T.C.

Yargıtay

Hukuk Genel Kurulu

2026/350 E., 2026/423 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/261 E., 2025/345 K.
ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 27.05.2025 tarihli ve
2024/11153 Esas, 2025/8439 Karar sayılı BOZMA kararı

Taraflar arasında birleştirilerek görülen 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1007. maddesine dayalı tazminat davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili, asli müdahil vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, asli müdahil vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, İlk Derece Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnme kararı verilmiştir.
Direnme kararı davacı vekili, asli müdahil vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ASIL DAVA

1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maliki olduğu İstanbul ili Eyüp ilçesi ... Köyü 203 parsel sayılı taşınmazın Orman İdaresi tarafından açılan dava sonucunda orman vasfı ile Hazine adına tescil edildiğini, müvekkili tarafından satın alınan tarihte herhangi bir şerh bulunmadığını, taşınmazın müvekkili tarafından tapu siciline güvenerek iktisap edildiğini, uğranılan zararın Hazine tarafından karşılanması gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL tazminatın tahsilini talep etmiş, 08.03.2022 tarihli dilekçesi ile talebini artırmıştır.

2. Asli müdahil vekili; yargılama aşamasında müvekkilinin, davaya konu alacağın yarısını noter vasıtasıyla davacıdan temlik aldığını ileri sürerek temlik sözleşmesi ile tarafına devredilen alacağın tahsilini talep etmiştir.

II. BİRLEŞEN DAVA

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra birleşen İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/583 Esas sayılı dosyasında davacı vekili; iş bu davanın ek dava niteliğinde olduğunu, İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/100 Esas sayılı dosyası ile konusu ve taraflarının aynı olması ve aralarında irtibat bulunması nedeniyle birleştirilmesine, tapu kaydının iptali sonucu uğranılan zarar dolayısı ile fazlaya ilişkin ek dava, istinaf ve temyize ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/100 Esas sayılı dosyası ile talep edilen bedeli aşan ve mahkemece kabul gören rapordaki bedel olan 1.807.789,25 TL tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

III. CEVAP

1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın çözümünde idari yargı görevli olduğundan Hazine yönünden dosyanın tefrik edilerek yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmesini, ayrıca esas yönünden de davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

2. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın hem kesinleşmiş orman tahdidine göre hem de mahkeme kararı uyarınca Devlet ormanı olduğunu, orman idaresine husumet yöneltilemeyeceğini, idari yolların tüketilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

IV. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 12.03.2020 tarihli ve 2014/140 Esas, 2020/237 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile 2.658.336,16 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacı ...'a, 2.658.336,16 TL tazminatın da yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak asli müdahil ...'ye ödenmesine karar verilmiştir.

V. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, asli müdahil vekili ve davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 27.01.2021 tarihli ve 2020/1591 Esas, 2021/177 Karar sayılı kararıyla; çekişmeli taşınmazın sulu-kuru olup olmadığı, yerleşim alanına uzaklığı, iklim şartları, toprak, topografik yapısı ve bölgesindeki konumu ile objektif değer artışı sağlayacak tüm özelliklerinin araştırılarak elde edilen verilere uygun biçimde net gelir yöntemiyle değerlendirme tarihi olan 19.11.2012 tarihi itibari ile gerçek değerinin hesaplattırılması, varsa taşınmazın üzerinde bulunan ağaç değerlerinin taşınmaz değerine eklenmesi, bu şekilde gerçek zararın saptanması gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılarak karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

VI. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 19.04.2022 tarihli ve 2021/100 Esas, 2022/254 Karar sayılı kararıyla; asıl dava yönünden tazminat talebinin kabulü ile 2.658.336,16 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacı ...'a verilmesine, 2.658.336,16 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak asli müdahil ...'ye verilmesine, Orman İdaresi yönünden tazminat taleplerinin pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, birleşen İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/583 Esas sayılı dosyası yönünden tazminat talebinin kabulü ile 1.781.451,86 TL’nin asıl dava tarihi olan 04.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacı ...'a verilmesine, 1.781.451,86 TL’nin asıl dava tarihi olan 04.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak asli müdahil ...'ye verilmesine karar verilmiştir.

VII. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, asli müdahil vekili ve davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 04.04.2024 tarihli ve 2022/2311 Esas, 2024/1230 Karar sayılı kararıyla; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

VIII. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, asli müdahil vekili ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
''...1. Bölge adliye mahkemesinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı ve asli müdahil vekilinin tüm, davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

4. Dosya kapsamına göre, yargılama sırasında davacının, temlikname ile iş bu davadaki alacağın yarısını asli müdahile temlik ettiği anlaşılmıştır.

5. 4721 sayılı Kanun'un 1020 nci maddesinin; "Tapu sicili herkese açıktır. İlgisini inanılır kılan herkes, tapu kütüğündeki ilgili sayfanın ve belgelerin tapu memuru önünde kendisine gösterilmesini veya bunların örneklerinin verilmesini isteyebilir. Kimse tapu sicilindeki bir kaydı bilmediğini ileri süremez.'' hükmü nazara alındığında tapu orman vasfıyla ... adına tescil edildikten sonra tapu kaydının iptali nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemi ile açılan davadaki alacağı devir alan temlik alan asli müdahilin iyi niyetli olduğundan ve 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi uyarınca dürüst davrandığından söz edilemez. Hâl böyle olunca, bir zararının oluştuğu kabul edilse bile bu zararın tapu sicil kayıtlarının doğru tutulmamasından kaynaklandığı söylenemeyeceği gibi tapu kaydının orman vasfı ile Hazine adına tescil edildiğinden bahisle taşınmaza ilişkin, tapu malikinin taşınmaz hakkında mülkiyet hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle açılan tazminat istemli davadaki alacağı temlik almasından dolayı uğradığı zararı 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca Devletten isteyen davacının uğradığı zarar ile tapu işlemleri arasında nedensellik bağının varlığından da bahsetmek mümkün olmayacağından davanın temlik alan asli müdahil yönünden reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,

6. Tapu kaydında yer alan takyidatın hüküm altına alınan bedele yansıtılmasına karar verilmemesi hususu kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir....'' gerekçesiyle karar oy çokluğu ile bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ...’ın 4721 sayılı Kanun’un 1007. maddesine dayalı tazminat davası açtığı, tazminat şartların oluştuğu, yargılama sırasında davacı ...’ın alacağının yarısını ...'ye temlik ettiği, işbu temlik ile birlikte 6100 sayılı Kanun’un 125/2. maddesi uyarınca davacı tarafından dava konusunun devredildiği, ...'nin yargılamada 1/2 oranında davacı yerine geçtiği ve davaya bu hâliyle devam edildiği, mahkemece daha önce ...'nin sıfatı her ne kadar asli müdahil olarak değerlendirilmişse de 6100 sayılı Kanun’un 65. maddesindeki şartların oluşmadığı, 6100 sayılı Kanun’un 125/2. maddesindeki şartlar gözetilerek işlem tesisinin gerektiği, bu hâliyle mahkemece direnme kararı verildiğinden sıfat değişikliğine gidilmediği, temlik alan ...'nin 6100 sayılı Kanun’un 125/2. maddesi uyarınca davacı yerinde geçtiği ve tazminat talep edebileceği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

IX. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davacı vekili, asli müdahil vekili ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; asli müdahil lehine hükmedilen tazminatın davacı lehine hükmedilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın değerinin düşük belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Asli müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın bilirkişiler tarafından belirlenen ve mahkemece hükme esas alınan rapordaki değerinin piyasa rayicinin altında olduğunu ve gerçek değerini yansıtmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Hazinenin tazminat ödemesi gereken bir durumun bulunmadığını, zamanaşımı definin dikkate alınmamasının hukuka aykırı olduğunu, asli müdahilin iyiniyetli olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Uyuşmazlık
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davacı ... tarafından 04.04.20 14... .12.2021 tarihlerinde açılan ve yargılama sırasında davacının, temlikname ile iş bu davadaki alacağın yarısını asli müdahile temlik ettiği eldeki 4721 sayılı Kanun’un 1007. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkin asıl ve birleşen davalarda, tapu sicilinin tutulmasından kaynaklı bir zararın doğup doğmadığı, temlik alan asli müdahilin uğradığı zarar ile tapu işlemleri arasında nedensellik bağının bulunup bulunmadığı, buradan varılacak sonuca göre davanın temlik alan asli müdahil yönünden reddine karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

D. Ön Sorun
Hukuk Genel Kurulunca 18.06.2026 tarihinde yapılan ilk oylamada nisap sağlanamaması üzerine yapılan ikinci görüşme sırasında; 20.06.2026 tarihli ve 33286 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7584 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile 6831 sayılı Orman Kanunu'na eklenen Ek 22. maddesinin eldeki davaya etkisi ve oluşan yeni durum karşısında dosyanın incelenmek üzere Özel Daireye gönderilmesinin gerekip gerekmediği hususu ön sorun olarak tartışılmıştır.

E. Gerekçe

1. İlgili Hukuk
6831 sayılı Orman Kanunu'nun Ek 22. maddesi,

2. Değerlendirme
1. 20.06.2026 tarihli ve 33286 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7584 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile 6831 sayılı Orman Kanunu'na eklenen Ek 22. maddesinin 3. ve 5. fıkraları; "...Açılan davalar sonucunda tapularının iptaline karar verilerek kesinleşen kararlardan infaz edilerek/rızaen terk edilerek tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde önceki malikleri veya akdi ve kanuni halefleri tarafından idareye başvurulması, taşınmaz bedeli karşılığı olarak herhangi bir ödeme yapılmamış olması veya ödeme yapılmış olması halinde yapılan toplam ödemenin Hazineye geri ödenmesi halinde ilgilisine iade edilir. Ancak Hazineye geri ödenecek bedel taşınmazın güncel rayiç bedelinden az olamaz.
...

Bu madde kapsamındaki taşınmazlar hakkında aşağıdaki hükümler uygulanır.

a) Yapılacak işlemler sonuçlanıncaya kadar orman idaresi veya Hazine tarafından açılması gereken davalar açılmaz, devam eden davalar yönünden bu maddedeki işlemler bekletici mesele kabul edilerek bunun sonucuna göre işlem yapılır, bu taşınmazların aynına yönelik dava açılmasına ilişkin hak düşürücü süreler işlemez. Taraflarca vazgeçilen tapu iptali ve tescil, orman şerhinin kaldırılması ve bu madde kapsamındaki taşınmazların tapusunun iptali sebebiyle açılmış tazminat davaları da dahil olmak üzere derdest olan davaların konusuz kalmasına ve yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilir ve taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmez..." düzenlemesini içermektedir.

2. Anılan madde hükmü, 18.06.2026 tarihinde yapılan ilk oylamada nisap sağlanamaması üzerine 01.07.2026 tarihinde yapılan ikinci görüşme öncesi 20.06.2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu nedenle sonradan yürürlüğe giren kanun doğrultusunda inceleme yapılmak üzere dosya Özel Daireye gönderilmelidir.

3. Hâl böyle olunca temyiz isteminin incelendiği tarih itibariyle yürürlüğe giren kanun ile oluşan yeni durum karşısında, dosyanın incelenmek üzere Özel Daireye gönderilmesi gerekir.

X. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

20.06.2026 tarihinde yürürlüğe giren 6831 sayılı Orman Kanunu'na eklenen Ek 22. maddesi ile oluşan yeni durum karşısında davacı vekili, asli müdahil vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,

İlk görüşmede yeterli çoğunluk sağlanamadığından, 01.07.2026 tarihinde yapılan ikinci görüşmede oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.