T.C.
Yargıtay
4. Hukuk Dairesi
2024/6757 E., 2025/17213 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/520 D.İş-2024/531
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2024 İHK-31789 -2024/İHIK-31791
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2024/111878
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalılar vekilleri ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan araçların 03.08.2022 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu yolcu olan davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek ve belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 7.550,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 03.08.2022 tarihinden itibaren ... Sigorta Anonim Şirketinden ve 7.750,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının da 09.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... Sigorta Anonim Şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiş; bedel artırım dilekçesiyle taleplerini ... Sigorta AŞ yönünden 500.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; başvuru şartının gerçekleşmediğini, başvurunun usulden reddine karar verilmesini, müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber aleyhe takdir edilecek vekâlet ücretinin AAÜT'de belirtilen vekâlet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulden reddine karar verilmesini, müterafik kusur ve hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, kabul anlamına gelmemekle beraber aleyhe takdir edilecek vekâlet ücretinin AAÜT'de belirtilen vekâlet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuran tarafından sunulan 01.08.2023 tarihli ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Kurul Raporunda Çocuklar için Özel Gereksinim Yönetmeliğine göre Özürlülük Ölçütü Yönetmeliğine göre hesap yapıldığı, yargılama sırasında alınan raporda ise maluliyet bulunmadığının bildirildiği gerekçesiyle davacının talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaza tarihi 03.08.2022 olup kaza tarihinde 18 yaşının altında olan başvurucu için alınacak olan sağlık kurulu raporunun, 20.02.2019 gün ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Çocuklar için Özel Gereksinin Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” (ÇÖZGER) hükümlerine göre düzenlenmesi gerektiği, ÇÖZGER hükümlerinde Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkından Yönetmelik hükümlerine atıf yapıldığı başvuran tarafından 01.08.2023 tarihli ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Kurul Raporunun doğru yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olduğu, buna karşın Uyuşmazlık Hakemi tarafından alınan bilirkişi raporunda “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” kullanıldığı, başvurucu tarafından dosyaya ibraz edilen ve oluşa uygun olan ... Üniversitesi Adli Tıp Kurulu raporu doğrultusunda sonuca gidilmesi gerektiği kabulü ile itirazın bu açıdan kabulü ile alınan hesap bilirkişi raporu doğrultusunda belirlenen tazminattan; başvurucu ...'ın kazaya karışan ... Sigorta AŞ tarafından sorumluğu sigorta edilen motosiklette yolcu olarak bulunduğu, motosiklet sürücüsü Berk'in arkadaşı olduğu anlaşıldığından %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği kabulüne ancak bilirkişi tarafından belirlenen maluliyet tazminatı olan 628.996,59 TL'den %20 hatır taşıması indirimi yapıldığında başvuranın talep edebileceği tazminat miktarının 503.196.80 TL olduğu, başvuran vekili tazıninat talebini 500.000,00 TL olarak ıslah etmiş olduğundan hatır taşıması indirimi yapılmış olunsa dahi talep edilen miktarın hüküm altına alınması gerektiği gerekçesiyle başvuran vekilinin itirazlarını kabulü ile Uyuşmazlık Hakemi Kararının kaldırılmasına yeniden hüküm kurulmasına; "2- Başvurucu vekilinin talebinin kabulü ile 500.000,00 TL sürekli iş görmezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 18.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta ve ... Sigorta dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile başvurana ödenmesine, ...4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 17/2, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17.maddesi uyarınca takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ... şirketlerinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile başvurana ödenmesine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; aynı kaza için iki sigortaya başvuru yapıldığı durumlarda sigorta şirketlerinin müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun kusur oranları ayrıştırıldığı an sona erdiği, hesap raporunda bu durum gözetilmeksizin iki sigorta şirketinin toplam kusur oranı tespit edilerek tazminattan kusur ayrıştırması yapılmaksızın hesaplama yapıldığını belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... AŞ vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet oluşmadığını, hesap yönteminin hatalı olduğunu, hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... AŞ vekili temyiz dilekçesinde; dava şartı eksikliği sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini, sunulan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, raporlar arasında çelişkinin giderilmediğini, hesaplamada teknik faizin %0 olarak esas alınması gerektiğini, müterafik kusur söz konusu olduğundan tazminat bedelinde hakkaniyete uygun indirim uygulanmasını, hatır taşıması indirimi yapılmasını, CMK madde 253 kapsamı gereğince uzlaşma olup olmadığının tespitini, başvuran vekili lehine hükmedilen vekâlet ücretinin güncel mevzuat hükümlerine ve yargıtay tarafından kabul edilen esaslara göre hesaplanmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... şirketleri tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan araçların karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, tazminat hesaplama yönteminin doğru olmasına göre, davalılar vekillerinin ve davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Tarafların diğer temyiz itirazlarına gelince; 6100 sayılı HMK’nın "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26/1 maddesi "(1) Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." şeklindedir.
Dosyanın incelenmesinde; davacı yolcu olup başvurusunda içinde bulunduğu araç ile karşı araç sigorta şirketlerinden ayrı ayrı talepte bulunduğu anlaşılmış olup, bu durumda kusur incelemesi yaptırılarak her iki araç sürücüsünün de kusur oranları belirlenerek, davalı ... şirketleri yönünden, sigortalılarının kusurları oranında tazminata hükmedilmesi gerektiği halde müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Şu durumda Hakem Heyetince, 6100 sayılı HMK’nın 26/1 maddesindeki hüküm gözetilmek suretiyle davacının talebiyle bağlı kalınarak davalı ... şirketleri yönünden ayrı ayrı hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde müşterek ve müteselsilen karar verilmesi hatalı olmuş olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3. Davalı ... AŞ vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacının bedel artırım dilekçesi incelendiğinde, dilekçenin başında sadece ... Sigorta Anonim Şirketinin gösterildiği ve dilekçe içeriğinde de yalnızca bu şirket yönünden talep artırımının talep edildiği anlaşılmış olup bu yön gözetilmeden bedel artırımından davalı ... AŞ'nin de sorumlu tutulması hatalı olmuştur.
4. Davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
A. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybı oluştuğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.20 13... .06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.20 15... .02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, ayrıca çoçuklar için 20.02.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Çocuklar için Özel Gereksinim Değerlendirmesi Yönetmelik” hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; kaza tarihi 03.08.2022 olup, davacıda oluşan maluliyetin tespitine yönelik ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 01.08.2023 tarihli raporda davaya konu olay nedeniyle davacıda %5 oranında maluliyet oluştuğu tespitine yer verilmiştir. Ne var ki, anılan raporda maluliyet oranının kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre düzenlenmesi gerekirken kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunmayan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve eki cetvelleri hükümlerine atıf yapılarak buna göre yapılması yerinde değildir. Bu yönüyle, maluliyet oranı tespitine ilişkin bu rapor, karara esas almaya elverişli olmadığından, maluliyetin belirlenmesi konusunda yapılan araştırma yetersizdir.
Bu durumda, İtiraz Hakem Heyeti tarafından kazayla ilgili eksik kalan tedavi evrakları temin edildikten sonra, yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" ölçülerine göre, üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından davacının kaza nedeniyle uğradığı sürekli çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı/süresi konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
B. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78. ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150. maddesi ve eki Cetvel uyarınca; motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur.
Davacının yolcu olarak motosiklette seyahat etmesine rağmen koruma başlığı (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir.
Somut olayda; motosiklette yolcu konumunda bulunan davacının trafik kazası sonucu yaralandığı ve koruyucu başlık (kask) takmadığı hususu yaralanmanın "Sol maksillar sinüs lateral duvarda fraktür" şeklinde kafa bölgesinden olması olgusu ile sabittir. Buna göre; davacının koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52. maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı ve davalılar vekillerinin, (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı ... AŞ vekilinin ve (4) (A-B) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ve davalılara iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
24.12.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK md. 52 de düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.
Müterafik kusura ilişkin indirimden yalnızca temyizinde bunu ileri süren davalı tarafın yararlanabileceği gözetildiğinde, temyizinde bu hususu ileri sürmeyen davalı ... AŞ'nin bu indirimden yararlanmasının mümkün olmamasına göre, sayın çoğunluğun (4-B) numaralı bentteki bozma bendinin müterafik kusuru ileri sürmeyen davalı ... AŞ için resen uygulanabileceği kararına katılmıyorum.
Next





