TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

A. B. VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2022/107762)

Karar Tarihi: 3/3/2026

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

Yıldız SEFERİNOĞLU

Kenan YAŞAR

Metin KIRATLI

Raportör

:

Ömer Faruk NURSAÇAN

Başvurucular

:

Vekilleri

:

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, kişilerin katıldığı nevruz etkinliğinde "Devrim Çarkı" ve "Dağlıca" isimli marşları söylemeleri dolayısıyla terör örgütünün propagandasını yapma suçundan tutuklanmaları ve tutukluluk incelemelerinin süresinde yapılmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

A. Bireysel Başvuru Süreci

2. 19/3/2022 günü Kocaeli'nin Gebze ilçesi Mevlana Kapalı Pazar Alanı'nda düzenlenen nevruz etkinliği esnasında başvurucuların PKK/KCK silahlı terör örgütünün marşı olan "Çerxa Şoreşe" (Devrim Çarkı) (anılan marşın içeriği için bkz. Meki Katar [GK], B. No: 2015/4916, 3/10/2019, § 12) ve "Oramar" (Dağlıca) isimli örgüt ile özdeşleşmiş marşları söyledikleri iddiasıyla Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından haklarında terör örgütünün propagandasını yapma suçundan soruşturma başlatılmıştır.

3. Nevruz etkinliği sırasında alınan kamera kayıtlarının incelenmesi neticesinde başvurucuların etkinliğe katılarak halay çekerken marş söylediği, bu kapsamda başvurucuların "Devrim Çarkı" marşını, başvurucular Caner M., İsmail M., Azad M., A. B. ve Diyar Y.'ın ise "Dağlıca" marşını söyledikleri yönünde Kocaeli Emniyet Müdürlüğünce yapılan tespitler üzerine evlerinde arama yapılmış; 25/11/2022 tarihinde ise başvurucular gözaltına alınmıştır.

4. Başvurucular Caner M., İsmail M., Azad M. ve A. B.'nun Kocaeli Emniyet Müdürlüğünde müdafi huzurunda yaptıkları 27/11/2022 tarihli savunmaların ilgili kısmı şu şekildedir:

Caner M. savunmasında özetle şunları söylemiştir;

"... Bana Avukat huzurunda sormuş olduğunuz etkinliğe A. M., İ.M.ve A.B. isimli arkadaşlarım ile birlikte katıldım. Bana Avukat huzurunda Tespit Tutanağındaki göstermiş olduğunuz şahıs benim ancak bu marşı ben söylemedim. Nevruz kutlamasına katılmam için beni İsmail aradı. Nevruz alanı benim evimin yanındadır. Ben bu kutlamaya eğlenmek amacıyla gittim. Bana mitingde örgütsel içerikli şarkılar söylemem yada söylememem konusunda hiç kimse talimat vermedi. Miting sırasında bu şarkının söylendiğini duydum bu şarkının söylenmesi için bir kişinin öncülük ettiğini biliyorum. Ancak alanda kimlerin bu şarkıyı söylediğini bilmiyorum.

Bana göstermiş olduğunuz tespit tutanağında ki şahıs benim. Ben Mitingde Halay Çektim bu halayı çekerken Oramar isimli şarkıya eşlik ettiğimi hatırlamıyorum. Ancak sessiz eşlik etmiş (ağızımı oynatmış) olabilirim. Ben bu şarkının anlamını bilmiyorum. Ben yukarıda söylediğim gibi Nevruza eğlenmek amacıyla gittim. Bu şarkıyı söylemişsem de örgütsel bir amacım yoktur. Bana bu şarkıyı söylemem yada söylemem konusunda hiç kimseden talimat almadım. Halay çektiğim şahıslar tutanakta gösterildiği gibi İ. M., A. M. ve A.B.isimli şahıslardır. Bu şahısların Oramar şarkısını söylediğini duydum."

Azad M. savunmasında özetle şunları söylemiştir;

"... Tespitleri yapılan şarkıları Tiktok üzerinden rast geldim dinledim ve telefonuma yükledim. Bu şarkıları rast geldiği için dinledim ve telefonuma kayıt ettim. Bunda örgütsel bir amacım yoktur.

Ben 19/03/2022 tarihinde Gebze ilçesinde düzenlenen Nevruz kutlamasına katıldım. Bana göstermiş olduğunuz görüntü net olmadığından bu şahsın benim olup olmadığımı anlamadım. Cerşa Soresê isimli şarkıyı söylemedim. Bu şarkının sözlerini bilmiyorum. Nevruza katılmamız ve örgütsel içerikli marş söyleyip söylememiz konusunda hiç kimseden talimat almadım. Gebze de düzenlenen ve katılmış olduğumuz nevruz kutlamasını sosyal medyadan öğrendim. Ben nevruz etkinliğinde bu şarkının söylendiğini duymadım. Bu şarkıyı kimlerin söylediğini bilmiyorum.

Ben çok iyi Kürtçe bilmem. Ben bu şarkıyı söyleyip söylemediğimi hatırlamıyorum. Bu şarkının içeriğini neden yazıldığını bilmiyordum. Ben bu şarkıyı söyleyip söylememem konusunda hiç kimseden talimat almadım. Birlikte halay çektiğimizi tam olarak hatırlamıyorum yanımda şahısların kimler olduğunu bilmiyorum."

İsmail M. savunmasında özetle şunları söylemiştir;

"...Bu görüntüler benim internet ortamında merak edip baktığım görüntülerdir. Bu görüntüler sosyal medya üzerinden diğer insanların paylaştığı görüntüler olabilir ve ben bu görüntüleri oradan görmüş olabilirim. Bu görüntülerin telefonumda olduğundan haberim yoktur. Ben bu görüntüleri telefonuma indirmedim. Benim telefonumu bildiğim kadarıyla benden başka kullanan yoktur. Ben bu filmi internette sosyal medya paylaşımlarından gördüm ve merak edip telefonuma indirip o dönem yaşanan çatışmaların nasıl olduğu hakkında bilgi almak amacıyla seyrettim. Bu filmi seyretmemin örgütsel bir amacı yoktur.

Ben bu videoyu tiktok hesabımda paylaşarak daha çok takipçi elde etmek amacıyla çektirmiştim. Bu videoyu yukarıda bahsettiğim açıp kapattığım tiktok hesabımda paylaştım. Sonrasında bu hesabımı kapattım.

Ben 19 Martta Gebzede düzenlenen Nevruz mitingine katıldım. Görüntüdeki şahıs benim. Miting alanında bu marş söylenmeye başladı bende diğer herkes gibi bu marşı söyledim. Bu marşın söylenmesinin suç olduğunu bilmiyordum. Ben Gebze’de Nevruz kutlaması olacağını facebook’ta paylaşım yapan arkadaşlarımdan/akrabalarımdan gördüm ve nevruza katıldım. Nevruz kutlamasına katılmam ve bu marşı söylemem konusunda kimseden talimat almadım. Benimle birlikte bu marşı söylediğini bildiğim benimle birlikte yakalanan Azad M., Caner M.’dur.

Görüntüdeki şahıs benim. Oramar isimli şarkıyı biliyorum. Bu şarkının örgütsel bir şarkı olduğunu biliyorum ancak ben bu şarkıyı söylerken örgütsel bir amacım yoktur. Ben bu şarkıyı söylemem konusunda hiç kimseden talimat almadım. Bu şarkıyı o anki heyecanla söyledim. Benimle birlikte bu şarkıyı kimlerin söylediğini bilmiyorum. Benimle birlikte halay çeken şahısları tanımıyorum."

A. B. savunmasında özetle şunları söylemiştir;

"... Benim yaklaşık olarak 1 yıldan beri kullanmış olduğum kendi adıma kayıtlı bulunan instagram hesabım vardır. Bu görüntüleri oradan görüp indirmiştim. Tespiti yapılan görüntülerin ne olduğunu bilmiyorum. Ben Kürtçe biliyorum ancak şarkıları anlayacak kadar Kürtçe bilmiyorum. Tespiti yapılan şarkıların örgütsel içerikli olup olmadığını anlamıyorum. Ben bu şarkıları kulağa hoş geldiği için dinliyorum başka bir amaçla dinlemiyorum.

Bana göstermiş olduğunuz video’yu ben çektim ancak İsmail’in söylediği şarkının sözlerini hatırlamıyorum. Bu görüntüyü sadece anı kalsın diye çektik. Bunun örgütsel bir amacım yoktur.

Ben 19 Mart’ta Gebze’de düzenlenen Nevruz kutlamasına katıldım. Bu kutlamaya Caner M. Azad M., İsmail M. isimli şahıslarla birlikte eğlenmek amacıyla katıldık. Bana avukatlar huzurunda göstermiş olduğunuz görüntüdeki şahıs ben değilim. Mitingde ben tespiti yapılan şarkıyı söylemedim. Bulunduğum alanda bu şarkının söylendiğini de hatırlamıyorum. Bu şarkının kimler tarafından söylendiğini de bilmiyorum. Gebzede düzenlenen Nevruz kutlamasını facebook üzerinden öğrendim. Benim tarihini hatırlamadığım dönemde açmış olduğum facebook hesabım vardır. Ben Nevruza katılmam konusunda ve nevruz alanında örgütsel içerikli şarkı söyleyip söylemem konusunda hiç kimseden talimat almadım. Nevruz kutlamasına katılmamızın örgütsel bir amacı yoktur. Sadece eğlence amacıyla katıldım.

Bana avukatlar huzurunda göstermiş olduğunuz tutanaktaki şahıs ben değilim. Ben miting alanında hiç halay çekmedim. Oramar isimli şarkıyı söylemedim. Benim bulunduğum alanda Oramar şarkısının söylenip söylenmediğini bilmiyorum. Oramar isimli şarkıyı kimlerin söylediğini de bilmiyorum."

5. Başvurucular, anılan soruşturma kapsamında 28/11/2022 tarihinde tutuklanmaları talebiyle Kocaeli 2. Sulh Ceza Hâkimliğine (Sulh Ceza Hâkimliği) sevk edilmiştir. Başvurucular Caner M.r'un, İsmail Ma.'un, Azad M.'un, A. B.nun Sulh Ceza Hâkimliğinde yaptığı savunmalar şu şekildedir:

"ŞÜPHELİ A. B. SORGUSUNDA: C. Savcılığı’nın tutuklama talebini kabul etmiyorum. Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben emniyette ifade vermiştim. Bu ifadelerimi aynen tekrar ederim. 19/03/2022 günü Gebze ilçesinde yapılan nevruz etkinliğine katıldım. Ancak bu etkinlikte söylendiği iddia olunan devrim çarkı isimli marşı söylemedim. Görüntülerdeki şahıs ben değilim. Ben ayrıca Oramar isimli şarkıyı da söylemedim. Bana göstermiş olduğunuz Oramar isimli şarkı söylenirken tespiti yapıldığı belirtilen görüntülerdeki şahıs benim. Ancak ben Oramar şarkısını söylemedim. Dijital materyalimde yapılan tespitlerle ilgili Emniyette yapılan teşhisler doğrudur, ancak ben bunların suç olduğunu bilmiyordum. Serbest bırakılmamı talep ederim dedi.

Şüphelinin evrak içerisindeki ifadesi okundu, soruldu: Doğrudur, tekrar ederim dedi.

...

ŞÜPHELİ AZAD M. SORGUSUNDA: C. Savcılığı’nın tutuklama talebini kabul etmiyorum. Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben emniyette ifade vermiştim. Bu ifadelerimi aynen tekrar ederim. 19/03/2022 günü Gebze ilçesinde yapılan nevruz etkinliğine katıldım. Ancak bu etkinlikte söylendiği iddia olunan Devrim çarkı isimli marşı söylemedim. Ben Oramar isimli şarkıyı söylemedim. Dijital materyallerimde ele geçirilen görüntülere ilişkin Emniyette vermiş olduğum beyanım doğrudur. Örgütsel bir amacım yoktur. Serbest bırakılmamı talep ederim dedi.

Şüphelinin evrak içerisindeki ifadesi okundu, soruldu: Doğrudur, tekrar ederim dedi.

...

ŞÜPHELİ CANER M. SORGUSUNDA: C. Savcılığı’nın tutuklama talebini kabul etmiyorum. Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben emniyette ifade vermiştim. Bu ifadelerimi aynen tekrar ederim. 19/03/2022 tarihinde Gebze de yapılan etkinliğe katıldım. Ancak devrim çarkı isimli marşı söylemedim. Aynı zamanda oramar isimli şarkıyı da söylemedim. Görüntülerdeki bana gösterilen şahıs benim. Serbest bırakılmamı talep ederim dedi.

Şüphelinin evrak içerisindeki ifadesi okundu, soruldu: Doğrudur, tekrar ederim dedi.

...

ŞÜPHELİ İSMAİL M. SORGUSUNDA: C. Savcılığı’nın tutuklama talebini kabul etmiyorum. Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben emniyette ifade vermiştim. Bu ifadelerimi aynen tekrar ederim. 19/03/2022 tarihinde Gebze ilçesinde yapılan etkinliğe katıldığım doğrudur. Devrim çarkı isimli marşı söyledim ancak içeriğini bilmiyordum. Bu nedenle suç olduğunu da bilmiyordum. Yine aynı etkinlikte oramar isimli şarkıyı da söyledim onunda içeriğini bilmiyordum. Kürtçe lehçeleri aynı olmadığı için içeriğini bilmiyordum. Suç olduğunu da bilmiyordum. Dijital materyallerimde yapılan tespitlerde belirtilen fotoğrafları ben görmemiştim. Nasıl telefonuma geldiğini bilmiyorum. A. B.nun telefonunda yapılan incelemede tespit edilen görüntü kaydındaki kişi benim. Bu videoyu Tiktok da takipçi kazanmak amacıyla çok kısa bir süre paylaşıp sildim. Paylaşmam bir saatten fazla sürmemiştir. Yine inşaat işi yaparken söylediğim tespit olunan videoda aynı amaçla söylediğim bir şarkıdır, suç olduğunu bilmiyordum. İnşaat işi yaparken söylediğim şarkıya ilişkin videoyu hiç bir yerde paylaşmadım. Serbest bırakılmamı talep ederim dedi.

Şüphelinin evrak içerisindeki ifadesi okundu, soruldu: Doğrudur, tekrar ederim dedi."

6. Sulh Ceza Hâkimliği başvurucuların atılı suçtan tutuklanmalarına karar vermiştir. Tutuklama kararının ilgili kısmı şu şekildedir:

"Şüpheliler A. B., A. M., [B.Ş.], CANER M., DİYAR Y., [E.C.], [F.Y.], İBRAHİM Ö., [M.F.Ç.] VE İ.M.'un, soruşturma konusu Terör Örgütü Propagandası Yapmak suçu bakımından; Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2021/3991 esas, 2021/11272 karar sayılı ilamı " ... gerçekleşen eylemde PKK/KCK terör örgütünün sözde marşlarından olan Çerksa Şeroşe (Devrim Çarkı) marşını söylediğinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edildiği, söz konusu marşın içerik itibarı ile terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da teşvik edecek mahiyette olduğu ve 3713 sayılı Kanunun 7/2 maddesinde yazılı silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçunu oluşturacağı..." ve Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2016/1263 esas, 2017/3432 karar sayılı ilamı "... 21.03.2012 tarihli Nevruz etkinliğinde çalınan ve PKK terör örgütünün cebir ve şiddet içeren eylemlerini övücü nitelikte bulunan Oramar isimli marşa sözle ve alkış tutmak suretiyle eşlik eden sanığın eyleminin atılı suçu oluşturacağı..." doğrultusunda devrim çarkı ve oramar isimli marşların terör örgütü propagandasına vücut vermesi, 19/03/2022 tarihinde Gebze ilçesinde HDP tarafından düzenlenen 2022 yılı nevruz etkinliği sırasında tüm şüphelilerin devrim çarkı isimli marşı söylediklerine ilişkin ve şüphelilerden C.M., D. Yı., A. M., İsmail M. ve A. B.'nun Oramar isimli marşı söyledikleri yönünde yapılan kolluk tespiti, kamera kayıtları gibi bilgi ve belgelere dayalı olarak suçun işlendiğine ilişkin kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunması, suç ve şüpheli hakkında delillerin henüz toplanamamış olması, bu nedenle şüphelinin kişiler üzerinde baskı girişiminde bulunması hususlarında kuvvetli şüphenin doğması, bu kapsamda delillerin karartılması şüphesinin mevcudiyeti ya da kaçabileceği şüphesinden soruşturmaya konu suçun CMK.nun 100/3. maddesinde açıkça sayılan suçlar arasında yer almasından dolayı tutuklama nedeninin oluşması, soruşturmaya konu suç için kanunda öngörülen cezanın üst haddi, verilmesi muhtemel ceza ile işin önemi, şüphelinin suç ve suçtan sonraki davranışlarına göre adli kontrol uygulamasının bu aşamada yetersiz kalacağı ve iş bu tedbirin ölçülü olduğu hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, tutuklama koşullarının oluştuğu kabul edilerek; CMK.nun 100. ve devamı maddeleri gereğince ayrı ayrı TUTUKLANMALARINA..."

7. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 1/12/2022 tarihinde iddianame düzenlenmiştir. İddianamenin başvurucular Caner M., İsmail M., Azad M. ve A. B. ile ilgili kısmı şu şekildedir:

"...4-ŞÜPHELİ CANER M. HAKKINDAKİ TESPİTLER

*19.03.2022 günü Kocaeli ili Gebze İlçesi Mevlana Kapalı Pazar yerinde Halkların Demokratik Partisi (HDP) tarafından düzenlenen 2022 yılı Nevruz etkinliği esnasında, Miting Alanı Kamera 2 isimli videonun 08.36 saniyesinde şüpheli Caner M.'un Terör Örgütünün sözde marşını söylerken görüntülendiğinin tespit edildiği,

*00038 MTS isimli Videonun 00.00.51 saniyesinde şüpheli Caner M.'un Oramar isimli örgütsel Şarkıyı söylerken görüntülendiğinin tespit edildiği,

*00038 MTS isimli Videonun 00.00.45 saniyesinde şüpheli Caner M.'un Oramar isimli örgütsel Şarkıyı söylerken görüntülendiklerinin tespit edildiği,

...

Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce düzenlenen 25/11/2022 tarihli Dijital Materyal inceleme raporunda;

F:\export\samsung\2022-11-25.17-48-17 klasöründe Kendisinin bizzat slogan attığı/attırdığı videonun tespit edildiği anlaşılmıştır.

Videonun içeriğinin aşağıdaki şekilde olduğu,

Biji serhildana geleqe / Yaşasın halkların başkaldırısı/isyanı

Biji berxwadane zindana / Yaşasın zindan direnişi

Biji berxwadane geleqe / Yaşasın halkların direnişi

Biji berxwadane geleqe Kürt / Yaşasın Kürt halklarının direnişi

...

8-ŞÜPHELİ AZAD M. HAKKINDAKİ TESPİTLER

*19.03.2022 günü Kocaeli ili Gebze İlçesi Mevlana Kapalı Pazar yerinde Halkların Demokratik Partisi (HDP) tarafından düzenlenen 2022 yılı Nevruz etkinliği esnasında, Miting Alanı Kamera 2 isimli videonun 08.36 saniyesinde Azad M.(T.C:) isimli şahısın Terör Örgütünün sözde marşını söylerken görüntülendiğinin tespit edildiği,

*Miting Alanı Kamera 2 isimli videonun 09.22 saniyesinde şüpheli Azad M.'un Terör Örgütünün sözde marşını söyledikten hemen sonra birlikte görüntülendiğinin tespit edildiği,

*00038 MTS isimli Videonun 00.00.51 saniyesinde şüpheli Azad M.'un Oramar isimli örgütsel şarkıyı söylerken görüntülendiğinin tespit edildiği,

*00038 MTS isimli Videonun 00.00.45 saniyesinde şüpheli Azad M.'un Oramar isimli örgütsel şarkıyı söylerken görüntülendiğinin tespit edildiği,

...

Tem Şube Müdürlüğünce düzenlenen 26/11/2022 tarihli Dijital Materyal inceleme raporunda;

...

9-ŞÜPHELİ İSMAİL M. HAKKINDAKİ TESPİTLER

*19.03.2022 günü Kocaeli ili Gebze İlçesi Mevlana Kapalı Pazar yerinde Halkların Demokratik Partisi (HDP) tarafından düzenlenen 2022 yılı Nevruz etkinliği esnasında, Miting Alanı Kamera 2 isimli videonun 08.36 saniyesinde şüpheli İsmail M.'un Terör Örgütünün sözde marşını söylerken görüntülendiğinin tespit edildiği,

*Miting Alanı Kamera 2 isimli videonun 09.22 saniyesinde şüpheli İsmail M.'un Terör Örgütünün sözde marşını söyledikten hemen sonra birlikte görüntülendiğinin tespit edildiği,

*00038 MTS isimli Videonun 00.00.51 saniyesinde şüpheli İsmail M.'un Oramar isimli örgütsel şarkıyı söylerken görüntülendiğinin tespit edildiği,

*00038 MTS isimli Videonun 00.00.45 saniyesinde İsmail M.'un Oramar isimli örgütsel şarkıyı söylerken görüntülendiğinin tespit edildiği,

...

Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce düzenlenen 25/11/2022 tarihli Dijital Materyal inceleme raporunda;

*RESİMLER Başlığı altında yapılan inceleme ve tespitlerde; PKK/KCK terör örgütünün Suriye uzantısı PYD/YPG terör örgütü tarafından düzenlendiği değerlendirilen etkinlikte çekilen terör örgütünün bayrak/flamaları ile süslenmiş alanda terör örgütünün silahlı kanadında faaliyet gösteren açık kimlikleri tespit edilemeyen ellerinde kaleşnikof marka otomatik tüfek bulunan erkek teröristlere ait terör örgütünün propagandası amacıyla hazırlanmış görüntü olduğunun tespit edildiği,

*PKK/KCK terör örgütünün Suriye uzantısı PYD/YPG terör örgütünün silahlı kanadında faaliyet yürüten açık kimliği tespit edilemeyen elinde kaleşnikof marka otomatik silah bulunan kadın teröriste/teröristlere ait terör örgütünün propagandası amacıyla hazırlanmış görüntü olduğunun tespit edildiği,

*PKK/KCK terör örgütünün Suriye uzantısı PYD/YPG terör örgütünün silahlı kanadında faaliyet yürüten açık kimliği tespit edilemeyen kadın teröristlere ait terör örgütünün propagandası amacıyla hazırlanmış görüntü olduğunun görüldüğü,

*PKK/KCK terör örgütünün silahlı kanadında faaliyet yürüten açık kimliği tespit edilemeyen erkek teröriste/teröristlere ait terör örgütünün propagandası amacıyla hazırlanmış görüntü olduğunun tespit edildiği,

*PKK/KCK terör örgütünün üst düzey yöneticilerinden sözde KCK Yürütme Kurulu Üyesi Duran KALKAN’a ait görüntü olduğunun tespit edildiği,

*PKK/KCK terör örgütünün Suriye uzantısı PYD/YPG terör örgütünün silahlı kanadında faaliyet yürüten açık kimliği tespit edilemeyen elinde kaleşnikof marka otomatik silah bulunan kadın teröristlere ve terör örgütü elebaşı Abdullah ÖCALAN’a ait terör örgütünün propagandası amacıyla hazırlanmış görüntü olduğunun tespit edildiği,

*PKK/KCK terör örgütünün Suriye uzantısı PYD/YPG terör örgütünün silahlı kanadında faaliyet yürüten açık kimliği tespit edilemeyen ellerinde otomatik silah bulunan teröristlere ait, terör örgütü adına silahlı faaliyet yürütürken çekildiği değerlendirilen, görüntünün sağ üst köşesinde terör örgütünün amblemi bulunan terör örgütünün propagandası amacıyla hazırlanmış görüntü olduğunun tespit edildiği,

*PKK/KCK terör örgütünün Suriye uzantısı PYD/YPG terör örgütünün silahlı kanadında faaliyet yürüten açık kimliği tespit edilemeyen elinde kaleşnikof marka otomatik silah bulunan kadın teröriste ait terör örgütünün propagandası amacıyla hazırlanmış görüntü olduğunun görüldüğü,

*PKK/KCK terör örgütünün silahlı kanadında faaliyet yürütürken 2007 yılında Güvenlik Güçlerimiz ile girmiş olduğu silahlı çatışmada ölen/öldürülen terör örgütü tarafından propaganda amacıyla terör örgütünün simgeleştirdiği Delila (K) Şenay G. isimli elinde kaleşnikof marka otomatik silah bulunan kadın teröriste ait terör örgütünün propagandası amacıyla hazırlanmış görüntü olduğunun tespit edildiği,

*PKK/KCK terör örgütünün Suriye uzantısı PYD/YPG terör örgütünün üst düzey yöneticilerinden Suriye uyruklu Mazlum Kobane (K) Ferhat Abdi Ş. isimli teröristin Güvenlik Güçlerimiz tarafından Irak’ın ve Suriyenin kuzeyinde konuşlanmış terör unsurlarına karşı yürütmüş olduğu Pençe – Kılıç operasyonu ile ilgili yapmış olduğu açıklamalarla ilgili habere ait terör örgütünün propagandası amacıyla hazırlanmış görüntü olduğunun tespit edildiği,

*PKK/KCK terör örgütünün silahlı kanadında faaliyet yürüten elinde kaleşnikof marka otomatik tüfek bulunan açık kimliği tespit edilemeyen erkek teröriste ait terör örgütü tarafından propaganda amacıyla hazırlanmış görüntü olduğunun tespit edildiği,

*PKK/KCK terör örgütünün silahlı kanadında faaliyet yürüten elinde kaleşnikof marka otomatik tüfek bulunan açık kimlikleri tespit edilemeyen teröristlere ait terör örgütü tarafından propaganda amacıyla hazırlanmış görüntü olduğunun tespit edildiği,

*PKK/KCK terör örgütünün silahlı kanadında faaliyet yürüten elinde kaleşnikof marka otomatik tüfek bulunan açık kimliği tespit edilemeyen kadın teröristlere ait terör örgütü tarafından propaganda amacıyla hazırlanmış görüntü olduğunun tespit edildiği,

*PKK/KCK terör örgütünün ve uzantılarının silahlı faaliyet yürüten açık kimliği tespit edilemeyen kadın teröriste ait terör örgütü tarafından propaganda amacıyla hazırlanmış görüntü olduğunun tespit edildiği,

*PKK/KCK terör örgütünün silahlı kanadında faaliyet yürüten açık kimliği tespit edilemeyen erkek teröriste ait terör örgütü tarafından propaganda amacıyla hazırlanmış görüntü olduğunun tespit edildiği,

*PKK/KCK terör örgütünün üst düzey yöneticilerinden sözde KCK Yürütme Kurulu Üyesi Duran KALKAN’a ait görüntü olduğunun tespit edildiği,

*PKK/KCK terör örgütünün Suriye uzantısı PYD/YPG terör örgütünde eğitim aldıktan sonra terör örgütne katılmak amacıyla düzenlenen yemin töreninde çekildiği değerlendirilen açık kimlikleri tespit edilemeyen erkek teröristlere ait görüntü olduğunun tespit edildiği,

*PKK/KCK terör örgütünün ve uzantılarının silahlı faaliyet yürüten açık kimliği tespit edilemeyen elinde güdümlü füze bulunan erkek teröriste ait terör örgütü tarafından propaganda amacıyla hazırlanmış görüntü olduğunun tespit edildiği,

*PKK/KCK terör örgütünün Suriye uzantısı PYD/YPG terör örgütünün propagandası amacıyla sözde Kobane Direnişi’nin anlatıldığı terör örgütünün amaç ve faaliyetleri doğrultusunda hazırlandığı/çekildiği değerlendirilen filmin tanıtımıyla alakalı hazırlanmış görüntü olduğunun tespit edildiği,

*PKK/KCK terör örgütünün ve uzantılarının silahlı faaliyet yürüten açık kimliği tespit edilemeyen elinde güdümlü füze bulunan kadın teröristlere ait terör örgütü tarafından propaganda amacıyla hazırlanmış görüntü olduğunun tespit edildiği,

*PKK/KCK terör örgütünün silahlı kanadında faaliyet yürüten açık kimliği tespit edilemeyen erkek teröriste ait terör örgütü tarafından propaganda amacıyla hazırlanmış görüntü olduğunun görüldüğü,

*VİDEOLAR Başlığı altında yapılan inceleme ve tespitlerde; PKK/KCK Silahlı terör örgütü tarafından ülkemizin doğu ve güney doğu illerinde sözde özerklik oluşturmak amacıyla gerçekleştirdikleri Hendek Barikat olayları olarak bilinen silahlı eylemler kapsamında Diyarbakır Sur ilçesinde Güvenlik Güçlerimize girişmiş oldukları silahlı eylemleri konu alan Suriye’nin kuzeyinde sözde Rojava bölgesinde terör örgütünün amaç ve faaliyetleri doğrultusunda ülkemiz ve güvenlik güçlerimiz aleyhine ulusal ve uluslararası arenada kara propaganda yapmak amacıyla çekilen terör örgütünü, teröristleri, terör örgütü elebaşını, terör örgütünün silahlı eylemlerini öven, özendiren, terörist faaliyetlerini meşrulaştıran Ji Bo Azadiye (Özgürlük İçin) isimli 2 saat 22 dakikadan oluşan filmin 22.19 dakikalık bölümü olduğunun tespit edildiği,

WEB GEÇMİŞİ başlığı altında yapılan inceleme ve tespitlerde; PKK/KCK terör örgütünün silahlı kanadında faaliyet yürütürken 2007 yılında Güvenlik Güçlerimiz ile girmiş olduğu silahlı çatışmada ölen/öldürülen terör örgütü tarafından propaganda amacıyla terör örgütünün simgeleştirdiği Delila (K) Şenay G. isimli şahıs hakkında araştırma/sorgulama yaptığının tespit edildiği,

C:\Users\172356\Desktop\2022-11-25.17-05-30\Apple iOS Full File system isimli klasör içerisinde videolar bölümünde; Şüphelinin olduğu tespit edilen

Kızlı erkekli gençler ellerinde keleşler,

Kan kusturur TC’ye Kürdistanlı yiğitler

Kızlı erkekli gençler ellerinde keleşler,

Kan kusturur TC’ye Kürdistanlı yiğitler

Kürt halkı uyanmış özgürlüğü alacak,

Kürdistan TC’ye Vallah mezar olacak,

İçerikte örgütsel şarkıyı söylediğinin tespit edildiği,

*Dosyamız şüphelisi Azad M.'un kendi sesiyle söylediği örgütsel içerikli şarkı/Türkü olduğunun tespit edildiği,

Ez Kurdistanım buqa cihanım,

Şere gıranım ciye me ranım

Ez Kurdistanım Şere gıranım

Ciye me ranım Şere gıranım

Bawer ya jine ware he bune

Be hebi avame berxudane me

Ware he bune ciye me rane

Yukarıda yazılı bulunan örgütsel içerikli şarkının Türkçe çevirisinin aşağıdaki şekilde olduğunun tespit edildiği,

"KÜRDİSTANIM BEN

Kürdistanım ben dünyanın geliniyim

Yiğitlerin meskeni zor bir savaşım

Varolma sebebimdir hayat kaynağım

Bekliyorum, size güneşi sunacağım

Sahibiyim lider bayrak ve partinin

Petrol altın ve gümüş hepsinin

Atasıyım mazlum kemal ve hayrinin

Direnişimizdir güneşin savaşçıları

Kürdistanım ben dünyanın geliniyim

Yiğitlerin meskeni zor bir savaşım

Varolma sebebimdir hayat kaynağım

Bekliyorum, size güneşi sunacağım"

Olduğunun tespit edildiği,

...

10-ŞÜPHELİ A. B. HAKKINDAKİ TESPİTLER

*19.03.2022 günü Kocaeli ili Gebze İlçesi Mevlana Kapalı Pazar yerinde Halkların Demokratik Partisi (HDP) tarafından düzenlenen 2022 yılı Nevruz etkinliği esnasında, Miting Alanı Kamera 2 isimli videonun 08.36 saniyesinde şüpheli A.B.'nun Terör Örgütünün sözde marşını söylerken görüntülendiğinin tespit edildiği,

*Miting Alanı Kamera 2 isimli videonun 09.22 saniyesinde şüpheli A.B.'nun Terör Örgütünün sözde marşını söyledikten hemen sonra diğer şüphelilerle görüntülendiğinin tespit edildiği,

*00038 MTS isimli Videonun 00.00.51 saniyesinde şüpheli A.B.'nun Oramar isimli örgütsel şarkıyı söylerken görüntülendiğinin tespit edildiği,

*00038 MTS isimli Videonun 00.00.45 saniyesinde şüpheli A.B.'nun Oramar isimli örgütsel şarkıyı söylerken görüntülendiğinin tespit edildiği,

...

Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce düzenlenen 25/11/2022 tarihli Dijital Materyal inceleme raporunda;

C:\Users\172356\Desktop\2022-11-25.17-05-30\Apple iOS Full File system isimli klasör içerisinde videolar bölümünde;

*Bir grup PKK/KCK Terör örgütü üyesinin, terör örgütünü daha sempatik göstermek, terör örgütün hedef, amaç ve idealleri doğrultusunda propagandasını yapmak amacıyla örgütsel içerikli şarkı/türkü söyledikleri videonun bulunduğunun tespit edildiği,

*Şüphelilerden İsmail M.'un kendi sesiyle söylediği örgütsel içerikli şarkı/Türkü olduğunun tespit edildiği, şarkının sözlerinin aşağıdaki şekilde olduğu,

Kızlı erkekli gençler ellerinde keleşler,

Kan kusturur TC’ye Kürdistanlı yiğitler

Kızlı erkekli gençler ellerinde keleşler,

Kan kusturur TC’ye Kürdistanlı yiğitler

Kürt halkı uyanmış özgürlüğü alacak,

Kürdistan TC’ye Vallah mezar olacak,

*Şüphelilerden Azad M.'un kendi sesiyle söylediği örgütsel içerikli şarkı/Türkü olduğunun sözlerinin aşağıdaki şekilde olduğunun tespit edildiği,

Ez Kurdistanım buqa cihanım,

Şere gıranım ciye me ranım

Ez Kurdistanım Şere gıranım

Ciye me ranım Şere gıranım

Bawer ya jine ware he bune

Be hebi avame berxudane me

Ware he bune ciye me rane

Şüphelinin söylediği örgütsel içerikli şarkının Türkçe çevirisinin aşağıdaki şekilde olduğunun tespit edildiği,

KÜRDİSTANIM BEN

Kürdistanım ben dünyanın geliniyim

Yiğitlerin meskeni zor bir savaşım

Varolma sebebimdir hayat kaynağım

Bekliyorum, size güneşi sunacağım

Sahibiyim lider bayrak ve partinin

Petrol altın ve gümüş hepsinin

Atasıyım mazlum kemal ve hayrinin

Direnişimizdir güneşin savaşçıları

Kürdistanım ben dünyanın geliniyim

Yiğitlerin meskeni zor bir savaşım

Varolma sebebimdir hayat kaynağım

Bekliyorum, size güneşi sunacağım

*Bir grup PKK/KCK Terör örgütü üyesinin, terör örgütünü daha sempatik göstermek, terör örgütün hedef, amaç ve idealleri doğrultusunda propagandasını yapmak amacıyla örgütsel içerikli şarkı/türkü söyledikleri video olduğunun tespit edildiği,

Ses dosyası içerisinde yapılan incelemelerde;

Terör örgütünü sempatik göstermek, terör örgütün hedef, amaç ve idealleri doğrultusunda propagandasını yapmak amacıyla söylenen çok sayıda örgütsel içerikli şarkı/türkü olduğunun tespit edildiği..."

8. Başvurucular 1/12/2022 tarihinde tutuklama kararına itiraz etmiştir. 7/12/2022 ve 12/12/2022 tarihlerinde Sulh Ceza Hâkimliği başvurucular hakkında Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinde (Ağır Ceza Mahkemesi) dava açılarak iddianamenin kabulüne karar verildiğini, itirazı inceleme yetkisinin Ağır Ceza Mahkemesinde olduğunu belirterek itirazın incelenmek üzere Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.

9. Ağır Ceza Mahkemesi 6/12/2022 tarihli tensip zaptı ile başvurucuların tutukluluk hâllerinin devamına karar vermiştir. Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi 14/12/2022 tarihinde itirazın reddine karar vermiştir.

10. Aralarında bağlantı bulunması nedeniyle süresi içinde yapılan 2022/107949 numaralı başvurunun süresinde yapılan 2022/107762 numaralı başvuru ile birleştirilmesine Komisyonca karar verilmiştir.

11. Komisyon adli yardım talebinin kabulüne ve başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.

B. Bireysel Başvuru Sonrası Süreç

12. Ağır Ceza Mahkemesi 21/12/2022 tarihinde her bir başvurucunun terör örgütünün propagandasını yapma suçundan onar ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve hükümle beraber tahliyelerine karar vermiştir. Söz konusu karar 19/1/2023 tarihinde itirazın reddi ile kesinleşmiştir.

13. 17/2/2023 tarihinde başvurucular A. B., A. M., C.M. ve İ. M. hükmün açıklanması kararına karşı Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yaparak ifade özgürlüğü ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. 2021/12334 numaralı bu başvuruyu görüşen Anayasa Mahkemesi 23/10/2024 tarihinde Atilla Yazar ve diğerleri ([GK], B. No: 2016/1635, 5/7/2022) kararına atıfta bulunarak Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, başvurucuların değerlendirme konusu yapılmayan diğer ihlal iddialarının incelenmesine gerek olmadığına, kararın bir örneğinin adil yargılanma hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.

14. Anayasa Mahkemesi kararının Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi üzerine Ağır Ceza Mahkemesi 3/2/2025 tarihinde, 21/12/2022 tarihli kararının İsmail M., A.B., Azad M. ve Caner M.yönüyle kaldırılmasına karar vererek başvurucular hakkında yeniden yargılama yapmıştır.

15. Ağır Ceza Mahkemesi yargılama sırasında nevruz etkinliğine ilişkin kamera görüntülerini Adli Tıp Kurumuna göndererek A.B.nun, Azad M.'un, Caner M.'un ve İsmail M.'un dosyada bulunan fotoğraflarının incelenmesi suretiyle sanıkların söz konusu etkinlikte marş söyleyip söylemediklerine ilişkin rapor düzenlenmesini talep etmiştir. Adli Tıp Kurumu yaptığı inceleme neticesinde birden fazla kişinin aynı anda marş söylediğini, seslerin senkron olarak aynı frekans aralığında olduğunu, seslerin birbirinden ayrıştırılamadığını belirterek konuşmacı tanımlama analizi yapılamayacağını bildirmiştir. Ağır Ceza Mahkemesi 26/11/2025 tarihinde Adli Tıp Kurumu raporuna işaret ederek başvurucuların savunmalarının aksine yargılamaya konu marşı söylediklerine dair delil bulunmaması sebebiyle Cumhuriyet savcısının mahkûmiyet yönündeki mütalaasına karşıt olacak şekilde başvurucuların beraatlerine karar vermiştir. Bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla dava Cumhuriyet savcısının karara karşı istinaf kanun yoluna başvurması üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi önünde istinaf incelemesi aşamasındadır.

II. DEĞERLENDİRME

A. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Tutuklamanın Hukuki Olmadığına İlişkin İddia

a. Başvurucular Diyar Y. ve İbrahim Ö. Yönünden

16. Başvurucular, suç işlendiğine dair kuvvetli suç şüphesi ve tutuklama nedeni bulunmadığını, tedbirin ölçülü olmadığını belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, Anayasa Mahkemesinin ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) verdiği bazı kararlara yer verilmiş; inceleme yapılırken Anayasa'nın ve mevzuatın ilgili hükümlerinin, Anayasa Mahkemesi içtihadının ve somut olayın kendine özgü şartlarının dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir. Başvurucular, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

17. Başvurucuların şikâyetinin özü, tutukluluğun hukuki olmadığına ilişkindir. Dolayısıyla başvurucuların iddialarının Anayasa'nın 19. maddesinin üçüncü fıkrası bağlamındaki kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında incelenmesi gerekir.

18. Anayasa Mahkemesi tutuklamaya konu davanın kesinleşmiş olması hâlinde başvurucuların tutuklamanın hukuka aykırı olduğu iddiasına yönelik olarak 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi kapsamında tazminat davası açabileceğini belirtmiş ve anılan iddiayı başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulmuştur (Reşat Ertan [1. B.], B. No: 2013/5700, 15/4/2015, § 26; Ömer Köse [2. B.], B. No: 2014/12036, 16/11/2016, § 34; Eyyüp Güneş [GK], B. No: 2017/28308, 21/10/2021, § 88; Murat Ağırel ve diğerleri [GK], B. No: 2020/11655, 7/4/2022, §§ 23-26; Abdulhalim Tepret [1. B.], B. No: 2021/33907, 16/11/2023, § 12). Başvurucular, PKK/KCK silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçundan tutuklanmıştır. Yapılan yargılama sonucunda başvurucuların anılan suçtan mahkûmiyetlerine karar verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir. Somut olayda kesinleşmiş bir hüküm bulunduğundan başvurucuların tutuklama tedbiri açısından 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde düzenlenen tazminat yoluna başvurabilmesi mümkündür.

19. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Başvurucular A.B., C. M., A.M. ve İ.M.Yönünden

20. Başvurucular; suç işlendiğine dair kuvvetli suç şüphesi ve bir tutuklama nedeni bulunmadığını, tedbirin ölçülü olmadığını belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Bakanlık görüşünde, Anayasa Mahkemesinin ve AİHM'in verdiği bazı kararlara yer verilmiş; inceleme yapılırken Anayasa'nın ve mevzuatın ilgili hükümlerinin, Anayasa Mahkemesi içtihadının ve somut olayın kendine özgü şartlarının dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir. Başvurucular, Bakanlık görüşüne karşı başvuru formundaki şikâyetlerini tekrar etmiştir.

21. Başvurucuların şikâyetinin özü, tutukluluğun hukuki olmadığına ilişkindir. Dolayısıyla başvurucuların iddialarının Anayasa'nın 19. maddesinin üçüncü fıkrası bağlamındaki kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında incelenmesi gerekir.

22. Olayda öncelikle başvurucuların tutuklanmasının kanuni dayanağının olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Başvurucular, PKK/KCK silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 100. maddesi uyarınca tutuklanmıştır. Dolayısıyla başvurucular hakkında uygulanan tutuklama tedbirinin kanuni dayanağı bulunmaktadır.

23. Kanuni dayanağı bulunduğu anlaşılan tutuklama tedbirinin meşru bir amacının olup olmadığı ve ölçülülüğü incelenmeden önce tutuklamanın ön koşulu olan suçun işlendiğine dair kuvvetli belirti bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekir.

24. Bu kapsamda başvurucuların tutuklanmasına dayanak teşkil eden "Devrim Çarkı" ve "Dağlıca" isimli marşların niteliği konusunda değerlendirme yapılması gerekir.

25. Anayasa Mahkemesi "Devrim Çarkı" marşının bir toplantıda söylenmesini değerlendirdiği Meki Katar kararında; marş vasıtasıyla kamuya aktarılan görüşlerin başkaları açısından değersiz, yararsız, kışkırtıcı veya rahatsız edici görülse bile kişilerin subjektif değerlendirmelerinden bağımsız olarak ifade özgürlüğünün korumasında olduğunu vurgulamış; öznel değerlendirmeler veya varsayımlarla kişilerin cezalandırılmasının ve düşünce açıklamalarına bu şekilde müdahale edilmesinin temel hakkı ihlal edeceğini ifade etmiştir. Kararda ayrıca bahse konu marş ve sloganın şiddeti yaymasının muhtemel olduğunu, bunun hızla yayıldığını doğrulayan ve potansiyel olarak tehlikeli bir etkisi olduğunu gösteren bir delil de gösterilmediğini ve şiddete teşvik edecek nitelikte de olmadığını belirtmiştir (Meki Katar, §§ 65, 72, 73).

26. Başvurucuların söylediği "Dağlıca" marşı ise Dağlıca Jandarma Karakoluna 21/10/2007 tarihinde PKK terör örgütünce gerçekleştirilen baskının övülerek anlatıldığı bir marştır. Söz konusu marşta anlatılan Dağlıca baskını sonucunda on iki askerin şehit olduğu, sekiz askerin ise terör örgütünün kamplarına kaçırıldığı bilinmektedir.

27. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin "Dağlıca" marşıyla ilgili 25/12/2023 tarihli ve E.2021/15579, K.2023/11167 sayılı kararının ilgili kısmı şu şekildedir:

"... PKK terör örgütünün yayın organı olduğu bilinen -fıratnews- isimli internet sitesi üzerinden yapılan katılım çağırısı üzerine -8 Mart Kadın Özgürlüğü- adı altında tertiplenen ve örgütün propagandasına dönüşen eyleme sanığın ses ve saz sanatçısı olarak davet edildiği, adı geçen eylemde sahnede -Oramar- isimli şarkıyı seslendirdiği, anılan şarkı hakkında düzenlenen tercüme tutanağında şarkıda geçen sözlerin bir çok askerimizin şehit edildiği örgüt tarafından gerçekleştirilen Dağlıca baskınını anlatan ve baskını yapan örgüt üyelerini öven yücelten ayrıca eylemlerini yeniden teşvik eder nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, PKK terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösteren, öven ve teşvik edecek şekilde silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçunu işlediği kabul edilen İlk Derece Mahkemesi hükmünde isabetsizlik görülmemiştir...."

28. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin "Dağlıca" marşı ile ilgili 13/12/2022 tarihli ve E.2022/29461, K.2022/9307; 28/12/2021 tarihli ve E.2021/5089, K.2021/11345; 27/12/2021 tarihli ve E.2021/4309, K.2021/11251; 23/12/2021 tarihli ve E.2021/3259, K.2021/11394 sayılı kararları da benzer yöndedir.

29. Anayasa Mahkemesi "Dağlıca" marşını Erhan Urak ([1. B.], B. No: 2016/10657, 9/6/2021) kararında değerlendirerek söz konusu marşın nevruz etkinliği sırasında söylenmesinin grubu yönlendirmek şeklindeki eylemin terör örgütünün şiddet ve tehdit yöntemlerini meşru gösterdiğini veya övdüğünü ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik ettiğini belirtmiştir. Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, başvurucunun terör örgütünün propagandasını yapma suçundan cezalandırılmasının Anayasa'nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünü ihlal etmediğine karar vermiştir (Erhan Urak, §§ 67-73). Anayasa Mahkemesinin "Devrim Çarkı" ve "Dağlıca" marşlarıyla ilgili bu kararları ile Yargıtayın "Dağlıca" marşıyla ilgili kararları karşısında başvurucuların tutuklanmasına sebep olan "Dağlıca" marşı yönünden değerlendirme yapılması gerekmektedir.

30. Soruşturma mercileri başvurucular hakkındaki tutuklama kararında ve iddianamede esasen Yargıtay kararlarına işaret ederek "Devrim Çarkı" ve "Dağlıca" isimli marşların terör örgütü propagandasına vücut verdiği tespitinden sonra başvurucuların söz konusu marşları söylediği yönündeki kolluk tespiti, kamera kayıtları gibi bilgi ve belgelere dayanmıştır (bkz. §§ 6, 7). Anayasa Mahkemesinin "Devrim Çarkı" ile ilgili kararı karşısında başvurucuların "Devrim Çarkı" marşını söylemeleri nedeniyle tutuklama tedbirinin uygulanmasında suçun işlendiğine dair kuvvetli belirti olarak kabul edilmesinin mümkün olduğu söylenemeyecektir. Öte yandan Anayasa Mahkemesinin "Dağlıca" marşı ile ilgili tespitleri, Yargıtay kararları ile marşın yazılış amacı dikkate alınarak bu marşın söylenmesinin terör örgütünün propagandasını yapma suçu yönünden tutuklama tedbirinin uygulanmasında suçun işlendiğine dair kuvvetli belirti olarak esas alınması keyfî olarak kabul edilemeyecektir.

31. Bu kapsamda yargı mercilerinin başvurucuların "Dağlıca" isimli marşı söylediğine yönelik tespitleriyle (bkz. § 7) birlikte başvurucuların vekillerinin katılımı ile vermiş oldukları beyanları, Kocaeli Emniyet Müdürlüğü ve Sulh Ceza Hâkimliği sorgusundaki itirafları (bkz. §§ 4, 5), başvurucuların kolluk görevlilerince tespit edilen görüntüde yer alan kişilerin kendileri olmadığına yönelik iddialarının bulunmaması bir bütün olarak gözetildiğinde, soruşturma makamlarının dayanmış olduğu delillerin tutuklama tedbirinin uygulanmasında suçun işlendiğine dair kuvvetli belirti olarak kabul edilmesinin temelsiz ve keyfî olduğu söylenemeyecektir.

32. Diğer taraftan başvurucular hakkında uygulanan tutuklama tedbirinin meşru bir amacının olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir. Bu değerlendirmede tutuklama kararının verildiği andaki genel koşullar gözardı edilmemelidir.

33. Sulh Ceza Hâkimliğince başvurucuların tutuklanmasına karar verilirken işlendiği iddia olunan terör örgütü propagandası yapma suçunun niteliğine, suça ilişkin olarak kanunda öngörülen yaptırımın ağırlığına, kaçma şüphesine ve delillerin karartılması ihtimaline ve isnat edilen suçun 5271 sayılı Kanun'un 100. maddesinin (3) numaralı fıkrasında düzenlenen katalog suçlar arasında yer almasına dayanılmıştır.

34. Dolayısıyla somut olayın yukarıda belirtilen özel koşulları ile Sulh Ceza Hâkimliği tarafından verilen kararın içeriği birlikte değerlendirildiğinde başvurucular yönünden özellikle -suçun ağırlığına atfen- kaçma şüphesine ve -delillerin toplanmamış olmasına atfen- kişiler üzerinde baskı girişiminde bulunmasına yönelen tutuklama nedenlerinin olgusal temellerinin olduğu söylenebilir (benzer yöndeki değerlendirme için bkz. Yıldırım Ataş [1. B.], B. No: 2014/4459, 26/10/2016, § 60; Devran Duran [GK], B. No: 2014/10405, 25/5/2017, § 66).

35. Başvurucular hakkındaki tutuklama tedbirinin ölçülü olup olmadığının da belirlenmesi gerekir. Bir tutuklama tedbirinin Anayasa'nın 13. ve 19. maddeleri kapsamında ölçülülüğünün belirlenmesinde somut olayın tüm özellikleri dikkate alınmalıdır.

36. Başvurucuların terörle bağlantılı bir suç nedeniyle tutuklanması dikkate alındığında Sulh Ceza Hâkimliğinin isnat edilen suç için öngörülen yaptırımın ağırlığını, işin niteliğini ve önemini de gözönünde tutarak başvurucular hakkında uygulanan tutuklama tedbirinin ölçülü olduğu ve adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağı sonucuna varmasının keyfî ve temelsiz olduğu söylenemez (aynı yöndeki değerlendirmeler için bkz. Süleyman Bağrıyanık ve diğerleri [2. B.], B. No: 2015/9756, 16/11/2016, § 214).

37. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Tutukluluk İncelemelerinin Süresinde Yapılmadığına İlişkin İddia

38. Başvurucular; tutuklama kararına karşı yaptıkları 1/12/2022 tarihli itirazın incelenmek üzere süresi içinde asliye ceza Mahkemesine gönderilmediğini, itirazlarının incelenmediğini belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

39. Bakanlık görüşünde, Anayasa Mahkemesinin ve AİHM'in verdiği bazı kararlara yer verilmiş; inceleme yapılırken Anayasa'nın ve mevzuatın ilgili hükümlerinin, Anayasa Mahkemesi içtihadının ve somut olayın kendine özgü şartlarının dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir. Başvurucuların bir kısmı, Bakanlık görüşüne karşı başvuru formundaki şikâyetlerini tekrar etmiştir.

40. Başvurucuların şikâyetinin özü, tutukluluk incelemelerinin süresinde yapılmadığına ilişkindir. Dolayısıyla başvurucuların iddialarının Anayasa'nın 19. maddesinin sekizinci fıkrası bağlamındaki kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında incelenmesi gerekir.

41. Anayasa Mahkemesince tutuklu bulunan kişilerin ilgili yargı makamlarına sunmuş oldukları tahliye taleplerinin makul bir süre içinde değerlendirilmeyerek sonuçsuz bırakılması ve tutukluluğun gözden geçirilmesi kararlarının tebliğ edilmemesi nedenleriyle Anayasa'nın 19. maddesinin sekizinci fıkrası kapsamında güvence altına alınan serbest bırakılmayı isteme hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddialar birçok kararda incelenmiş; bu kararlarda söz konusu iddiaların 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesi uyarınca tazminat talebinde bulunulmadan bireysel başvuru konusu yapıldığından başvuru yollarının tüketilmediği sonucuna varılmıştır (Cafer Yıldız [2. B.], B. No: 2014/9308, 9/1/2018, §§ 37-40; Yaşar Saçlı [1. B.], B. No: 2014/9311, 24/1/2018, §§ 37-40). Başvurucuların 21/12/2022 tarihinde tahliye edildiği, ayrıca mahkûmiyetlerine karar verilmiş olduğu dikkate alındığında anılan kararlarda varılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.

42. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. İfade Özgürlüğünün İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucular Diyar Y. ve İbrahim Ö. Yönünden

43. Başvurucular, ifade özgürlüğü kapsamındaki eylemlerin tutuklamaya konu edilmesi nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini iddia etmiştir.

44. Bakanlık görüşünde, Anayasa Mahkemesinin ve AİHM'in verdiği bazı kararlara yer verilmiş; inceleme yapılırken Anayasa'nın ve mevzuatın ilgili hükümlerinin, Anayasa Mahkemesi içtihadının ve somut olayın kendine özgü şartlarının dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir. Başvurucular, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

45. Anayasa Mahkemesi Yalçın Düzgün ([GK], B. No: 2021/23140, 29/5/2024, §§ 23, 24) kararında, koruma tedbirleri sonucu kişisel hakkın ihlal edildiği iddiasıyla açılan manevi tazminat davasında, koruma tedbirinin kişinin üzerinde bıraktığı olumsuz etkiler ile hak ihlali ve/veya ihlallerin ağırlığının ceza mahkemesince dikkate alınabileceğini değerlendirmiştir. Anılan kararda Anayasa Mahkemesi; beraat kararı sonrasında 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesi kapsamında açılan tazminat davasında yargı mercince, uygulanan koruma tedbirinin toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına yönelik bir müdahale niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmemesinin ve takdir edilecek tazminat miktarında bu durumun gözetilmemesinin toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını ihlal ettiği sonucuna varmıştır.

46. Başvurucular Diyar Y. ve İbrahim Ö.ün tutuklamanın hukuki olmadığına dair şikâyeti incelenerek haklarında kesinleşmiş bir hüküm bulunduğundan başvurucuların tutuklama tedbiri açısından 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde düzenlenen tazminat yoluna başvurabilmesinin mümkün olduğu sonucuna ulaşılmıştır (bkz. § 18). Bu kapsamda başvurucuların tutuklamanın hukuki olmadığı iddiasıyla 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesi gereğince açacakları davada Yalçın Düzgün kararında belirtildiği üzere tazminat miktarı belirlenirken tutuklamaya neden olan eylemlerin ifade özgürlüğü kapsamında kaldığının tespit edilmesi hâlinde, haksız tutuklamadan dolayı miktar belirlenirken bu hususun gözetilebileceği açıktır. Başvurucular tazminat yolunu tüketmeden bireysel başvuruda bulunmuştur.

47. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Başvurucular A. B., Caner M., Azad M.ve İsmail M. Yönünden

48. Başvurucular, ifade özgürlüğü kapsamındaki eylemlerinin tutuklamaya konu edilmesi nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini iddia etmiştir.

49. Bakanlık görüşünde, Anayasa Mahkemesinin ve AİHM'in verdiği bazı kararlara yer verilmiş; inceleme yapılırken Anayasa'nın ve mevzuatın ilgili hükümlerinin, Anayasa Mahkemesi içtihadının ve somut olayın kendine özgü şartlarının dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir. Başvurucular, Bakanlık görüşüne karşı başvuru formundaki şikâyetlerini tekrar etmiştir.

50. Başvurucular A. B.'nun, Caner M.'un, Azad M.'un ve İsmail M.'un tutuklanmasının hukuki olmadığı iddiası incelenirken mahkemelerin olayda tutuklama nedeninin ve başvurucuların suç işlemiş olabileceğine ilişkin inandırıcı delillerin bulunduğuna, ayrıca tutuklamanın ölçülü olduğuna ilişkin gerekçelerinin ilgili ve yeterli olduğu, kararın keyfî bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır (bkz. §§ 20-37). Bu kapsamda yapılan değerlendirmeler dikkate alındığında başvurucuların yalnızca ifade özgürlüğü bağlamında kalan eylemleri nedeniyle soruşturmaya maruz kaldığı ve tutuklandığı iddiası yönünden farklı bir sonuca varılmasını gerekli kılan bir durum bulunmamaktadır (aynı yöndeki değerlendirme için bkz. Gülser Yıldırım (2) [GK], B. No: 2016/40170, 16/11/2017, §§ 185-187).

51. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Başvurucular Diyar Y.ve İbrahim Ö. yönünden tutuklamanın hukuki olmaması dolayısıyla kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Başvurucular Diyar Y. ve İbrahim Ö. yönünden tutukluluk incelemelerinin süresinde yapılmaması dolayısıyla kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Başvurucular Ahmet B., Caner M., Azad M. ve İsmail M. yönünden tutuklamanın hukuki olmaması dolayısıyla kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

4. Başvurucular A. B., Caner M., Azad M. ve İsmail M. yönünden tutukluluk incelemelerinin süresinde yapılmaması dolayısıyla kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

5. Başvurucular Diyar Y.ve İbrahim Ö. yönünden ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

6. Başvurucular A. B., Caner M., Azad M.ve İsmail M. yönünden ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucuların yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 3/3/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.