Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) 17.09.2026 tarihli 2026/61 sayılı Bülteni'nin A/6 maddesi, Takasbank TEFAS Platformu üzerinden verilip gerçekleştirilemeyen iade talimatlarının karşılığının fon hesabına borç olarak tahakkuk ettirileceğini düzenlemektedir. Hükme göre bu borçlar, tasfiye yoluyla elde edilen nakitten öncelikle ödenecektir. Böylece A/6 uyarınca fon hesabına borç olarak tahakkuk ettirilen ve tasfiye nakdinden öncelikle ödenecek iade bedelinin sahiplerine (bundan sonra "öncelikli alacaklılar"), katılma payı sahipliğinden doğan tasfiye payından önce fon malvarlığından karşılanacak bir alacak hakkı tanınmıştır. SPK'nın 28.09.2026 tarihli basın duyurusu, bu statünün belirlenmesinde esas alınan tarihi 17.09.2026'dan 16.09.2026'ya çekmiştir. Ancak öncelikli ödeme rejiminin şartlarında ve sonuçlarında herhangi bir değişiklik yapmamıştır. Aynı duyuru ile 16.09.2026 tarihinde saat 13.30'dan sonra iletilen talimatlar ile 16.09.2026 ve öncesinde iletilmekle birlikte ilgili fonun temerrüdü veya fiyat açıklamaması nedeniyle gerçekleştirilemeyen talimatlar olağan işleyişin dışında bırakılarak tasfiye kapsamına alınmış, bu suretle A/6 kapsamındaki öncelikli alacaklılar arasından dışlanmıştır. Bununla birlikte, gün içi valörlü para piyasası fonlarında A/6 uyarınca izahnamedeki gün sonu valör atlama saatinden önce iletilen ve gerçekleştirilemeyen talimatlar, duyurudaki fiyat valörü gerekçesinin kapsamı dışında kalmakta olup öncelikli alacak niteliğini koruması gerekmektedir.
SPK Karar Organı'nın 30.09.2026 tarihli ve 64/1775 sayılı Kararı (2026/67 sayılı Bülten, D/2) ise "mutabakatı tamamlanmış tüm katılma payı sahiplerine" ara ödeme yapılmasını öngörmektedir. Ara ödeme, Merkezi Kayıt Kuruluşu A.Ş. (MKK) tarafından hesaplanacak net yatırım tutarı esas alınarak ve hak sahibi başına en fazla 1 milyon TL ile sınırlı olarak yapılacaktır. Karar, A/6 kapsamındaki öncelikli alacaklılara ilişkin herhangi bir hüküm içermemektedir. Bu sessizlik karşısında, öncelikli alacaklılar ile diğer katılma payı sahiplerinin aynı anda, aynı esaslara göre ve aynı tutar sınırıyla ödeme alacağı yönünde bir uygulama ihtimali doğmaktadır. Böyle bir uygulamada, TEFAS'a talimat iletmiş ve alacağı 1 milyon TL'yi aşan hak sahibinin alacağı tavan tutarla sınırlı olarak karşılanacaktır. Aynı fon nakdi ise öncelik hakkı bulunmayan katılma payı sahiplerine dağıtılmış olacaktır. Nihai tasfiye bakiyesinin yetersiz kalması hâlinde ortaya çıkacak eksiklik, kanun ve SPK düzenlemesiyle önceliği tanınmış alacaklıya yüklenecektir. Bu sonuç, A/6'nın lafzı ve amacıyla açıkça çelişmektedir.
Bu uygulama, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun (SPKn) "Takas kesinliği ve rehin hakkı" başlıklı 79. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takas kesinliği ilkesine de aykırılık oluşturacaktır. Anılan hükme göre sermaye piyasası araçlarının takas talimat ve işlemleri ile ödeme işlemleri, merkezî takas kuruluşu üyelerinin faaliyetlerinin geçici ya da sürekli olarak durdurulması ve idari veya adli merciler nezdinde tasfiye işlemlerine başlanması hâlleri de dahil olmak üzere geri alınamaz ve iptal edilemez. Kanun koyucu, faaliyetin durdurulmasını ve tasfiyeye girişi açıkça kesinliğin istisnası olmaktan çıkarmıştır. Buna göre Takasbank'ın merkezî takas kuruluşu sıfatıyla işlettiği TEFAS'a iletilmiş ve sisteme kabul edilmiş bir iade talimatından doğan alacağın, sonradan alınan bir tasfiye kararı gerekçe gösterilerek sisteme hiç talimat iletmemiş katılma payı sahipleriyle aynı sıraya konulması kesinlik ilkesini ihlal eder. Bu alacağın ayrıca bir tutar sınırına tabi tutulması da aynı sonucu doğurur. Bu durum, kanunla tanınmış kesinliğin idari bir düzenleyici işlemle geriye dönük olarak sınırlandırılması anlamına gelir. Böyle bir sınırlamanın kanuni dayanağı bulunmamaktadır. Ayrıca bu sınırlama hukuki güvenlik ilkesiyle ve eşit konumdaki hak sahiplerine eşit işlem yapılması gereğiyle de bağdaşmamaktadır.
Öte yandan 64/1775 sayılı Karar, kendisini 2026/61 sayılı Bülten ile ilan edilen genel tasfiye esaslarına "ek tasfiye usulü" olarak nitelendirmekte ve ara ödemeyi "mutabakatı tamamlanmış" hak sahiplerine bağlamaktadır. Bu noktada SPK'nın "mutabakat" ifadesiyle 2026/61 sayılı Bülten'in A/2 maddesinde düzenlenen mutabakatı kastedip kastetmediği sorusu önem kazanmaktadır. Anılan hüküm uyarınca MKK ile bankalar arasında yapılan mutabakatın konusu yalnızca katılma payı adetleri olmayıp gerçekleşmemiş emirleri de kapsamaktadır. Gerçekleşmemiş emirlerin ayrıca mutabakata tabi tutulmasının amacının, A/6 uyarınca fon borcu olarak tahakkuk ettirilecek öncelikli alacakları diğer katılma payı sahiplerinin haklarından ayırarak tespit etmek olduğu düşünülebilir. SPK'nın iradesi bu yönde ise, yani ara ödeme A/2 kapsamında yapılan ve gerçekleşmemiş emirleri de içeren mutabakat sonuçları esas alınarak, tasfiye kararından önce doğmuş ve TEFAS'a iletilmiş talimatlardan kaynaklanan nakit alacakları öncelikle ve tutar sınırına tabi tutulmaksızın karşılandıktan sonra kalan nakitle diğer katılma payı sahiplerine yapılacaksa, bu uygulama hem ek usulün genel esaslarla birlikte uygulanması gereğine hem A/6 hükmüne hem de SPKn m.79'deki takasın kesinliği ilkesine uygun ve yerinde olacaktır. Buna karşılık Kararın bu şekilde anlaşılmaması ve A/2 kapsamındaki emir mutabakatı ile A/6'daki öncelik göz ardı edilerek tüm hak sahiplerine aynı anda ve aynı tavanla ödeme yapılması hâlinde, yukarıda açıklanan hak kaybı ve kanuna aykırılık kaçınılmaz olarak ortaya çıkacaktır.
Ara ödemelerin ivedilikle başlatılacağının ilan edilmiş olması, belirsizliğin ödeme yapılmadan önce giderilmesini zorunlu kılmaktadır. SPK'nın bağlayıcı bir kararla açıklaması gereken hususlar şunlardır: 64/1775 sayılı Kararın A/6 kapsamındaki öncelikli alacaklılara uygulanıp uygulanmayacağı; uygulanmayacaksa bu alacakların ara ödemeden önce ve tutar sınırına tabi olmaksızın ödeneceği; uygulanacaksa bunun A/6 ve SPKn m.79 ile nasıl bağdaştırıldığı. Aksi hâlde yapılacak ödemeler, hak sahipleri arasındaki sıralamayı fiilen ve geri dönülmez biçimde değiştirecek ve öncelikli alacaklıların hak kaybına uğramasına yol açacaktır. Bu da SPK aleyhine çok sayıda idari ve tam yargı uyuşmazlığına zemin hazırlayacaktır.

Av. Sergen DEMİRKOPARAN
KAYNAKÇA
1. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu (Resmî Gazete: 30.12.2012, Sayı: 28513), m.52, m.53, m.77, m.79. m.96 ve m.128.
2. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Kurul Bülteni 2026/60, 17.09.2026, A/1 (Kurul Karar Organı'nın 17.09.2026 tarihli ve 57/1706 ile 57/1707 sayılı Kararları: TEFAS'ta işleme kapatma ve tasfiye kararı).
3. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Kurul Bülteni 2026/61, 17.09.2026, A/1-A (Kurul Karar Organı'nın 17.09.2026 tarihli ve 57/1708 sayılı Kararı: Tasfiye usul ve esasları),
4. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Tasfiyeye konu fonlarda 16.09.2026 ve 17.09.2026 tarihlerinde TEFAS'a iletilen talimatlara ilişkin basın duyurusu, 28.09.2026, www.spk.gov.tr.
5. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Kurul Bülteni 2026/67, 30.09.2026, D/1 (Kurul Karar Organı'nın 30.09.2026 tarihli ve 64/1770 sayılı Kararı) ve D/2 (Kurul Karar Organı'nın 30.09.2026 tarihli ve 64/1775 sayılı Kararı: Ara ödeme esasları),
Next





