Kanunun ayrık tuttuğu haller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılması ve/veya hüküm verilmesi mümkün değildir (CMK.m.193/1). Sanık, duruşmada, aleyhindeki hususlara karşı görüş ve delillerini bildirme ve lehine olan hususları ileri sürme ve mahkeme huzuruna getirme hakkına sahiptir. Bu nedenle, sanık hazır bulunmaksızın duruşma yapılması halinde sanık, mahkemenin karar ve işlemlerinin kendisine tebliği tarihinden itibaren 1 hafta içinde, sürenin geçmesinden doğan sonuçları gidermek için kanuni nedenlere dayanarak mahkemenin o karar ve işlemleri hakkında eski hale getirme isteminde bulunabilir (CMK.m.198/1). Bu istemin yerinde görülmesi halinde yoklukta yapılan işlem tekrar edilecektir. Ancak sanık kendi istemi üzerine duruşmadan bağışık tutulmuş veya müdafi aracılığıyla temsil edilmiş olursa, eski hale getirme isteminde bulunamaz (CMK.m.198/2).
Yargıtay 14. CD (E: 2020/8073 K: 2021/64 T: 12.01.2021) Mahkemece kısa kararın açıklandığı oturumda … Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda müsnet suçlardan tutuklu olduğu ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 196. maddesi uyarınca duruşmadan bağışık tutulmaya yönelik talebi bulunmadığı dosya içeriğinden anlaşılan sanığın, duruşmada hazır edilmeksizin ya da SEGBİS aracılığıyla savunması alınmaksızın, kaldığı cezaevindeki SEGBİS birimi aranmasına rağmen bağlantı sağlanamadığı gerekçesiyle yokluğunda yargılamaya devam edilerek mahkûmiyet kararları verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması kanuna aykırı…
Yargıtay 3. CD (E: 2020/16016 K: 2021/66 T: 04.01.2021) Sanık …’e isnat edilen suçun temas ettiği kanun maddesinde öngörülen yaptırım miktarı 5271 sayılı CMK’nın 195. maddesi kapsamında bulunmadığı gibi, sanık hakkında CMK’nın 193/2. maddesinin uygulanmasını gerektirir koşulların da mevcut olmamasına rağmen, savunması alınmaksızın yargılama yapılarak hakkında hüküm tesis edilmesi suretiyle CMK’nın 191 ve 193/1. maddelerine muhalefet edilmesi bozmayı gerektirmiş…
Ana kural yukarıda belirtildiği gibi olmakla birlikte, sanığın yokluğunda duruşma yapamama veya hüküm verememe kuralının bazı istisnaları bulunmaktadır. Bu istisnalar, çalışmada 2 bölüm halinde 11 başlık altında tartışılacaktır.
Sanığın yokluğunda duruşma yapamama ve/veya hüküm verememe kuralının başlıca istisnalar;
Ø Mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri dışında bir karar verilmesi,
Ø Sanığın duruşmadan ayrılması veya takip eden oturumlara katılmaması,
Ø Sanığın duruşmadan bağışık tutulması,
Ø Basit yargılama usulü,
Ø Sanığın istinabe yoluyla sorguya çekilmesi,
Ø Yaptırım türü nedeniyle sanığın yokluğunda duruşma,
Ø Açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması,
Ø Yargı çevresi dışındaki hastane veya tutukevinde bulunma,
Ø Sanığın duruşma salonundan çıkarılması,
Ø Kaçak sanık hakkında duruşma yapılması,
Ø Lehe bozma sonrası yargılama,
Halleridir.
1. Mahkûmiyet, Ceza Verilmesine Yer Olmadığı ve Güvenlik Tedbiri Dışında Bir Karar Verilmesi
Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava sanığın yokluğunda bitirilebilir (CMK.m.193/2). Belirtilen kanuni düzenleme geniş yorumlamaya imkan vermekle birlikte yüksek yargı uygulaması, bu hükmün “eylemin suç oluşturmaması ve herhangi bir delil tartışması yapılmaması” halinde uygulanabileceği yönünde gelişmiştir.
Yargıtay 2. CD (E: 2023/9929 K: 2024/6882 T: 30.04.2024) 5271 sayılı CMK'nın 193/2. maddesi uyarınca fiilin suç oluşturmaması veya suçun yasal unsurlarının gerçekleşmemesi nedeniyle derhal beraat kararı verilmesi dışında, sanığın ifadesinin sonuca etkili olduğu, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda sanığın sorgusu yapılıp savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında bozma sonrası suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan düzenlenen 24.08.2022 tarihli iddianameye ilişkin savunması alınmadan, sadece bozma öncesi sanık hakkında hırsızlık suçundan düzenlenen iddianame ve bozma ilamı sanığa okunarak, TCK'nın 165. maddesi uyarınca ek savunmasının alınılması ile yetinilmesi,
Yargıtay 11. CD (E: 2020/4941 K: 2021/1617 T: 18.02.2021) Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.10.2009 tarih, 2009/89-243 sayılı kararı ile uyum gösteren Genel Kurul ve Daire kararlarında da açıklandığı üzere, ceza yargılamasında mahkemeye gelmemiş sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen 5271 sayılı CMK’nın 193/2. maddesinin, dosya kapsamında toplanan kanıtlara göre mahkûmiyet dışında bir hüküm kurulması gerektiğinin anlaşılması hali ile sınırlı olarak uygulama yerinin mevcut olduğu, somut olayda sanığın sorgusu yapılmadan, mevcut kanıtlar tartışılarak delil takdiri suretiyle beraat kararı verilmesinin mümkün olmadığı gözetilmeden, sorgusu yapılmayan sanık hakkında beraat hükmü kurulması bozmayı gerektirmiş…
2. Sanığın Duruşmadan Ayrılması veya Takip Eden Oturumlara Katılmaması
Sanık duruşma devam ederken savuşur veya ara vermeyi izleyen oturum ya da oturumlara gelmezse, sanığın önceden sorgusunun yapılmış olması ve artık duruşmada hazır bulunmasına mahkemece gerek görülmemesi halinde, davanın sanığın yokluğunda görülüp bitirilmesi mümkündür (CMK.m.194/2). Tekrar belirtmek gerekir ki bu halde sanığın yokluğunda duruşma yapılabilmesinin ya da duruşmaya devam edilmesinin ön koşulu, sanığın sorgusunun yapılarak savunmasının tespit edilmiş olmasıdır.
Yargıtay 2. CD (E: 2023/1770 K: 2023/907 T: 28.02.2023) Sanığa usulünce duruşma günü bildirildiği, sanığın duruşmaya katılmaması nedeniyle zorla getirme ve yakalama müzekkereleri düzenlendiği, sanığın yakalama neticesinde sorgusunun yapıldığı, sanığın sorgusunun alındığı ve hüküm tarihinde ceza evinde bulunmadığı anlaşılmakla CMK’nın 194/2. maddesi uyarınca sanığın yokluğunda son kararın verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanığın Duruşmadan Bağışık Tutulması
Uygulamada duruşmanın değişik tarihlerdeki oturumlarda tamamlanması nedeniyle, tüm oturumlara katılma zorunluluğu sanık aleyhine bir durum oluşturabilmektedir. Özellikle sanığın iş yoğunluğu veya mahkemeye uzak mesafede oturması gibi durumlarda, her oturuma katılma yükümlülüğü hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurabilecektir. Bu nedenle kanun koyucu, sorgusu yapılmış olan sanığa, devam eden oturumlara katılmama hakkı tanımıştır. Bu yöndeki talep, sanık veya bu hususta sanık tarafından yetki verilmiş müdafi tarafından yapılabilir (CMK.m.196/1). Bu talebin mahkemece yerinde görülmesi halinde, sanığın devam eden oturumlara katılma zorunluluğu ortadan kalkar.
Sorgusu yapılmış olan sanığın devam eden oturumlara katılmaması durumuna “duruşmadan bağışık tutulma (eski tabirle vareste tutulma)” adı verilmektedir.
Sanığın duruşmadan bağışık tutulmayı talep etmediği ve özellikle sanığın ceza infaz kurumunda bulunduğu durumlarda, sanığın SEGBİS aracılığıyla yahut bizzat duruşma salonunda hazır edilerek duruşmaya katılmasının sağlanması gerekir.
Yargıtay CGK (E: 2017/16-585 K: 2018/680 T: 25.12.2018) Aynı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan ve asıl mahkemesince yapılan sorgusu sırasında duruşmadan bağışık tutulma isteğinde bulunmayan sanığın, hükmün açıklandığı 13.03.2014 tarihli son oturumda hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılamaya devam edilerek mahkûmiyetine karar verilmesi savunma hakkının sınırlandırılması niteliğindedir.
4. Basit Yargılama Usulü
Basit yargılama usulü kapsamında olan ve mahkemenin bu usulün uygulanmasına karar verdiği kovuşturmalarda duruşma açılmaksızın, taraflara beyanlarını sunmak için tebligat çıkarılmakta ve beyanların temininden sonra -duruşma açma ihtiyacı oluşmaz ise- dosya üzerinden karar verilmektedir. Bu aşamada sanığın ve diğer tarafların dinlenilmesi mümkün bulunmamaktadır (CMK.m.251).
Basit yargılama usulü uygulanarak karar verilmesi ve bu karara süresinde itiraz edilmesi halinde, mahkemenin genel hükümlere göre duruşma açarak yargılama yapıp karar vermesi gerekir. Bununla birlikte, genel hükümlere göre yürütülen bu yargılamada, taraflar gelmese bile duruşma yapılıp tarafların yokluğunda hüküm verilebilmektedir (CMK.m.252/2). Dolayısıyla bu halde de sanığın yokluğunda ve sorgusu yapılmadan karar verilmesi mümkündür. Ancak bu durum mevzuatta zorunlu kılınmamış olup, mahkemenin tarafların beyanını alarak karar vermesine bir engel bulunmamaktadır.
5. Sanığın İstinabe Yoluyla Sorguya Çekilmesi
Sanığın mahkemenin yargı çevresi dışında ikamet etmesi ya da bulunması halinde, savunmasının bulunduğu yer mahkemesince alınmasına “istinabe (uygulamadaki tabirle talimat)” adı verilmektedir. Yargılamayı yapan mahkeme, sanığın bulunduğu yerdeki aynı dereceli mahkemeye sanığın sorgusunun yapılması amacıyla talep ettiği işlemlere ilişkin açıklamalı istinabe talebinde bulunur. İstinabe edilen mahkeme, sorgu için belirlediği günü Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafiine bildirerek sorgu duruşmasına hazırlık yapar. Ancak Cumhuriyet savcısı ile -kanuni zorunluluk yoksa- müdafiin sorgu sırasında hazır bulunması şart değildir.
İstinabe edilen yer mahkemesince sorgu işlemlerine başlamadan önce sanığa, “ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği” hususu sorulmak zorundadır. Sanığın esas mahkemesi huzurunda savunma yapmak istediğini beyan etmesi halinde, istinabe mahkemesince sorgu işlemlerine son verilir ve sanığa esas mahkemesinin duruşma günü bildirilerek istinabe evrakı esas mahkemesine iade olunur (CMK.m.196/2).
Yargıtay 2. CD (E: 2020/11757 K: 2020/15572 T: 16.12.2020) İnceleme konusu dosyada … Asliye Ceza Mahkemesince istinabe yoluyla sorgusu yapılan suça sürüklenen çocuğa, sorgusundan önce ifadesini yargılamanın yapıldığı esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulmayıp 5271 sayılı CMK’nın 196/2 maddesine aykırı şekilde yapılan sorgusu esas alınmak suretiyle, hakkında hükümlülük kararı verilerek savunma hakkının kısıtlanması kanuna aykırı…
Sanığın istinabe yoluyla savunmasının alınabilmesi için kovuşturmaya konu suça karşılık gelen hapis cezasının alt sınırının 5 yıldan az olması gerekmektedir. Alt sınırı 5 yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suça ilişkin kovuşturma kapsamında sanığın savunmasının esas mahkemesince duruşma salonunda ya da SEGBİS aracılığıyla alınması gerekmekte olup, bu halde istinabe suretiyle sorgu işlemi yapılamaz.
KAYNAK : Eyüp Kara, Aslan, Ahmet, Ceza Avukatı ve Savunma, 5. Baskı, Adalet
Yayınevi, 2026
UYAP
Next