Mirasbırakanın sağlığında yaptığı kazandırmalar, 2026 itibarıyla yürürlükte olan Türk Medeni Kanunu'nun denkleştirme hükümleri uyarınca miras payından düşülebilir. Denkleştirme davası, mirasbırakanın altsoyuna veya bir diğer mirasçıya sağlığında yaptığı karşılıksız kazandırmanın, mirasın paylaşılması sırasında hesaba katılmasını ve o mirasçının payından mahsup edilmesini sağlayan bir hesaplaşma davasıdır. Amacı, miras açıldığı andaki tabloyu değil, mirasbırakanın hayatı boyunca yaptığı kazandırmaları da gözeterek yasal mirasçılar arasındaki eşitliği yeniden kurmaktır.
Bir örnek üzerinden anlatmak daha açık olacaktır. Bir baba üç çocuğundan birine iş kurması için 2018 yılında bir daire satın alıyor ve üzerine tapu veriyor. Baba öldüğünde geriye kalan iki çocuk, kardeşlerine yapılan bu kazandırmanın miras payından düşülmesini istiyor. İşte bu talep, tam olarak denkleştirme davasının konusudur ve miras hukuku kapsamında, genellikle mirasın paylaşılması davasıyla birlikte görülür.
Denkleştirmeye Tabi Kazandırma Hangi Hallerde Söz Konusu Olur?
Bir kazandırmanın denkleştirmeye tabi olması için üç şart birlikte gerçekleşmelidir. Kazandırma mirasbırakan tarafından sağlığında yapılmış olmalı, karşılıksız olmalı ve mirasçının miras payına mahsuben verilmiş olmalıdır. Bu çerçeve Türk Medeni Kanunu'nun mirasın paylaşılmasına ilişkin hükümlerinde, özellikle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 669. maddesi ve devamında düzenlenmiştir.
Altsoya yapılan çeyiz, bir işe başlangıç sermayesi, bir malın devri veya bir borçtan kurtarma gibi kazandırmalar kanun gereği denkleştirmeye tabi sayılır. Örneğin yukarıdaki senaryoda babanın çocuğuna verdiği daire, işe başlangıç sermayesi niteliğinde olduğundan bu kapsama girer. Altsoy dışındaki mirasçılara (örneğin kardeşe veya eşe) yapılan kazandırmalar ise ancak mirasbırakan bunu açıkça kararlaştırmışsa denkleştirmeye konu olur.
Denkleştirme ile Tenkis Davası Sık Sık Birbirine Karıştırılıyor
Denkleştirme ile tenkis, farklı amaçlara hizmet eden iki ayrı kurumdur ve bu ayrımı gözetmeyen bir dava usul yönünden sorunlu hale gelir. Denkleştirme yasal mirasçının yasal payını korumaya yönelikken, tenkis saklı payı ihlal edilen mirasçının açtığı, saklı payın hesaplanmasıyla ilgili bambaşka bir dava türüdür.
Uygulamada avukatlar bu iki talebi genellikle birlikte, terditli olarak ileri sürer. Çünkü bir kazandırma denkleştirme şartlarını taşımasa bile saklı payı zedeliyorsa tenkis yoluyla geri alınabilir. Davayı sadece denkleştirmeye dayandırıp saklı pay ihlalini gözden kaçırmak, mirasçının hakkının bir kısmını kaybetmesine yol açabilir.
Hangi Mirasçılar Dava Açabilir, Hangi Kazandırmalar Hesaba Katılır?
Denkleştirme davasını, kazandırma yapılmayan veya daha az kazandırma alan yasal mirasçılar açabilir. Taraflar mirasbırakanın tüm yasal mirasçılarıdır, sadece kazandırmayı alanla sınırlı değildir. Dava, mirasın paylaşılması tamamlanmadan önce, genellikle paylaşım davasıyla birlikte veya ona bağlı olarak ileri sürülür.
Ölüme bağlı tasarrufla, yani vasiyetname veya ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle yapılan kazandırmalar denkleştirme kapsamına girmez; bunlar farklı bir rejime tabidir. Mirasbırakanın gerçek bir bağış niyetiyle ve denkleştirmeden açıkça muaf tutarak yaptığı kazandırmalar da bu hesaba katılmaz. Ancak bu muafiyetin varlığı her zaman açık olmayabilir ve bu da bizi bir sonraki tartışmaya taşır.
İspat Yükü Kimde Olmalı? Bu Noktada Net Bir Taraf Tutuyorum
Uygulamada en çok tartışılan nokta, muafiyet iddiasının ispat yükünün kimde olduğudur ve biz bu yükün kazandırmayı alan tarafta olması gerektiğini düşünüyoruz. Altsoya yapılan kazandırmalarda kanun, denkleştirmeye tabi olma yönünde bir karine kurmuştur; bu nedenle kazandırmanın gerçek bir bağış olduğunu ve mirasbırakanın bunu bilerek muaf tuttuğunu, kazandırmayı alan mirasçının ispatlaması beklenmelidir.
Bazı görüşler bu yükü denkleştirme talep eden mirasçıya yüklemeyi tercih eder; yani kazandırmanın mahsuben yapıldığını iddia eden ispatlasın der. Biz bu yaklaşımı pratikte adaletsiz buluyoruz. Çünkü kazandırmanın niyeti ve koşulları genellikle mirasbırakan ile kazandırmayı alan arasında geçmiştir ve bu bilgiye en yakın taraf, kazandırmayı alan mirasçıdır. Kanunun eşitlik amacı da ancak bu yükün o tarafta tutulmasıyla gerçek anlamda korunur.
Miras Payından Düşme (Mahsup) Hesabı Nasıl Yapılır?
Denkleştirme tutarı, kazandırmanın mirasın açıldığı tarihteki değeri üzerinden hesaplanır, kazandırmanın yapıldığı tarihteki değeri üzerinden değil. Bu ayrım uygulamada sık unutulur ve hatalı hesaplamalara yol açar. Örneğin 2018'de verilen bir dairenin o tarihteki değeri değil, mirasbırakanın öldüğü tarihteki güncel değeri esas alınır.
Hesaplama basitçe şöyle işler. Önce terekeye, yapılan kazandırmanın güncel değeri eklenerek "hesap değeri" bulunur, sonra bu değer mirasçı sayısına göre paylaştırılır ve kazandırmayı almış olan mirasçının payından, aldığı kazandırmanın değeri düşülür. Üç kardeşten birine verilen bir kazandırma varsa, o kardeşin nihai payı, diğer iki kardeşe göre kazandırma tutarı kadar daha az çıkar; terekenin kendisi büyümez, sadece paylar yeniden dengelenir.
Dava Ne Zaman Açılabilir, Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır?
Denkleştirme talebi, miras ortaklığı sürdüğü ve paylaşım tamamlanmadığı sürece zamanaşımına uğramaz. Bu nedenle mirasçılar paylaşımdan önce bu talebi ileri sürmekte acele etmek zorunda değildir, ancak paylaşım görüşmelerinde talebi gündeme getirmemek hak kaybına yol açabilir. Paylaşım tamamlandıktan sonra ise genel zamanaşımı süreleri devreye girer ve bu süre on yılı bulabilir; bu nedenle paylaşımdan sonra fark edilen bir kazandırma için de harekete geçmek mümkündür ancak süre takibi önemlidir.
Pratikte bu talep tek başına değil, genellikle mirasın paylaşılması (izale-i şuyu) davası içinde bir talep olarak ileri sürülür. Bu, hem usul ekonomisi sağlar hem de mahkemenin terekenin tamamını bir arada değerlendirmesine imkân verir.
Mirasçılar İçin Pratik Adımlar
Sağlığında yapılan bir kazandırmanın miras payından düşülmesini isteyen bir mirasçı, önce kazandırmanın niteliğini ve tarihini gösteren belgeleri (tapu, banka dekontu, şirket kuruluş belgesi gibi) toplamalıdır. Ardından bu kazandırmanın karşılıksız olduğunu ve miras payına mahsuben yapıldığını destekleyen bilgileri bir araya getirmek, davanın temelini oluşturur.
- Kazandırmanın sağlığında, karşılıksız ve miras payına mahsuben yapılıp yapılmadığını netleştirin.
- Denkleştirme ile tenkis taleplerini birlikte, terditli olarak değerlendirin.
- Talebi mümkünse mirasın paylaşılması davasıyla birlikte ileri sürün.
- Değer hesaplamasını mirasbırakanın ölüm tarihine göre yapın, kazandırma tarihine göre değil.
Yasal Uyarı
Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her somut olay kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir; hukuki işlem yapmadan önce mutlaka bir avukata danışınız.
Next