T.C.

Yargıtay

10. Ceza Dairesi

2016/2112 E., 2016/2045 K.

"İçtihat Metni"


Suç : Uyuşturucu madde ithal etme
Suç Tarihi : 15/02/2015
Hüküm : Değişen suç niteliğine göre "uyuşturucu madde ticareti
yapma" suçundan mahkûmiyet
Temyiz Edenler : 1- Sanık müdafii
2- Cumhuriyet savcısı (sanık aleyhine)

Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :

Sanık müdafiinin hükmü temyiz etmesinden sonra, sanığın tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumundan gönderdiği 30.05.2016 tarihli dilekçesindeki “cezamı kabul ediyorum, dosyamı kapatmak istiyorum” şeklindeki talebiyle temyiz isteğinden vazgeçtiği anlaşıldığından; sanık hakkındaki hüküm Cumhuriyet savcısının temyizine hasren incelenmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1- Olay tutanağı içeriğine, pasaport kayıtlarına, dosyadaki diğer belge ve bilgilere göre; sanığın suç konusu uyuşturucu maddeyi Güney Afrika'dan Türkiye'ye ithal ettiğinin sabit olduğu, uyuşturucu madde ithal etme suçunun uyuşturucu maddenin ülke sınırlarından içeri sokulması ile tamamlandığı, uyuşturucu madde ithal etme suçu neticesi harekete bitişik bir suç olup hareketleri bölümlere ayırmak mümkün bulunmadığından bu suça teşebbüsün mümkün olmadığı gözetilmeden suçun niteliği yanlış belirlenerek ''uyuşturucu madde ticareti yapma'' suçundan hüküm kurulması,

2- Hükümden önce 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 28.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

---

T.C.

Yargıtay

10. Ceza Dairesi

2020/979 E., 2021/833 K.

"İçtihat Metni"

Mahkeme : İSTANBUL Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ithal etme

Hükümler : 1- Değişen suç vasfına göre ''uyuşturucu madde ticareti yapma'' suçundan
mahkûmiyet:

Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 26/12/2018 tarih, 2018/390 esas ve 2018/522 sayılı kararı

2- İstinaf başvurusunun esastan reddi: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nin 02/05/2019 tarih, 2019/301 esas ve 2019/1185 sayılı kararı

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

5271 sayılı CMK'nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık müdafiinin temyiz isteminin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,

14.06.2018 tarihli Olay, Yakalama ve Cumhuriyet Savcısı Görüşme Tutanağı içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; suç tarihinde TK-1940 sefer sayılı Brüksel uçağından inen ve dış hatlar geliş katı pasaport kontuarından pasaport işlemlerini yaptırarak Türkiye'ye giriş yapan ve midesinde kokain olduğu tespit edilen sanığın eyleminin ''uyuşturucu madde ithal etme'' suçunu oluşturduğu gözetilmeden, transit yolcu olduğundan bahisle eylemin vasfında yanılgıya düşülerek ''uyuşturucu madde ticareti yapma'' suçundan hüküm kurulması,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan hükmün BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nın 307. maddesinin 4. fıkrası uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, tutuklama koşullarında değişiklik olmaması ve tutuklama tarihine göre sanık hakkındaki salıverilme isteğinin reddine,

28/02/2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesi'ne; kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'ne gönderilmesine, 21/01/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

---

T.C.

Yargıtay

10. Ceza Dairesi

2021/17326 E., 2023/6251 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1586 E., 2021/1806 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ithal etme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.04.2021 tarihli ve 2021/31 Esas, 2021/196 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ithal etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 26 yıl 3 ay hapis ve 75.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 16.06.2021 tarihli ve 2021/1586 Esas, 2021/1806 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,

2. Teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğine,

3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
19.12.2020 tarihinde Panama - İstanbul seferini yapan Türk Havayollarına ait TK800 sefer sayılı uçağa yönelik risk analizinde 21K numaralı koltukta oturduğu tespit edilen Lübnan pasaportlu sanıktan şüphelenilerek, uçağın ineceği körükte gerekli önlemler alındıktan sonra pasaport kontrolüne geçildiği, yapılan pasaport kontrolünde sanığın üst araması ve beraberinde bulunan eşyalara yönelik yapılan incelemede yanında getirdiği 4 adet ahşap tepsi cinsi eşyanın içerisinde uyuşturucu maddelerden kokain olduğu düşünülen toz cinsi eşyanın tespit edildiği, gerek sanık ile beraberinde bulunan eşyalara, gerekse
chut altında bulunan valizine yönelik detaylı kontrollerin yapılması amacıyla sanığın pasaport noktasından geçirilerek yurda girişinin sağlandığı ve İstanbul Havalimanı Dış Hatlar Geliş Salonunda bulunan Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Bölge Amirliğine getirildiği, burada yapılan detaylı kontrollerde, 4 adet ahşap tepsi cinsi eşya içerisinde gizlenmiş vaziyette net ağırlığı 3.282,967 gr kokain ele geçirildiği olayda; sanığın savunması, olay tutanağı, uzmanlık raporu, ele geçen maddenin miktarı, niteliği ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın uyuşturucu maddeleri Türkiye'ye sokmak suretiyle uyuşturucu madde ithal etme suçunu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine, suçtan meydana gelen zararın ağırlığı, suç konusu maddelerin miktarı nazara alınarak sanığın alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık her ne kadar savunmasında etkin pişmanlıktan faydalanmak istediğini belirterek bir kısım şahısların ismini vermiş ise de, bu şahısların yurt dışında bulunmaları ve açık kimlik bilgilerinin tespitinin mümkün olmaması nedeniyle bu yönde bir değerlendirme yapılamadığı belirtilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, suç konusu uyuşturucu maddenin miktarına bağlı olarak 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile aynı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütlere göre; temel hapis ve adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi yerinde ise de, alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması gerekirken eksik ceza tayin edilmesi hususunda hükme yapılan eleştiri dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Kollukça düzenlenen Risk Analizi, Arama ve Olay Tutanağına göre, sanığın riskli görülmesi üzerine uçaktan iniş körüğünde gerekli önlemler alındıktan sonra pasaport kontrolü sırasında sanığın yanında getirdiği 4 adet ahşap eşyada uyuşturucu madde olduğu değerlendirilen maddeye rastlandığı, detaylı arama yapılması amacıyla gümrük amirliğine getirilen sanığın elindeki ahşap eşyaların içinde kokain ele geçirildiği olayda; Lübnan uyruklu sanığın aşamalardaki savunmasında, suça konu uyuşturucu maddeleri Ekvator ülkesinden teslim aldığını ve İstanbul üzerinden aktarma ile Lübnan ülkesine götüreceğini beyan etmesi karşısında, sanığın İstanbul aktarmalı olarak Lübnan'a gidip gitmeyeceği hususunda uçak biletlerinin de araştırılarak sanığın fiilinin transit geçiş niteliğinde olup olmadığı belirlendikten sonra eyleminin uyuşturucu madde ithal etme suçunu mu yoksa uyuşturucu madde nakletme suçunu mu oluşturduğunun tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 16.06.2021 tarihli ve 2021/1586 Esas, 2021/1806 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.07.2023 tarihinde karar verildi.