Giriş: Önceki adıyla ‘yazılı emir’ olarak adlandırılan Kanun Yararına Bozma müessesesi, 5271 sayılı CMK’nın 309. Maddesinde düzenlenmiş olağanüstü bir kanun yoludur. Diğer olağanüstü kanun yollarından ayrılan yönlerine bir başka makalemizde değineceğimizden, bu ayrıntıya şimdilik girmeyecek; meslektaşlarımıza bu kanun yolunun uygulanma biçimini aktarmaya çalışacağız.
Usul: Kanun yararına bozma yoluna başvuru yapılabilmesinin temel şartı istinaf veya temyiz incelenmesinden geçmeden kesinleşmiş bir karar veya hükmün varlığıdır. Bu kesinleşmenin usuli yönünü yani kanun yararına bozma müessesesine konu edilip edilmeyeceği konusunu değerlendirmek üzere; İlk derece mahkemesinde görevlendirilen Cumhuriyet Savcıları bulunmaktadır. Yeri gelmişken ifade etmek isteriz, bu usuli değerlendirme sadece şekli bir inceleme olup, Cumhuriyet Savcılarının esasa ilişkin değerlendirme salahiyetleri bulunmamaktadır.
Dilekçe: Kanun Yararına Bozma yoluna başvurma kararının ardından ‘Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne’ hitaben dilekçe yazılır. İlk derece mahkemesince yukarıda bahsettiğimiz usuli değerlendirmenin akabinde ilgili dosya Bakanlık Muhabere marifetiyle Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilir. Bazı meslektaşlarımız bu aşamadan sonra dosyanın takibatını yapamadığından yakınmaktadırlar. Halbuki dosya Ceza İşleri Genel Müdürlüğünce bir esasa kaydedilerek karar verilmek üzere sırasını bekler.
Talebin Reddi: Uygulamada temyiz ya da istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiş ya da hakimin takdir yetkisine taalluk eden hususlarda yapılan Kanun Yararına Bozma taleplerin reddedildiğini görmekteyiz. Talep reddedilince dosya mahalline gönderilmek üzere postaya verilmektedir.
Talebin Kabulü: Kanun yararına bozma talebimizin kabul edilmesi halinde dosya Ceza İşleri Genel Müdürlüğünce Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı nezninde yer alan Kanun Yararına Bozma Bürosuna gönderilir. bu aşamada dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında KYB numarası alır. Büroda görevli Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Kanun Yararına Bozma yazısına ekleme çıkarma yapmadan sadece hangi dairenin görev alanına giriyorsa dosyayı ilgili Yargıtay dairesine gönderir ve dosya dairede karar verilmek üzere bir esasa kaydedilir. İlgili daire ya Kanun Yararına Bozma İsteminin Reddine ya da ilgili kararın Kanun Yararına Bozulmasına karar verir.
Yeri gelmişken Yargıtay tarafından Kanun Yararına Bozma İsteminin reddine dair verilen karara karşı izlenebilecek hukuki bir yol var mıdır? Sorusuna müsbet bir cevap verebiliriz. Burada başvurulabilecek hukuki yol ise artık bir Daire kararından bahsettiğimizden 5271 sayılı CMK’nın 308. Maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın itirazı gündeme gelecektir.
Stj. Av. Fatih AŞKIN
Next





