T.C.

Yargıtay

1. Ceza Dairesi

2024/1070 E., 2026/4225 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2023/1036 değişik iş
İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine
YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Nitelikli dolandırıcılık suçundan İzmir 1. İnfaz Hakimliğinin 02.01.2023 tarihli ve 2023/5 Esas, 2023/6 Karar sayılı içtima kararı ile 76... ay 2520 gün hapis cezasına hükümlü ...’in, bu cezasının infazı sırasında, Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 10.01.2023 tarihli ve 2015/8848 sayılı müddetnameye hükümlü tarafından 1/2 oran üzerinden şartla tahliye kararının hesaplanması gerektiğinden bahisle yapılan itiraz hakkında, müddetnamenin koşullu salıverilme için birden fazla süreli hapis cezasına mahkumiyet halinde en fazla 28 yıl hapis cezasının infaz edilmesi gerektiği göz önüne alınarak düzenlendiğinden bahisle itirazın reddine dair Balıkesir İnfaz Hakimliğinin 23.06.2023 tarihli ve 2023/4072 Esas, 2023/4071 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.07.2023 tarihli ve 2023/1036 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.01.2024 tarihli ve 94660652-105-10-21228-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.01.2024 tarihli ve 2024/3261 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.01.2024 tarihli ve 2024/3261 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarihli ve 2007/1-214-181 sayılı kararında belirtildiği üzere infaza ilişkin lehe oluşan hataların kazanılmış hâkka konu olmayacağı gözetilerek yapılan incelemede,

Hükümlünün, içtima kararı incelendiğinde 76... ay hapis cezası ile adli para cezasından çevrili 2520 gün adli para cezasının içtimaına karar verildiği, bu kararı müteakip düzenlenen Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığının 10.01.2023 tarihli müddetnamesinde, cezaevine giriş tarihinin 24.05.2011, koşullu salıverilme tarihinin 26.11.2038, hak ederek tahliye tarihinin ise 22.11.2052 olarak belirlendiği,

Anılan müddetnamede İzmir 1. İnfaz Hakimliğinin 02.01.2023 tarihli kararı ile içtima edilen 76... ay 2520 gün hapis cezası süresi için koşullu salıverilme için ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin 5275 sayılı Kanun'un 107/3-e maddesi gözetilerek 28 yıl olarak belirlendiği,

5275 sayılı Kanun'un 107. maddesinin 2. fıkrasının, " ... Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar yirmidört yılını, diğer süreli hapis cezalarına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının yarısını infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler ... " şeklindeki,

107. maddesinin 3. fıkrasının e. bendinde yer alan, "Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla yirmisekiz ... " şeklindeki,

106. maddesinin 7. fıkrasının, “Adlî para cezası yerine çektirilen hapis süresi üç yılı geçemez. Birden fazla hükümle adlî para cezalarına mahkûmiyet hâlinde bu süre beş yılı geçemez.” şeklindeki ve 106. maddesinin 9. fıkrasının, " ... 16 ncı madde hükümleri saklı kalmak üzere, adlî para cezasından çevrilen hapsin infazı ertelenemez ve bunun infazında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz... " şeklindeki düzenlemeler gözetildiğinde, hükümlünün adli para cezasından çevrili 2520 gün hapis cezasının geri kalan hapis cezalarından ayrı olarak koşullu salıverme süresi hesaplanmadan 5 yılı (1825 gün) geçmeyecek şekilde çektirilmesi, bu sürenin müddetnamede indirimsiz olarak hesaba katılması gerektiği, içtima kararına konu geri kalan 76... ay hapis cezası ile ilgili olarak ise 5275 sayılı Kanun’un 107/2 ve 107/3-e maddeleri gereği 28 yıl olarak koşullu salıverme tarihinin belirlenerek hesaba katılması gerektiği, anılan düzenlemeler ve anlatılanlar ışığında, hükümlü hakkında tanzim edilen müddetnamenin hatalı olduğu gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;

(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.

(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.

(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
Şeklinde düzenlenmiştir.

2. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 99. maddesi;

(1) Bir kişi hakkında hükmolunan herbir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar. Ancak, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, 107 nci maddenin uygulanabilmesi yönünden infaz hâkimliğinden bir toplama kararı istenir. Adli para cezasından çevrilen ve ceza infaz kurumunda infaz edilme aşamasına gelen hapis cezaları da toplama kararına dahil edilir. (Ek cümle 14.04.2020 - 7242 S.K./42. md)

3. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106. maddesinin (3), (4), (7), (9) ve (11) inci fıkraları;

(3) (Değişik: 18/6/2014-6545/81 md.) Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.

(4) (Değişik: 26/2/2008-5739/5 md.) Çocuklar hakkında hükmedilen adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde, bu ceza hapse çevrilemez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.

....

(7) Adlî para cezası yerine çektirilen hapis süresi üç yılı geçemez. Birden fazla hükümle adlî para cezalarına mahkûmiyet hâlinde bu süre beş yılı geçemez.

(9) (Değişik: 26/2/2008-5739/5 md.) 16 ncı madde hükümleri saklı kalmak üzere, adlî para cezasından çevrilen hapsin infazı ertelenemez ve bunun infazında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz. Hapse çevrilmiş olmasına rağmen hak yoksunlukları bakımından esas alınacak olan adlî para cezasıdır.

(11) İnfaz edilen hapsin veya kamuya yararlı işte çalışmanın süresi, adlî para cezasını tamamıyla karşılamamış olursa, geri kalan adlî para cezasının tahsili için ilâm, Cumhuriyet Başsavcılığınca mahallin en büyük mal memuruna verilir. Bu makamlarca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre kalan adlî para cezası tahsil edilir.

4. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 107 nci maddesinin (2) nci fıkrası ile (3) üncü fıkrasının (e) bendi;

(2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar yirmidört yılını, diğer süreli hapis cezalarına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının yarısını infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler. (Ek cümleler:14/4/2020-7242/48 md.) Ancak, Türk Ceza Kanununun

a) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82... ) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,

b) Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan (madde 87, fıkra iki, bent d) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,

c) İşkence suçundan (madde 94... ) ve eziyet suçundan (madde 96) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,

d) Cinsel saldırı (madde 102, ikinci fıkra hariç), reşit olmayanla cinsel ilişki (madde 104, ikinci ve üçüncü fıkra hariç) ve cinsel taciz (madde 105) suçlarından süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,

e) Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan (madde 102, 103, 1 04... ) hapis cezasına mahkûm olan çocuklar,

f) Özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlardan (madde 132, 133, 134, 135, 136, 1 37... ) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,

g) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188) hapis cezasına mahkûm olan çocuklar,

h) Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçlarından (madde 326 ilâ 339) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,

cezalarının üçte ikisini infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler. Ayrıca, suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olan çocuklar ile 1/1/1983 tarihli ve 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve ...Teşkilatı Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlar hakkında koşullu salıverilme oranı üçte iki olarak uygulanır.

(3) Koşullu salıverilme için infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre;

e) Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla yirmisekiz,

Yıldır.

5. Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 41 inci maddesinin (7) nci fıkrası;

(7) Adli para cezasını ödememesi nedeniyle haklarında kamuya yararlı bir işte çalıştırılma kararı verilen hükümlülere ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından on gün içinde Cumhuriyet başsavcılığına müracaat etmesi, etmediği takdirde kamuya yararlı bir işte çalıştırılma kararına uymamış sayılacağı ve hapis cezasının açık ceza infaz kurumunda infaz edileceğini belirten çağrı kağıdı gönderilir. Hükümlünün yapılan çağrıya on günlük süre içinde başvurması halinde kamuya yararlı bir işte çalıştırılma kararının yerine getirilmesi için evrak bağlı bulunan denetimli serbestlik müdürlüğüne, hükümlünün başka yerde ikamet etmesi veya başka adres bildirmesi durumunda, dosya bu yer denetimli serbestlik müdürlüğüne iletilmek üzere ilgili Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. Cumhuriyet başsavcılığınca kararın denetimli serbestlik müdürlüğüne iletilmesi sonrası müdürlük bu madde hükümlerine göre tebligat işlemini gerçekleştirir. Hakkında adli para cezasını ödememesi nedeniyle kamuya yararlı bir işte çalıştırılma kararı verilmiş hükümlünün ceza infaz kurumunda olması durumunda, hükümlü hakkında verilen denetimli serbestlik altında kamuya yararlı bir işte çalıştırılma yaptırımı hükümlünün ceza infaz kurumundan salıverilmesine müteakip infaz edilmek üzere kararı veren mahkemenin bulunduğu Cumhuriyet başsavcılığı ilamat bürosunda bekletilir.

6. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107. maddesine göre koşullu salıverilme süresinin belirlenmesi açısından aynı Kanunun 99. maddesine göre mahkemece bir toplama kararı verildiğinden, adli para cezasından çevrili hapis cezalarının infazında öncelikle kamuya yararlı bir
işte çalıştırılma tedbirinin uygulanması gerektiğinden ve adli para cezalarının infazında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmadığından, 6545 sayılı Kanunla Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/3. maddesinde yapılan ve adli para cezasından çevrilen hapis cezasının öncelikle kamuya yararlı bir işte çalıştırılma tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilmesi, bu mümkün olmadığı takdirde açık ceza infaz kurumunda infaz edilmesi gerektiğine ilişkin düzenleme ile 7242 sayılı Kanun'un 42. maddesi ile değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 99. maddesinde yer alan, "Adli para cezasından çevrilen ve ceza infaz kurumunda infaz edilme aşamasına gelen hapis cezaları da toplama kararına dahil edilir." şeklindeki açık düzenlemeye göre, adli para cezasından çevirilen hapis cezasının toplama kararına dahil edilebilmesi için ceza infaz kurumunda infaz edilme aşamasına gelmesi gerektiği dikkate alınmalıdır.

7. 01.06.2005 tarihinden sonra işlenen suçtan dolayı doğrudan verilen adli para cezaları ile 01.03.2008 tarihinden sonra işlenen suçtan dolayı verilen kısa süreli hapis cezasından çevrili adli para cezasının ödenmemesi durumunda adli para cezasından çevrilen hapis cezasının infazında şartla tahliye hükümleri uygulanamamaktadır. Ancak 01.06.2005 tarihi ile 01.03.2008 tarihleri arasında işlenmiş suçlarda kısa süreli hapis cezasından çevrilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda adli para cezasından çevrili hapis cezalarının infazında şartla tahliye hükümlerinin uygulanması mümkündür.

8. Kural olarak adli para cezasından çevrili hapis cezalarında şartla tahliye hükümleri uygulanmadığından, 5275 sayılı Kanun da, hükümlünün şartla tahliyeye hak kazanabilmesi için iyi halli olarak ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken üst sınırlar içinde eritilmeyip, şartla tahliye süresine eklenmesi suretiyle infaz edilmesi gerektiğinin kabul edilmesi gerekmektedir.

9. Somut olayda, hükümlü hakkında verilen infaza konu 76... ay 2520 gün hapis cezasının infazı amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen müddetnameye göre, 24.05.2011 tarihinde ceza infaz kurumuna alınan hükümlünün, tutuklukta geçen 172 günlük süresi de dikkate alınmak suretiyle, şartla tahliye tarihinin 5275 sayılı Kanun'un 107. maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendine göre 28 yıl üzerinden hesap edilerek 26.11.2038, bihakkın tahliye tarihinin de 22.11.2052 olarak belirlendiği, hükümlünün bu müddetnameye karşı, cezasından 1/2 oranında indirim yapılmak suretiyle şartla tahliye tarihinin belirlenmesi gerekirken 28 yıl üzerinden belirlenmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle itiraz ettiği anlaşılmaktadır.

10. İnfaz hakimliğince yapılan değerlendirmede, hükümlü hakkında doğrudan verilen hapis cezaları ve adli para cezasından çevrilen hapis cezalarının süreleri dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucu, hükümlünün şartla tahliye tarihinin 07.12.2061, bihakkın tahliye tarihinin ise 15.07.2105 olduğu, ancak 5275 sayılı Kanun'un 107/3-e maddesinde, koşullu salıverilme için birden fazla süreli hapis cezasına mahkumiyet halinde en fazla 28 yıl hapis cezasının infaz edilmesi gerektiği, bu nedenle yasa gereği hükümlünün şartla tahliye tarihinin 28 yıl olarak hesaplandığı ve itiraza konu müddetnamede yapılan hesaplamanın ve bu hesaplama sonucu bulunan koşullu salıverilme ve bihakkın tahliye tarihlerinin doğru olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş ise de, yukarıda açıklandığı gibi hükümlü hakkında verilen ve kesinleşen adli para cezasından çevirilen hapis cezasının toplama kararına dahil edilebilmesi için ceza infaz kurumunda infaz edilme aşamasına gelmesi gerektiği gibi adli para cezasından çevrili hapis cezalarında şartla tahliye hükümleri uygulanmadığından, 5275 sayılı Kanun da, hükümlünün şartla tahliyeye hak kazanabilmesi için iyi halli olarak ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken üst sınırlar içinde eritilmeyip, şartla tahliye süresine eklenmesi suretiyle infaz edilmesi gerektiğinin kabul edilmesi gerektiği, buna göre hükümlünün 76... ay hapis cezası ile ilgili olarak, infaza konu içtimalı hapis cezasının süresi, hapis cezalarının verilmesine neden olan suçların niteliği ve tabi oldukları infaz rejimi dikkate alınarak, 5275 sayılı Kanun'un 107. maddenin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (e) bendi hükümleri gereğince, şartla tahliyeye hak kazanabilmesi için ceza infaz kurumunda iyi halli olarak geçirmesi gereken sürenin 28 yıl olarak hesaba katılması, adli para cezasından çevrili 2520 gün hapis cezasının, kamuya yararlı çalışma tedbiri aşamasında olup, ancak hükümlü hakkında doğrudan verilen hapis cezaları nedeniyle, hükümlünün şartla tahliyesine karar verilmesinden sonra infaz edilebilmesinin mümkün olduğu, ceza infaz kurumunda infaz edilebilme aşamasın da olmadığının müddetname de gösterilmesi, ayrıca ceza infaz kurumunda infaz aşamasına geldiği takdirde müddetnamede yer alan doğrudan verilen hapis cezaları için hesaplanan ve 28 yıl olarak belirlenen şartla tahliye süresi içerisinde eritilmeyip, birden fazla hükümle adli para cezasına mahkum edilmesi nedeniyle, verilen adli para cezaları yerine çektirilecek hapis cezasının 5275 sayılı Kanun'un 106. maddesinin yedinci ve dokuzuncu fıkra hükümlerine göre, şartla tahliye süresi hesaplanmadan 5 yılı geçmeyecek şekilde çektirilmesi halinde ceza infaz kurumundan tahliye edilebileceği şerhi verilmek suretiyle müddetnamenin düzenlenmesi gerektiği gözetilerek, itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine dair itiraz merciince verilen karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 07.07.2023 tarihli ve 2023/1036 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.05.2026 tarihinde karar verildi.