T.C.
Yargıtay
4. Hukuk Dairesi
2024/10490 E., 2025/16140 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/619 E., 2022/627 K.
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2022/İHK-31375
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2022/46195
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcusu olduğu davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle oluşan 04.10.2020 tarihli trafik kazasında davacının yaralanması sonucu malul kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6.700,00 TL tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle taleplerini 382.723,55 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; iyileşme süresi dolmadan alınan maluliyet raporunu kabul etmediklerini, kendilerine gerekli belgeler ile başvuru yapılmadığını, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, beşte bir oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının meydana gelen kaza nedeni ile yaralanarak malul kaldığı, davalı şirketin sigortalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet sigortacısı olması nedeni ile işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlendiği ve sorumluluğu bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 382.723,55 TL tazminatın 15.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak 306.478,84 TL tazminatın 15.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kendilerine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatlarının poliçe teminatı kapsamında olmadığını, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediğini, muacceliyetin gerçekleşmediğini, sağlık raporu ücretinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, sorumluluklarının poliçe teminatı ve sigortalı aracın kusuru oranında olduğunu, kusur durumunun tespiti gerektiğini, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, ıslah edilen kısım yönünden ıslahtan itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, beşte bir oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanarak malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
a. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Davaya konu kazanın meydana geldiği 04.10.2020 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan “Engel Oranları Cetveli”nin “alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “... engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; yaralanma alt ekstremiteye ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında bir yıllık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Engel Oranları Cetveli’ne göre yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
b. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2-a) ve (2-b) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
03.12.2025 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Somut olayda, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu belirlenmiştir. Dosya kapsamında kazanın oluşumuna ilişkin herhangi bir kusur raporu düzenlenmediği anlaşılmaktadır.
Şu durumda, tarafların kusur durumlarının hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişiden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından, bozma ilamına bu yönde bent eklenmesi gerekli olduğu kanaati ile sayın çoğunluk görüşünden ayrılmakla birlikte; sayın çoğunluğun (1) ve (2) nolu bentlerdeki bozma görüşüne katılıyorum.
---
T.C.
Yargıtay
4. Hukuk Dairesi
2025/15302 E., 2026/2059 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/235 Esas - 2024/233 Karar
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olduğu araç ile davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 24.03.2022 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla toplam talebini 273.111,82 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; usule uygun olmayan başvuru nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, illiyet bağının ispat edilemediğini, kusur raporu alınması gerektiğini, emniyet kemerini takmama eylemi nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi gerektiğini, geçici taleplerden davalının sorumlu olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere davalının ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu olduğunu ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sunduğu 20.12.2022 tarihli maluliyet raporuna göre davaya konu trafik kazasından dolayı %5 oranında sürekli malul kaldığı, raporun usule ve yasaya uygun olduğu, kaza tespit tutanağına göre davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, hakem heyeti tarafından alınan kusur raporunun da aynı doğrultuda olduğu gerekçesiyle başvurunun kabulüne, toplam 273.111,82 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin itiraz başvurusunda bulunması üzerine İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın davacı lehine hükmedilen nisbi vekalet ücreti yönünden kabulüne, diğer itirazların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, usule uygun başvuru olmadığından usulden red kararı verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun usule uygun düzenlenmediğini,illiyet bağının ispat edilemediğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, kusur raporu alınması gerektiğini, davalıya yüklenen kusur oranının fahiş olduğunu, hatır taşıması nedeniyle ve emniyet kemerini takmama eylemi nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, davacının kazanç kaybının olup olmadığının araştırılması, kazanç kaybı yoksa geçici iş göremezlik tazminatının reddi gerektiğini, geçici taleplerden davalının sorumlu olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere temerrüt gerçekleşmediğinden ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; davacı lehine hüküm altına alınan vekalet ücretinin hatalı olduğunu, nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının yolcu olduğu araç ile davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının tazminat talebine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamanın içtihatlara uygun olmasına, müterafik kusurun ispat edilememiş olmasına, hatır taşımasının olayda mevcut olmamasına, kusur oranlarının tespitinin yerinde olmasına ve vekalet ücretinin doğru takdir edilmesine göre katılma yoluyla temyiz eden davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Davaya konu kazanın gerçekleştiği 24.03.2022 tarihi itibariyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup davacının maluliyetinin bu yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gereklidir. Bu yönetmeliğin 2 numaralı ek cetveli olan özür oranları cetvelinin "alt ekstremiteye ait sorunlarda özürlülük oranları" başlıklı 3. maddesinde "Özürlülük hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi özrünün zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı özürlülük raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 20.12.2022 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti %5 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetveller kullanılarak belirleme yapılması yerinde olmakla birlikte, davacının kazadaki diz kapağında oluşan menisküs yırtığı nedeniyle diz eklem hareket kısıtlılığına bağlı oluşan alt ekstremite özür durumu için yönetmelikteki 1 yıllık süre gözetilmemiş ve bu hususta bir değerlendirme de yapılmamıştır.
Şu halde, İtiraz Hakem Heyeti tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, eki cetvel ve listeler ile davacının tüm tedavi evrakı ve raporları temin edilip, davacıyı bizzat muayene etmek suretiyle ve ayrıca kaza ile illiyet bağı kuracak şekilde yerleşim yerine en yakın üniversite adli tıp anabilim dalı başkanlığından yeniden maluliyet raporu alınarak sonuca gidilmesi gerekirken yetersiz maluliyet raporunun esas alınarak sonuca gidilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle katılma yoluyla temyiz eden davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazının REDDİNE,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Next





