banner590

19 Ocak 2018

Donanma Komutanlığı'ndaki darbe girişimi davası
banner580

KOCAELİ (AA) - Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında Donanma Komutanlığı'ndaki eylemlere ilişkin 50'si tutuklu, 12'si firari 86 sanığın yargılanmasına devam edildi.

Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Kocaeli Kapalı Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ndeki salonda yapılan duruşmada, tutuklu, tutuksuz sanıklar, avukatları ve yakınları hazır bulundu.

Duruşmaya müdahil olarak Başbakanlık avukatları Halit Çokan, Gül Gülmez, Abdullah Yürük, Emre Arık, TBMM avukatı Ömer Burak Barış ile AK Parti Kocaeli İl Başkanı Şemsettin Ceyhan'ın avukatı Hüseyin Coşkun katıldı.

Sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile bazı vatandaşlar da duruşmayı izledi.

Tutuksuz sanık eski 351 Deniz Helikopter Filo Komutanı Kurmay Yarbay D.K. "15 Temmuz'da saat 21.30 sıralarında Üs Komutanı Tezcan Kızılelma’nın 'Güvenlik durumu kırmızı, beylik silahını alarak derhal birliğe gel' emri ile silahlı olarak birliğe geldiği ve üsse geldikten sonra Tezcan Kızılelma ile görüştüğü, maiyetinde bulunan tüm personeli silahlı olarak gerek bizzat ve gerekse astlarına emir vererek üsse çağırttığı, bu sıralarda ülke genelinde olası bir terör saldırısı ile alakalı bir durumun olmadığı, aynı zamanda bu yönde Deniz Hava Ana Üs Komutanlığı'na yönelik olası bir terör saldırısı bilgisi ve yazısı bulunmadığı halde, ilerleyen süreçte darbe girişimine aktif olarak katılan Üs Komutanı Tezcan Kızılelma tarafından verilen emirleri uyguladığı, girmiş olduğu yabancı dil sınavı sonuçları arasında anormallikler olduğu, darbe girişiminde bizzat yer alan Ömer Faruk Gülbahçe tarafından 2016 yılında 'tam sicil notu' verildiği" suçlamaları karşısında savunma yaptı.

Görevinden açığa alınan D.K., üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini, FETÖ'cü ve darbeci olmadığını öne sürdü.

Olay günü akşam saatlerinde Üs Komutanı Tezcan Kızılelma'nın kendisini telefonla arayarak, 'Güvenlik durumu kırmızı, silahını alarak derhal birliğe gel' dediğini ve kendisinin de hemen birliğe gittiğini anlatan D.K, "Üsse geldim ve komutana kendimi rapor ettim. Bana, 'terör saldırısı ve sabotaj alarmı var. Kırmızı alarm verildi. Filonda gerekli güvenlik önlemlerini al' dedi. Ben de ilgili birimlere tüm hava araçlarının uçacak şekilde hazırlanmasını ve pilotların üsse gelmesi yönünde emir verdim. Herhangi bir saldırıda hava araçları zarar görmemesi için yatay plan uygulamasına geçilir. Hava araçları hangarlardan dışarı çıkarılır. Araçların yan yana olmaması gerekir. Dikey plan da ise uçak ve helikopterler havalanır. Güvenli bir yere iner ya da tehlike geçene kadar havada kalır. Bu eylemlerin darbeye destek verilmesiyle ilgisi yok. Sabotaj ve terör saldırılarında uygulanan bir plandır." sözleriyle savunma yaptı.

Daha sonra televizyondan Başbakan'ın açıklama yapmasıyla bunun bir terör değil darbe girişimi olduğunu anladığını ve tedirgin olduğunu ifade eden D.K., Deniz Kuvvetleri Komutanı'nın 'darbenin içinde değiliz' açıklamasıyla da rahatladığını ileri sürdü.

-"Ömer Halisdemir, generali vururken yazılı emir istemedi"

Kanunsuz hiç bir emir almadığını ve vermediğini savunan D.K, şöyle konuştu:

"Bana emirleri uygularken neden yazılı emir almadın diyorlar. Zekai Aksakallı paşa, Ömer Halisdemir'e, darbeci general Semih Terzi'nin vurulması emrini sözlü olarak vermişti. Halisdemir, bu emri sorgulamadan yerine getirmişti. Yazılı emir bekleseydi, darbecilerin bertaraf edilmesiyle ilgili önemli bir emri yerine getiremeyecekti. Başbakan'ın, savaş uçaklarının Ankara'da vurulması için telefonda emir vermesine rağmen, yazılı emir istenmişti. Bu da Başbakanın tepkisini çekmişti. Ben zaten kanunsuz olan emirleri uygulamadığım için tereddüt etmedim."

Yabancı dil sınavında yüksek not almasının suç olarak görülemeyeceğini, FETÖ ile bir bağının olmadığını öne süren D.K., kendisinin yurt dışında görevlerde bulunduğunu ve İngilizcesinin çok iyi olduğunu belirtti.

Hakkındaki suçlamaların somut delile dayandırılmadığını ve suçsuz yere mesleğinden açığa alındığını ileri süren sanık D.K., Ahmet Kaya'nın şarkısından örnek verdiğini ifade ederek, savcılık makamına yönelik, "Nereden baksan tutarsızlık, nereden baksan elinde kalıyor." ifadelerini kullandı.

- Binbaşı Hasan Tuncay savunma yaptı

İstanbul'daki başka bir davada tutuklu, bu davada tutuksuz yargılanan sanık Deniz Hava Ana Üs Komutanlığı Harekat Şube Müdürü Binbaşı Hasan Tuncay, "Olay günü saat 21.30 sıralarında Üs Komutanı Tezcan Kızılelma tarafından aranarak 'derhal birliğe gel, silahını da yanına al' yönündeki emirle üsse intikal ettiği, üsse giderken o tarihte Kurmay Başkanlığı görevine vekalet eden, ilk sicil amiri konumunda ve üstü olan, kendilerine tahsis edilen aynı araç ile birlikte işe gidip geldikleri Binbaşı Kayhan Mahmut Çokay'a durum ile ilgili bilgi vermediği, Üs içerisine geldikten sonra darbe girişimi içerisinde yer alan Üs Komutanından aldığı emir ile Haber Merkezine gittiği ve olay gecesi MEDAS üzerinden gelen darbe girişiminde bulunan Yurtta Sulh Konseyi tarafından kaleme alınan, Sıkıyönetim Direktifi konulu mesajı ilk geldiğinde gören personeller arasında bulunduğu, şüphelinin konum ve rütbe olarak Haber Merkezinde bulunmasını gerektirecek bir durumun olmadığı, darbecilerle birlikte hareket ettiği" suçlamaları karşısında savunma yaptı.

KHK ile ihraç edilen ve eşinin KPSS şüphelileri arasında olduğunun tespit edildiği belirtilen Hasan Tuncay, hakkındaki iddiaları ve suçlamaları kabul etmediğini söyledi.

Tuncay, 15 Temmuz 2016'da saat 19.30'da birlikten ayrılarak evine gittiğini, daha sonra eşi ve çocuklarıyla birlikte İzmit SEKA Park'ta piknik yaptıkları sırada, Üs Komutanı Tezcan Kızılelma'nın telefonla arayarak acil olarak birliğe gelmesini istediğini ifade etti.

Üsse geldiğinde Kızılelma'nın kendisine "terör saldırısı alarmı verildiğini ve birliğin güvenliğinin sağlanması için gerekli tedbirlerin alınması yönünde emir verdiğini" ileri süren Tuncay, "Daha sonra televizyondan köprünün askerler tarafından kapatıldığını gördüm. Bir süre sonra sıkıyönetim mesajının geldiğini duydum. Nöbetçi amiri, mesajın Üs Komutanı Kızılelma'ya götürülmesini söyledi. Ben de 'bu devirde darbe mi olur. Milletin yüzde 50'sinin oyunu almış bir hükümete nasıl darbe yapılır' şeklinde tepkimi gösterdim. Buna orada bulunan birçok askeri personel şahittir." savunmasında bulundu.

Üs komutanının, 'birliğe gel', üssün güvenliğini sağla ve 'Sıkıyönetim mesajının dağıtımı yapılmasın' yönünde emrini uyguladığını öne süren Tuncay, bu emirlerin kanunlara uygun olduğunu ve bu nedenle tereddüde düşmediğini ifade etti.

Eşinin 2010 yılında KPSS'yi kazanarak bir kamu kurumunda görev yaptığını, sınavda usulsüzlük yapıldığı gerekçesiyle hakkında soruşturmanın devam ettiğini aktaran sanık Tuncay, "Eşim, dersaneye giderek sınavlara hazırlanmış. Şu an kamudaki görevine devam ediyor. Zaten eşim sınavı kazandığında biz evlenmemiştik." dedi.

Sanık Hasan Tuncay, suçsuz olduğunu ileri sürerek, beraatını talep etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik suikast girişimi ve 2 polisin şehit edildiği saldırıya ilişkin helikopterlere yakıt ikmali yapılması emrini verdiği gerekçesiyle "Cumhurbaşkanına suikaste yardım etmek" suçundan yargılandığı davada 15 yıl hapis cezasına çarptırılan eski Deniz Hava Ana Üs Komutanı Tuğamiral Tezcan Kızılelma'nın emir astsubayı tutuksuz sanık İ.K., savunma yaptı

Sanık İ.K'ya, "Daha önceki tarihlerde gelen ve durumu bilinmeyen evrakları kırpma makinesinde imha ederek, 15-16 Temmuz 2016 gecesi 2 orta boy çöp poşetine koyduğu ve çöpe attırdığı, ayrıca 16 Temmuz 2016 sabahı 15-16 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan olayların kimseye anlatılmaması konusunda telkinlerde bulunduğu, Üs Komutanının yanına gelip giden şahısların kayıt edildiği ve emir astsubay odasında bulunan defterin 20 Temmuz 2016 tarihi ile kayıp olmasından sorumlu olduğu, darbe girişiminde bizzat yer alan Tezcan Kızılelma tarafından tam sicil notu verilip erken terfiye layık olarak nitelendirildiği, daha önce görev yaptığı DAMYO'dan ayrılmak zorunda kalan öğrencilerin ve velilerinin şüpheli ile ilgili birden çok şikayeti olduğu" suçlamaları yöneltildi.

KHK ile görevinden ihraç edilen İ.K., 15 Temmuz 2016'da evinde olduğu sırada Üs Komutanı Tezcan Kızılelma'nın kendisini telefonla arayarak, acil olarak birliğe gelmesini istediğini belirtti.

Birliğe geldiğinden Kızılelma'nın kendisine terör saldırısı ve sabotaj nedeniyle kırmızı alarma geçildiğini, üssün güvenliğinin kontrol edilmesi için araç ayarlamasını istediğini söylediğini anlatan İ.K., "Bunun dışında her zamanki gibi emir astsubayı görevimi yaptım. Kanunsuz bir emir almadım, vermedim. Hakkımda FETÖ üyeliği ve cebir ve şiddet kullanarak anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçlamaları var. Bu suçlamaların hiçbir somut delili yok." ifadelerini kullandı.

Kızılelma'nın, makam çaycısı erin ifadeleri yüzünden suçlandığını ve yargılandığını ileri süren İ.K., "Bu kişi ilk ifadesinde makam odasına çay servisi yaptığını ve daha sonra koğuşuna giderek uyuduğunu söylemişti. İkinci ifadesinde de makamda bulunan bazı evrakların kağıt kırpma makinesinde imha edildiğini ve kendisine verilerek yaktığını belirtmiştir. Bu kişinin ifadeleri tutarsız ve çelişkilidir. Darbe girişiminden bir gün sonra Üs Komutanı Kızılelma, gözaltına alınmıştı. Ben de 18 Temmuz 2016 günü birliğe gelerek, komutanın mektup, davetiye ve gereksiz evraklarını imha etmiştim. Sanırım o er bunu gördü ve tarihi karıştırdı." şeklinde konuştu.

Mahkeme heyeti, Kazakistan'da yakalanan firari sanıklar Zabit Kişi ve Enver Kılıç'ın Türkiye'ye iadesi hakkındaki taleplerinin, Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü'ne yazı yazılarak sorulmasına karar verdi.

Mahkeme ayrıca, bugün savunma yapan tutuksuz sanık D.K.'nın savcılık makamına yönelik ifade ettiği, "Nereden baksan tutarsızlık" şarkı sözünün savunma hakkı ve eleştiri sınırları içinde olup olmadığına dair belirlenmesi için Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasını kararlaştırdı.

Mahkeme, darbe girişimi sırasında TCG Yavuz Fırkateyni'nde alıkonulan eski Donanma Komutanı Oramiral Veysel Kösele'nin müşteki olarak dinlenmesi için duruşmayı 24 Ocak Çarşamba gününe erteledi.

- İddianameden

FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in "1" numaralı sanık olduğu iddianamede, eski Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Hakan Üstem, eski Gölcük Deniz Ana Üs Komutanı Tuğamiral Hayrettin İmren, eski Kuzey Deniz Saha Komutanı Kurmay Başkanı Tuğamiral Ömer Faruk Harmancık, eski Güney Grup Görevi Komutanı Tuğamiral Nazmi Ekici, eski Sahil Güvenlik Komutanlığı Harekat Başkanı Süleyman Yarayan, eski Kuzey Görev Grup Komutanı Tuğamiral Ayhan Bay, eski Deniz Hava Komutanı Tuğamiral Tezcan Kızılelma, eski Genelkurmay Konsept Teşkilat ve Harbe Hazırlık Daire Başkanı Gürel Kaynak, eski Gölcük Deniz Ana Üs Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürü Muharrem Aslan, eski Harp Filosu Komutanlığı Kurmay Başkanı Murat Erdem ile Donanma Komutanlığı'nda görevli askerlerin "mahrem abileri" konumundaki 18 sivil ve 1 asker öğretmenin de aralarında yer aldığı 86 sanık bulunuyor.

İddianamede, Gülen hakkında, "cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs", "silahlı örgüt kurmak veya yönetmek" ve "silahla birden fazla kişiyle birlikte yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile 19 yıldan 36 yıl altışar aya kadar hapis cezası isteniyor.

Sanık askerlerle irtibatlı olan, onları darbe toplantılarına götüren ve kaçtıkları dönemde saklayan, Donanma Komutanlığı'nda görevli askerlerin "mahrem abileri" konumundaki 18'i sivil, 1'i asker öğretmen ile Donanma Komutanlığı'nda darbe girişimini yönettiği belirtilen tutuklu sanıklar Hakan Üstem, Hayrettin İmren, Ömer Faruk Harmancık, Nazmi Ekici, Süleyman Yarayan, Tezcan Kızılelma, Gürel Kaynak, Muharrem Aslan ve Murat Erdem ile firari sanık Ayhan Bay hakkında ağırlaştırılmış müebbet ile 19 yıldan 36 yıl altışar aya kadar hapis cezası istenen iddianamede, diğer sanıkların ise ağırlaştırılmış müebbet ile 7 yıl 6 aydan yirmi dokuzar yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.

İddianamede, sözde "Yurtta Sulh Konseyi" tarafından sıkıyönetim direktifinde yapılan görevlendirmelerde, "Tümamiral Sinan Azmi Tosun'un Kocaeli Sıkıyönetim Komutanı ve aynı zamanda Donanma Komutanı, Tuğamiral Ömer Faruk Harmancık'ın Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı, Tuğamiral Nazmi Ekici'nin Harp Filosu Komutanı, Tuğamiral Ayhan Bay'ın Donanma Komutanlığı Kurmay Başkanı, Tuğamiral Hayrettin İmren'in Gölcük Deniz Ana Üs Komutanı olarak devamına, Tümamiral Gürel Kaynak'ın Genelkurmay Konsept Teşkilat ve Harbe Hazırlık Daire Başkanı olarak devamına, Tümamiral Hakan Üstem'in Sahil Güvenlik Komutanı olarak devamına" şeklinde görevlendirmelerin yapıldığına yer veriliyor.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.