T.C.

Yargıtay

Hukuk Genel Kurulu

2026/323 E., 2026/426 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1355 E., 2025/2423 K.
ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 12.12.2023 tarihli ve
2023/5744 Esas, 2023/12260 Karar sayılı BOZMA kararı

Taraflar arasındaki 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1007. maddesine dayalı tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Hazine vekilinin istinaf itirazlarının reddine, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabul kısmen reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnme kararı verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince verilen direnme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılan inceleme sonucunda usulden bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.

Direnme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra temyiz incelemesi sırasında duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin direnme kararının temyizini kapsamadığı, direnmenin düzenlendiği aynı Kanun'un 373. maddesinde ise duruşmaya yer verilmediği gözetildiğinde direnme kararlarının temyiz incelemesinde duruşma yapılamayacağı kabul edilerek davalı Hazine vekilinin duruşma isteğinin reddine karar verilerek, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili Silivri ilçesi ... köyünde bulunan mera ve koru nitelikli 3.060.0 00... miktarındaki taşınmazın, 07.03.1980 tarih, 218 cilt, 94 sahife 32... yevmiye numaralı; 09.10.19 79... cilt, 38 sahife 32... yevmiye numaralı; 06.06.19 80... cilt numaralı; 01.07.1987 tarih, 223 cilt, 25 sahife 4045 yevmiye numaralı; 14.08.1986 tarih, 223 cilt, 2 sahife 6 sıra 5286 yevmiye numaralı; 24.04.1987 tarih, 8 sıra 2372 yevmiye numaralı taşınmazlara ait zabıt kayıtlarına göre muris ... oğlu ... tarafından satın alınan taşınmazların toplam yüzölçümü olan 2.083.0 35... ’ye karşılık geldiğini, kalan kısmının ise 1417, 1418, 1419, 1420, 1423, 1437, 1438, 14 39... parsel numarası ile tapu sahipleri adına kayıt ve tescil edildiğini, müvekkilinin murisi ... tarafından satın alınan ancak daha sonra orman olduğu gerekçesiyle iptal edilen toplam 2.083.0 35... yüzölçümündeki taşınmazlardaki mülkiyet hakkı karşılığı şimdilik 120.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini talep etmiş, temlik alan davacı vekili 19.04.2022 tarihli talep artırım dilekçesi ile talebini 145.312.521,60 TL olarak artırmıştır.

II. CEVAP

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre bakımından tetkiki gerektiğini, husumet itirazlarının olduğunu, davacının hak iddia ettiği gayrimenkullerin orman alanı olduğunu ve bu durumun mahkeme kararı ile kesinleştiğini, ormanın özel mülkiyete konu edilemeyeceğini, davacı adına kayıtlı bir gayrimenkul bulunmadığını, kadastro çalışmaları sırasında orman olarak kaydedilmiş olduğunu, davacının bundan sonra parsellerde hak sahipliği tesis etmeye çalışsa da hukuken geçerli olmadığını, herhangi bir hakkı bulunmadığından tazminat talep edemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 25.05.2022 tarihli ve 2021/142 Esas, 2022/79 Karar sayılı kararıyla; davacıya ait olan dava konusu yerlerin orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle Silivri Kadastro Mahkemesinin 2004/27 Esas, 2009/1 Karar sayılı kararı ile tapu kaydının iptali ile davalı Hazine adına tesciline karar verildiği, bu kararın 06.02.2012 tarihinde kesinleştiği, bu hâli ile tapu sicilinin hatalı olarak tutulması nedeniyle 4721 sayılı Kanun’un 1007. maddesi kapsamında Devletin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 51.638.437,65 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 03.04.2023 tarihli ve 2022/2913 Esas, 2023/922 Karar sayılı kararıyla; dava konusu Silivri ilçesi ... Köyü ... mevkii 07.03.19 80... cilt, 94 sahife 32 sıra No.lu 3060 dönüm miktarlı tapu kaydının 410/3060 hissesinin 1980 yılında, 09.10.19 79... cilt, 38 sahife 32 sıra No.lu 3060 dönüm miktarlı tapu kaydının 710/3060 hissesinin 1979 yılında, 06.06.19 80... cilt, 3060 dönüm miktarlı tapu kaydının 52/612 hissesinin 1980 yılında, 01.07.19 87... cilt, 25 sahife No.lu 281 hektar 21 40... miktarlı tapu kaydının 1/12 hissesinin 1987 yılında, 14.08.19 86... cilt, 2 sahife 6 sıra No.lu 281 hektar 21 40... miktarlı tapu kaydının 1/12 hissesinin 1986 yılında, 24.04.19 87... sıra No.lu 281 hektar 21 40... miktarlı tapu kaydının 1/12 hissesinin 1987 yılında davacının murisi ... tarafından satın alma yoluyla iktisap edildiği, yörede yapılan arazi kadastro çalışmaları sırasında davacının murisine ait pay ile diğer hissedarlara ait paylar belirtilmek suretiyle toplam 3060 dönüm miktarındaki tapu kaydının hudutları itibarıyla 1418, 1419, 1420, 1423, 1437, 1438, 1439, 14 40... nolu parselleri içine aldığı gerekçesiyle bu parsellerin davacının murisi ile diğer müşterek malikleri adına tespit edildiği, revizyon görmeyen zabıt kayıtları ile dava konusu parsellere revizyon gören 3060 dönümlü tapu kaydının 2700 dönümünün orman tahdit hattı içinde kalması nedeniyle tespit harici bırakıldığı, askı ilan süresi içerisinde davacının murisi ile diğer tespit maliklerinin tapulama tespitine esas tapu kaydının yüzölçümünün çok daha yüksek olduğu hâlde adlarına tespit edilen parsellerin 360 dönüm kadar olduğu, geriye kalan 2700 dönümünün ve revizyon görmeyen zabıt kayıtlarının tespit harici orman olarak bırakıldığı iddiası ile adlarına tespiti istemiyle kadastro komisyonuna itiraz ettikleri, davacının murisi ... ile diğer tespit malikleri tarafından kadastro komisyonu kararının iptali ve tapu kapsamında kalan taşınmazın adlarına tescili istemiyle Silivri Kadastro Mahkemesinin 1988/169 Esasına kayıtlı davanın açıldığı, yörede yapılan 2/B ve aplikasyon çalışmaları ile hazine ve orman idaresi ile diğer tespit malikleri tarafından açılan davaların Kadastro Mahkemesinin 1988/169 Esasında kayıtlı dava ile birleştirildiği, yapılan yargılama sonucunda Silivri Kadastro Mahkemesinin 2004/27 Esas, 2009/1 Karar sayılı ilâmı ile tespit malikleri tarafından açılan davanın reddi ile dava konusu 1417, 1418, 1419, 1420, 1423, 1437, 1438, 14 39... parsel sayılı taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verildiği, hükmün Yargıtay aşamasından geçerek 06.02.2012 tarihinde kesinleştiği, davacı tarafından murisinin tapuya güvenerek satın aldığı eski tapu hissesinin adına tescil edilmemesi ve tapunun kadastro çalışmaları sonucunda iptal edilmesi nedeniyle 4721 sayılı Kanun'un 1007. maddesi gereğince tazminat koşullarının oluştuğu, davacının zamanaşımı süresi içinde eldeki tazminat davasını açtığı, mahkemece tapu iptal tarihi itibarıyla taşınmazın belirlenen arazi niteliği ve net gelir yöntemi ile değerinin tespit edildiği, tespit edilen değerin dosya kapsamına göre adil ve hakkaniyete uygun olduğu, temlik işleminin usulüne uygun olarak yapıldığı gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf itirazlarının reddine, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabul kısmen reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne ve 51.638.437,65 TL tazminatın tapu iptal tarihi 06.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 12.12.2023 tarihli ve 2023/5744 Esas, 2023/12260 Karar sayılı kararı ile;

''...1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; davacı ...'ın 05.01.2022 tarihli temlik sözleşmesi ile iş bu davadan kaynaklanan tüm hak ve

alacaklarını bütün aktifi, pasifi, riski, yükümlülükleri, sonuçları ve vecibeleri ile birlikte tamamını ...'a devir ve temlik edildiği anlaşılmıştır.

3. Buna göre; önceki davacı olan ... murisinin tapuya güvenerek satın aldığı zabıt kaydı kapsamında genel kadastro sırasında davacı murisi adına revizyon görüp de kadastro tespitine itiraz sonucu orman vasfı ile Hazine adına kayıtlı taşınmazlar olduğunu yine genel kadastro sırasında revizyon görmeyip de orman olması sebebi ile tespit dışı bırakılan taşınmazlar olduğunun bilerek alacağın temlik alındığı gibi 4721 sayılı Kanun'un 1020 nci maddesinin: "Tapu sicili herkese açıktır. İlgisini inanılır kılan herkes, tapu kütüğündeki ilgili sayfanın ve belgelerin tapu memuru önünde kendisine gösterilmesini veya bunların örneklerinin verilmesini isteyebilir. Kimse tapu sicilindeki bir kaydı bilmediğini ileri süremez.'' hükmü nazara alındığında orman vasfı ile Hazine adına tescil edilen taşınmaz üzerinde de 20 17... yıllarında orman içinde kaldığı, 2019 tarihinde Kadastro Mahkemesinde davalıdır şerhlerinin olmasına rağmen alacağı devir alan temlik alanın iyi niyetli olduğundan ve 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi uyarınca dürüst davrandığından söz edilemez. Hal böyle olunca, davacının tapusunun iptali sebebiyle bir zararının oluştuğu kabul edilse bile bu zararın tapu sicil kayıtlarının doğru tutulmamasından kaynaklandığı söylenemeyeceği gibi tazminat istemli davadaki alacağı temlik almasından dolayı uğradığı zararı 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca Devletten isteyen davacının uğradığı zarar ile tapu işlemleri arasında nedensellik bağının varlığından da bahsetmek mümkün olmayacağından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirir...'' gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı

Bölge Adliye Mahkemesinin 24.04.2024 tarihli ve 2024/706 Esas, 2024/1253 Karar sayılı kararı ile; direnme kararı verilmiş ise de, davalı Hazine vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine bu karar, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.05.2025 tarihli ve 2025/5-177 Esas, 2025/300 Karar sayılı kararı ile; usulüne uygun direnme kararı verilmemesi nedeniyle esasa ilişkin temyiz itirazları incelenmeksizin usulden bozulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şahsi hakkın devri hükmünde olan alacağın temliki işleminde davacının iyiniyetli olma şartını aramanın mümkün olmadığı, temlik alan davacının usulüne uygun olarak 6100 sayılı Kanun’un 125/2. maddesi uyarınca tazminat alacağını temlik ettiği, asıl davacı ...'ın tazminat hakkı kabul edildiği hâlde yargılama aşamasında alacağın temlik edilmesi sebebi ile temlik alan davacının iyiniyetli ve hak sahibi olmadığını kabul etmenin hukukun genel ilkelerine aykırı olduğu, davacının bir kısım alacağını temlik etmesi veya birden fazla davacılardan bir kısmının alacağını temlik etmeleri hâlinde temlik edilen alacaklar yönünden bozma kararındaki görüşün kabulü hâlinde tazminat talebinin reddi gerektiği, bu durumun da hakkın özüne ve hukukun genel ilkelerine aykırı olduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Hazine vekili; davanın tamamen reddi gerektiğini, eldeki davanın Hukuk Genel Kurulunun 2023/5-637 Esas sayılı kararı ile aynı mahiyette olduğunu, ayrıca belirlenen değerin çok yüksek olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Uyuşmazlık

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davacı ... tarafından 01.04.2021 tarihinde açılan ve yargılama sırasında davacının 05.01.2022 tarihinde düzenlenen temlik sözleşmesi ile iş bu davadaki alacağını tüm fer'îleriyle birlikte ...’e temlik ettiği eldeki 4721 sayılı Kanun’un 1007. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkin davada, tapu sicilinin tutulmasından kaynaklı bir zararın doğup doğmadığı, davacının uğradığı zarar ile tapu işlemleri arasında nedensellik bağının bulunup bulunmadığı, buradan varılacak sonuca göre davanın reddine karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

D. Ön Sorun

Hukuk Genel Kurulunca 18.06.2026 tarihinde yapılan ilk oylamada nisap sağlanamaması üzerine yapılan ikinci görüşme sırasında; 20.06.2026 tarihli ve 33286 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7584 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile 6831 sayılı Orman Kanunu'na eklenen Ek 22. maddesinin eldeki davaya etkisi ve oluşan yeni durum karşısında dosyanın incelenmek üzere Özel Daireye gönderilmesinin gerekip gerekmediği hususu ön sorun olarak tartışılmıştır.

E. Gerekçe

1. İlgili Hukuk

6831 sayılı Orman Kanunu'nun Ek 22. maddesi,

2. Değerlendirme

1. 20.06.2026 tarihli ve 33286 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7584 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile 6831 sayılı Orman Kanunu'na eklenen Ek 22. maddesinin 3. ve 5. fıkraları; "...Açılan davalar sonucunda tapularının iptaline karar verilerek kesinleşen kararlardan infaz edilerek/rızaen terk edilerek tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde önceki malikleri veya akdi ve kanuni halefleri tarafından idareye başvurulması, taşınmaz bedeli karşılığı olarak herhangi bir ödeme yapılmamış olması veya ödeme yapılmış olması halinde yapılan toplam ödemenin Hazineye geri ödenmesi halinde ilgilisine iade edilir. Ancak Hazineye geri ödenecek bedel taşınmazın güncel rayiç bedelinden az olamaz.
...

Bu madde kapsamındaki taşınmazlar hakkında aşağıdaki hükümler uygulanır.

a) Yapılacak işlemler sonuçlanıncaya kadar orman idaresi veya Hazine tarafından açılması gereken davalar açılmaz, devam eden davalar yönünden bu maddedeki işlemler bekletici mesele kabul edilerek bunun sonucuna göre işlem yapılır, bu taşınmazların aynına yönelik dava açılmasına ilişkin hak düşürücü süreler işlemez. Taraflarca vazgeçilen tapu iptali ve tescil, orman şerhinin kaldırılması ve bu madde kapsamındaki taşınmazların tapusunun iptali sebebiyle açılmış tazminat davaları da dahil olmak üzere derdest olan davaların konusuz kalmasına ve yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilir ve taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmez..." düzenlemesini içermektedir.

2. Anılan madde hükmü, 18.06.2026 tarihinde yapılan ilk oylamada nisap sağlanamaması üzerine 01.07.2026 tarihinde yapılan ikinci görüşme öncesi 20.06.2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu nedenle sonradan yürürlüğe giren kanun doğrultusunda inceleme yapılmak üzere dosya Özel Daireye gönderilmelidir.

3. Hâl böyle olunca temyiz isteminin incelendiği tarih itibariyle yürürlüğe giren kanun ile oluşan yeni durum karşısında, dosyanın incelenmek üzere Özel Daireye gönderilmesi gerekir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

20.06.2026 tarihinde yürürlüğe giren 6831 sayılı Orman Kanunu'na eklenen Ek 22. maddesi ile oluşan yeni durum karşısında davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,

İlk görüşmede yeterli çoğunluk sağlanamadığından, 01.07.2026 tarihinde yapılan ikinci görüşmede oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.