Giriş
Bu yazı, avukatların yapay zeka araçlarını kullanması ile ilgili değildir. Bunların doğru kullanımı, çıktıların denetimi ve bunlardan doğan mesleki sorumluluk ayrı bir husustur. Bu yazının konusu, ‘‘avukat olmayanların’’ yani ücretli veya ücretsiz hukuki tavsiye-görüş-öneri sunma yetkisi bulunmayanların (yapay zekanın) faaliyetleri ile ilgilidir.
Şunu da belirtmek isterim ki taksiciler-Uber çekişmesinde olduğu gibi ‘işimizi elimizden alacak’ kaygısıyla, topluma faydalı olacak teknolojilerin önünün meslek birlikleri tarafından tıkanmak istenmesine taraftar değilim. Ancak yapay zekanın hukuk alanındaki son bir yıllık gelişimine, gelecekte hayata geçirilmesi planlanan şeylere ve vatandaşın buna yönelik aldığı reaksiyona baktığımda, bu gelişimin en azından belirli sınırlar çerçevesinde ve belirli bir zamana yayılmasının en doğru seçenek olacağı düşüncesindeyim. Bunda da oluşacak mevzuatı şekillendirmesi gereken barolara büyük bir görev düşüyor.
Ancak tüm bunların ötesinde, ‘acaba yapay zekanın (işleten şirket vd.) hukuk alanındaki faaliyetleri Avukatlık Kanunu’na uygun mu?’ diye sormak gerekiyor. Şayet bu faaliyetler kanuna aykırıysa, bu durumda ya bunun önüne geçilmesi ya da toplumsal menfaat bunu gerektirdiği için Avukatlık Kanunu’nun değişmesi gerekecektir. Tartının avukatlık mesleği ve toplumsal menfaat şeklindeki iki ayrı ağırlığı neye göre tartacağı meselesi, üzerinde ciddi olarak tartışılması gereken bir konudur. Bu konu da bu yazının amacını aşıyor.
A) Yapay Zekanın Hukuki Görüş Bildirmesi, Mütalaa Hazırlaması, Sözleşme Hazırlaması, Dilekçe Yazması Gibi Faaliyetlerinin Yetkisiz Avukatlık ile Bağlantısı
a) Yetkisiz Avukatlık Kabahati ve Yaptırımı
Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesinin başlığı ‘yalnız avukatların yapabileceği işler’ şeklindedir. İlgili maddede açıkça şöyle denilmiştir: ‘‘Kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermek … adli işlemleri takip etmek, bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek, yalnız baroda yazılı avukatlara aittir.’’ Avukatlık Kanunu’nun 63. maddesinin birinci fıkrasında ise ‘‘Baro levhasında yazılı bulunmayanlar… şahıslarına ait olmayan dava evrakını düzenleyemez … ve avukatlara ait diğer yetkileri kullanamazlar.’’ denilmektedir.
63. maddenin ikinci fıkrasında bu durum bir kabahat olarak düzenlenmiş olup, müeyyidesi ise idari para cezasıdır. Dikkat çekmek isterim ki yetkisiz olarak avukatlara özgü yetkileri kullanma kabahatinin birincil müeyyidesi idari para cezası olsa da Kabahatler Kanunu md. 18 gereğince müsadere (mülkiyetin kamuya geçirilmesi) de gündeme gelmektedir.
b) Yetkisiz Avukatlık Durumunda Baroların Görevi
Avukatlık Kanunu’nun 63. maddesine göre yetkisiz avukatlık faaliyetini öğrenen barolar, bu durumu başsavcılığa bildirmek zorundadır. Aynı kanunun 76. maddesine göre de zaten baroların görevi mesleği geliştirmek ve saygınlığını korumaktır.
c) Yapay Zekanın Faaliyetleri Yetkisiz Avukatlık Kapsamında Kalıyor Mu?
Ücretsiz olarak kullanıma sunulan yapay zeka araçları bile doğrudan hukuki görüş bildirmekte, mütalaa hazırlamakta, sözleşme hazırlamakta ve dilekçe yazmaktadır. Bunların tamamen hukuk alanında kullanılmak üzere üretilmiş ücretli versiyonları da mevcuttur ve bunlar yalnız avukatların kullanımına sunulmuş da değildir.
Avukatlık Kanunu’na göre her vatandaş, kendi dilekçesini bizzat hazırlayabilir, teslimini yapabilir. Ancak kanaatimce yapay zeka kullanımında dilekçeyi vatandaşın hazırlamış sayılıp sayılmayacağı hususu, oldukça şüphelidir. Zira özünde dilekçeyi, vatandaşın verdiği bilgiler üzerinden, hukuki bilgi altyapısını kullanarak yapay zeka yazılım yani onu işleten şirket hazırlamaktadır. Hukuki mütalaa konusunda da durum aynıdır.
Soru 1: Bu faaliyetin arzuhalcilerin dilekçe yazmasından ya da hasar danışmanlık firmalarının yazdığı dilekçe ve yaptığı yönlendirmelerden ne farkı var?
Bu soruya cevap olarak ‘ortada bir yazılım var ve vatandaş bunu kullanıyor’ denilebilir.
Peki öyleyse bir arzuhalci düşünelim. Adliye çıkışında oturmuş dilekçe yazıyor. Dinlediği olayı dilekçeye geçirdikten sonra dilekçeyi teslim ediyor, içeriğindeki bazı bilgileri de müşterileri kendileri dolduruyor ve dilekçeyi ön büro/kaleme müşteri teslim ediyor. Bu gibilerin fiilleri Avukatlık Kanunu’na uygun mu? Bugüne kadar baroların faaliyetlerinden gördüğümüz üzere, sanıyorum ki uygun değil.
Örneğimizi biraz değiştirelim. Arzuhalcimiz bir yapay zeka yazılımı geliştirsin ve adliye önüne parayla çalışan bir makine kursun. Makineye bağlanan insanlar oradan dilekçelerini yazdırsınlar, çıktılarını alıp ön büro/kaleme versinler. Sizce burada arzuhalcinin faaliyeti Avukatlık Kanunu’nun 63. maddesine uygun mu olacaktır? (Örneğimizdeki arzuhalcinin yerine yapay zekayı işleten şirketleri koyup, cevabınızı bir de öyle düşünün.)
Soru 2: Yapay zeka yazılımların kullanım şartlarında ‘hukuki tavsiye değildir’ denilmesi, yapılan işlemleri Avukatlık Kanunu’na uygun kılar mı?
Yapay zeka yazılımlara hukuki bir durumu sorduğunuzda, ‘çok net’ cevaplar vermekte ve genellikle de ‘bu böyledir – şu şudur’ demekte, ‘…. olabilir-görüşüm kesin değildir, tavsiye olarak algılama-avukata danış’ gibi bir şey söylememektedir. Ancak zaten avukatların bile sonuç garanti etmesi söz konusu olamazken, her cevabının altına böyle bir not düşse bile bu, yapılanı Avukatlık Kanunu’na uygun kılar mıydı?
Yine örneğimizdeki arzuhalciye dönelim. Bu kişi dilekçe sahibine öncesinde ‘tavsiye niteliğinde değildir’ dese, yazdığı dava-cevap dilekçeleri yetkisiz avukatlık fiilinin dışında mı kalacaktır?
Hatta örneğimizi şöyle farklılaştıralım: Avukat olmayan biri bir televizyon programı yapsa ve hukuki soruları cevaplasa, program başında da alt yazıda ‘tavsiye değildir’ şeklinde bir kayar yazı yayınlansa… Burada hukukçu bile olmayan kişinin hukuki soruları yanıtlaması ve canlı yayında dilekçe yazdırması, Avukatlık Kanunu’na uygun mu olacaktır?
Cevap: Bu ve benzeri pek çok soruya verilecek cevabın ve yapay zekanın faaliyetlerinin hukuki olup olmadığının, barolar tarafından yapılacak resmi açıklamalar ile açıklığa kavuşturulması gerektiğini düşünüyorum.
B) Yapay Zekaya Bir Teşhis Koymasını veya İlaç Yazmasını Söylediğiniz Zaman ‘Yetkisiz Hekimlik’ Gerekçesiyle Yazmamaktadır. Dilekçeyi de Yazamaması Gerekmez Mi?
Gerek mevzuat gerekse toplumsal önemi bakımından, hukuki ve tıbbi bilginin yetkisiz olarak sunumu noktasında bir fark yoktur.
Yapay zekadan hastalığa teşhis koymasını istediğinizde, aşağı yukarı şöyle bir cevap vermektedir: ‘‘Bir yapay zeka asistanı olarak tıbbi teşhis koymam, hastalık tanılaması yapmam veya reçete düzenlemem mümkün değildir. Bu bulgu kesinlikle profesyonel bir tıbbi değerlendirme gerektirir.’’
Bir dilekçe yazmasını istediğinizde ise detaylı bir dilekçe sunmakta ve talep ederseniz başarı şansını dahi hesaplamaktadır. Yine yapay zekaya hukuki mütalaa hazırlamasını söylediğinizde, detaylı bir hukuki mütalaa hazırlayabilmektedir. Bu durum da oldukça düşündürücüdür.
C) ABD’de OpenAI’a Karşı Açılan Yetkisiz Avukatlık Davası Sürmektedir
ChatGPT üzerinden hukuki tavsiye verilmesi ve bunun davada kullanılmasına yönelik, ABD’de OpenAI’a karşı dava açılmıştır. New York’ta benzer durumların önlenmesi için bir yasa tasarısı sunulmuştur.[1] Dolayısıyla ortada ciddiye alınması gereken bir problem bulunmaktadır.
-----------
[1] https://www.reuters.com/legal/government/proposed-new-york-law-would-bar-ai-chatbots-posing-lawyers-allow-duped-users-sue-2026-03-05/
Next