Mahsup, Türk Ceza Kanunu madde 63'te düzenlenmiştir. Kanun maddesine göre hükmün kesinleşmesinden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlayan hallerde geçen süreler hükmolunan hapis cezasından indirilir. Adli para cezasına hükmedilmesi durumunda ise bir gün 500 Türk Lirası sayılmak suretiyle cezadan indirilir. 02/03/2024 tarihinden önce işlenen suçlarda ise 100 Türk Lirası sayılmak sureti ile indirilir. Mahsup işlemi isteğe bağlı olmaksızın resen yapılır. Gözaltı ve tutuklulukta geçen sürelerde mahsup bir güne karşılık bir gün olarak yapılırken konutu terk etmeme yönünde adli kontrolde geçen süreler iki güne karşılık bir gün olarak mahsup edilir.
Başka suçtan mahsup ise resen yapılan mahsuptan farklı olmak üzere talep üzerine yapılır. Hükümlünün infaz hakimliğine yapacağı başvuru üzerine başka suçtan mahsup işlemleri yapılır.
Başka suçtan mahsubun şartları ise :
1- İlk suç nedeniyle kişinin özgürlüğünün kısıtlanmış olması gerekir.
2- İkinci suça ilişkin mahkumiyetin kesinleşmesi gerekir.
3- Hürriyetin kısıtlandığı suçun mahkumiyet veya beraatle sonuçlanmasının önemi yoktur.
İki farklı infaz hakimliği dosyamız üzerinden örnek vermek gerekir ise :
1-Hükümlünün 2019 yılında işlediği suça ilişkin hapis cezası 2024 yılında kesinleşmiştir. Hükümlü 2023 yılında başka suçtan tutuklanmış ve soruşturma süreci devam etmektedir. Kocaeli 3. İnfaz Hakimliği tarafından hükümlünün diğer dosyasındaki tutuklu kaldığı süre infaz etmekte olduğu cezasından mahsup edilmiştir.
2- Hükümlünün 2025 yılında işlediği suça ilişkin hapis cezası 2026 yılında kesinleşmiştir. Hükümlü 2022 yılında başka suçtan tutuklanmış dosyası istinaf aşamasındadır. Kocaeli 2. İnfaz Hakimliği tarafından hükümlünün diğer dosyasındaki tutuklu kaldığı süre infaz etmekte olduğu cezasından mahsup edilmiştir.
İki örnekteki farklı tarihler dikkate alındığında, başka suçtan mahsup yapılabilmesi için suç tarihlerinin bir önemi bulunmamaktadır. Burada aranan yegane şart; hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunması ve bu ceza kesinleşmesinden önceki bir tarihte kişinin başka bir suçtan hürriyetinin kısıtlanmış olmasıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 06.03.1940 gün ve 5/68 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, infazı gereken mahkumiyet kesinleşmeden önce gerçekleşen kişisel özgürlüğü kısıtlayıcı hallerin mahsubu esas alınmış, bunun dışında başkaca bir koşul aranmamıştır.
Mahsup işlemi infaza konu cezanın tümü üzerinden değil, hazırlanacak müddetname doğrultusunda koşullu salıverme için infaz kurumunda fiilen geçirilmesi gereken süreden yapılmalıdır. Mahsup işlemleri yapılırken denetimli serbestlik süresinden de mahsup yapılacağı göz önüne alınarak başka suçtan mahsup işlemleri yapılırken bu hususa dikkat etmeli, mahsup işleminin hükümlünün lehine mi aleyhine mi olacağı değerlendirilmelidir.
İnfaz hakimliğinin mahsuba ilişkin kararlarının Ağır Ceza Mahkemesine itiraz yolu açık olduğu bu kararların kesinleşmeksizin derhal Cumhuriyet Savcılığı tarafından yeni müddetname tanziminin zorunlu olduğu hususunu belirtmek gerekir.
Next