Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 06.10.2025 tarihli kararıyla, trafik kazasında hayatını kaybeden kişinin desteğinden yoksun kalan araç işleteninin kendi zorunlu trafik sigortacısından tazminat talep edemeyeceğini; buna karşılık aktüeryal hesaplamada destek payının dikkate alınabileceğini, ancak tazminata hak kazanamayan işletene garame payı ayrılamayacağını ortaya koymuştur. Karar, özellikle araç işleteninin aynı zamanda kazaya %100 kusurlu olarak sebebiyet veren sürücü olduğu uyuşmazlıklar bakımından önem taşımaktadır.
1. Uyuşmazlığın Konusu ve Yargılama Süreci
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 06.10.2025 tarihli, 2025/7940 Esas ve 2025/13608 Karar sayılı ilamı, destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması ve sigorta teminatının hak sahipleri arasında paylaştırılması bakımından önemli hukuki değerlendirmeler içermektedir.
Karara konu olayda, 01.12.2016 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında, zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunan araçta yolcu olarak seyahat eden kişi hayatını kaybetmiştir. Müteveffanın yakınları, destekten yoksun kaldıkları gerekçesiyle sigorta şirketinden tazminat talebinde bulunmuştur.
Yargılama sırasında davacılardan birinin kazaya karışan aracın işleteni olduğu belirlenmiş; bu kişinin kendi sorumluluğunu teminat altına alan zorunlu trafik sigortacısından tazminat talep edip edemeyeceği ve poliçe limitinin hak sahipleri arasında nasıl paylaştırılacağı uyuşmazlık konusu olmuştur.
Sigorta tahkim yargılamasında araç işleteni olan davacının talebi reddedilmiş, diğer davacının destekten yoksun kalma talebi ise kabul edilmiştir. Uyuşmazlık, bozma kararları sonrasında yeniden yapılan hesaplamalar ve garame uygulaması yönünden Yargıtay incelemesine taşınmıştır.
2. Araç İşleteni ve %100 Kusurlu Sürücünün Tazminat Hakkı
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca araç işleteni, motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen ölüm ve yaralanma zararlarından kanunda öngörülen koşullarla sorumludur.
Aynı Kanun'un 91. maddesinde düzenlenen zorunlu mali sorumluluk sigortası ise işletenin üçüncü kişilere karşı doğabilecek hukuki sorumluluğunu teminat altına almaktadır.
Zorunlu trafik sigortasının amacı, işletenin kendi zararlarını değil, işletenin hukuken sorumlu olduğu üçüncü kişilerin zararlarını karşılamaktır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi de incelemeye konu kararında, kazaya karışan aracın işleteni olan davacının, kendi sorumluluğunu üstlenen zorunlu trafik sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceğini kabul etmiştir.
Bu hukuki yaklaşım, araç işleteninin aynı zamanda kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olan sürücü olduğu durumlarda ayrıca önem kazanmaktadır. Böyle bir durumda, kişinin hem sigortayla teminat altına alınan sorumluluğun sahibi olması hem de kendi kusurlu eylemiyle desteğin ölümüne sebebiyet vermesi, tazminat hakkının değerlendirilmesinde dikkate alınması gereken iki ayrı hukuki olgudur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesi ile Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi kapsamında, kişinin kendi kusuruyla meydana getirdiği zarardan yararlanıp yararlanamayacağı ayrıca değerlendirilmelidir.
Dolayısıyla destekten yoksun kalma tazminatının bağımsız bir hak olması, araç işleteninin veya zararın meydana gelmesine tam kusuruyla sebebiyet veren sürücünün her durumda kendi zorunlu trafik sigortasından tazminat alabileceği anlamına gelmemektedir.
3. Tazminata Hak Kazanamayan İşletenin Destek Payı Hesaplamada Dikkate Alınabilir
Kararın dikkat çekici yönlerinden biri, destek payının aktüeryal hesaplamada dikkate alınması ile sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkının birbirinden ayrılmasıdır.
Yargıtay, işletenin kendi zorunlu trafik sigortacısından tazminat isteyemeyeceğini kabul etmekle birlikte, destek payının hesaplamada dikkate alınmasını yerinde bulmuştur.
Bu yaklaşımın temelinde, destekten yoksun kalma tazminatı hesabında müteveffanın sağlığında gelirini hangi aile bireyleriyle ve hangi oranlarda paylaşacağının belirlenmesi bulunmaktadır.
Başka bir ifadeyle, bir kişinin sigorta teminatından tazminat alamaması, onun müteveffanın gelirinden sağlığında yararlanacağı varsayımının aktüeryal hesaplamadan mutlaka çıkarılmasını gerektirmez.
Ancak bu durum, aynı kişinin sigorta teminatından ödeme alabileceği veya garame hesabında hak sahibi olarak gösterilebileceği anlamına gelmemektedir.
4. Garame Hesabında Belirleyici Ölçüt: Tazminata Hak Sahipliği
Kararın uygulama bakımından en önemli sonucu, garame hesabına ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 96. maddesi uyarınca, zarar görenlerin tazminat taleplerinin toplamının sigorta teminatını aşması durumunda, kanunda öngörülen esaslar çerçevesinde oransal paylaştırma yapılması gündeme gelmektedir.
Ancak garame hesabında dikkate alınacak kişilerin, ilgili sigorta teminatından hukuken tazminat talep etme hakkına sahip olmaları gerekir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, incelemeye konu kararında, işleten sıfatıyla tazminata hak kazanamayan davacının garame dağılımında pay sahibi kabul edilmemesi gerektiğine işaret etmiştir.
Kararda, diğer hak sahibi olan annenin zararının poliçedeki ölüm teminat limitinden yüksek çıkması karşısında, teminat limitinin garame yapılmadan anneye verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Bu tespit, özellikle birden fazla destekten yoksun kalan kişinin bulunduğu trafik kazalarında önem taşımaktadır.
Zira tazminata hak kazanamayacak bir kişiye garame payı ayrılması, gerçek hak sahiplerinin sınırlı sigorta teminatından yararlanabilecekleri miktarın hukuka aykırı şekilde azalmasına neden olabilecektir.
5. Kararın Uygulamadaki Önemi
Söz konusu karar, destekten yoksun kalma tazminatı davalarında aktüeryal bilirkişi raporlarının değerlendirilmesi bakımından üç önemli sonucu ortaya koymaktadır.
Birincisi, destekten yoksun kalan kişinin müteveffayla yakınlık ilişkisi bulunması, her durumda ilgili zorunlu trafik sigortasından tazminat alabileceği anlamına gelmemektedir. Öncelikle kişinin sigorta teminatı kapsamında hak sahibi olup olmadığı belirlenmelidir.
İkincisi, aktüeryal destek payı ile sigorta teminatından ödeme yapılacak garame payı birbirinden farklı kavramlardır. Tazminat alamayan bir kişinin varsayımsal destek payı hesaplamada korunabilirken, kendisine sigorta teminatından garame payı ayrılamayabilir.
Üçüncüsü, bilirkişi tarafından yapılan garame hesabının denetlenmesinde yalnızca matematiksel oranların doğruluğu yeterli değildir. Paylaştırmaya dahil edilen kişilerin hukuki statüleri de incelenmelidir.
Özellikle araç işleteninin aynı zamanda kazaya %100 kusuruyla sebebiyet veren sürücü olması hâlinde, bu kişinin tazminat hakkı ile diğer destekten yoksun kalanların bağımsız tazminat hakları birbirinden ayrılarak değerlendirilmelidir.
Bu nedenle mahkemelerce, poliçe limitinin toplam zararı karşılamadığı uyuşmazlıklarda, öncelikle sigorta teminatından tazminata hak kazanan kişilerin belirlenmesi, ardından garame hesabının bu kişiler yönünden yapılması gerekmektedir.
6. Sonuç ve Değerlendirme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 06.10.2025 tarihli, 2025/7940 E. ve 2025/13608 K. sayılı kararı, destekten yoksun kalma tazminatında destek payı ile garame payı arasındaki hukuki ayrımın önemini ortaya koymaktadır.
Karardan çıkan temel sonuç şudur: Tazminata hak kazanamayan araç işleteninin destek payı aktüeryal hesaplamada dikkate alınabilirse de, bu kişiye zorunlu trafik sigortasının teminat limitinden garame payı ayrılamaz.
Araç işleteninin aynı zamanda kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu sürücü olduğu durumlarda ise kişinin kendi kusurundan kaynaklanan tazminat talebinin hukuki niteliği ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu çerçevede, tazminat hakkı bulunmayan kişilerin garame dağılımına dahil edilmesi suretiyle gerçek hak sahiplerinin tazminatlarının azaltılması hukuken isabetli değildir.
Kararın, özellikle araç işleteninin müteveffanın yakını olduğu, aynı zamanda kusurlu sürücü sıfatını taşıdığı ve poliçe limitinin bütün zararları karşılamadığı destekten yoksun kalma tazminatı uyuşmazlıklarında önemli bir hukuki değerlendirme kaynağı olduğu kanaatindeyiz.
Av. Emrah HACIOĞLU
KARAR KÜNYESİ
Konu: Destekten yoksun kalma tazminatı, araç işleteninin tazminat hakkı, destek payı, garame hesabı ve zorunlu mali sorumluluk sigortası.
Next




