T.C.

Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

2023/5679 E., 2024/2980 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/523 Esas-2019/851 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı bankada 16.11.2011 tarihinde 165.830,00 TL yatırarak ana para korumalı altın fonu aldıklarını, 05.12.2012 tarihinde fondan vazgeçerek hesaplarını vadeli hesapta değerlendirmek istediklerini, kendilerine %1 kesinti yapılacağının belirtildiğini, buna rağmen sonradan hesaplarını incelediklerinde 7.982,71 TL kesinti yapıldığını öğrendiklerini, bankanın kendilerini fon alımı, satımı ve mevcut kesintilere ilişkin olarak bilgilendirmediğini ileri sürerek, 7.982,71 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların fon alırken bilgilendirildiklerini, piyasa şartları gereğince zarar edilebileceğini, yapılan işlemlerin davacıların bilgisi dahilinde mevzuata uygun olarak yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 18.02.2016 tarih, 2014/2093 E. ve 2016/151 K. sayılı kararı ile bozma kararına uyularak verilen kararda, davalı bankanın davacıların fon alım satım işlemlerinin bankacılık ve sermaye piyasası mevzuatı kuralları doğrultusunda cereyan ettirmediği, davacıların zararlarının oluştuğu ve bundan davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve 7.982,91 TL’nin fon satış tarihi olan 05.01.2011 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Dairemizin 18.01.2018 tarih, 2016/5927 E. ve 2018/460 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmediği ancak taraflar arasında yapılan yazışma ve anlaşma çerçevesinde, davacıların davalı bankanın %1 kesinti yapılacağına ilişkin icabını kabul ettikleri, bu davada isteyebilecekleri ancak %1 kesinti haricinde kalan miktardan ibaret olduğu, bu durumda, mahkemece söz konusu %1’lik kesintinin haricinde yapılan tahsilatın hesaplanması ve çıkan miktara hükmedilmesi gerekirken tamamının bankadan tahsiline karar vermesi doğru görülmediği gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih, esas ve karar sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı ve alınan bilirkişi raporları kapsamında, davalı bankanın mevduat müşterisi olan davacıların yatırımlarını değerlendirerek getiri elde etmek için çalıştıkları şube müşteri temsilcisinin yönlendirmesi ile davalı banka tarafından arz edilen "Akbank Koruma Amaçlı Şemsiye Fonuna Bağlı B tip %100 ana para koruma amaçlı otuzsekizinci altın fon" yatırım yaptıkları, daha sonra fondan vade tarihinden önce çıkış işlemi yapılması üzerine 160.758,28 TL tutarındaki fonun geri dönüş tutarının 152.775,32 TL olarak davacı hesabına alacak kayıt edildiği, 160.758,23 TL üzerinden 1.607,59 TL tutarında %1 erken çıkış komisyonu kesildiği, komisyon yüzdesi konusunda davacı müşteriye bilgi verildiği, başkaca bir kesinti yapılmayacağının ifade edildiği, komisyon üzerinden 160.76 TL tutarında %10 stopaj tahakkuk ettirildiği, komisyon dışında oluşan zararın 160.758,23 TL - 152.775,32 TL = 7.982,91 TL olduğu, davalı bankanın bankacılık ve sermaye piyasası mevzuatı kuralları doğrultusunda işlemleri cereyan ettirmediği, davacı müşterinin fon satımına ilişkin davalı banka şubesine müracaatlarında, şube yetkililerince, fon satımı sırasında "%1 lik çıkış komisyonu dışında başka bir kesinti ve kaybın oluşmayacağı" yönünde eksik bilgilendirme-yönlendirme yapılarak gereksiz alım satım yapmalarına ortam hazırlandığı, 7.982,91 TL toplam kesintiden, tarafların kabulünde olan ve toplam satış tutarı olan 160.758,23 TL üzerinden hesap edilen %1'lik kesinti miktarı olan 1.607,59 TL'nin çıkartılması neticesinde kalan 6.375,32 TL miktarınca davacıların zarara uğradığı gerekçesiyle söz konusu zararın fon satış tarihi olan 05.01.2012 tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu yatırım fonu satım işleminde bilgilendirme yükümlülüğünü eksiksiz olarak yerine getirdiğini, müşteri talimatıyla, fon içtüzüğüne ve Sermaye Piyasası mevzuatına uygun şekilde gerçekleştirildiğini, davacının imzaladığı talep formunda satın alınan yatırım fonuna, getiri ve risklerine ilişkin detaylı izahat yer aldığını, piyasa koşulları nedeniyle umduğu getiriyi kazanamayan davacının, kendi bilgi ve talimatı ile gerçekleşen bir işlem nedeniyle bankadan haksız ve mesnetsiz talepte bulunmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yatırım fonu hesabından kaynaklanan istirdat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un 4 üncü maddesinin (f) bendi.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

---

T.C.

Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

2016/1348 E., 2016/9772 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/05/2015 tarih ve 2014/409-2015/326 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13.12.2016 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... İmamgiler tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı bankanın prestij fonu olarak pazarladığı ... Fonunun bir hedge fon olduğunu, davalı bankanın söz konusu fonu satarken belirlediği pazarlama strateji nedeniyle SPK'nın 30.04.2012 tarihli tebliği ile davalı bankaya mevzuata aykırı tutumu ve anapara korumasız bir üründe getiri taahhüdünde bulunması nedeniyle 17.170 TL tutarında idari para cezası verdiğini, böylece, İstanbul Fon kapsamında yapılan yanlış işlem ve bilgilendirmeler sonucunda davacı ...'nın 152.000 TL zarara uğradığını ileri sürerek, uğranılan zararın davacı tarafmdan davalıya çekilen ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren işleyecek ticari işlemlere uygulanan reeskont faizi ya da bankacılık işleminin türüne göre uygulanması belirlenmiş olan en yüksek faiz oranı ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davaya konu tüm bankacılık işlemlerinin davacı tarafın talimatlarına istinaden ve bilgileri dahilinde gerçekleştirildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin mevzuata uygun olarak düzenlendiğini, davalı bankanın müşteri tanıma formlarmda yer alan kısımların davacı müşteriler tarafından bilinçli olarak boş bırakıldığını ve sorumluluğun kendilerinde olduğunu, müşterilerin risk profillerinin yer aldığını, davalı bankanın kendiliğinden davacı taraf adına resen işlem yapmadığını, davalı bankanın çalışanlarının İstanbull Fon ile ilgili bir getiri taahhüdünde bulunmalarının söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının hedge fonları konusunda davalı Banka tarafından gereği gibi bilgilendirilmeyerek yatırımının yanlış yönlendirildiği, davacının ise fon alım satımı ile uğraşan bir kimse olarak basit bir araştırma ile bu bilgiye ulaşabilecek durumda olduğu dikkate alındığında bu hususta ihmalkar davrandığı, belirlenen zarar dolayısıyla davacının zararının %30’undan davalının ise %70’inden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 106.012,20 TL'nin 16/07/2012 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve SPK tarafından dava konusu İstanbul Serbest Fon Portföyünü yöneten .... Portföy Yönetimi G...'a Fonun getirisine yönelik yapılan açıklamalar nedeniyle Fon ile ilgili Portföy Yöneticiliği Tebliğine aykırı davranmaktan ötürü idari para cezası uygulandığının belirlenmesine, dosya arasına celp edilen ve çözümü yapılan ses kayıtlarından dava konusu fon ile ilgili olarak davacının davalı bankaca yeterince bilgilendirilmediği ve davacının da işlem yaptığı fon ile ilgili olarak kendisinin yapması mümkün olan araştırmaları yapmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, bankacılık işlemine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının zararın %30 undan davalının ise %70 inden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı vekilince davacının davaya konu ettiği ... fonu ilk kez almadığı, 2009 yılında da aldığı ve bu işlemden kar elde ettiği, davacının daha önce yaptığı ve kar ettiği İstanbull fon alım işleminin hukuken geçerliliğine hiç bir itirazda bulunmayıp elde ettiği karı tahsil ettikten sonra aynı şekilde kurulan İstanbull fon işleminden zarar ettiği tutarı talep etmesinin hukuka uygun olmadığı savunulduğu halde mahkemece bu yönde bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır. Bu suretle, davacının dava konusu ettiği fondan daha önce alıp almadığı, kar elde edip etmediği, davacının iddia ettiği gibi devam eden bir sürecin bulunup bulunmadığı, ilgili fon işlemleri yönünden bu fondan çıkılmasının mümkün olup olmadığı araştırılıp değerlendirilmek suretiyle, bilirkişi raporuna yapılan itirazları da karşılayacak şekilde bilirkişilerden ek rapor alınmak yeterli görülmezse bu konuda yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davalı vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı bankaya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 01,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 22/12/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.