1) Dezenformasyon ve Yalan Haber Kavramları
Haber içerisindeki kasıtsız yanlış bilgi misenformasyon, kasıtlı yanlış bilgi ise dezenformasyon kavramı ile ortaya konabilir.[1] Kasıtsız olarak sunulmakla birlikte, haberdar edildikten sonra gereği yapılmadığında da artık durumun kasıtlı olduğunu ve dezenformasyon niteliğini taşıdığını söylemek mümkündür. Dolayısıyla dezenformasyon niteliğindeki bir haberin, genel tabir ile ‘yalan haber’ niteliğinde olacağı söylenebilir.
2) Post-Truth Dönemi ve Dezenformasyon Niteliğindeki Haberler
Günümüzde internet vasıtasıyla çok sayıda teyide muhtaç bilgiye maruz kalan insanlık, tüm bu bilgiler arasından bir şekilde akıllarına yatanları doğru kabul ederek, kafalarında adeta sanal bir gerçeklik oluşturabilmektedir. Buna yönelik kullanılan kavram post-truth yani gerçek sonrası kavramıdır. Yalan haberler hem toplumun yanlış bilgi edinmesine ve hem de haber devleti-toplumu ilgilendiriyorsa buna yönelik değerlerin, şahısları ilgilendiriyorsa şahsi değerlerin ihlaline sebep olacaktır.
Yalan haberler özellikle ülkemizde, üzerinde en çok durulması gereken alanlardan biridir. Zira araştırmalara göre Türkiye, dünyada en çok yalan haberin yayıldığı ülkelerden biridir.[2] Konu öylesine önemlidir ki 2020-2023 Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı’nda “İnternet ve sosyal medyada doğru ve güncel bilgi paylaşımının sağlanmasına yönelik mekanizmaların geliştirilmesi”, plandaki temel hedefler arasında yer almıştır.
3) Dezenformasyon Niteliğindeki Haberlerde Basın Hürriyeti Söz Konusu Değildir
Basın hürriyetinin söz konusu olabilmesi için haberi yapan kişinin bir savcı kadar olmasa da elinden gelen tüm teyit mekanizmalarını işlettikten sonra haberi yapması gerekir. Dolayısıyla dedikodu, doğruluğu şüpheli bilgi veya şahsi görüş niteliğindeki şeyleri birer gerçeklik olarak haber içerisine koyan ya da kasten gerçek dışı-yalan bilgi veren basın mensubu, basın hürriyeti ayrıcalığından yararlanamayacak ve haberi hukuka aykırı olacaktır. (bkz. AYM, Çetin Doğan Başvurusu, Başvuru no: 2014/3494)
Basın İlan Kurumu Basın Ahlak Esasları Hakkında 129 s. Genel Kurul Kararı’nın ilk maddesinde de “Bir kamu hizmeti olan gazetecilik, kişisel veya ahlâka aykırı amaç ve çıkarlara âlet edilemez ve kamu yararına aykırı bir şekilde kullanılamaz. Haberlerde ve olayların yorumunda gerçeklerden saptırma, çarpıtma veya kısaltma yoluyla amaçlı olarak ayrılınamaz. Doğruluğu kuşku uyandırabilen ve araştırılması gazetecilik imkânları içinde bulunan haberler, araştırılıp doğruluğuna emin olunmadan yayınlanamaz” şeklinde, bu durum ifade edilmiştir.
4) Dezenformasyondan Doğan Hukuki-Cezai Sorumluluk ve Haberlerin Erişime Engellenmesi-Kaldırılması
Dezenformasyonla mücadelede ilk cephe, resmi ve resmi olmayan teyit platformlarıdır. Bunlar hem halka doğru bilgiyi ulaştırmada ve hem de dezenformasyonu tespit edip buna yönelik hukuki yolun önünü açmada önemli bir rol oynarlar. Ancak nihai olarak müeyyideler, yargı yoluyla gelir.
Dezenformasyon niteliğindeki haberlere karşı, kişilik haklarını koruyucu ve haksız rekabete yönelik davalar yoluyla tazminat talebinde bulunulabilir. Yine bu davalar yoluyla içeriklerin erişime engellenmesi ve kaldırılması da istenebilir. Zira AYM’nin de belirttiği gibi yalan haberler genel olarak kişilik haklarını ihlal ederler. (AYM, Mehmet Doğan Uğurlu vd. Başvurusu, Başvuru no: 2015/954) Fakat önemle belirtmek gerekir ki bu her zaman söz konusu olacak genel bir kural olmayıp, istisnai bazı durumlarda yalan haberin hiçbir kişilik hakkını ihlal etmemesi de mümkündür. Bkz. ‘‘… başvuruya konu edilen internet üzerinden yapılan yayının ise sadece gerçeğe aykırı olmasından ötürü erişimin engellenmesine karar verilmesi mümkün değildir.” (19. CD 2017/3258 E. 2018/410 K.)
Mevzuatımızda ayrıca dezenformasyon amacı güden bazı haberlere yönelik, suçlar düzenlenmiştir. Bunlara örnek olarak TCK md. 323 (savaşta yalan haber yayma) ve md. 237 (fiyatları etkileme) ile SPK md. 107/2 normları verilebilir. Bankacılık Kanunu md. 74 gibi bazı hükümlerde ise bu tür haberler, münhasıran bazı alanlar bakımından yasaklanmıştır. Hukukumuzda bu konudaki en spesifik örnek ise TCK md. 217/A’da yer alan halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçudur.
5651 s. Kanun’un 8 ve 8/A maddelerinde ise dezenformasyon niteliğindeki haberler ile bağlantılı erişimin engellenmesi-içeriğin kaldırılması kararları ve müeyyideler bulunmaktadır. İlgili düzenlemelerin kapsamında kalan dezenformasyon niteliğindeki haber içeriklerine yönelik verilen erişim engeli/kaldırma kararlarının gereğini yapmamanın, cezai ve idari yaptırımları mevcuttur.
5) KVKK’dan Kaynaklı Sorumluluk
Dezenformasyon, kişisel verilere yönelik hakları da ihlal edebilir. GDPR md. 5’te düzenlenen “doğru olmayan kişisel verilerin silinmesi veya düzeltilmesi” ilkesi ve buna bağlı olarak GDPR md. 16’da düzenlenen “ilgilinin buna dair sildirme/düzelttirme/
tamamlattırma hakkı”, mevzuatımızda KVKK md. 4 ve 11’de düzenlenmiştir.
İnternet haber siteleri, KVKK nazarında veri sorumlusu sayılmakta ve hukuka aykırı kişisel veri paylaşımı yaptırıma bağlanmaktadır. Dezenformasyon niteliğindeki bir haber içeriğinde basın hürriyeti söz konusu olamayacağı için kişisel verilere yönelik rıza da yoksa, Kurul’un verinin kaldırılması gerektiğine ve aksi durumda idari yaptırım uygulanacağına yönelik kararları mevcuttur. (Bkz. KVKK 2021/989)
6) Basın Kanunu’ndan Doğan Düzeltme Yükümlülüğü
Anayasal düzeltme ve cevap hakkı, Basın Kanunu md. 14’te detaylandırılmış ve sicile kayıtlı internet haber siteleri de sürece dahil edilmiştir. Buna göre haber sitesi, dezenformasyon niteliğindeki habere yönelik ilgilinin kurallara uygun biçimde gönderdiği düzeltme-cevap hakkı başvurusunun gereğini yapmazsa, ilgili bir dava açabilecektir. Bu kararın gereğini yapmamak ise kanunda bir suç olarak düzenlenmiştir.
-----------
[1] European Journalism Centre, Dezenformasyon ve Medya Manipülasyonu Üzerine Doğrulama El Kitabı, Editör: Craig Silverman, Çev: Teyit.org(Çeviri Editörü: Mert Can Yılmaz), 2020, s. 13
[2]https://www.aa.com.tr/en/world/turkiye-one-of-countries-most-exposed-to-fake-news-president-erdogan/2753762
Next