Ceza muhakemesinin soruşturma evresi, suç şüphesinin aydınlatılması ve maddi gerçeğe ulaşılması bakımından büyük önem taşımaktadır. Bu süreçte soruşturmanın sağlıklı yürütülmesi, delillerin korunması ve soruşturmanın amacının tehlikeye düşürülmemesi amacıyla gizlilik ilkesi benimsenmiştir. Ancak soruşturmanın gizliliği ile şüphelinin savunma hakkı ve müdafi yardımından etkin biçimde yararlanma hakkı arasında hassas bir denge bulunmaktadır.
Özellikle müdafiin dosya içeriğini inceleme yetkisinin kısıtlandığı soruşturmalarda, savunma faaliyetinin hangi sınırlar içerisinde yürütülebileceği, müdafiin hangi yetkilerini kullanabileceği ve şüphelinin haklarının nasıl korunacağı önemli hukuki sorunlar doğurmaktadır. Zira dosyanın tamamına erişemeyen müdafi, çoğu zaman ifade alma ve tutuklama gibi şüphelinin hukuki durumunu doğrudan etkileyen işlemlerde savunma görevini yerine getirmek durumunda kalmaktadır.
Bu çerçevede, soruşturmanın gizliliğinin savunma hakkını ortadan kaldıran veya müdafiin mesleki faaliyetini etkisizleştiren bir uygulamaya dönüşmemesi gerekir. Çalışmamızda, kısıtlama kararı bulunan soruşturma dosyalarında müdafiin hukuki yetki ve sorumlulukları, dosya inceleme hakkının sınırları, başvurulabilecek hukuki yollar ve uygulamada karşılaşılan sorunlar ele alınarak soruşturmanın gizliliği ile etkin savunma hakkı arasındaki denge değerlendirilecektir.
I. GİRİŞ VE NORMATİF ÇERÇEVE: SORUŞTURMANIN GİZLİLİĞİ İLE SAVUNMA HAKKI ARASINDAKİ DENGE
Ceza muhakemesi hukukunda soruşturma evresi, maddi gerçeğin araştırılması, delillerin karartılmasının önlenmesi ve şüpheli üzerindeki isnadın aydınlatılması bakımından kritik bir öneme sahiptir. Bu aşamada soruşturmanın selametini temin etme amacı ile şüphelinin adil yargılanma, savunma ve müdafi yardımından etkin yararlanma hakları arasında hassas bir denge kurulması zorunludur.
Normatif çerçevenin anayasal ve yasal temelleri şu düzenlemelere dayanmaktadır:
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 36/1: Herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğunu güvence altına almaktadır.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 19/8: Hürriyeti kısıtlanan kişilerin, kısa sürede durumları hakkında karar verilmesini ve bu kısıtlamanın kanuna aykırılığı hâlinde hemen serbest bırakılmalarını sağlamak amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma hakkını tanımaktadır.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 157/1: Kanunun başka hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizli olduğunu kurala bağlamaktadır.
5271 sayılı CMK m. 153/1: Müdafiin, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebileceğini ve istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabileceğini düzenlemektedir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 2/3 ve m. 46/2: Yargı organları ve kamu kurumlarının avukatlara görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olmak ve kanunlarındaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla bilgi ve belgeleri incelemelerine sunmakla yükümlü olduğunu; avukatın vekâletname olmaksızın dava ve takip dosyalarını inceleyebileceğini, vekâletname ibrazı hâlinde örnek alabileceğini emretmektedir.
Soruşturmanın gizliliğinin hukuki gayesi ve savunma hakkı karşısındaki konumu, yargı içtihatlarında etraflıca açıklanmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.10.2023 tarihli (E. 2019/385, K. 2023/534) kararında gizliliğin temel fonksiyonu; "Soruşturmalarda gizliliğin korunmasında, maddi gerçeğin bulunmasına yönelik soruşturma faaliyetinin selametinin yanı sıra, masumiyet karinesi ile bu karinenin görünümü olan kişilerin lekelenmeme olarak adlandırılan haklarının korunması da amaçlanmaktadır." şeklinde tespit edilmiştir.
Bununla birlikte, Ceza Genel Kurulunun 06.11.2024 tarihli (E. 2023/614, K. 2024/340), 18.10.2023 tarihli (E. 2019/385, K. 2023/534) ve 15.02.2023 tarihli (E. 2019/26, K. 2023/91) kararlarında aktarılan 6352 sayılı Kanun Tasarısı gerekçesinde soruşturma gizliliğinin sınırları açıkça vurgulanmıştır:
"Her şeyden önce bu gizlilik, savunma hakkını kısıtlar bir şekilde uygulanamayacaktır. Soruşturma evresindeki işlemler ve içerikleri, soruşturmanın taraflarından şüpheliye veya müdafiine karşı, savunma hakkının kullanılmasını engelleyecek şekilde gizli tutulamayacaktır."
Aynı Kanun değişikliği gerekçesinde, "Avukat, soruşturma dosyasını incelemek olanağına sahiptir." denilerek müdafiin dosyaya erişiminin asıl olduğu ve gizlilik kuralının savunma makamını tamamen işlevsiz bırakacak biçimde yorumlanamayacağı ifade edilmiştir.
II. CMK M. 153 KAPSAMINDA DOSYAYA ERİŞİMİN KISITLANMASI: KOŞULLAR, KAPSAM VE İSTİSNALAR
1. Kısıtlama Kararının Verilme Koşulları (CMK m. 153/2)
CMK m. 153/2 uyarınca müdafiin dosya içeriğini inceleme veya belgelerden örnek alma yetkisi, "soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek ise Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla kısıtlanabilir" (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 28.10.2025, E. 2024/3311, K. 2025/10746). Kanun koyucu kısıtlama kararı verilmesini üç kümülatif şarta bağlamıştır:
1. Katalog Suç Sınırlaması: Kısıtlama kararı yalnızca CMK m. 153/2 fıkrasında sınırlı biçimde sayılan katalog suçlara ilişkin soruşturmalarda verilebilir:
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda yer alan kasten öldürme (m. 81, 82, 83), cinsel saldırı (m. 102 birinci fıkra hariç), çocukların cinsel istismarı (m. 103), uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (m. 188), suç işlemek amacıyla örgüt kurma (m. 220), Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (m. 302, 303, 304, 307, 308), Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (m. 309 ila 316), Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk (m. 326 ila 337).
6136 sayılı Kanun m. 12’de tanımlanan silah kaçakçılığı suçları.
5411 sayılı Bankacılık Kanunu m. 160’ta tanımlanan zimmet suçu.
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda tanımlanan suçlar.
Bu katalog haricindeki suçlarda dosya inceleme ve örnek alma yetkisi hiçbir surette kısıtlanamaz.
2. Cumhuriyet Savcısının İstemi ve Hâkim Kararı: Karar re’sen verilemez. Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısının talebi üzerine sulh ceza hâkimliği tarafından verilmelidir.
3. Soruşturmanın Amacının Tehlikeye Düşmesi Riski: Dosyanın incelenmesinin maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını, delillerin muhafazasını veya soruşturmanın selametini tehlikeye düşüreceğine ilişkin somut olguların bulunması gerekir.
2. Dosya İnceleme Yetkisinin Süjesi ve Müdafilik Sıfatı
Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.10.2025 tarihli (E. 2024/3311, K. 2025/10746) kararında vurgulandığı üzere, CMK m. 153 kapsamındaki inceleme ve kısıtlama rejimi münhasıran şüpheli veya sanığın müdafiine ilişkindir: "ancak şüpheli veya sanığın baro tarafından atanan veya vekalet sözleşmesi olan avukatın müdafi sayılması, dosyayı inceleme yetkisinin de yalnızca şüpheli veya müdafiye tanınması her avukata böyle bir yetkinin verilmemiş olması" gerekmektedir. Dolayısıyla müdafilik sıfatı bulunmayan avukatların CMK m. 153/1’deki doğrudan dosya inceleme yetkisinden yararlanamayacağı, bu sıfatın vekâletname, görevlendirme yazısı ya da UYAP kaydı ile tevsik edilmesi gerektiği belirtilmiştir.
3. Kısıtlama Kapsamı Dışında Kalan Belgeler (CMK m. 153/3)
CMK m. 153/3 hükmü, kısıtlama kararı verilmiş olsa dahi savunma makamının mutlak surette erişimine açık tutulması gereken evrakı belirlemiştir:
Yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanaklar (kolluk, savcılık veya hâkimlik ifade ve sorgu tutanakları),
Bilirkişi raporları,
Adı geçenlerin (şüpheli veya müdafiin) hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar (arama, elkoyma, yer gösterme, keşif tutanakları gibi).
Bu belgeler hakkında kısıtlama kararı uygulanamaz; müdafiin talebi hâlinde gecikmeksizin incelemesine sunulmalı ve harçsız örneği verilmelidir.
4. Kısıtlamanın Sona Ermesi (CMK m. 153/4)
CMK m. 153/4 uyarınca; müdafi, iddianamenin mahkeme tarafından kabul edildiği tarihten itibaren dosya içeriğini ve muhafaza altına alınmış delilleri inceleyebilir, bütün tutanak ve belgelerin örneklerini harçsız olarak alabilir. Dolayısıyla soruşturma evresindeki kısıtlama kararı iddianamenin kabulüyle kendiliğinden sona erer.
5. Müdafiin Yetki ve Sorumlulukları ile Sır Saklama Sınırı (TCK m. 285)
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.11.2024 tarihli (E. 2023/614, K. 2024/340) ve 15.02.2023 tarihli (E. 2019/26, K. 2023/91) kararlarında işaret edildiği üzere, 6352 sayılı Kanun ile TCK m. 285 yeniden düzenlenmiş olup: "soruşturmanın gizliliği kavramı, soruşturmanın taraflarına veya diğer kişilere karşı gizliliğin ihlali şeklinde ikiye ayrılmıştır".
Ceza Genel Kurulunun anılan kararlarında aktarılan kanun değişikliği gerekçesinde, dosya inceleme yetkisine sahip müdafiin edindiği delil ve bilgileri "sadece müvekkilini savunması için kullanacak, bunları yayınlamak, örneğin medyaya vermek gibi fiillere girişemeyecektir" tespiti yer almaktadır. Müdafi, savunma sınırları içinde dosyadan bilgi edinme hakkına sahipken, bu bilgileri alenileştirmeme ve savunma faaliyeti dışına çıkarmama sorumluluğu altındadır.
III. KISITLAMA REJİMİ ALTINDA İFADE, TUTUKLAMA VE ADLİ KONTROL SÜREÇLERİNDE SAVUNMA STRATEJİSİ
Dosyaya erişimin kısıtlandığı soruşturmalarda şüphelinin usul güvencelerinden tam olarak yararlanabilmesi, müdafiin savunmayı şekli bir refakatin ötesine taşıyarak etkin yürütmesine bağlıdır. Yargıtay 3. Ceza Dairesi 26.02.2024 tarihli (E. 2021/21033, K. 2024/2685) ve 01.10.2024 tarihli (E. 2022/3028, K. 2024/11024) kararlarında temel savunma haklarına ilişkin olarak: "bu hakların teorik ve soyut değil, etkili ve pratik olacak şekilde yorumlanması gerekmektedir" ilkesini kabul etmiştir.
A. İfade ve Sorgu Aşamasında Etkin Savunma
1. Müdafi ile Görüşme ve Refakat Güvencesi: CMK m. 154/1 uyarınca şüpheli, vekâletname aranmaksızın müdafii ile her zaman başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşme hakkına sahiptir. Belirli terör ve örgütlü katalog suçlarda CMK m. 154/2 uyarınca hâkim kararıyla görüşme en fazla yirmi dört saat süreyle kısıtlansa dahi, bu süre zarfında kesinlikle ifade alınamaz. Yargıtay 3. Ceza Dairesi 10.05.2023 tarihli (E. 2021/16679, K. 2023/2907) ve 04.04.2024 tarihli (E. 2022/2165, K. 2024/5185) kararlarında: "Kural olarak, sanığa, polis tarafından ifadesinin alındığı veya tutuklu olarak yargılandığı andan itibaren avukat yardımından yararlanma imkanı sağlanmalıdır" tespitini yapmıştır. Dairenin 11.12.2025 tarihli (E. 2025/6143, K. 2025/28675) kararında aktarılan AİHM kararında poliste ifade verirken avukata erişim sağlanmamasının AİHS m. 6/1 ve 6/3-c ihlali oluşturduğu, Anayasa Mahkemesinin de anılan kararda aktarılan kararında "Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkıyla bağlantılı olarak müdafi yardımından yararlanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE" hükmettiği belirtilmiştir; benzer şekilde 02.10.2024 tarihli (E. 2024/1372, K. 2024/11842) kararda aktarılan AİHM kararında "AİHS'nin 6/1 ve 6/3 maddesinin (ilk sorgulama sırasında adli yardımdan yoksun bırakılması) ihlal edildiğine" ve Anayasa Mahkemesinin "Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan müdafiiden yararlanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE" karar verildiği yer almaktadır.
2. Suçlamanın Öğrenilmesi (CMK m. 147/1-b): Kısıtlama kararı bulunsa dahi şüpheliye isnat edilen eylem fiili ve hukuki unsurlarıyla somutlaştırılarak anlatılmalıdır. İfade öncesinde CMK m. 153/3 uyarınca mevcut bilirkişi raporları ve hazır bulunulan işlem tutanakları talep edilmeli, isnadın soyut bırakılması hâlinde CMK m. 147/1-e uyarınca susma hakkı stratejik bir savunma aracı olarak değerlendirilmeli ya da CMK m. 147/1-f gereğince şüpheden kurtulmaya elverişli somut delillerin toplanması açıkça istenmelidir.
3. Savunma İçin Yeterli Zaman ve İmkân: Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 01.10.2024 tarihli (E. 2022/3028, K. 2024/11024) kararında savunma güvencesinin gereği olarak: "müdafiin dosyayı çalışmak, savunma hazırlamak ve gerektiği taktirde başvurucuya danışmak için yeterli zaman, imkân ve kolaylıklara sahip olduğu söylenemez" şeklindeki sakıncaların giderilmesi gerektiği, savunma hakkının tam ve yeterince kullanılmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir.
B. Tutuklama Sürecinde Müdafi Faaliyetleri ve Savunma Güvenceleri
1. Zorunlu Müdafilik Şartı (CMK m. 101/3): Tutuklama istemiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edilen şüpheli bakımından müdafi görevlendirilmesi mutlak kanuni zorunluluktur. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 13.05.2024 tarihli (E. 2021/9821, K. 2024/2293) kararında ve Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 14.05.2025 tarihli (E. 2025/2686, K. 2025/9030) kararında vurgulandığı üzere; "Tutuklama istenildiğinde, şüpheli veya sanık, kendisinin seçeceği veya baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin yardımından yararlanır." Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 26.02.2024 tarihli (E. 2021/21033, K. 2024/2685) ve 04.04.2024 tarihli (E. 2022/2165, K. 2024/5185) kararlarında da "tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmesi (CMK’nın 101/3. maddesi)" zorunlu müdafilik hâlleri arasında sayılmıştır. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 06.03.2024 tarihli (E. 2021/2962, K. 2024/4881) kararında aktarılan Yargıtay 16. Ceza Dairesinin önceki bozma ilamında; "tutuklanması istenen ve seçtiği bir müdafii de bulunmayan sanığa müsnet suçun niteliği ve ön görülen ceza miktarı gözetilmeksizin müdafii görevlendirilmesinin yasal zorunluluk olması karşısında" savunma hakkının kısıtlanamayacağı açıklanmıştır.
2. Delillere Erişim Kısıtlılığı ve Silahların Eşitliği İlkesi: Tutuklu bulunan ve dosyasına kısıtlama getirilen şüphelinin delillere erişim imkânının daralması, müdafi yardımının önemini artırmaktadır. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 23.05.2023 tarihli (E. 2021/8821, K. 2023/3415) kararında aktarılan Yargıtay 16. Ceza Dairesinin önceki bozma ilamında; tutuklanması istenen kişiye müdafi görevlendirilmemesinin "delillere erişme ve savunma hazırlama imkanları itibariyle (AİHM Gregaceviç/Hırvatistan) çelişmeli yargılamanın gereği olan "silahların eşitliği" ilkesinin ve Anayasanın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddeleri ile teminat altına alınan adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracak biçimde (AİHM Salduz/Türkiye), adaletin selameti açısından gerekli olan müdafii görevlendirilmeden yargılama yapılıp sorgusu tespit edilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması" sonucunu doğuracağı tespit edilmiştir. Aynı doğrultuda Dairenin 10.05.2023 tarihli (E. 2021/16679, K. 2023/2907) kararında da bu eksikliğin "delillere erişme ve savunma hazırlama imkanları itibariyle çelişmeli yargılamanın gereği olan “silahların eşitliği" ilkesine aykırı düşeceği ifade edilmiştir. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 16.05.2023 tarihli (E. 2021/15590, K. 2023/3015) kararında aktarılan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi gerekçesinde; "Tutuklu ve delillere erişim imkanı da kısıtlı olan sanığın müdafi talebi bulunmasa dahi mahkemece barodan resen talepte bulunularak müdafi görevlendirilmesi sağlanması sonrasında, sanığın savunmasının alınması gerekirken, müdafi görevlendirmesi yapılması sağlanmadan duruşmaya devamla, sanığın savunma haklarının kısıtlandığı anlaşılmıştır." denilmiş; 28.03.2023 tarihli (E. 2021/16509, K. 2023/1775) kararda aktarılan istinaf gerekçesinde ise "tutuklu olup bu nedenle delillere erişim imkanı da kısıtlı olan sanığın sorgusunun müdafi hazır bulundurulmadan yapılarak,bu sorgu ile yetinilmek suretiyle hüküm kurularak sanığın savunma hakkının kısıtlandığı anlaşılmıştır." tespiti yapılmıştır.
3. Somut Olgularla Gerekçelendirme Zorunluluğu (CMK m. 101/1-2): Kısıtlama kararı altında dahi tutuklama isteminde ve kararında kuvvetli suç şüphesini, tutuklama nedenlerini, tedbirin ölçülü olduğunu ve adli kontrolün yetersiz kalacağını gösteren delillerin somut olgularla gerekçelendirilmesi zorunludur. Dosyaya kısıtlama konulduğu gerekçesiyle şüpheli ve müdafiinden gizlenen delillerin tutuklamaya doğrudan dayanak yapılması hâlinde, müdafi isnadın ve sevk gerekçelerinin çelişmeli yargılama uyarınca duruşmada tartışmaya açılmasını talep etmelidir.
C. Adli Kontrol Sürecinde Müdafi Faaliyetleri
CMK m. 109 uyarınca tutuklama sebeplerinin varlığı hâlinde dahi öncelikle adli kontrol tedbirlerinin değerlendirilmesi yasal bir gerekliliktir. Kısıtlama kararı bulunan soruşturmalarda müdafi;
1. Ölçülülük İlkesi ve Kademeli Tedbir Talebi: Şüphelinin sabit ikametgâhı, iş durumu ve delil durumunu gözeterek CMK m. 109/3 bentlerinde yer alan yurt dışına çıkamamak (a), belirli yerlere düzenli başvurmak (b) veya güvence yatırmak (f) gibi daha hafif yükümlülüklerin uygulanmasını istemelidir.
2. Konutunu Terk Etmeme Tedbirinin Hukuki Niteliği: CMK m. 109/3-j kapsamında konutunu terk etmemek tedbirine karar verilmesi hâlinde, CMK m. 109/6 uyarınca bu yükümlülük altında geçen her iki günün cezanın mahsubunda bir gün olarak dikkate alınacağı gözetilmeli; fiili hürriyet kısıtlaması doğuran bu tedbire karşı da itiraz yolları etkin biçimde işletilmelidir.
IV. KISITLAMA VE KORUMA TEDBİRLERİNE KARŞI KANUN YOLLARI VE DENETİM USULÜ (CMK M. 268)
Kısıtlama, tutuklama ve adli kontrol kararlarına karşı başvurulacak itiraz kanun yolu ve denetim mercileri CMK m. 268’de düzenlenmiştir:
1. CMK m. 153/2 Kapsamındaki Kısıtlama Kararına İtiraz: Sulh ceza hâkimliğinin dosya inceleme ve örnek alma yetkisinin kısıtlanmasına ilişkin kararlarına karşı, ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir (CMK m. 268/1). İtiraz merci CMK m. 268/3-a bendi uyarınca belirlenir: O yerde birden fazla sulh ceza hâkimliği varsa numara olarak kendisini izleyen hâkimliğe, son numaralı hâkimlik için bir numaralı hâkimliğe başvurulur. İtiraz dilekçesinde suçun CMK m. 153/2'deki katalog suçlardan olmadığı, soruşturmanın amacının tehlikeye düşeceğine dair somut gerekçe gösterilmediği veya kısıtlamanın ölçüsüz olduğu somut argümanlarla ortaya konulmalıdır.
2. Tutuklama ve Adli Kontrol Kararlarına İtiraz: 7331 sayılı Kanun ile değişik CMK m. 268/3-b uyarınca; sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan itirazların incelenmesi, yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimine aittir. İtiraz süresi kararın tefhim veya tebliğinden itibaren iki haftadır.
3. Delillerin Duruşmada Tartışılması Denetimi: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.02.2024 tarihli (E. 2023/248, K. 2024/44) kararında müdafiin kısıtlılık kararı nedeniyle dosya içeriğine ulaşılamadığı yönündeki itirazı değerlendirilirken; ana sunucu verileri gibi birtakım delillerin verilmemesi mutlak bozma sebebi sayılmamış, ancak "yargılama sürecinde tarafların bu delile karşı somut itirazlarının inceleme ve değerlendirmeye tabi tutulması, gerektiği takdirde bilirkişi incelemesi yapılması zorunluluğu" vurgulanmıştır. Yargıtay 3. Ceza Dairesi de 23.05.2023 tarihli (E. 2021/8821, K. 2023/3415) kararında, dijital rapor ve tanık beyanlarının duruşmada okunup tartışılarak hukuki durumun takdir edilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararını bozmuştur.
V. YARGI KARARLARI ANALİZ TABLOSU
Aşağıdaki tablo, bu araştırmanın taraması kapsamında incelenen kararlardaki temel tespitleri, değerlendiren makamları ve karar sonuçlarını özetlemektedir:
|
Karar Künyesi |
Değerlendiren Makam / Konu |
Temel Hukuki Tespit |
Karar Sonucu |
|
Ceza Genel Kurulu 06.11.2024 E. 2023/614, K. 2024/340 |
Ceza Genel Kurulu / 6352 s. Kanun Tasarısı Gerekçesi Aktarımı |
TCK 285'te soruşturmanın gizliliği taraflara ve diğer kişilere karşı ihlal olarak ikiye ayrılmıştır; gizlilik savunma hakkını engelleyecek şekilde uygulanamaz. |
Gizliliğin ihlalinden temyiz isteminin REDDİNE; diğer hükümlerin BOZULMASINA |
|
Ceza Genel Kurulu 18.10.2023 |
Ceza Genel Kurulu / 6352 s. Değişiklik Gerekçesi Aktarımı |
Gizliliğin amacı maddi gerçek ve masumiyet karinesidir; savunma hakkını kısıtlar şekilde uygulanamaz. |
Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının KABULÜNE |
|
Ceza Genel Kurulu 15.02.2023 |
Ceza Genel Kurulu / 6352 s. Tasarı Gerekçesi Aktarımı |
Müdafi dosyayı inceleyebilir ancak edindiği bilgileri sadece savunma faaliyeti çerçevesinde kullanabilir; alenileştiremez. |
Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının KABULÜNE; mahkûmiyetin ONANMASINA |
|
Ceza Genel Kurulu 13.02.2024 E. 2023/248, K. 2024/44 |
Ceza Genel Kurulu / Kısıtlılık İddiası ve Duruşmalı İnceleme |
Kısıtlılık iddialarına karşı kovuşturmada delillere somut itiraz ve bilirkişi incelemesi imkânı verilmişse savunma hakkı kısıtlanmış sayılmaz. |
Mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA |
|
Ceza Genel Kurulu 12.03.2025 E. 2024/553, K. 2025/126 |
Ceza Genel Kurulu / Kısıtlama İddiası ve Duruşmalı İnceleme |
Silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama uyarınca savunmaya yeterli imkân tanındığı tespit edilerek duruşmalı inceleme talebi reddedilmiştir. |
Mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA |
|
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 28.10.2025 E. 2024/3311, K. 2025/10746 |
Yargıtay 10. Ceza Dairesi / CMK m. 153 İnceleme Yetkisi |
CMK m. 153 uyarınca dosya inceleme yetkisi her avukata değil, müdafilik sıfatı tevsik edilen avukata aittir. |
Bodrum 1. Sulh Ceza Hâkimliği kararının KANUN YARARINA BOZULMASINA |
|
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 13.05.2024 E. 2021/9821, K. 2024/2293 |
Yargıtay 12. Ceza Dairesi / CMK m. 101/3 Güvencesi |
Tutuklama istenildiğinde şüphelinin müdafi yardımından yararlandırılması kanuni zorunluluktur; müdafisiz tutuklama tazminat hakkı doğurur. |
Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA |
|
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 01.10.2024 E. 2022/3028, K. 2024/11024 |
Yargıtay 3. Ceza Dairesi / Savunma Hazırlama İmkânı |
Savunma hakkı pratik ve etkili yorumlanmalıdır; müdafie dosyayı çalışması için yeterli zaman ve imkân verilmelidir. |
Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA |
|
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 11.12.2025 E. 2025/6143, K. 2025/28675 |
AİHM ve AYM Kararları Aktarımı / Daire İncelemesi |
Poliste ifade verirken avukata erişim sağlanmaması ihlaldir; somut dosyada yenilenen işlemler eksiksiz görüldüğünden hüküm onanmıştır. |
Temyiz isteminin esastan reddi ile ONAMA |
VI. UYGULAMA İÇİN MÜDAFİ YOL HARİTASI VE STRATEJİK ÖNERİLER
CMK m. 153 uyarınca soruşturma dosyasına erişimin kısıtlandığı hâllerde müdafiin izleyebileceği somut adımlar şunlardır:
1. Müdafilik Sıfatının Derhal Tevsiki: Yargıtay 10. Ceza Dairesinin içtihadı uyarınca dosya inceleme yetkisi yalnızca şüpheli müdafiine tanındığından, müdafi vekâletname veya baro görevlendirme yazısını derhal soruşturma dosyasına sunmalı ve UYAP kaydını yaptırmalıdır.
2. Muaf Belgelerin Harçsız Suretinin İstenmesi: CMK m. 153/3 uyarınca kısıtlama kararı kapsamı dışında bırakılan şüpheli ifade tutanakları, tüm bilirkişi raporları ve hazır bulunmaya yetkili olunan adli işlem tutanaklarının (arama, elkoyma vb.) onaylı örnekleri kalemden veya soruşturma savcılığından harçsız olarak talep edilmelidir.
3. Kısmi Kısıtlama Talebinde Bulunulması: Dosyanın tümüne toptan kısıtlama kararı verilmesi silahların eşitliği ilkesini zedeleyeceğinden; itiraz dilekçelerinde yalnızca soruşturmanın amacını doğrudan tehlikeye düşürecek spesifik evrakın kısıtlanması, diğer kısımların incelemeye açık tutulması istenmelidir.
4. Zorunlu Müdafilik Güvencesinin Tutuklama Sorgusunda İleri Sürülmesi: CMK m. 101/3 gereğince tutuklama sevki zorunlu müdafilik hâlidir. Müdafi refakati olmaksızın sorgu yapılması veya karar verilmesi mutlak hukuka aykırılık teşkil eder. Şüpheli aleyhine tutuklamaya sevk maddesinde ileri sürülen somut delillerin kısıtlama gerekçesiyle saklanması hâlinde, isnadın somutlaştırılması ve duruşmada açıkça tartışılması talep edilmelidir.
5. Ölçülülük Denetimi ve Seçenek Yaptırımlar: Tutuklama istemi karşısında CMK m. 109 uyarınca adli kontrol seçenekleri (yurt dışı çıkış yasağı, imza yükümlülüğü gibi) somut gerekçelerle mahkemeye sunulmalıdır.
6. Kısıtlamanın Kaldırılması Talepleri: Soruşturmanın seyrinde deliller toplandıkça, gizlilik kararı verilmesini gerektiren tehlike unsurları ortadan kalkacağından, sulh ceza hâkimliğinden veya savcılıktan kısıtlama kararının kaldırılması periyodik olarak talep edilmelidir.
7. Sır Saklama Yükümlülüğüne Uyum: TCK m. 285 ve ilgili Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihatları doğrultusunda, soruşturma dosyasından elde edilen bilgi ve belgeler yalnızca müvekkilin savunması amacıyla kullanılmalı; alenileştirilmemeli veya basın-yayın organlarına aktarılmamalıdır.
Usuli Sonuçlar ve Dava Stratejisine Etkiler
CMK m. 153 kapsamında dosya inceleme yetkisinin kısıtlandığı soruşturmalarda müdafiin izlemesi gereken usuli adımlar, muhakemenin aşamalarına göre aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.
Muhakeme aşaması Müdafiin izlemesi gereken usulî adım Hukuki dayanak
Soruşturma / Gözaltı Kısıtlama kararının şartlarını, gerekçesini ve kapsamını denetlemek. CMK 153/2
Dosyanın incelenmesi Kısıtlama dışındaki tutanak ve belgeleri incelemek CMK 153/3
Şüpheliyle görüşme Gizli ve baş başa görüşme hakkını kullanmak CMK 154
İfade ve sorgu İsnadın açıklanmasını ve savunma hakkının etkin kullanımını sağlamak. CMK 147
Lehe deliller Şüpheli lehine delillerin toplanmasını talep etmek. CMK 147/1-f
Tutuklama talebi Savunma hakkı ve dosyaya erişim kısıtlamasını değerlendirmek. CMK 101
Tutuklamaya karşı savunma Suç şüphesini, tutuklama nedenlerini ve ölçülülüğü tartışmak. CMK 100-101
Adli kontrol Tutuklama yerine uygulanabilecek ölçülü tedbirleri önermek. CMK 109
Kısıtlama kararına itiraz Kararın hukuka aykırılığına karşı itiraz etmek. CMK 267 vd.
Tutuklama / Adli kontrol itirazKararın hukuka ve ölçülülük ilkesine aykırılığını ileri sürmek. CMK 267 vd.
Maddi Hukuk Sonuçları ve Risk Alanları
Dosyaya erişimin kısıtlandığı süreçlerde savunma faaliyeti yürütülürken karşılaşılabilecek maddi hukuk riskleri ve sonuçlar şunlardır:
1. Suç Niteliğinin Katalog Kapsamına Sokulması Riski (Suç Vasfının Belirlenmesi):
Uygulamada kolluk fezlekelerinde veya savcılık sevklerinde, sırf CMK m. 153/2 uyarınca kısıtlama kararı alabilmek ya da tutuklama kolaylığı sağlamak amacıyla suç vasfının kasten katalog suçlar (örneğin TCK m. 220 Örgüt Kurma/Üye Olma, TCK m. 314 Silahlı Örgüt, TCK m. 188 Uyuşturucu Ticareti) kapsamında gösterilmesi riski mevcuttur. Müdafi, isnat edilen eylemin unsurları itibarıyla katalog suç oluşturmadığını maddi ceza hukuku ilkeleri çerçevesinde ortaya koymalı ve kısıtlamanın yasal dayanaktan yoksun olduğunu savunmalıdır .
2. Soruşturmanın Gizliliğini İhlal Suçu (TCK m. 285) ve Savunma Dokunulmazlığı Sınırı:
TCK m. 285/1-2 uyarınca gizli tutulması gereken soruşturma işlemlerini alenen ifşa edenler cezalandırılır. Ancak 6352 sayılı Kanun ile getirilen güvence uyarınca, soruşturmanın gizliliği savunma hakkını engelleyecek şekilde uygulanamaz. Müdafi, CMK m. 153/3 kapsamında veya kısıtlanmamış evraklardan elde ettiği bilgileri yalnızca müvekkilinin savunması amacıyla kullanabilir. Bu bilgilerin basınla paylaşılması veya alenileştirilmesi TCK m. 285 kapsamında suç teşkil edebileceğinden, savunma faaliyeti ile ifşa arasındaki çizgi net korunmalıdır.
3. Haksız Yakalama ve Tutuklama Nedeniyle Tazminat (CMK m. 141 vd.):
Kısıtlama kararı arkasına sığınılarak temel delillerden haberdar edilmeksizin, somut gerekçesiz tutuklanan veya adli kontrole tabi tutulan şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığı (KYOK) veya beraat kararı verildiğinde, CMK m. 141/1-a, d hükümleri uyarınca maddi ve manevi tazminat davası ikame etme hakkı doğar .
Somut Olaya Uygulanabilecek Çıkarımlar
Kısıtlama kararı bulunan bir ceza soruşturmasında görev alan avukatlar için adım adım kontrol listesi (Checklist):
[ ] 1. Kararın Tipiklik ve Yetki Denetimi:
Soruşturulan suç CMK m. 153/2’deki katalogda yer alıyor mu?
Kısıtlama kararı savcı istemi üzerine Sulh Ceza Hâkimi tarafından verilmiş mi? (Savcının tek taraflı kısıtlama yazısı hukuken geçersizdir)
[ ] 2. CMK m. 153/3 Kapsamındaki Belgelerin Derhal Alınması:
Şüphelinin kolluk/savcılık ifade tutanakları alındı mı?
Dosyada mevcut bilirkişi raporları (adli tıp, balistik, kriminal, mali vb.) istendi mi?
Şüphelinin/müdafiin hazır bulunmaya yetkili olduğu arama, elkoyma, yer gösterme tutanaklarının sureti harçsız olarak temin edildi mi?
[ ] 3. Kısmi İnceleme ve Suret Alma Talebi:
Sulh Ceza Hâkimliğine ve Savcılığa dilekçe verilerek, soruşturmayı tehlikeye düşürmeyecek evrakların incelemeye açılması veya en azından fiziki delillere ait inceleme/çözüm tutanaklarının verilmesi talep edildi mi?
[ ] 4. İfade/Sorgu Esnasında Tutanağa Geçirilecek Usuli Şerhler:
Şüpheliye yöneltilen suçlamanın somut vakıaları açıklandı mı?
Kısıtlı evraka dayalı soru sorulduğunda delilin özünün açıklanması istendi mi?
Açıklanmayan deliller bakımından savunma hakkının kısıtlandığı ve lehe delillerin toplanması istemi tutanağa yazdırıldı mı?
[ ] 5. Tutuklama Sevkinde " Çekirdek Delil" Savunması:
Tutuklamaya sevk maddesi karşısında kuvvetli suç şüphesini oluşturan somut delillerin savunmaya açılmadığı belirtildi mi?
[ ] 6. Adli Kontrol Yükümlülüklerinin Somut Olarak Belirlenmesi:
Şüphelinin sabit ikametgâhı, mesleği ve ailevi durumu belgelenerek kaçma şüphesi çürütüldü mü?
CMK m. 109 kapsamındaki seçenek tedbirler (imza, yurt dışı yasağı, ev hapsi) somut olarak önerildi mi?
[ ] 7. İtiraz Kanun Yolunun İşletilmesi:
Kısıtlama kararına karşı CMK m. 268/3-a uyarınca takip eden Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz edildi mi?
Tutuklama/Adli kontrol kararına karşı CMK m. 268/3-b uyarınca yetkili Asliye Ceza Mahkemesine iki hafta içinde itiraz sunuldu mu?
Açık Sorular, İstisnalar ve Belirsizlikler
Literatürde ve uygulamada henüz mutlak bir çözüme kavuşturulmamış belirsizlik alanları şunlardır:
1. Kısıtlama Süresinin Belirsizliği: CMK m. 153'te kısıtlama kararlarının azami bir süreyle sınırlandırılmamış olması, kovuşturma aşamasına kadar (bazen yıllarca süren soruşturmalarda) dosyanın kapalı kalmasına yol açmaktadır. Bu durumun AİHS m. 5 ve m. 6 bağlamında ölçülülük ilkesini zedelediği yönündeki doktriner eleştiriler sürmektedir.
2. Kısıtlamanın Savcı Tarafından Kaldırılması Yetkisi: Doktrinde, kısıtlama şartları ortadan kalktığında hâkim kararını beklemeden bizzat Cumhuriyet savcısının kısıtlamayı kaldırabilmesi gerektiği ileri sürülmektedir . Ancak uygulamada savcılıkların hâkim kararını gerekçe göstererek re'sen kaldırma işlemi yapmaktan kaçındığı görülmektedir.
3. Tutuklama Sonrası Otomatik Açılma Sorunu: Yazar görüşlerinde, şüpheli tutuklandıktan sonra kısıtlamanın derhal sona ermesi gerektiği savunulsa da pozitif hukukta kısıtlamayı iddianamenin kabulüne kadar sürdüren kural (CMK m. 153/4) varlığını korumaktadır. Bu normatif durum ile AİHM/AYM'nin çekirdek delile erişim standartları arasındaki uyuşmazlık yargısal kararlarla dengelenmeye çalışılmaktadır.
4. Adli Kontrolde Dosyaya Erişim Standardı: Tutuklama tedbiri için geliştirilen katı "çekirdek delile erişim" standardının, konutunu terk etmeme (ev hapsi) veya ağır adli kontrol yükümlülükleri altına alınan şüpheliler bakımından ne ölçüde katı uygulanacağı hususunda içtihatlarda tam bir yeknesaklık bulunmamaktadır.
Sonuç ve Pratik Değerlendirme
Ceza muhakemesinde CMK m. 153 uyarınca verilen soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması kararları, soruşturmanın selameti ve delillerin muhafazası gibi kamusal menfaatleri koruma işlevine sahiptir. Ancak bu meşru amaç, hiçbir koşulda şüphelinin savunma hakkını ve adil yargılanma güvencelerini tamamen ortadan kaldıracak, savunmayı "şekli bir formaliteye" indirgeyecek biçimde uygulanamaz .
Uygulamada müdafiler; kısıtlama kararını dosyanın bütünüyle erişilemez olduğu yönündeki fiili kabullerle karşılamamalıdır . Kararın CMK m. 153/2'deki yasal şartları (katalog suç, savcı talebi, hâkim kararı, somut tehlike) taşıyıp taşımadığı denetlenmeli; CMK m. 153/3 kapsamındaki şüpheli ifadeleri, bilirkişi raporları ve taraf olunan adli işlem tutanakları derhal dosyadan talep edilmelidir.
Özellikle ifade alma, tutuklama ve adli kontrol süreçlerinde savunma makamı; AİHM'in yerleşik içtihatları ile Anayasa Mahkemesi'nin 2025 yılı Hüda Kaya standardı çerçevesinde, suçlamaya ve tutuklamaya esas teşkil eden temel (çekirdek) delillerin içeriğinin savunmaya bildirilmesini zorlamalıdır . Kısıtlı evrakın açıklanmaması durumunda savunma hakkının engellendiği tutanaklara geçirilmeli; tutuklama istemlerine karşı CMK m. 109 adli kontrol seçenekleri somut olgularla alternatif olarak sunulmalı ve CMK m. 268 uyarınca itiraz kanun yolları eksiksiz işletilmelidir. Hukuk devletinde meşru bir soruşturma, ancak savunma haklarına saygı gösterilen ve silahların eşitliğinin sağlandığı usuli güvenceler zemininde yürütülebilir.
Sonuç olarak, kısıtlama kararı bulunan soruşturmalarda müdafilik görevi, yalnızca mevcut usuli işlemlere katılmaktan ibaret olmayıp savunma hakkının etkin biçimde korunmasını da gerektirmektedir. Soruşturmanın gizliliği ile savunma hakkı arasında kurulacak denge, kısıtlama kararlarının kanuni sınırlar içerisinde uygulanmasına ve müdafiin sahip olduğu yetkileri etkin şekilde kullanabilmesine bağlıdır. Bu nedenle müdafi, dosyaya erişimin sınırlandığı hâllerde dahi hukuki imkânları titizlikle değerlendirmeli; şüphelinin haklarını korumak ve adil yargılanma güvencelerini sağlamak amacıyla gerekli usuli başvuruları zamanında gerçekleştirmelidir.

Av. Melike Beyza AY
Kaynakça
İçtihat Referansları
1-Yargıtay, Ceza Genel Kurulu, E. 2023/614, K. 2024/340, T. 06.11.2024
2-Yargıtay, Ceza Genel Kurulu, E. 2019/385, K. 2023/534, T. 18.10.2023
3-Yargıtay, Ceza Genel Kurulu, E. 2019/26, K. 2023/91, T. 15.02.2023
4-Yargıtay, 3. Ceza Dairesi, E. 2021/2962, K. 2024/4881, T. 06.03.2024
5-Yargıtay, 10. Ceza Dairesi, E. 2024/3311, K. 2025/10746, T. 28.10.2025
6-Yargıtay, 3. Ceza Dairesi, E. 2021/15590, K. 2023/3015, T. 16.05.2023
7-Yargıtay, 12. Ceza Dairesi, E. 2021/9821, K. 2024/2293, T. 13.05.2024
8-Yargıtay, 3. Ceza Dairesi, E. 2022/3917, K. 2024/16943, T. 05.12.2024
9-Yargıtay, 3. Ceza Dairesi, E. 2025/6143, K. 2025/28675, T. 11.12.2025
10-Yargıtay, 3. Ceza Dairesi, E. 2024/1372, K. 2024/11842, T. 02.10.2024
11-Yargıtay, 2. Ceza Dairesi, E. 2023/23431, K. 2024/5047, T. 27.03.2024
12-Yargıtay, 3. Ceza Dairesi, E. 2021/8821, K. 2023/3415, T. 23.05.2023
13-Yargıtay, 3. Ceza Dairesi, E. 2021/16509, K. 2023/1775, T. 28.03.2023
14-Yargıtay, Ceza Genel Kurulu, E. 2024/553, K. 2025/126, T. 12.03.2025
15-Yargıtay, 3. Ceza Dairesi, E. 2021/21033, K. 2024/2685, T. 26.02.2024
16-Yargıtay, 3. Ceza Dairesi, E. 2022/3028, K. 2024/11024, T. 01.10.2024
17-Yargıtay, 3. Ceza Dairesi, E. 2021/3376, K. 2023/3137, T. 11.05.2023
18-Yargıtay, 12. Ceza Dairesi, E. 2022/6176, K. 2026/1345, T. 11.02.2026
Literatür Referansları
1-Tez, Ceza Muhakemesinde Çelişmeli Yargılama ve Silahların Eşitliği İlkesi ve Olağanüstü Hal Düzenlemelerinin Bu İlkelere Etkisi - Mesut Can Tarım - 2024
2-Tez, AİHM kararları doğrultusunda Türk hukukunda müdafiin yetkileri - MEHMET CAN KARAGÖZ - 2025
3-DergiPark, Anayasa Mahkemesinin Güncel Kararları Işığında Soruşturma Dosyasına Erişimin Kısıtlanmasının Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkına Etkisi - Volkan Aslan - 2025
4-Tez, Ceza muhakemesi hukukunda avukatın soruşturma dosyasını inceleme hakkı - DAVUT DAL - 2025
Next





