alınmış olup, mirasçılık belgelerinin aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğu gözetilerek bu konudaki uyuşmazlığın hasımlı veraset ilamı alınarak açıklığa kavuşturulması zorunludur.

3.3.4.Ne var ki, davacılar tarafından dosyaya hasımlı veraset ilamı sunulmadığı gibi kendisine hasımlı veraset ilamı alması için olanak da tanınmamıştır.

3.3.5. Hâl böyle olunca; 04/02/2009 tarih 215 yevmiyeli intikal işlemi dosya arasına alınmak suretiyle, davacılara ... ve ... ...’ın mirasçılarını gösterir hasımlı veraset ilamı alması için olanak tanınması, alınacak hasımlı mirasçılık belgesinde davacıların mirasçı olduğu ve taraf ehliyetinin bulunduğu belirlendiği takdirde işin esasının incelenmesi ve sonuca göre karar verilmesi gerekirken değinilen husus üzerinde durulmaksızın yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.

VI. SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile HMK 371 inci maddesi gereğince Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre temyize konu diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın yatırana iadesine, HMK 373/2 nci maddesi gereğince dosyanın Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 20/01/2022 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.