Yapı kooperatiflerinde en sık karşılaşılan uyuşmazlıkların başında, ortakların kooperatif yönetim kurulu veya genel kurul kararı ile ortaklıktan çıkarılması (ihraç edilmesi) gelmektedir. Kooperatif ortaklığı, konut veya iş yeri edinme hakkı ile doğrudan bağlantılı olduğundan, ihraç kararları mülkiyet beklentisini doğrudan etkileyen ağır hukuki sonuçlar doğurur. Bu nedenle 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu m. 16, çıkarma sürecini sıkı şekil şartlarına ve hak düşürücü sürelere bağlamıştır.

(Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler anasözleşmede açıkça gösterilir. Ortaklar anasözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar. Ortaklıktan çıkarılmaya yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulca karar verilir. Anasözleşme, çıkarılanın genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere, bu hususta yönetim kurulunu da yetkili kılabilir. Çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazılır. Kararın onaylı örneği, çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içinde notere tevdi edilir. Bu ortak tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde itiraz davası açabilir. Tebliğ edilen karar, yönetim kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır. Üç aylık süre içinde, genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmiyen çıkarılma kararları kesinleşir. Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder.)

1. Ortaklıktan Çıkarılma Sebepleri ve Yasallık İlkesi

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu m. 16 f. 1 uyarınca; ortaklıktan çıkarılmayı gerektiren sebeplerin kooperatif anasözleşmesinde açıkça gösterilmesi zorunludur. Ortaklar, anasözleşmede açıkça düzenlenmeyen bir sebebe dayanılarak ortaklıktan ihraç edilemezler.

Uygulamada yapı kooperatiflerinde en sık rastlanan ihraç sebebi, genel kurul tarafından kararlaştırılan parasal yükümlülüklerin (aidat, avans, şerefiye veya altyapı bedelleri) zamanında ödenmemesidir. Bunun yanı sıra kooperatif amacına aykırı eylemlerde bulunmak, hileli davranışlarla kooperatifi zarara uğratmak gibi nedenler de anasözleşmede ihraç sebebi olarak düzenlenebilmektedir.

2. Parasal Yükümlülüklerin İfasında İhtarname Şartı

Parasal borcun ödenmemesi sebebiyle ihraç kararı verilebilmesi için yönetim kurulunun kanuni ve anasözleşmesel ihtar prosedürünü eksiksiz işletmesi gerekir,

- Ortağa parasal borcunu ödemesi için noter kanalıyla en az bir ay arayla iki ayrı ihtarname tebliğ edilmelidir.

- Birinci ihtarnamede borcun miktarı, dönemi ve dayanağı açıkça gösterilmeli ve ödeme için makul bir süre tanınmalıdır.

- Birinci ihtarın tebliğinden itibaren en az bir ay geçtikten sonra çekilecek ikinci ihtarnamede ise borcun ödenmesi için en az bir aylık kesin süre verilmeli ve bu süre içinde borcun ödenmemesi halinde ortaklıktan çıkarılma kararı verileceği açıkça ve tereddüde yer bırakmayacak biçimde ihtar edilmelidir.

- İhtarnamelerde talep edilen borç miktarının gerçeği yansıtması, genel kurul kararlarına dayanması ve varsa fahiş gecikme zamlarını içermemesi gerekir. Gerçekte var olmayan veya haksız talep edilen bir bedel sebebiyle ihraç kararı verilemez.

3. İhraç Kararının Alınması ve Tebliği

Çıkarma kararı yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulca verilebileceği gibi, anasözleşmede yetki verilmişse doğrudan yönetim kurulu tarafından da alınabilir.

- Karar, gerekçeli olarak karar tutanağına geçirilir ve kooperatifin ortaklar defterine işlenir.

- Kararın onaylı bir örneği, çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere 10 gün içinde notere tevdi edilir.

- Noter aracılığıyla yapılan tebligat hukuki güvenliğin temelidir; elden imza karşılığı veya adi posta ile yapılan bildirimler yasal tebliğ hükmünde sayılmaz.

4. İtiraz Yolları ve İhraç Kararının İptali Davası

Tebligatı alan ortağın önünde kanunen iki seçimlik yol bulunmaktadır,

i. Genel Kurula İtiraz Yolu

İhraç kararı yönetim kurulunca verilmişse ortak, kararın tebliğinden itibaren üç ay içinde ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere yönetim kuruluna noter aracılığıyla göndereceği bir ihtarname ile itiraz edebilir. Bu itiraz yapıldığında, yönetim kurulu kararı aleyhine doğrudan dava açılamaz; uyuşmazlık genel kurula intikal eder. Genel kurulun ihraç kararını onaması halinde ise genel kurul kararının tebliğinden itibaren yine üç ay içinde mahkemede iptal davası açılabilir.

ii. Doğrudan Mahkemede İptal Davası Açma

Ortak, genel kurula başvurmadan doğrudan mahkemede de dava açabilir. Çıkarılma kararının tebliğinden itibaren üç aylık hak düşürücü süre içinde kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde (müstakil ticaret mahkemesi olmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesinde) ihraç kararının iptali davası açılmalıdır. Üç aylık süre geçirildiği takdirde çıkarma kararı kesinleşir ve dava açma hakkı düşer.

5. Dava Sürecinde Ortağın Hakları ve Geçici Hukuki Koruma

1163 sayılı Kanun m. 16 f. 5 uyarınca; haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarma kararı kesinleşinceye kadar aynen devam eder.

Bu açık yasal koruma gereği, dava devam ettiği sürece ortak kooperatif aidatlarını ödemeye devam etmekle yükümlü olduğu gibi, genel kurullara katılma, oy kullanma ve inşaat aşamasındaki konut tahsislerinden yararlanma hakkını da muhafaza eder. Uygulamada olası hak kayıplarını engellemek amacıyla mahkemeden, dava sonuna kadar kooperatif hissesinin üçüncü kişilere devredilmesini veya tahsis edilen bağımsız bölümün başkasına verilmesini önleyici mahiyette ihtiyati tedbir talep edilmesi büyük önem taşır.

Sonuç olarak; yapı kooperatiflerinde ortaklıktan çıkarılma kararları hem usul hem de esas yönünden son derece katı kurallara tabidir; ihtar sürelerindeki tek günlük bir aksaklık dahi ihraç kararının mahkemece iptaline yol açmaktadır.