İcra Hukukunda yetki; icra takiplerinin hangi yerdeki icra tarafından yürütüleceğini belirleyen ve takip hukukunun usulüne uygun şekilde ilerlemesini sağlayan temel kurulardan biridir. İcra dairelerinin yetkisinin belirlenmesi, yalnızca takibin yürütüleceği merciin tespiti bakımından değil, aynı zamanda borçlunun hukuki dinlenilme hakkının, tarafların usulen güvencelerinin ve takip ekonomisinin korunması bakımından da önem taşımaktadır. Bu çerçevede, icra takiplerinde yetkinin belirlenmesine ilişkin genel ve özel hükümler, yetki itirazının ileri sürülme zamanı ve şekli ile yetkisiz icra dairesinde başlatılan takiplerin hukuki sonuçları, icra hukukunun uygulamada en sık karşılaşılan e dikkatle değerlendirilmesi gereken meseleleri arasında yer alır.

İcra İflas Kanunu, yetki bakımından Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki yetkiye ilişkin hükümlere atıfta bulunmuştur.

Yetki ve itirazları:

Madde 50 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)

Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir.

Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. İcra mahkemesi tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur.

İki icra mahkemesi arasında yetki noktasından ihtilaf çıkarsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 25 inci maddesi hükmü tatbik olunur.

Genel yetkili icra dairesi ; borçlunun yerleşim yerinin bulunduğu yer icra dairesidir. Bu hükümdeki “ yerleşim yeri “ 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre belirlenir .

Bir icra takibinde birden fazla borçlu bulunması durumunda;

· Borçlulardan birinin yerleşim yerinde takip başlatılabilir. Borçlulardan birinin yerleşim yerinde başlatılan icra takibinde, onun için genel yetkili yerdeki icra dairesinde başlatılan borçlunun takibe itiraz etmemesi akabinde takibin kesinleşmesi akabinde, diğer borçlular yetki itirazında bulunamazlar.

Genel yetkinin yanı sıra, kanun koyucu bazı hukuki ilişkilerin niteliğini ve takip konusu alacağın özelliklerini dikkate alarak özel yetki kuralları da öngörmüştür. Özel yetki kuralları, belirli takiplerde genel yetki kuralından ayrılmayı mümkün kılmakta olup, uygulanabilmeleri için ilgili kanuni düzenlemenin kapsamının ve somut olayın özelliklerinin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.

- Terekeye karşı yapılacak icra takiplerinde miras bırakanın son yerleşim yerinin bulunduğu yer icra dairesi yetkilidir. Fakat miras bırakanın sağlığında doğan bir alacak için yaptığı yetki sözleşmesiyle yetkili kılınan icra dairesinin yetkisi devam eder.

- Can sigortalarında, sigorta ettirenin, sigortalının veya lehtarın leh veya aleyhine olan istemler onların yerleşim yerinin bulunduğu yerde takibe konulabilir.

- Sözleşmenin kurulduğu yer icra dairesi, başkaca bir koşul aranmaksızın ilamsız takipte yetkilidir.

- Sözleşmeden doğan para borçları için sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesi de yetkilidir. Para borçları götürülecek borç olduğundan alacaklının ödeme anındaki yerleşim yerinde ifa edilir. ( kambiyo senetlerindeki borç aranacak borçlardan olduğundan borçlunun yerleşim yeri icra dairesi yetkilidir. )

İcra dairesinin yetkisi kamu düzenine ilişkin değildir, bu nedenle takip talebinin icra dairesine ibrazı akabinde icra müdürü , icra dairesinin yetkili olup olmadığını resen gözetmez. Bu hususta borçlunun yetki itirazında bulunması gerekecektir.

Ayrıca yetki durumu kamu düzenine ilişkin olmadığından icra dairesi hakkında taraflarca yetki sözleşmesi yapılabilir, yetkili olmayan bir icra dairesi yetkili kılınabilir. Yetki sözleşmesinin geçerli olması için;

- -taraflar tacir veya kamu tüzel kişileri olmalıdır.

- -sözleşmenin konusu tarafların üzerinde serbeste tasarrufta bulunabileceği bir konu olmalıdır.

- -kesin yetki durumu söz konusu olmamalıdır.

- -yazılı olmalıdır.

- -hukuksal ilişki belirli veya belirlenebilir olmalıdır.

- -hangi icra dairesinin/dairelerinin yetkilendirildiği açıkça belirtilmelidir.

Yetki sözleşmesi ile birden fazla icra dairesi yetkilendirilebilir.

Yetki İtirazı;

Takibin yetkisiz bir icra dairesinde başlatıldığı iddiasına dayanan ve borçluya tanınmış usulen bir tür güvence olan yetki itirazı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde icra dairesine yapılır. Yetki itirazı , esas hakkındaki itirazlarla beraber yapılır. Ancak borçlunun esas hakkında herhangi bir itirazı yoksa, yine 7 günlük yasal süre içerisinde icra dairesine yapılır. Salt yetki itirazında bulunulması da, icra takibinin durdurulması sonucunu doğurur. Ancak borçlunun yalnız yetki itirazında bulunarak esasa ilişkin itirazlarını saklı tutması mümkün değildir.

Borçlu 7 günlük yasal süresinde esas hakkında itiraz etmiş ise, kalan süre içerisinde akabinde ve ayrıca yetkiye itiraz edemeyecektir zira yetkiye ilişkin itirazlar mutlaka esasa ilişkin itirazla beraber yapılmalıdır. Fakat şayet borçlu 7 günlük itiraz süresi içerisine öncesinde yetkiye itiraz etmiş ise, kalan yasal süre içerisinde ayrıca esasa ilişkin itiraz edebilir.

Borçlu, yetki itirazında bulunurken mutlak suretle yetkili kılınan icra dairesini de bildirmek zorundadır. Aksi takdirde itiraz geçersiz olacaktır.

Alacaklı tarafından yetki itirazının kabul edilmesi;

Alacaklı taraf, borçlu tarafından gösterilen icra dairesinin yetkisini kabul ederse, icra müdürlüğünden dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesini talep eder. Yetkili icra dairesi borçlu tarafa yeniden bir ödeme emri gönderir ve takip kaldığı yerden devam eder.

Alacaklı tarafından yetki itirazının kabul edilmemesi;

-borçlunun yalnızca yetkiye itiraz ettiği durumlarda, alacaklı bu itirazın kaldırılması için, itirazın tebliğ tarihinden itibaren 6 ay içerisinde icra hukuk mahkemesinde itirazın kesin kaldırılması hukuki yoluna başvurmalıdır. Salt yetki itirazının kaldırılması için genel mahkemelerde itirazın iptali yoluna başvurmak mümkün değildir, işbu yetki münhasıran icra hukuk mahkemesindedir.

-borçlunun hem yetkiye hem de esasa itiraz ettiği durumlarda ise, alacaklı taraf her iki itirazın da kaldırılması hususunda genel mahkemelerde itirazın iptali yoluna gidebilecektir. Genel mahkemeler, işbu durumda yetkiye yapılan itirazı da inceler.

İcra hukuk mahkemesi yetki itirazını yerinde bulursa, ödeme emrinin iptaline ve dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesine karar verir. Bu kararın üzerine alacaklı, kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde yetkisiz icra dairesine başvurarak dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesini ister. Yetkisizlik kararı kesinleşmeden dosya yetkili icra dairesine gönderilmez. Gerekli masraflar da bu taleple beraber yapılır fakat alacaklıdan yeniden harç alınmaz.

Şayet alacaklı iki haftalık yasal süre içerisinde dosyanın yetkili icra dosyasına gönderilmesini talep etmez ise, takip yapılmamış sayılır. Bu durumda alacaklıdan yeniden harç alınarak yeniden takibe geçilmesi gerekir.