I. GİRİŞ
Uluslararası göçün artması ve ailelerin yaşamlarını farklı ülkelerde sürdürmesi, vatandaşlık hukukunda yurt dışında doğan çocukların durumunu da önemli bir konu haline getirmiştir.
Özellikle Almanya’da yaşayan Türk aileler açısından, çocuk sahibi olunduğunda gündeme gelen önemli sorulardan biri çocuğun hangi ülkenin vatandaşlığını kazanacağıdır. Almanya’da doğan çocuk Türk vatandaşı olur mu? Alman vatandaşlığını da kazanabilir mi? Çocuk aynı anda hem Türk hem Alman vatandaşı olabilir mi? Bu soruların cevabı, yalnızca çocuğun Almanya’da doğmuş olmasına değil, Türk ve Alman hukukunda öngörülen şartlara ve özellikle anne ve babanın vatandaşlık, soy bağı ile Almanya’daki ikamet ve oturum durumlarına göre belirlenmektedir.
Türk hukukunda vatandaşlığın kazanılmasında temel esaslardan biri soy bağıdır. Bu nedenle, yurt dışında doğan ve anne veya babasından en az biri Türk vatandaşı olan çocuklar, kanunda öngörülen şartların bulunması halinde doğumla Türk vatandaşlığını kazanabilir.
Bu yazıda, Almanya’da doğan ve anne veya babasından biri Türk vatandaşı olan çocukların Türk vatandaşlığı bakımından durumu, doğum tescilinin nasıl yapıldığı, hangi durumlarda soy bağı kurulmasının gerektiği ve çocuğun hem Türk hem Alman vatandaşlığına sahip olup olamayacağı ele alınacaktır.
II. TÜRK VATANDAŞLIĞI NASIL KAZANILIR?
Türk Vatandaşlığı Kanunu’nda vatandaşlığın kazanılmasına ilişkin farklı düzenlemeler bulunmaktadır. Bunlardan biri de soy bağı yoluyla vatandaşlığın kazanılmasıdır.
Bu sistemde temel olarak çocuğun anne veya babasının Türk vatandaşı olması önem taşır. Dolayısıyla çocuk Türkiye dışında doğmuş olsa bile, kanunda aranan şartların gerçekleşmesi halinde Türk vatandaşlığını doğumla kazanabilir.
5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 7. maddesinde konu şu şekilde düzenlenmiştir:
Soy bağı
MADDE 7 – (1) Türkiye içinde veya dışında Türk vatandaşı ana veya babadan evlilik birliği içinde doğan çocuk Türk vatandaşıdır.
(2) Türk vatandaşı ana ve yabancı babadan evlilik birliği dışında doğan çocuk Türk vatandaşıdır.
(3) Türk vatandaşı baba ve yabancı anadan evlilik birliği dışında doğan çocuk ise soy bağı kurulmasını sağlayan usul ve esasların yerine getirilmesi halinde Türk vatandaşlığını kazanır.
Görüldüğü üzere, kanun farklı aile durumlarına göre farklı düzenlemeler öngörmektedir. Bu nedenle her ihtimali ayrı değerlendirmek gerekir.
III. EVLİLİK BİRLİĞİ İÇİNDE TÜRK VATANDAŞI ANNE VEYA BABADAN DOĞAN ÇOCUĞUN VATANDAŞLIK DURUMU
Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 7. maddesinin birinci fıkrasına göre, ‘‘Türkiye içinde veya dışında Türk vatandaşı ana veya babadan evlilik birliği içinde doğan çocuk Türk vatandaşıdır.’’
Başka bir ifadeyle çocuk Almanya’da doğmuş olabilir. Anne veya babadan biri Türk vatandaşı ve çocuk evlilik birliği içinde doğmuşsa, çocuk Türk vatandaşlığını doğumla kazanır.
Bu durumda çocuğun Türk vatandaşı olabilmesi için ayrıca vatandaşlık başvurusu yapılmasına gerek yoktur.
Örneğin Almanya’da yaşayan Türk vatandaşı bir anne ile Türk veya yabancı uyruklu eşinin evlilik birliği içinde bir çocuğu dünyaya geldiğinde, Türk hukukunda aranan şartlar mevcutsa çocuk doğum anından itibaren Türk vatandaşıdır.
IV. EVLİLİK BİRLİĞİ DIŞINDA TÜRK VATANDAŞI ANNE VE YABANCI BABADAN DOĞAN ÇOCUĞUN VATANDAŞLIK DURUMU
Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 7. maddesinin ikinci fıkrası da Türk vatandaşı anne ile yabancı babadan evlilik birliği dışında doğan çocukların durumunu düzenlemektedir.
Buna göre, Türk vatandaşı anne ve yabancı babadan evlilik birliği dışında doğan çocuk Türk vatandaşıdır.
Dolayısıyla Türk vatandaşı olan kişinin anne olması halinde, kanunda öngörülen şartların gerçekleşmesiyle çocuk doğumla Türk vatandaşlığını kazanabilir.
Burada da çocuğun Almanya’da veya başka bir ülkede doğmuş olması sonucu değiştirmez.
V. EVLİLİK BİRLİĞİ DIŞINDA TÜRK VATANDAŞI BABA VE YABANCI ANNEDEN DOĞAN ÇOCUĞUN VATANDAŞLIK DURUMU
Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 7. maddesinin üçüncü fıkrasında ise Türk vatandaşı baba ve yabancı anneden evlilik birliği dışında doğan çocukların durumu düzenlenmiştir.
Bu durumda diğer ihtimallerden farklı olarak çocuk ile Türk vatandaşı baba arasındaki soy bağının kurulması önem taşımaktadır.
Bunun nedeni, Türk hukukunda evlilik birliği dışında doğan çocuk ile baba arasındaki soy bağının doğumla birlikte kendiliğinden kurulmamış olmasıdır.
Dolayısıyla Almanya’da evlilik birliği dışında doğan ve babası Türk vatandaşı olan bir çocuğun Türk vatandaşlığını kazanabilmesi için öncelikle baba ile çocuk arasındaki soy bağının kurulmasına ilişkin gerekli işlemlerin tamamlanması gerekir.
Bu işlemler tamamlandıktan sonra çocuğun Türk vatandaşlığı bakımından gerekli diğer işlemleri gerçekleştirilebilir.
VI. ALMANYA’DA DOĞAN ÇOCUĞUN TÜRKİYE’DE DOĞUM TESCİLİ NASIL YAPILIR?
Çocuğun Türk vatandaşlığını doğumla kazanması, doğumunun Türk nüfus kayıtlarına otomatik olarak işlendiği anlamına gelmez.
Yurt dışında doğan çocuğun doğum olayının Türk makamlarına bildirilmesi ve Türk nüfus kayıtlarına tescil edilmesi gerekir.
Doğum bildirimi, yurt dışında bulunan Türk dış temsilcilikleri aracılığıyla gerçekleştirilebilir. Almanya’da yaşayan aileler bakımından işlem, ikamet edilen bölgeden sorumlu T.C. Başkonsolosluğu üzerinden yapılmaktadır. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 15. Maddesinin 1. fıkrası uyarınca, doğumun gerçekleşmesinden itibaren 60 gün içinde bildirimde bulunulması gerekmektedir.
VII. DOĞUM TESCİLİ YAPILMAZSA NE OLUR?
Uygulamada aileler, ‘sonra yaparız’ düşüncesiyle doğum tescil işlemini zamanında gerçekleştirmeyebilmektedir
Çocuğun doğumunun Türk nüfus kayıtlarına tescil edilmemiş olması, kanuni şartlar gerçekleşmişse Türk vatandaşlığının hiç kazanılmadığı anlamına gelmez.
Ancak doğum tescilinin yapılmaması, ilerleyen dönemlerde çeşitli bürokratik sorunlara yol açabilir.
Örneğin çocuk için Türk pasaportu alınması, Türkiye’de gerçekleştirilecek resmi işlemler, eğitim, miras, nüfus kayıtları veya diğer vatandaşlık işlemleri sırasında doğum tescilinin yapılmış olması büyük önem taşıyabilir.
Bu nedenle Almanya’da doğan ve Türk vatandaşlığına hak kazanan çocuğun doğumunun mümkün olan en kısa sürede Türk nüfus kayıtlarına da geçirilmesi, ileride ortaya çıkabilecek işlemsel sorunların önüne geçilmesi açısından önemlidir.
Burada önemle belirtilmelidir ki doğum tescili, çocuğa sonradan Türk vatandaşlığı kazandıran bir işlem değildir. Türk vatandaşlığı, kanunda öngörülen şartların bulunması halinde soy bağı esasına göre doğumla kazanılır; tescil işlemi ise kazanılmış olan vatandaşlık statüsünün nüfus kayıtlarına işlenmesini sağlar.
VIII. ÇOCUĞUN VATANDAŞLIĞI TÜRK MÜ, ALMAN MI, İKİSİ BİRDEN Mİ?
Almanya’da doğan bir çocuğun vatandaşlık durumu değerlendirilirken hem Türk hem Alman hukukunun dikkate alınması gerekir.
Türk vatandaşlığı bakımından
Türk hukukunda soy bağı esasına göre, anne veya babadan birinin Türk vatandaşı olması halinde ve kanunda belirtilen şartların gerçekleşmesi durumunda çocuk doğumla Türk vatandaşlığını kazanabilir.
Dolayısıyla çocuk Almanya’da doğmuş olsa bile Türk vatandaşlığını kazanması mümkündür.
Konsolosluk nezdinde gerçekleştirilen tescil işlemi, vatandaşlık statüsünün kazanılmasını sağlamaz; mevcut vatandaşlık durumunun resmi kayıtlara yansıtılmasına hizmet eder.
Alman vatandaşlığı bakımından
Alman hukukunda ise yalnızca Almanya’da doğmuş olmak her durumda Alman vatandaşlığının otomatik olarak kazanılması anlamına gelmez.
Almanya’da doğan ve yabancı anne-babaya sahip olan çocukların doğumla Alman vatandaşlığını kazanabilmesi için Alman vatandaşlık hukukunda öngörülen şartların yerine getirilmesi gerekir.
27 Haziran 2024 tarihinde yürürlüğe giren vatandaşlık reformu ile Almanya’da doğan çocukların vatandaşlık kazanmasına ilişkin ikamet şartlarında önemli değişiklikler yapılmıştır. Bu kapsamda, ebeveynlerden en az birinin Almanya’da belirli bir süre yasal olarak ikamet etmiş olması ve gerekli oturum şartlarını taşıması önem taşımaktadır.
Dolayısıyla çocuğun doğum anındaki aile ve oturum durumu ayrıca değerlendirilmelidir.
Örneğin gerekli oturum şartının çocuğun doğumundan sonra gerçekleşmiş olması, doğum anında Alman vatandaşlığının otomatik olarak kazanıldığı anlamına gelmeyebilir.
Bu nedenle Almanya’da yaşayan ailelerin çocuk sahibi olmadan önce veya doğum sonrasında kendi durumlarını ayrıca değerlendirmeleri önemlidir.
Çocuk hem Türk hem Alman vatandaşı olabilir mi?
Evet, gerekli şartların her iki ülke hukuku bakımından da gerçekleşmesi halinde çocuk hem Türk hem Alman vatandaşlığına sahip olabilir.
Özellikle Almanya’da 27 Haziran 2024 tarihinde yürürlüğe giren vatandaşlık reformu, birden fazla vatandaşlığa sahip olma bakımından önemli değişiklikler getirmiştir.
Daha önce belirli şartlarda uygulanan ve kişiyi belirli bir yaşa geldiğinde vatandaşlıklardan birini seçmeye zorlayan Optionspflicht uygulaması kaldırılmıştır.
Bu nedenle gerekli şartların sağlanması halinde çocuk hem Türk hem Alman vatandaşlığını birlikte sürdürebilir.
IX. SONUÇ
Almanya’da doğan bir çocuğun vatandaşlık durumu değerlendirilirken yalnızca doğduğu ülkeye bakmak yeterli değildir. Anne ve babanın vatandaşlıkları, evlilik durumu, çocuk ile anne-baba arasındaki soy bağı ve Almanya’daki yasal ikamet ve oturum durumu birlikte değerlendirilmelidir.
Türk hukuku bakımından, kanunda öngörülen şartların gerçekleşmesi halinde Türk vatandaşı anne veya babadan doğan çocuk, Almanya’da dünyaya gelmiş olsa dahi Türk vatandaşlığını doğumla kazanabilir. Alman hukuku bakımından ise çocuğun doğumla Alman vatandaşlığını kazanıp kazanamayacağı, doğum tarihinde ebeveynlerin Almanya’daki ikamet ve oturum durumuna göre ayrıca belirlenir.
Dolayısıyla bazı durumlarda çocuk yalnızca Türk veya yalnızca Alman vatandaşı olabileceği gibi, gerekli şartların her iki hukuk sistemi bakımından da gerçekleşmesi halinde hem Türk hem Alman vatandaşlığına sahip olması da mümkündür.

Av. Zümrüt GÜLTEKİN
Kaynak ve hukuki dayanaklar:
· 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu m.7 (mevzuat.gov.tr güncel metin).
· 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.15.
Next





