Mahkeme nafakaya hükmetmiş olmasına rağmen nafaka ödenmeyip aylar hatta yıllar boyunca ödenmeyen nafakalar birikiyorsa, hak sahibi ne yapabilir? Bu biriken nafakaların hukuki durumu ne olur?
Burada karşımıza ‘’birikmiş nafaka’’ kavramı çıkmaktadır. Brikmiş nafaka; muaccel olmuş, yani ödenme günü gelmiş ancak ödenmeyerek birikmiş nafaka alacaklarının toplamıdır. Örneğin üç yıl boyunca nafakanın hiç ödenmediğini düşünelim. Her ay ödenmesi gereken miktar zamanında ödenmedikçe, borç katlanarak birikmeye devam eder. Peki üç yılın sonunda ortaya çıkan bu toplam miktar için hak sahibi ne yapabilir?
Başka bir ifade ile anlatacak olursak, mahkemenin nafakaya hükmetmesi nafakanın hak sahibinin hesabına geçmesi için tek başına yeterli olmaz. Ancak bu kararın rızaen yerine getirilmemesi halinde hak sahibinin alacağını tahsil edebilmesi için başvurabileceği hukuki yollar bulunmaktadır. Nafaka ödenmediğinde hak sahibi icra yoluna başvurup alacağını tahsil edebilir. İcra takibinde hangi döneme ilişkin nafaka alacağının talep edildiğinin açıkça ortaya konulması oldukça önem taşımaktadır.
Peki hak sahibi icraya başvurduğunda yalnızca içinde bulunulan ayın nafakasını mı isteyebilir, yoksa geçmiş üç yılın ödenmeyen tüm nafakalarını da talep edebilir mi?
Burada önemli bir ayrım vardır. Hak sahibinin ‘’Nasılsa mahkeme kararı elimde, istediğim zaman ödenmeyen nafakalarımı tahsil ederim’’ düşüncesiyle uzun süre beklemesi, her durumda aynı hukuki sonucu doğurmayabilir. Çünkü nafaka alacakları bakımından da dikkat edilmesi gereken özel bir durum bulunmaktadır. Hukukumuzda birikmiş nafaka alacaklarında 10 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre nafaka alacağı zaman geçtikçe her ay ayrı ayrı tahakkuk ettiğinden, icra takip tarihinden geriye doğru 10 yıldan eski olan birikmiş nafaka alacakları zamanaşımına uğrayabilir. Dolayısıyla birikmiş nafaka alacağının varlığı kadar, bu alacağın ne zaman doğduğu ve ne zaman talep edildiği de hayati önem taşır.
Nafaka borcu, diğer alacaklardan farklı olarak kanun tarafından özel bir yaptırımla korunmuştur. İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesi uyarınca; icra takibine rağmen nafaka borcunu ödemeyen borçlu aleyhine, alacaklının şikâyeti üzerine 3 aya kadar tazyik hapsi verilebilir. Ancak kamuoyunda bilinenin aksine her ödenmeyen nafaka hapis cezası getirmez. Hukuken tazyik hapsi verilebilmesi için ödenmeyen borcun geçmiş yıllara ait birikmiş borç değil, kesinleşmiş icra takibine rağmen ödenmeyen son 3 aya ait güncel nafaka borcu olması şarttır. Öte yandan, nafaka 1 ay bile ödenmediğinde İcra Ceza Mahkemesine başvurulabilse de bu şikâyet hakkı sürelidir. Şikâyetin, ödenmeme durumunun öğrenilmesinden itibaren 3 ay ve her hâlde borcun doğduğu tarihten itibaren 1 yıl içinde yapılması gerekir. Son olarak belirtmek gerekir ki tazyik hapsi bir ödemeye zorlama tedbiridir; dolayısıyla borçlu ilgili borcu ödediği an derhal tahliye edilir.
Ödenmeyen nafaka zamanla unutulmaz; ancak hukuki hakların zamanında kullanılması şarttır. "Nasıl olsa ilamım var" diyerek hakkı zamanaşımına uğratmamak ve cezai yaptırım imkânlarını kaybetmemek adına, ödenmeyen nafakalar için vakit kaybetmeksizin ilamlı icra takibi başlatmak ve gerekli hukuki adımları atmak en sağlıklı yol olacaktır.
Av. Begüm GÜREL & Hukuk Fakültesi Öğrencisi Beyza NUR
Next