T.C.
Yargıtay
8. Ceza Dairesi
2024/16204 E., 2025/789 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/3452 E., 2023/851 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle,
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2022 tarihli ve 2021/125 Esas, 2022/116 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188/3, 52. ve 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 06.03.2023 tarihli ve 2022/3452 Esas, 2023/851 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması ve beraat etmesi gerektiğine, tape kayıtlarının mahkumiyete esas alınamayacağına, delil olmadığına ve cezanın orantısız olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, sanığın, Manisa'da ele geçirilen esrarı temyiz dışı sanık ... ile temin ettiği tape kayıtları ile anlaşıldığı iddia edilen olaya ilişkin olarak;
Sanığın savunmalarının aksine, ele geçirilen uyuşturucu maddelerle ilgisi olduğuna dair, içeriğine değişik anlamlar yüklenebilecek telefon görüşmeleri dışında kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı, iletişimin tespiti tutanaklarının maddi kanıtlarla desteklenmediği ve tek başına suçun nitelendirilmesine yeterli bilgiyi içermediği gözetilmeden, sanığın atılı suçtan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 06.03.2023 tarihli ve 2022/3452 Esas, 2023/851 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre sanığın SALIVERİLMESİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadığı takdirde salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2025 tarihinde karar verildi.





