Giriş
Google ve şikayet siteleri yorumları, bir işletmenin dışarıdan nasıl algılanacağı konusunda önemli bir etken haline gelmiştir. Kimi işletmeler olumlu yorum satın alarak haksız rekabet sağlayabildiği gibi gerek haksız rekabet gerekse şahsi husumet nedeniyle, olumsuz yorumlar da yapılabilmektedir. Bu yorumlar gerçek olaylara dayansa bile bu durum, her zaman hukuka uygunluğu kanıtlamaz. Gerçek olmayan olaylara dayalı, karalayıcı ve hatta doğrudan hakaret içeren yorumlar ise esas problemi oluşturmaktadır. Bu tür yorumlar kişilik haklarını ihlal edebilmekte ve/veya haksız rekabet teşkil edebilmektedir.
Peki bu yorumlar nasıl kaldırılabilir?
A) Uyarı Yöntemi
İlgili yorumu ilk etapta doğrudan Google’a veya ilgili platforma, bir kaldırma talebi yoluyla şikayet edebilirsiniz. Bunu internet üzerinden gerçekleştirebileceğiniz gibi temsilciliklere/ofislere vereceğiniz yazılı dilekçeler yahut yollayacağınız ihtarnameler yoluyla da yapabilirsiniz.
Uyarı yöntemi, yargısal bir hukuki değerlendirmeyi gerektiren durumlarda ve özellikle ifade hürriyetinin apaçık ihlali olmayan durumlarda, pek fazla başarı sağlamayacaktır. Zaten aksi bir durum, bir servis sağlayıcıya ifade hürriyetinin anahtarını teslim etmek ve onu bir yargıç konumuna getirmek olurdu.
B) Dava Yolu
Uyarıdan sonuç alınamadığında veya ilgilinin bir daha benzeri bir yorum yapmasından çekinildiğinde, bu noktada TMK’da düzenlenen kişilik haklarını koruyucu davaların açılması gerekir. Haksız rekabet boyutuna ulaşan durumlarda ise TBK ve TTK’daki koruyucu davaların açılması gerekmektedir.
AYM’nin iptal kararından önce 5651 s. Kanun md. 9’a göre bu tür başvurular, kişilik hakları içerisine sokularak hasımsız biçimde sulh ceza hakimliklerine yapılabiliyordu. Fakat 5651 s. Kanun md. 9 iptal edildiği için bu noktada erişim engeli ve içeriğin kaldırılması talepli bir davayı, hasım göstererek hukuk mahkemelerinde açmanız gerekmektedir.
Burada hasım/davalı evvela yorumu yazan ilgilidir. Ancak çoğu zaman yorumu yazan ilgiliyi tespit edip, bu kişiye husumet yöneltebilmeniz mümkün olmayabilir. Google’ın veya sair internet servis sağlayıcıların da yayınlanmasına doğrudan aracılık ettikleri yorumlardan sorumlu oldukları, AİHM’in ünlü Delfi kararında ve Yargıtay uygulamasında ortaya konmuştur. Dolayısıyla bunlara karşı da husumet yöneltilmesi mümkündür. Kaldı ki zaten koruyucu davaların genelinde de içeriğin ‘hukuka aykırı olması’ yeterli olduğu için yayınlayanın kusuru aranmamaktadır.[1] Böyle bir kusur ancak tazminat davaları için aranabilir. İkinci olarak, uyarıdan sonra zaten ilgili platform hukuka aykırı içerikten haberdar olacağı için kusuru da o anda doğacaktır.
C) 5651 s. Kanun’a Dayanılabilecek Haller
5651 s. Kanun md. 8’de Google yorumlar veya şikayet sitesi yorumları üzerinden işlenmesi pek de olası olmayan bazı katalog suçlar sayılmaktadır. Ancak yine de böyle bir durum gerçekleşirse, ilgili maddeye dayanmak, bazı yorumlar açısından mümkündür.
5651 s. Kanun md. 8/A’da, kişilerin can ve mal güvenliğinin korunması ile suç işlenmesinin önlenmesi gibi sebeplere dayanılarak verilebilecek bir içeriğin kaldırılması/erişimin engellenmesi kararı düzenlenmiştir. Özellikle sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen ‘linç akımı’ sonrası yazılan binlerce hakaret ve tehdit içeren yorumda, şayet ifade hürriyetini açıkça aşan ve bir suça sebebiyet verebilecek yorumlar mevcutsa, bu maddeye dayanılabilmesi mümkündür.
D) İdari Başvuru Yolları
Mevzuatımızda içeriğin kaldırılması ve erişimin engellenmesini düzenleyen yirminin üzerinde madde mevcuttur. Bunlardan kimisinde, kararı idare almakta veya başvuruyu idare yapmaktadır. Örneğin 1262 s. İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu, Yardım Toplama Kanunu ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun bu yöndedir. Bu tür durumlarda da şayet yorum, normun çerçevesine giriyorsa idari başvurular yoluyla sonuca ulaşılabilir.
E) Başvurulacak Yolun Son Derece İyi Değerlendirilmesi Gerekmektedir
Bir yorum suç teşkil etse ve hatta faili cezalandırılsa bile bu durum, yorumun internet ortamından kaldırılacağı anlamına gelmemektedir. Zira ceza mahkemeleri, 5651 s. Kanun’daki katalog suçlar haricinde erişim engeli/içeriğin kaldırılması kararları vermemektedir. Ceza yargısında olağan yol müsadere yani mülkiyetin kamuya geçirilmesi/suç eşyasının yok edilmesidir. Şüphesiz ki bir Google-şikayet sitesi yorumu için bunu cebren uygulamak mümkün değildir. Dolayısıyla içerik suç teşkil etse bile amaç bu yorumun kaldırılması ise bu sonucun elde edebileceği doğru bir yöntem üzerinden ilerlenmesi gerekmektedir.
------------
[1] İlgili içtihat için bkz. https://www.alpoztekin.av.tr/pg_163_internet-sitesi-isletenin-kullanici-yorumlarindan-sorumlu-tutulabilecegi
Next