T.C.
Yargıtay
Hukuk Genel Kurulu
2026/324 E., 2026/425 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1425 E., 2025/2014 K.
ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 18.06.2025 tarihli ve
2024/13320 Esas, 2025/9124 Karar sayılı BOZMA kararı
Taraflar arasındaki 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1007. maddesine dayalı tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının faize ilişkin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile diğer istinaf istemlerinin esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnme kararı verilmiştir.
Direnme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maliki olduğu Kütahya ili Merkez ilçesi... Köyü 1808 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak açılan tapu iptali ve tescil davasında verilen kararın kesinleşmesi sonrasında taşınmazın tapu kaydının iptal edilmesi nedeniyle davacının zarara uğradığını, bu zarardan 4721 sayılı Kanun’un 1007. maddesi uyarınca Hazinenin sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 3.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiş, 19.10.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile 1.500.000,00 TL olarak talebini artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; tazminat şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.01.2018 tarihli ve 2012/316 Esas, 2018/11 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile idari bina için 703.237 TL, fabrika binası tadilat için 53.945,00 TL, arsa değeri olarak 127.724,50 TL, tesisatın zararı olarak 345.604,75 TL, tesisatın başka yere taşınmazı ve montaj masrafı olarak 100.000,00 TL olmak üzere toplam 1.330.511,25 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, ıslah dilekçesinde belirtilen fazlaya ilişkin talebin reddine, diğer fazlaya ilişkin davacı taleplerinin saklı tutulmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.12.2020 tarihli ve 2018/2246 Esas, 2020/1877 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın arsa mı yoksa arazi mi olduğunun tespiti ile taşınmaza değer biçme yöntemine uygun, bilirkişi heyeti oluşturularak taşınmazın değerinin belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
V. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.03.2022 tarihli ve 2021/290 Esas, 2022/75 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile idari bina için 703.237,00 TL, fabrika binası tadilatı için 53.945,00 TL, taşınmaz değeri olarak 8.887,26 TL, tesisatın zararı olarak 345.604,75 TL, tesisatın başka yere taşınmazı ve montaj masrafı olarak 100.000,00 TL olmak üzere toplam 1.211.674,01 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
VI. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 24.09.2024 tarihli ve 2022/3835 Esas, 2024/1760 Karar sayılı kararıyla; tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan Devlet sorumlu olduğundan davanın Hazine aleyhine açılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak yasal faize hükmedilmesi ve davanın reddolunan bölümü için davalı Hazine lehine vekalet ücretine hükmolunmaması gerektiği gerekçesiyle davalının faize ilişkin olarak istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile diğer istinaf istemlerinin esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile idari bina için 703.237,00 TL, fabrika binası tadilatı için 53.945,00 TL, taşınmaz değeri olarak 8.887,26 TL, tesisatın zararı olarak 345.604,75 TL, tesisatın başka yere taşınmazı ve montaj masrafı olarak 100.000,00 TL olmak üzere toplam 1.211.674,01 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
VII. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
''...1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu Kütahya ili, Merkez ilçesi, ... köyü 1808 parsel sayılı (30.314,24 m² yüzölçümlü taşınmazın 15.08.2001 tarihli ve 2713 yevmiye numarası ile 17 96... parsel numaralı taşınmazların tevhidi sonucu 15.08.2001 tarihinde tescil edildiği, Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/371 Esas, 2011/355 Karar sayılı dosyası ile Orman İşletme Müdürlüğünün tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tescil istemiyle dava açtığı, bu davada taşınmazın 2554,49 m² yüzölçümlü kısmının orman vasfıyla kabul edilerek tapu kaydının iptal edilerek Hazine adına tesciline karar verildiği ve iş bu kararın 02.07.2012 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 27.04.2012 yılında 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
4. Dosya kapsamına göre, yargılama sırasında davacı ... Süt Gıda Sanayi ve Ticaret Ürünleri Limited Şirketini temsilen, kendi adına asaleten ...'ın 06.09.2012 tarihinde düzenlenen temlikname ile iş bu davadaki alacağını tüm ferileriyle birlikte ...'e temlik ettiği anlaşılmıştır.
Buna göre; dava açıldıktan sonra yargılama sırasında (temlik alan) ...'in iyi niyetli olduğundan ve 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi uyarınca dürüst davrandığından söz edilemez. Hâl böyle olunca, davacının tapusunun iptali sebebiyle bir zararının oluştuğu kabul edilse bile bu zararın tapu sicil kayıtlarının doğru tutulmamasından kaynaklandığı söylenemeyeceği alacağı temlik almasından dolayı uğradığı zararı 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca Devletten isteyen davacının uğradığı zarar ile tapu işlemleri arasında nedensellik bağının varlığından da bahsetmek mümkün olmayacağından davacı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirir...'' gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava hakkının, asıl (subjektif) hakkın içinde bulunan bir hak olduğu için asıl hakkın devri ile dava hakkının (açılmış olan davayı takip etme hakkı) da devredilmiş olacağı, asıl hak devredilince devreden kişinin davacı sıfatının da devir alana geçeceği, dava konusunu devralanın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 183. maddesinde sayılan engel durumlar söz konusu olmadığı hâlde kötüniyetli olduğu görüşüne katılmanın mümkün olmadığı, yargılama sırasında dava konusunu devralan kişinin, 6100 sayılı Kanun'un 125. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının yerine geçerek onun hak ve yetkilerini kullanacağı, sonuç itibariyle tapu sicilinin tutulmasından doğan zarardan Devletin sorumlu olduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
VIII. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili; davacının ileri sürdüğü zararın tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanmadığını, davada idari yargının görevli olduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, Hazineye husumet yöneltilemeyeceğini, davacının reddedilen oranda karşı tarafa vekalet ücreti ödemesi gerektiğini, bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Uyuşmazlık
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davacı ... Süt Gıda San. Tic. Ltd. Şti. tarafından 27.04.2012 tarihinde açılan ve yargılama sırasında davacı şirketin 06.09.2012 tarihinde düzenlenen temlikname ile işbu davadaki alacağını tüm fer'îleriyle birlikte ...'e temlik ettiği eldeki 4721 sayılı Kanun’un 1007. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkin davada, tapu sicilinin tutulmasından kaynaklı bir zararın doğup doğmadığı, davacının uğradığı zarar ile tapu işlemleri arasında nedensellik bağının bulunup bulunmadığı, buradan varılacak sonuca göre davanın reddine karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
D. Ön Sorun
Hukuk Genel Kurulunca 18.06.2026 tarihinde yapılan ilk oylamada nisap sağlanamaması üzerine yapılan ikinci görüşme sırasında; 20.06.2026 tarihli ve 33286 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7584 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile 6831 sayılı Orman Kanunu'na eklenen Ek 22. maddesinin eldeki davaya etkisi ve oluşan yeni durum karşısında dosyanın incelenmek üzere Özel Daireye gönderilmesinin gerekip gerekmediği hususu ön sorun olarak tartışılmıştır.
E. Gerekçe
1. İlgili Hukuk
6831 sayılı Orman Kanunu'nun Ek 22. maddesi,
2. Değerlendirme
1. 20.06.2026 tarihli ve 33286 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7584 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile 6831 sayılı Orman Kanunu'na eklenen Ek 22. maddesinin 3. ve 5. fıkraları; "...Açılan davalar sonucunda tapularının iptaline karar verilerek kesinleşen kararlardan infaz edilerek/rızaen terk edilerek tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde önceki malikleri veya akdi ve kanuni halefleri tarafından idareye başvurulması, taşınmaz bedeli karşılığı olarak herhangi bir ödeme yapılmamış olması veya ödeme yapılmış olması halinde yapılan toplam ödemenin Hazineye geri ödenmesi halinde ilgilisine iade edilir. Ancak Hazineye geri ödenecek bedel taşınmazın güncel rayiç bedelinden az olamaz.
...
Bu madde kapsamındaki taşınmazlar hakkında aşağıdaki hükümler uygulanır.
a) Yapılacak işlemler sonuçlanıncaya kadar orman idaresi veya Hazine tarafından açılması gereken davalar açılmaz, devam eden davalar yönünden bu maddedeki işlemler bekletici mesele kabul edilerek bunun sonucuna göre işlem yapılır, bu taşınmazların aynına yönelik dava açılmasına ilişkin hak düşürücü süreler işlemez. Taraflarca vazgeçilen tapu iptali ve tescil, orman şerhinin kaldırılması ve bu madde kapsamındaki taşınmazların tapusunun iptali sebebiyle açılmış tazminat davaları da dahil olmak üzere derdest olan davaların konusuz kalmasına ve yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilir ve taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmez..." düzenlemesini içermektedir.
2. Anılan madde hükmü, 18.06.2026 tarihinde yapılan ilk oylamada nisap sağlanamaması üzerine 01.07.2026 tarihinde yapılan ikinci görüşme öncesi 20.06.2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu nedenle sonradan yürürlüğe giren kanun doğrultusunda inceleme yapılmak üzere dosya Özel Daireye gönderilmelidir.
3. Hâl böyle olunca temyiz isteminin incelendiği tarih itibariyle yürürlüğe giren kanun ile oluşan yeni durum karşısında, dosyanın incelenmek üzere Özel Daireye gönderilmesi gerekir.
IX. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
20.06.2026 tarihinde yürürlüğe giren 6831 sayılı Orman Kanunu'na eklenen Ek 22. maddesi ile oluşan yeni durum karşısında davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
İlk görüşmede yeterli çoğunluk sağlanamadığından, 01.07.2026 tarihinde yapılan ikinci görüşmede oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Next





