T.C.

Yargıtay

4. Hukuk Dairesi

2024/5157 E., 2025/14411 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/362 Esas - 2024/361 Karar
SAYISI : 2024/İHK-22265
SAYISI : K-2024/421309

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olduğu araç ile davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan aracın 31.07.2022 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 14.500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 500,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah ile toplam talebini 1.004,383,58 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; usule uygun olmayan başvuru nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, kusur araştırması yapılması gerektiğini, davalının ancak olay tarihindeki teminat limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, davalının geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadığını, olsa bile geçici bakıcı giderinin net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, ceza dosyasının getirtilerek uzlaşmanın araştırılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davalının ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu olduğunu, adli rapor ücretinin reddi gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan 22.05.2023 tarihli maluliyet raporuna göre davacıda %8 oranında sürekli maluliyet bulunduğu, hakem tarafından alınan 16.11.2023 tarihli maluliyet raporuna göre davacıda %14 oranında sürekli maluliyet bulunduğu, hakemce alınan sağlık raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, hükme esas alınması gerektiği, ancak davacının sunduğu rapordaki maluliyet oranı ile kendini bağladığı, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle başvurunun kabulüne, toplam 1.004,383,58 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin itiraz başvurusunda bulunması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, itirazın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faizin uygulanması gerektiğini, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün kusurunun fahiş alındığını, kusur araştırması yapılması gerektiğini, davalının geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadığını, olsa bile geçici bakıcı giderinin net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, emniyet kemerinden kaynaklanan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ceza dosyasının getirtilerek uzlaşmanın araştırılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının yolcu olduğu araç ile davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının tazminat talebine ilişkindir.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden;
a.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata yapılması gerekir.

Somut olayda hükme esas alınan ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanelesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 22.05.2023 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası omurgada birden fazla kırık yaşadığı, meydana gelen iş bu yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %8 olarak hesaplandığı, hakemce alınan sağlık raporunda ise davacının yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranının %14 olduğu, hakemce her ne kadar sağlık kurulu raporunun usule uygun olduğu kanaati oluşsa da, davacının %8'lik raporu sunarak kendini bu oranla bağladığı, bu nedenle 22.05.2023 tarihli maluliyet raporunun(%8) hükme esas alınmasına karar verdiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulandığı 22.05.2023 tarihli maluliyet raporuna göre hüküm tesis edilmiş ise de, kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında yaralanmanın niteliğinin omurgada birden fazla kırık olduğu gözetildiğinde bir yıllık (12 aylık) süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora(%8) itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir.

Şu halde, İtiraz Hakem Heyeti tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, eki cetvel ve listeler ile davacının tüm tedavi evrakı ve raporları temin edilip, davacıyı bizzat muayene etmek suretiyle ve ayrıca kaza ile illiyet bağı kuracak şekilde yerleşim yerine en yakın üniversite adli tıp anabilim dalı başkanlığından (temyiz eden davalı yönünden oluşan usuli kazanılmış haklara dokunulmaması kaydıyla) yeniden maluliyet raporu alınarak sonuca gidilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

b. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.

Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, kaza tespit tutanağının düzenlendiği, buna göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunun belirlendiği, başkaca kusur tespiti yapılmadığı, hakemce, kaza tespit tutanağında yer alan kusur tayini dikkate alınarak davacının tazminat talebinin hesaplatıldığı anlaşılmaktadır.

Olayın meydana geliş şekli, kaza tespit tutanağındaki kusur tayini ile bağlı kalınarak başkaca kusur araştırması yapılmaması, hakemce kusur bilirkişi raporu alınmaması gibi hususlar değerlendirildiğinde, kusur oranlarına ilişkin yapılan araştırma yeterli görülmemiş olup eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.

Şu halde; İtiraz Hakem Heyetince, dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma dosyası da dosya arasında alınarak, tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden seçilecek uzman bilirkişilerden, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir.

VI. KARAR

1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Yukarıda (2-a) ve (2-b) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.