Gün ışığından daha fazla ve daha uzun süre yararlanmak amacı ile kış saati uygulaması getirilmiştir. Ülkemizde kış saati ve yaz saati adı verilen bu uygulamalar, günlük yaşamı etkilemesi bakımından, diğer birçok toplumsal düzenlemelerden çok daha fazla, her kesimi ilgilendiren ve yakınmalara neden olan olayların ilk sıralarında yer almaktadır.

TEMEL UYGULAMA

Dünyada saat dilimleri teorik olarak meridyenlere göre çizilmektedir. Dünya, her biri 15 derecelik boylam farkına sahip 24 ana zaman dilimine bölünmüştür. Her 1 derece boylam 4 dakikalık zaman farkı yapar. Saat uygulamaları, İngiltere’nin Londra şehrindeki Greenwich gözlemevinden geçen meridyen başlangıç noktası olarak kabul edilerek düzenlenmektedir. Türkiye, Greenwich Ortalama Zamanı (GMT) referans alınarak hesaplanan standart saate göre 3 saat ileridedir. Saat dilimleri meridyenlere göre çizilse de pratikte ülkelerin siyasi ve idari sınır ve tercihlerine göre uyarlanır.

Türkiye’nin ulusal saati yıl boyunca Iğdır İli’nin yerel saatine (45 derece doğu meridyeni) göre ayarlanmıştır.

YAZ SAATİ UYGULAMASI

Türkiye’de, Vikipedi verilerine göre modern anlamda ilk kez 13 Mayıs 1924 gecesi yaz saati uygulamasına geçilmiş ve ilerideki yıllarda değişik tarihlerde (1940-1952 , 1962-1965 , 1973-1978 , 1985-2016 yılları arasında) belli sürelerde uygulanmıştır. 8 Eylül 2016 tarihinde alınan Bakanlar Kurulu Kararı ile resmileşmiştir.

Resmi Gazete’nin 1 Ekim 2018 tarihli sayısında tek imza ile yer alan Cumhurbaşkanı Kararı ile önceki Bakanlar Kurulu Kararı yürürlükten kaldırılarak “Gün ışığından daha fazla yararlanmak amacıyla bütün yurtta uygulanan mevcut ileri saat uygulamasının (tüm yıl yaz saati, GMT+3) her yıl, yıl boyu sürdürülmesi kararlaştırılmıştır.” ibaresi kabul edilmiştir.

UYGULAMANIN AMACI

Uygulamanın amacı, asıl itibariyle yaz aylarında veya kış ayları dışında, gün ışığından daha fazla yararlanmak, elektrik, doğalgaz ve benzeri kullanım araçlarından tasarruf etmektir. Ama bunun bütün seneye ve kış aylarına da uzatılmasının, ciddi sakıncaları vardır. Kış aylarında, çok erken ve karanlıkta kalkılması nedeni ile, elektrik, doğalgaz ve diğer ısınma araçlarının kullanımı artmakta, ulaşım büyük ölüde güçleşmekte, işyerine adapte olmakta güçlük çekilmekte, sağlık sorunlarına sebep olunmakta, özellikle öğrencilerin büyük mağduriyetlerine yol açılmaktadır.

KIŞ SAATİ UYGULAMASI

Her ne kadar kış saati uygulaması kaldırılmış ise de, uygulama şekli büyük ölçüde hatalı idi. Doğal saat var iken, yaz saati uygulamasına geçilmekte ve saatler 1 saat ileri alınmakta idi. Daha sonra kış saati uygulamasına geçildiği söylenerek, bu bir saatlik, ileri saat uygulaması kaldırılıyor ve kış saatine geçildi deniyordu. Oysa bu şekildeki geçiş, kış saatine geçmek değil, doğal saate geçmek idi. Yaz saati uygulamasına geçilirken, saatler nasıl ki doğal saatten bir saat öncesine alınmakta ise, kış saati uygulamasına geçilirken de, önce bir saatlik ileri saat uygulaması kaldırılarak normal-doğal saate geçilmeli, daha sonre yeniden 1 saat öncesine geçilerek kış saati uygulaması yapılmalı idi. Bu şekildeki hatalı uygulama, topluma kış saatine geçildi olarak yansıtılmıştır.

YAZ SAATİ UYGULAMASI SAKINCALARI

Yaz saati uygulamasında, saatler bir saat ileri alınmakta, örneğin doğal saat sabah 08 iken, saatler 09’u göstermekte bu yüzden insanlar bir saat önce kalkmaktadırlar. Yani gerçek saat sabah 07 iken, saatler 08’i göstermekte ve insanlar bu saatte (yani saat 06.30 veya en geç 07’de) kalkmaktadırlar. Böylece, gün ışığından daha fazla yararlanıldığı ve bazı tüketim araçlarında tasarruf edildiği söylense bile, bu uygulamanın bir çok sıkıntıları ve sakıncaları da vardır. Uluslararası konjoktürde de uyumsuzluğa neden olmakta, Avrupa ülkeleri ile saat farkı artmakta, ticaret, ulaşım ve iletişim güçleşmektedir.

Özellikle bu uygulamanın bütün seneye yayılması, sonbahar ve kış aylarında da uygulanmasının yarattığı; sağlık, ulaşım, trafik güvenliği, öğrenci sağlığı, eğitimin zorlanması, iletişim güçlükleri yanında, tasarruf edildiği söylenen elektrik, doğalgaz, ulaşım gibi tüketim araçlarında, yaz aylarında yapıldığı söylenen tasarrufu aşan ve bütün seneyi kapsayan yüksek giderlere yol açmaktadır.

Bu bakımdan, uygulama dönemi olan Ekim ayında, yaz saati kaldırılarak, gerçek uygulamaya dönük kış saatinin getirilmesi kaçınılmazdır.

Avukat Ahmet Erdem AKYÜZ