ELEKTRİKLİ ARAÇLARDA PERT BEDELİNE DAİR UYUŞMAZLIKLAR
Kaza Tarihi Esası, Sovtaj Kalemi ve Bilirkişi Raporunun Denetimi
GİRİŞ
Elektrikli araçların ikinci el pazarındaki payı hızla artarken, bu araçların karıştığı kazalar kasko sigortası uygulamasında alışılmış kalıpların dışına çıkan bir uyuşmazlık tipi doğurmuştur. İçten yanmalı araçlarda ağır hasar tartışması genellikle onarımın ekonomik olup olmadığı ekseninde yürürken, elektrikli araçlarda bu eşik çoğu zaman hızla aşılmakta ve taraflar aracın pert sayılması konusunda kısa sürede uzlaşmaktadır. Buna karşılık uyuşmazlık sona ermemekte, yalnızca yer değiştirmektedir: tartışma, aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin ne olduğu ve hasarlı hâlin (sovtaj) hangi bedelle takdir edileceği noktasına taşınmaktadır.
Bu çalışma, elektrikli araçlarda pert hâlinde ödenecek tazminatın belirlenmesine ilişkin hukuki çerçeveyi; kaza tarihi esasının anlamını, rayiç ve sovtaj kalemlerinin birbirinden bağımsız denetlenmesi gereğini, poliçelerde yer alan rayiç bedel tespiti kayıtlarının genel işlem koşulu denetimine tabi olduğunu ve bilirkişi raporunun denetime elverişliliği ölçütünü, güncel Yargıtay kararları ışığında ele almaktadır.
I. ELEKTRİKLİ ARAÇTA PERT EŞİĞİNİN ERKEN AŞILMASI
Kara Taşıtları Kasko Sigortası uygulamasında bir aracın ağır hasarlı (pert) sayılması, onarım maliyetinin rizikonun gerçekleştiği tarihteki rayiç değere yaklaşması ya da bunu aşması esasına dayanır. Elektrikli araçlarda bu eşiğin erken aşılmasının teknik nedenleri bilinmektedir: yüksek voltaj batarya paketi tek başına aracın değerinin önemli bir bölümünü oluşturmakta, paket aracın taban gövdesine yapısal bir eleman olarak entegre edilmekte ve üreticiler termal kaçak riski nedeniyle kasaya ulaşan darbelerde kısmi onarıma izin vermemektedir. Buna soğutma devresi, yüksek voltaj kabloları ve sensörler ile döküm gövde parçalarının onarım yerine değişimi gerektirmesi eklendiğinde, dışarıdan sınırlı görünen bir hasarın parça listesi milyonlarca liralık bir maliyete ulaşabilmektedir.
Bu teknik zeminin hukuki sonucu şudur: elektrikli araç uyuşmazlıklarında pert nitelendirmesi çoğu zaman çekişme konusu değildir. Sigortalının itirazı, aracın pert sayılmasına değil, pert bedelinin hesabına yönelmektedir. Nitekim uygulamada başvuruların önemli bölümü, pert işlemini kabul eden ancak ödenen tutarın gerçek zararı karşılamadığını ileri süren bakiye tazminat talepleridir.
II. TAZMİNATIN ÖLÇÜSÜ: KAZA TARİHİNDEKİ RAYİÇ DEĞER
Türk Ticaret Kanunu m. 1459 uyarınca sigortacı, sigortalının uğradığı zararı tazmin eder. Zarar sigortasında ölçü, sigortalının malvarlığında rizikonun gerçekleşmesi ile meydana gelen eksilmedir. Pert hâlinde bu eksilme, aracın kaza tarihindeki ikinci el piyasa değerine karşılık gelir. Rayiç değerin hangi tarihe göre belirleneceği sorusu, elektrikli araçlarda içten yanmalı araçlara göre çok daha belirleyici bir sonuç farkı doğurmaktadır.
Uygulamada sıkça karşılaşılan bir yöntem hatası, bilirkişinin rapor tarihindeki güncel ilan fiyatlarını esas alıp tüketici fiyat endeksi ile geriye doğru bir indirim yaparak kaza tarihi değerini türetmesidir. Bu yöntem iki bakımdan sakattır. Birincisi, genel fiyat endeksi tek bir mal grubunun fiyat hareketini temsil etmez; elektrikli otomobil segmentinde ikinci el fiyatını belirleyen asıl değişkenler, üreticinin liste fiyatı hamleleri, vergi düzenlemeleri ve yeni versiyon çıkışlarıdır; bu değişkenler enflasyondan bağımsız ve çoğu zaman ters yönde hareket etmektedir. İkincisi, kaza tarihiyle örtüşen veri çoğu olayda mevcuttur: ilan siteleri geçmiş ilanları arşivde göstermese dahi, kaza tarihine yakın tarihli ekran görüntüleri, ilan numaraları, galeri fiyat listeleri ve yayımlanmış piyasa raporları dosyaya sunulabilir. Bu deliller sunulmuşsa, bilirkişinin bunlar hakkında olumlu veya olumsuz tek bir değerlendirme yapmaksızın sonuca varması kabul edilemez.
III. İKİ KALEMLİ HESAP: RAYİÇ VE SOVTAJ
Pert işleminde hasarlı aracın sigortalıda kalması hâlinde ödenecek nakit tazminat, kaza tarihindeki rayiç değerden sovtaj bedelinin düşülmesiyle bulunur. Hesabın iki ucu da kural olarak sigortacının atadığı eksper tarafından belirlenmektedir. Bu yapı, tek yönlü bir itirazın neden çoğu zaman yetersiz kaldığını açıklar: rayiç değerin aşağı çekilmesi ile sovtaj bedelinin yukarı takdir edilmesi, sigortalının malvarlığında birbirini toplayan iki ayrı eksilme doğurur. Bu nedenle itiraz, her iki kaleme birlikte yöneltilmelidir.
Elektrikli araçlarda sovtaj tartışması ayrı bir ağırlık taşır. Batarya modülleri, elektrikli motor ve invertör ikinci el pazarında değerli olduğundan, sovtaj oranı aynı segmentteki içten yanmalı araçlara göre belirgin biçimde yüksek takdir edilebilmektedir. Sovtaj bedelinin farazi biçimde yüksek belirlenmesi iddiası, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 06.03.2024 tarihli ve 2022/839 E., 2024/2506 K. sayılı kararına konu olan uyuşmazlıkta da tartışılmıştır. Aynı kararda onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde iki husus daha belirginleşmektedir: rizikonun teminat dışında kaldığını ispat yükü TTK m. 1409 uyarınca sigortacıya aittir ve sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlık mutlak ticari iş niteliğinde olduğundan hükmedilecek tazminata yasal faiz değil avans faizi işletilmelidir.
Sovtajın sigortalıda kalmayacağı hâllerde ise hesap bütünüyle değişir; hasarlı aracın sigortacıya bırakılması durumunda tazminattan sovtaj indirimi yapılması söz konusu olmaz. Bu nedenle dosyada, sovtajın kimde kalacağının ve hangi belgeyle devredildiğinin açıklığa kavuşturulması gerekir.
IV. RAYİÇ TESPİTİNDE YÖNTEM: POLİÇENİN ÖZEL ŞARTI VE GENEL İŞLEM KOŞULU DENETİMİ
Genişletilmiş kasko poliçelerinin önemli bir bölümünde rayiç değerin nasıl belirleneceğini düzenleyen bir özel şart bulunmaktadır. Yaygın kurgu şöyledir: eksper, piyasadan (yetkili satıcılar, ikinci el satıcıları, galeriler) ve internet sitelerinden en az üç teklif alır; piyasa rayiç değeri, bu teklifler ile sigortacının uzman bir dış firmaya yaptırdığı çalışmanın sonucunun ortalaması alınarak belirlenir.
Bu metni sözleşmeye koyan taraf sigortacıdır. Dolayısıyla yöntemin unsurları gerçekleşmemişse — teklifler yazılı değilse, internet verisi hesaba hiç katılmamışsa, öngörülen ortalama alınmamışsa — varılan sonuç poliçeye aykırıdır. Kayda geçirilmemiş sözlü galerici beyanı, poliçenin aradığı anlamda bir teklif değildir: tarihsiz ve imzasızdır, kimin hangi sıfatla verdiği belgelenmemiştir ve karşı tarafça denetlenmesi fiilen imkânsızdır. Bu beyanların aracın ait olduğu piyasadan başka bir ilde faaliyet gösteren işletmelerden alınmış olması, temsil gücünü ayrıca zayıflatır.
Rayiç bedel tespiti kayıtları genel işlem koşulu niteliğindedir. Türk Borçlar Kanunu m. 23 uyarınca, genel işlem koşullarında yer alan bir hüküm açık ve anlaşılır değilse veya birden çok anlama geliyorsa düzenleyenin aleyhine ve karşı tarafın lehine yorumlanır. Buna ek olarak TTK m. 1425/2, poliçenin ve eklerinin içeriği teklifnameden farklıysa, sigorta ettirenin, sigortalının ve lehtarın aleyhine öngörülmüş bulunan hükümleri geçersiz saymaktadır.
Bununla birlikte bu kayıtların iki yönlü çalıştığını vurgulamak gerekir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 06.03.2024 tarihli ve 2023/13098 E., 2024/2526 K. sayılı kararına konu olayda, poliçenin “Rayiç Bedel Tespiti” klozunda daha önce trafikten çekilme işlemi görmüş araçlarda güncel piyasa rayiç değeri üzerinden yüzde yirmi beş tenzili muafiyet uygulanacağı öngörülmüş; bilirkişi tarafından kaza tarihi rayiç değeri 750.000 TL olarak hesaplanmasına rağmen, kloz gereği hesaplanan 562.500 TL'nin altında değil üstünde bir ödeme (625.000 TL) yapıldığı gerekçesiyle bakiye talebi reddedilmiş ve karar onanmıştır. Buradan çıkan pratik sonuç, poliçe özel şartlarının rayiç tartışmasında ilk okunması gereken metin olduğudur.
V. TSB KASKO DEĞER LİSTESİNİN İŞLEVİ VE SINIRI
Uygulamada rayiç tartışmasının sabit unsurlarından biri Türkiye Sigorta Birliği tarafından yayımlanan Kasko Değer Listesidir. Liste, kural olarak prim ve azami teminat hesabında kullanılan bir referans olup serbest piyasa rayicinin altında kalır; poliçeler de çoğunlukla listeye yalnızca emsal veya muadil araç bulunamadığı hâlde başvurulmasını öngörür. Bu nedenle listedeki değerin doğrudan rayiç yerine ikame edilmesi doğru değildir.
Ne var ki bu tespitin bir de tersi vardır. Liste değeri, piyasanın alt sınırını gösteren nitelikte olduğundan, bilirkişinin liste değerinin dahi altında bir sonuca varması başlı başına açıklanması gereken bir sapmadır. Elektrikli modellerde listenin piyasayı geriden takip etmesi ve bazı versiyonların listede hiç yer almaması, bu sapmanın gerekçesini değil, aksine piyasa araştırmasının daha titiz yapılması gereğini ortaya koyar.
VI. ELEKTRİKLİ ARACA ÖZGÜ DEĞERLEME PARAMETRELERİ
Elektrikli araçlarda rayiç tespitini güçleştiren ve raporlarda çoğu zaman gözden kaçan başlıca unsurlar şunlardır. Birincisi versiyon farkıdır: aynı model ve model yılında farklı menzil ve performans versiyonları arasında yüz binlerce liralık fark bulunabilmekte, yanlış tip kodu üzerinden yapılan araştırma değeri baştan saptırmaktadır. İkincisi ilan havuzunun sığlığıdır: aynı model, yıl, versiyon ve kilometre bandında ilan sayısı sınırlı olduğundan, birkaç ilan üzerinden alınan ortalama tek bir aykırı değerle kolayca aşağı çekilebilmektedir; örneklem genişletilmeli ve uç değerler ayıklanmalıdır. Üçüncüsü üreticinin fiyat hamleleridir. Dördüncüsü, araca tanımlı sürüş destek ve performans yazılım paketlerinin ikinci el fiyatına yansımasıdır; bu kalem raporlarda çoğunlukla hiç sorulmamaktadır. Beşincisi batarya sağlık durumudur: ikinci el alıcı için menzil kaybı belirleyici olmasına rağmen raporlarda ölçüm istenmemektedir. Altıncısı ise yukarıda değinilen liste gecikmesidir.
VII. MUTABAKATNAME VE İBRA SORUNU
Sigortacılar pert işlemlerinde ödemeden önce mutabakatname ya da ibraname imzalatmaktadır. Belgenin “fazlaya ilişkin haklarım saklı kalmak kaydıyla” şerhi düşülerek imzalanması hâlinde belge ibra niteliği taşımaz ve bakiye alacak talep edilebilir. Şerhin bulunmadığı hâllerde ise sonucun her zaman aleyhe olduğu söylenemez.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 29.05.2025 tarihli ve 2025/5501 E., 2025/8818 K. sayılı kararına konu olayda sigortacı, rayiç değeri 285.000 TL, sovtaj bedelini 211.900 TL kabul ederek sigortalıya 73.100 TL nakit ödemiş; sigortalı, gerçek rayicin 505.000 TL olduğunu ve ödemeyi bir an önce alabilmek için belgeyi imzaladığını, edimler arasındaki aşırı orantısızlığın giderilmesi gerektiğini ileri sürerek bakiye talep etmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti davayı reddetmiş; İtiraz Hakem Heyeti ise pert işlemi konusunda mutabakat bulunduğunu, ancak yargılamanın konusunun pert işlemi yönünden bakiye alacak bulunup bulunmadığı olduğunu belirterek, gerekçeli ve denetime açık bilirkişi raporundaki tespite dayanarak 157.000 TL bakiye pert farkına hükmetmiştir. Yargıtay, sigortacının “mutabakat sağlandı, sorumluluğum kalmadı” savunmasını kabul etmeyerek kararı onamıştır.
Karar, mutabakatın varlığının rayicin yanlış belirlendiği iddiasının incelenmesine kendiliğinden engel oluşturmadığını göstermesi bakımından önemlidir. Buna karşılık yukarıda anılan 2023/13098 E. sayılı karar, ihtirazi kayıt konulmaksızın imzalanan mutabakatın, poliçe hükümleriyle birlikte değerlendirildiğinde sigortalı aleyhine sonuç doğurabileceğini ortaya koymaktadır. İki karar birlikte okunduğunda ulaşılan sonuç şudur: belirleyici olan belgenin başlığı değil, poliçe hükümleri karşısında ödenen tutarın gerçek zararı karşılayıp karşılamadığıdır. Şerh ise sigortalının ispat konumunu belirgin biçimde güçlendirmektedir.
VIII. BİLİRKİŞİ RAPORUNUN DENETİME ELVERİŞLİLİĞİ VE UYGULAMADAN BİR ÖRNEK
Rayiç uyuşmazlıklarında rapora itirazın “rakam düşük” beyanından ibaret kalması sonuç vermemektedir. İtirazın, raporun kendi verileri üzerinden kurulması gerekir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 279 uyarınca bilirkişi raporunun gerekçeli olması ve denetime elverişli bulunması zorunludur; birden çok veri kaynağından yararlandığını belirten bir raporun, hangi kaynağa neden üstünlük tanıdığını ve hangisini neden dışladığını açıklamaması bu zorunluluğun ihlalidir.
Uygulamadan alınmış ve tarafların kimliği ile dosya bilgileri çıkarılarak anonimleştirilmiş bir örnek meseleyi somutlaştırmaktadır. 2023 model, kaza anında yaklaşık 64.000 kilometrede bulunan üst donanımlı bir elektrikli otomobil, Ocak 2026'da geçirdiği kaza sonucu pert işlemi görmüş; sigortacı 2.120.000 TL ödeme yapmıştır. Görevlendirilen bilirkişi, rayiç tespiti için dört ayrı kaynağa başvurmuş ve bunların tamamını raporuna dercetmiştir: Kasko Değer Listesinin kaza ayına ait değeri 2.923.205 TL, kendi internet ilan araştırması 2.550.000 TL, kendi endeks projeksiyonu 2.572.338 TL, oto galericilerden derlenen tablonun ortalaması ise 2.275.000 TL olarak raporda yer almıştır. Dört verinin aritmetik ortalaması 2.580.136 TL'dir. Buna karşılık rapor, sonuç bölümünde 2.250.000 TL değerini benimsemiştir; yani kendi topladığı verilerin istisnasız hepsinin ve hatta kendi galerici tablosunun ortalamasının da altında bir sonuca varmıştır. Benimsenen tutar, üç galericiden birinin telefonla bildirdiği rakamla birebir aynıdır. Aralarında 648.205 TL fark bulunan bulguların nasıl uzlaştırıldığına ilişkin raporda tek bir cümle bulunmamaktadır.
İtiraz üzerine alınan ek rapor, galerici tablosundaki ortalamanın hatalı hesaplandığını kabul etmiş ancak sonucu değiştirmemiştir. Uyuşmazlık ancak yeni bir bilirkişi heyeti görevlendirildiğinde çözülmüş; ikinci heyet kaza tarihi değerini 2.450.000 TL olarak belirlemiştir. Bu değerden 1.488.000 TL sovtaj düşüldüğünde ödenmesi gereken tutar 962.000 TL iken sigortacının nakit ödemesi 632.000 TL'de kalmış; aradaki 330.000 TL, yalnızca rayiç rakamının doğru belirlenmesiyle ortaya çıkmıştır. Örnek, iki noktayı göstermektedir: itiraz dilekçesinde yalnızca ek rapor değil, açıkça yeni bilirkişi talebinin de yer alması gerekir; ayrıca sovtaj kalemi rayiç kadar denetlenmediğinde, doğru bulunan bir rayiç dahi sonucu yeterince düzeltmemektedir.
SONUÇ
Elektrikli araçlarda pert uyuşmazlıkları, klasik ağır hasar tartışmasından farklı bir eksende yürümektedir. Pert nitelendirmesi çoğu olayda çekişmesizken, tazminatın miktarı iki değişkene indirgenmiştir: kaza tarihindeki rayiç değer ve sovtaj bedeli. Bu iki kalemin de sigortacının atadığı eksper tarafından belirlendiği bir yapıda, denetimin sözleşme metni ve rapor tekniği üzerinden yapılması gerekir.
Bu çerçevede üç ölçüt öne çıkmaktadır. Birincisi, rayiç değerin kaza tarihine göre ve o tarihle örtüşen verilerle belirlenmesi; endeksleme yoluyla türetmenin, hele elektrikli araç segmentinde, gerçek zararı yansıtmadığının kabulü. İkincisi, poliçenin kendi öngördüğü tespit yönteminin sigortacıyı da bağladığı ve genel işlem koşulu denetimine tabi olduğu. Üçüncüsü, bilirkişi raporunun kendi verileriyle tutarlılığının denetlenmesi ve tutarsızlık hâlinde ek raporla yetinilmeyip yeni bilirkişi incelemesi talep edilmesi. Sigortalı tarafından yapılması gereken ise, kaza tarihine yakın ilan ve teklif verisini rizikonun gerçekleşmesinin hemen ardından kayıt altına almak ve ödeme belgesini fazlaya ilişkin haklarını saklı tutan bir şerhle imzalamaktır.
KAYNAKÇA
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 29.05.2025 tarihli ve 2025/5501 E., 2025/8818 K. sayılı kararı.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 06.03.2024 tarihli ve 2022/839 E., 2024/2506 K. sayılı kararı.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 06.03.2024 tarihli ve 2023/13098 E., 2024/2526 K. sayılı kararı.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 1409, 1425, 1459.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 23.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 279.
Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları.
Next