4 Eylül 2026 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş çaplı bir soruşturma kapsamında; aralarında vekalet ilişkisi dahi bulunmayan vatandaşların kişisel verilerini yasa dışı panellerden çekerek "Hakkınızda icra takibi var, uzlaşma dosyanız son aşamada" şeklindeki asılsız beyanlarla menfaat temin etmeye çalışan 31 avukat hakkında gözaltı kararı verildi. Soruşturma kapsamında 39 hukuk bürosunda eş zamanlı arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi.

Bu çalışmada; öncelikle 'panel' olarak nitelendirilen illegal yapıların tanımı ve kapsamı ele alınacak, ardından avukatların bu yasa dışı platformlara başvurma amaçları ile söz konusu verilerin hukuk mahkemelerindeki delil değeri hukuki açıdan incelenecektir.

PANEL OLARAK ADLANDIRILAN YAPILARIN ANLAMI

"Panel" olarak tabir edilen yapılar; siber saldırılar veya veri sızıntıları neticesinde hukuka aykırı biçimde ele geçirilen kişisel verilerin konsolide edilerek, tek bir kullanıcı arayüzü üzerinden sorgulanabilir hale getirildiği illegal yazılımlardır.

Bu platformlar; bir kişinin ad, soyad veya T.C. kimlik numarasından yola çıkarak; güncel ikametgah, soybağı, mülkiyet kayıtları, SGK dökümleri ve aktif GSM numaraları gibi geniş bir kişisel ve özel nitelikli veri havuzuna saniyeler içinde erişim imkanı sunmaktadır.

AVUKATLAR YASA DIŞI BU PANELLERİ HANGİ AMAÇLARLA KULLANIYOR?

Yürütülen soruşturmalar ve kolluk kuvvetlerinin tespitleri; avukatların, resmi kanallardan yürütülmesi bürokratik süreçler nedeniyle zaman alan işleri hızlandırmak amacıyla bu panellere başvurduğunu göstermektedir.

Avukatların bu illegal sistemleri özellikle şu amaçlarla kullandığı belirlenmiştir:

· İcra-İflas Hukuku ve Borçlu Tespiti: Borçluların ve borçlu yakınlarının güncel iletişim bilgilerine, adreslerine ve mal varlıklarına ulaşarak tahsilat süreçlerini hızlandırmak.

· Dava Öncesi Stratejik İstihbarat: Özellikle boşanma, miras veya yüksek meblağlı tazminat davalarından önce; karşı tarafın gizlediği tapu, araç veya şirket ortaklığı gibi mal varlıklarının illegal yollardan raporlanarak dava stratejisi oluşturulması.

· Hasar Danışmanlığı ve Kurumsal Haksız Rekabet: Trafik veya iş kazaları sonrasında mağdurların ya da vefat edenlerin yakınlarının iletişim bilgilerine saniyeler içinde erişilerek, diğer meslektaşlardan önce vekaletname toplama (haksız aracılık) faaliyeti yürütülmesi.

SÖZ KONUSU VERİLERİN HUKUK MAHKEMELERİNDEKİ DELİL DEĞERİ

Medeni usul hukukunun temel gayesi maddi gerçeğe ulaşmak olmakla birlikte, bu amaca her ne pahasına olursa olsun ulaşılamaz. Hukuk devleti ilkesi, yargılamanın dürüst ve adil bir usul çerçevesinde yürütülmesini; bireylerin anayasal güvence altındaki temel hak ve özgürlüklerinin yargı organları veya taraflarca çiğnenmemesini emreder.

Anayasa’nın 20. maddesinin 3. fıkrası, kişisel verilerin korunmasını isteme hakkını temel bir anayasal hak olarak teminat altına almıştır. Anayasa’nın 38. maddesinin 6. fıkrasında yer alan "Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez" hükmü ise herhangi bir ayrım gözetmeksizin tüm yargılama süreçleri için bağlayıcı üst norm niteliğindedir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 189. maddesinin 2. Fıkrasına göre, "hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz". Kanun koyucu bu düzenleme ile hakime herhangi bir takdir yetkisi tanımamış; elde ediliş biçimi hukuka aykırı olan delilin doğrudan dışlanmasını emretmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun yerleşik içtihadına göre, bir delilin mahkemece kabul edilebilmesi için o delilin hukuka aykırı yollarla elde edilmemiş ve kurgusal olarak "yaratılmamış" olması zorunludur (Yrg HGK, E.2013/1183, K.2014/960; HGK, E.2011/703, K.2012/70).

Bireylerin gizli kalması gereken iletişim, adres ve aile bağlarının gayriresmi yollarla taranması Türk Medeni Kanunu m. 24 ve Anayasa m. 20'deki kişilik haklarına ağır bir saldırıdır. Zor kullanılarak veya şifre kırılarak elde edilen dijital veriler nasıl mutlak hukuka aykırı sayılıyorsa (Yrg 2. HD, E.2024/101, K.2024/7537), illegal panellerden çekilen kayıtlar da aynı hukuki akıbete tabidir.

Hukuka aykırı delillerin yargılama dışı bırakılması, tarafların tasarruf yetkisine veya ileri sürme şartına bağlı bir "nisbi itiraz" sebebi değildir. Kamu düzenine ilişkin olan delil yasakları, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen (kendiliğinden) gözetilmek zorundadır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin istikrarlı kararlarında vurgulandığı üzere, delilin her ne surette olursa olsun hukuka aykırı olarak elde edildiğinin tespit edilmesi halinde, diğer tarafça bir itiraz ileri sürülmese dahi mahkemece caiz olmadığına karar verilerek, dosya kapsamında değerlendirilmemesi gerekir. (Yrg. 3. E.2012/22755, K.2013/2). Bu nedenle, borçlunun veya davalının panel verisine açıkça itiraz etmemiş olması, zımnen kabul etmesi ya da süresinde cevap vermemesi bu veriye meşruiyet kazandırmaz. Hâkim, delil listesinde sunulan veya dosyaya sunulan adres/GSM/malvarlığı bilgisinin yasa dışı panel çıktısı olduğunu tespit ettiği anda bu

İcra takip süreçlerinde alacaklı vekillerinin borçluya veya borçlunun yakınlarına ulaşmak amacıyla harici panellerden sorgulama yapması, sıklıkla "yargısal faaliyet istisnası" (KVKK m. 28/1-d) arkasına sığınılarak savunulmakla birlikte, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin kararları dikkate alındığında bu yaklaşımın yanlış olduğunu açıktır. (E.2022/8195, K.2023/832; E.2022/9859, K.2023/2649; E.2022/11539, K.2023/3731). KVKK m. 28/1-d hükmü yalnızca mahkemelerin ve icra organlarının kanunun çizdiği sınırlar içerisindeki resmi işlemlerine özgüdür; alacaklı veya vekiline üçüncü kişilerin verilerini gayriresmi yollarla tarama hakkı vermez.

HUKUKA AYKIRI DELİLİN HÜKME ETKİSİ VE "ZEHİRLENEN AĞACIN MEYVESİ" DENGESİ

Hukuka aykırı bir ilk delilden (ağaç) türetilen diğer tüm ikincil deliller (meyveler) de kural olarak geçersiz sayılır. İlk işlem hukuka aykırı (zehirli) olduğu için o yoldan elde edilen sonraki deliller de hukuka aykırı (zehirli) kabul edilir ve yargılamada kullanılamaz.

Ancak burada ikili bir ayrım yapmayı da unutmamak gerekir.

Davanın Yalnızca Yasak Delile Dayanması:

İddia veya vakıa, örneğin borç ilişkisi yalnızca illegal panelden elde edilen verilerle ispatlanmaya çalışılmış ve dosyada başkaca yasal delil bulunmuyorsa; hukuka aykırı delil dışlandığında dava ispatlanamamış sayılarak reddedilmelidir (Yrg 2. HD, E.2024/101, K.2024/7537)

Dosyada Bağımsız Hukuka Uygun Delillerin Bulunması:

İlk derece mahkemesi karar gerekçesinde hukuka aykırı elde edilen veriye dayanmış olsa dahi; dosyada aynı vakıayı ispata yeterli resmi kayıtlar, tanık beyanları veya yasal belgeler mevcutsa, hukuka aykırı deliller kararın geçerliliğine etki etmez (Yrg 1. HD, E.2019/3321, K.2020/6569).

SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

Hukuk devletinde adalet, yasa dışı yöntemlerle temin edilen deliller üzerine bina edilemez.

Yasa dışı paneller, sızıntı veri tabanları veya kaynağı belirsiz sorgu motorları üzerinden elde edilen her türlü kişisel veri (adres, iletişim, tapu, aile bağı vb.); Anayasa m. 38/6 ve HMK m. 189/2 gereğince mutlak hukuka aykırı delil niteliğindedir.

Yargılamayı yürüten hâkim, tarafların itirazına bakılmaksızın bu verileri re'sen dosyadan dışlamak ve ispata esas almamak zorundadır. Bu tür verileri dosyaya sunan avukat veya taraf yönünden ise hem TCK m. 136 kapsamında cezai sorumluluk hem de Avukatlık Kanunu m. 34/135 ve KVKK m. 12/18 uyarınca disiplin ve idari yaptırım süreçleri gündeme gelecektir.

Rauf Karasu

Prof. Dr. Rauf Karasu

Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Özel Hukuk Bölüm Başkanı