I. GİRİŞ VE OLAYIN GELİŞİMİ

Futbol sahaları, doğası gereği sert fiziki mücadelelerin yaşandığı ve sporcuların belirli riskleri zımnen kabul ederek çıktıkları alanlardır. Ancak 2 Kasım 2026 tarihinde İspanya 2. Ligi'nde (Segunda División) yaşanan trajik hadise, "oyun içi risk" kavramının nerede bitip "adli vaka"nın nerede başladığı sorusunu bir kez daha hukuk dünyasının gündemine taşımıştır.

Söz konusu tarihte, CD Tenerife ile Andorra FK arasında oynanan müsabakanın 90+7. dakikasında korkunç bir çarpışma yaşandı. Tenerife forması giyen 30 yaşındaki santrfor Jesús de Miguel, boştaki topa hareketlendiği esnada ceza sahasını terk eden Andorra kalecisi Jesús Owono'nun sert müdahalesine maruz kaldı. Owono'nun dizinin doğrudan De Miguel'in baş ve göğüs bölgesine çarpması neticesinde İspanyol oyuncu sahada hareketsiz kaldı ve ne yazık ki kaldırıldığı hastanede 3 Kasım 2026 sabahı hayatını kaybetti.

Bu acı hadise; sokakta işlendiğinde adli yargılama ve belki de ceza gerektiren fiillerin, yeşil sahada işlendiğinde neden yalnızca hakem kartlarıyla geçiştirildiği ve hangi noktada adli makamların devreye girmesi gerektiği tartışmalarını bir kez daha gündeme getirmiştir.

II. NORMAL ŞARTLARDA SUÇ OLAN EYLEMLER SPOR SAHASINDA NEDEN SUÇ SAYILMAZ?

Ceza hukuku dogmatiği açısından sokakta yürüyen birine çelme takıp bacağını kırmak ile futbol sahasında rakibe kayarak müdahale edip bacağını kırmak, maddi unsur (vücut dokunulmazlığının ihlali) bakımından tamamen aynıdır; her ikisi de ceza kanunlarındaki "yaralama" suçunun tanımına uyar. Peki nasıl oluyor da sokaktaki eylemin faili yargılanıp mahkum edilebiliyorken, sahadaki eylemin faili bu süreçlere maruz kalmıyor?

Bu sorunun cevabı, evrensel ceza hukukundaki "Hukuka Uygunluk Nedenleri" kavramında yatmaktadır. Spor sahasındaki fiziki müdahaleleri suç olmaktan çıkaran ve hukuka uygun hale getiren iki temel hukuki kurum vardır:

1. Hakkın Kullanılması (İzin Verilen Risk): Devletler, toplumların bedensel ve ruhsal gelişimi için spor faaliyetlerini destekler. İspanyol hukuk sistemi başta olmak üzere modern hukuk düzenlerinin kabul ettiği üzere, yasal çerçevesi çizilmiş bir sporu kurallarına göre icra etmek ceza hukuku anlamında "meşru bir hakkın, mesleğin veya görevin kullanılmasıdır". Sporun doğası gereği barındırdığı kaçınılmaz sertlikler ve kazalar, hukuk düzeninin peşinen müsaade ettiği "izin verilen risk" alanı içindedir.

2. İlgilinin Rızası (Mağdurun Zımni Kabulü): Profesyonel veya amatör bir sporcu, sahaya adım attığı anda o spor dalının olağan tehlikelerini ve kurallar dahilinde gerçekleşebilecek sakatlanma ihtimallerini zımnen (örtülü olarak) kabul etmiş sayılır.

İşte bu iki nedenden dolayı; oyunun akışı içinde, topa müdahale etme amacıyla yapılan ancak zamanlaması hatalı olan, dikkatsizce veya kontrolsüzce yapılan sertlikler, "spor yapma hakkı" ve "rızaya dayalı risk" sınırları içerisinde kaldığından suç teşkil etmez.[1]

III. FIFA TALİMATLARI ÜLKELERİN CEZA YARGILAMASINI BERTARAF EDEBİLİR Mİ?

Bu noktada sıklıkla düşülen büyük bir yanılgı mevcuttur: Kamuoyunda, futbol sahasındaki her türlü eylemin yalnızca FIFA kurallarına ve hakem kararlarına tabi olduğu, devletin savcılarının veya ceza mahkemelerinin bu alana hiçbir zaman müdahale edemeyeceği zannedilir. Oysa hiçbir FIFA talimatı veya uluslararası spor regülasyonu, egemen devletlerin ceza yargılaması yetkisini bertaraf edemez.

Bu yanlış algının temel sebebi, FIFA Statüsü'nün 56. Ve devamındaki maddelerinde yer alan "Olağan mahkemelere başvurma yasağı" (Recourse to ordinary courts of law is prohibited) kuralıdır[2]. Anılan madde, kulüpler ve futbolcular arasındaki uyuşmazlıklar için sivil mahkemeler yerine Spor Tahkim Mahkemesi'ni (CAS) adres gösterir. Ancak bu muafiyet yalnızca sportif, sözleşmesel ve idari uyuşmazlıklar (alacak davaları, transfer ihtilafları, disiplin cezaları) için geçerlidir.

Peki, futbol sahasındaki "Hukuka Uygunluk" kalkanı ne zaman ortadan kalkar ve devletlerin ceza kanunları ne zaman devreye girer?

Hiç kimse kendi yaşam hakkı veya ağır beden bütünlüğü üzerinde mutlak bir rıza gösteremez. Sporcunun sahaya çıkarken verdiği rızayı, "oyunun kuralları ve amacı çerçevesinde kalmak" kapsamında değerlendirmek gerekir. Eğer bir oyuncunun eylemi; oyunun amacından tamamen kopmuşsa, topa müdahale etme ihtimali sıfırken doğrudan rakibin veya bir başkasının vücut bütünlüğünü hedef alıyorsa veya "izin verilen risk" sınırını ağır bir kusurla aşıyorsa eylem spor faaliyetinden çıkarak suç niteliği kazanmalıdır. Bu ihlal gerçekleştiğinde, FIFA Regülasyonları ilgili ülkenin yargı erkini bağlamaz; fiil doğrudan ülkenin adli yargı mercilerinin konusu olur.

IV. JESÚS DE MIGUEL OLAYI’NIN OLASI HUKUKİ AKIBETİ

Olayın meydana geldiği yerin İspanya olması nedeniyle adli yargı yetkisi kuşkusuz İspanyol makamlarındadır. Jesús de Miguel'in ölümüne neden olan bu elim hadisede, Andorra kalecisi Jesús Owono'nun eyleminin İspanyol Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde düzenlenen "Taksirle Ölüme Sebebiyet Verme" (Homicidio Imprudente)[3] kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, yukarıda izah edilen hukuka uygunluk sınırlarının aşılıp aşılmadığına bağlıdır.

İspanyol savcılık makamı ve olası bir adli yargı süreci, şu kritik sorunun cevabını arayacaktır: Owono'nun ceza sahası dışına çıkarak yaptığı hamle, "topa müdahale etme arzusuyla yapılmış öngörülemez bir futbol kazası" mıdır? Yoksa topa yetişme ihtimali bir yana, rakibin hayati bölgelerine bir sporcudan asla beklenmeyecek derecede tedbirsiz ve ağır kusurlu bir müdahale midir? Bu sorulara verilecek yanıt bu trajik olayın adli yargının inceleme alanına girip girmeyeceğinin belirleyicisi olacaktır.

V. ADLİ YARGININ ALANINA GİREN EMSAL KARARLAR

Tarihte, futbol sahasındaki hareketlerin yeşil sahayı aşıp doğrudan ceza mahkemelerinde mahkumiyetle sonuçlandığı net örnekler mevcuttur:

1. Duncan Ferguson Davası (İskoçya - 1994)[4]: Rangers forması giyen Duncan Ferguson, maç esnasında Raith Rovers oyuncusu John McStay'e topsuz alanda kafa atmıştır. Hakem olayı görmediği için maçta ceza almasa da, adli makamlarca açılan kamu davasında "saldırı" suçundan 3 ay hapis cezasına çarptırılmış ve cezasını hapiste çekmiştir. Bu durum, "oyunun dışına çıkıldığında" adli yargının devreye girdiğinin en net örneğidir.

2. R v. Barnes Kararı (İngiltere - 2004)[5]: Amatör bir maçta rakibine kural dışı ve arkadan kayarak yaptığı müdahaleyle bacağını kıran Mark Barnes davasında İngiltere Temyiz Mahkemesi, emsal bir içtihat yaratmıştır: "Sırf oyun kurallarının ihlal edilmiş olması ceza hukuku anlamında suç teşkil etmez. Ancak ceza yargısının müdahalesi, hareketin sporun izin verilen çerçevesinin ve sporcunun gösterdiği rızanın tamamen dışına taştığı, bariz ve vahim (grave) durumlarda başlar."

3. Kıta Avrupası İçtihatları: Fransa ve Almanya mahkemelerinde de yerleşik içtihatlara göre, oyun kurallarının ihlal edildiği her durumda değil; ancak kasti bir darbenin bulunduğu ve "oyundan ayrılabilir kusur" (faute détachable du jeu) olduğu hallerde hukuka uygunluk kalkanı düşmüş ve futbolcular adli mahkemelerde yargılanmıştır.

VI. SONUÇ

Jesús de Miguel'in yeşil sahada hayatını kaybetmesi, futbol dünyası için telafisi imkansız bir trajedidir. FIFA ve UEFA gibi kurumların kendi iç disiplin talimatlarıyla oluşturdukları özerk yargı (Lex Sportiva), kulüplerin ve futbolcuların idari-mali süreçlerini adli yargıdan muaf kılmayı amaçlar. Ancak bu özerklik, spor müsabakası kapsamında işlenen ve hukuka uygunluk sınırlarını (izin verilen risk ve rıza) aşan fiilleri egemen devletlerin ceza hukukundan mutlak soyutlayan bir kalkan değildir. Spor ahlakını aşan, rakibin yaşam hakkını hiçe sayan ağır kusurlu veya kasıtlı eylemlerin adli mahkemelerde cezai yaptırımlarla karşılık bulması egemen hukuk devletinin doğal bir gereğidir.

Av. Murat MEVLEVİOĞLU

----------

[1] : Código Penal Español (İspanya Ceza Kanunu), Ley Orgánica 10/1995, Madde 20.7: Hakkın ve Mesleğin Meşru Kullanımı

[2] : FIFA Statüsü (FIFA Statutes 2024), Madde 58: Olağan Mahkemelere Başvuru Yasağı

[3] Código Penal Español (İspanya Ceza Kanunu), Ley Orgánica 10/1995, Madde 142: Taksirle Adam Öldürme (Homicidio Imprudente)

[4] https://www.goal.com/en/originals/football-on-trial-duncan-ferguson-glasgow-kiss-terrifying-prison-experience/blt307593dff5124b89

[5] https://www.bailii.org/ew/cases/EWCA/Crim/2004/3246.html