Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunun Sorumluluğu, Doğru Davalı Sorunu ve Yabancı Plakalı Aracın Hasar ile Değer Kaybının Hangi Ülke Piyasasına Göre Belirleneceği Üzerine Güncel Yargı Kararları Işığında Bir Değerlendirme
GİRİŞ
Her yaz yüz binlerce gurbetçi aracıyla Türkiye'ye gelir; turistler, uluslararası taşımacılar ve komşu ülkelerden gelen sürücüler de yıl boyu yollarımızdadır. Bu araçlardan biri kazaya karıştığında, alışılmış trafik sigortası dosyasının bütün ezberleri bozulur. Karşı aracın Türk sigortacısı yoktur; sürücü birkaç gün sonra ülkesine dönecektir; araç başka bir ülkenin trafik siciline kayıtlıdır. Zarar gören Türk sürücü “kime başvuracağım?” diye sorarken, aracı Türkiye'de hasar gören gurbetçi de “aracımı Almanya'da tamir ettirirsem masrafı kim karşılar, değer kaybı hangi piyasaya göre hesaplanır?” sorusuyla karşılaşır.
Bu soruların cevabı, büyük ölçüde Yeşil Kart sisteminde ve bu sistemin Türkiye'deki ayağı olan Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunda (TMTB) düğümlenir. Ancak uygulamada en çok hata da burada yapılır: Yanlış kuruma başvurulur, husumeti olmayan bir “temsilci” şirkete dava açılır, Yeşil Kartın varlığı hiç araştırılmadan hüküm kurulur ya da gurbetçinin zararı, aracın gerçekte hiç satılmayacağı Türkiye piyasasına göre hesaplanır.
Bu yazıda önce Yeşil Kart sisteminin yasal çerçevesini, ardından yabancı plakalı aracın zarar verdiği kazalarda ortaya çıkan üç ihtimali (Yeşil Kart, sınır sigortası, sigortasızlık) ele alıyoruz. Sonra husumet ve usul sorunlarını, gurbetçinin aracı zarar gördüğünde zararın hangi ülkenin fiyatlarıyla ve hangi para birimiyle belirleneceğini, son olarak gurbetçi sürücünün kendi sorumluluğunu ve Türk plakalı aracın yurt dışındaki kazalarını inceliyoruz. Değerlendirmeler, Yargıtay ile bölge adliye mahkemelerinin son yıllarda verdiği kararlara dayanmaktadır.
I. YEŞİL KART SİSTEMİ VE YASAL ÇERÇEVE
Yeşil Kart, sisteme üye ülkelerde geçerli olmak üzere düzenlenen uluslararası motorlu taşıt sigorta kartıdır. Sistemin temelinde 20 Nisan 1959 tarihli Motorlu Taşıtlar Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi bulunur; Türkiye bu Sözleşme'yi 4477 sayılı Kanun ile onaylamıştır. Sistemin mantığı basittir: Bir ülkede düzenlenen sorumluluk sigortası, kazanın meydana geldiği ülkenin zorunlu trafik sigortası yerine geçer ve zarar gören, yabancı sigortacının peşine düşmek yerine kendi ülkesindeki büroya başvurur. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi bu sonucu şöyle ifade etmiştir:
“Bir başka deyişle, yeşil kart poliçesi o ülkede düzenlenmiş zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi gibi kabul edilecektir.” (Yargıtay 17. HD, E. 2016/7060, K. 2017/7063, T. 20.06.2017)
İç hukuktaki dayanaklar dört katmanlıdır:
· 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) m. 91/6: Yabancı plakalı taşıtların Türkiye'de geçerli sigortaları yoksa, zorunlu mali sorumluluk sigortası Türkiye sınırlarına girişleri sırasında yapılır.
· Yabancı Plakalı Motorlu Kara Taşıtlarının Ülkemizde İşletilmesinden Kaynaklanan Hukuki Sorumluluk İçin Yaptırılacak Sigortaya İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik (RG 13.07.2011, 27993): Yabancı plakalı araç için zorunlu trafik sigortası veya buna eşdeğer bir teminat bulunması zorunludur (m. 4); teminat girişte kontrol edilir ve teminatı olmayan aracın ülkeye girmesine izin verilmez (m. 5/3); uluslararası anlaşmalar çerçevesinde teminatı belgelenen araçlar sınırda ayrıca sigorta yaptırmaz (m. 6).
· Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunun Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik (RG 28.06.2008, 26920) m. 5/1: Büro, yurt dışında düzenlenip ülkemizde geçerli olan sigorta sözleşmeleri kapsamında bu araçların sebep olduğu hasarların “tedvir ve tasfiyesini”, yani dosyanın yürütülmesini ve ödenmesini sağlar; Türk sigortacılarının yurt dışında geçerli olmak üzere düzenlediği belgeler bakımından da üyelerine garantör olur (m. 5/2-b). Kara araçları sorumluluk branşında ruhsatı olan bütün sigorta şirketleri Büro'nun doğal üyesidir (m. 16/1).
· 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 14/2-d: Yeşil Kart Sigortası uygulamaları için faaliyet gösteren TMTB'ce yapılacak ödemeler için Güvence Hesabına başvurulabilir. Yani Büro'nun ödemeleri, sonuçta sektörün ortak güvence mekanizmasıyla desteklenmektedir.
Bu çerçeveden çıkan ilk sonuç şudur: Yabancı plakalı araç, hukuken sigortasız olarak Türkiye'ye giremez. Ya geçerli bir Yeşil Kartı vardır ya da sınırda Türk bir sigorta şirketinden trafik sigortası yaptırmıştır. Uygulamada sigortasız yabancı araç sorunu, Yeşil Kartın süresinin dolması, kartta Türkiye'nin kapsam dışı bırakılması veya sınır sigortasının kısa süreli olup yenilenmemesi gibi hallerde ortaya çıkar.
II. ÜÇ İHTİMAL, ÜÇ MUHATAP
A. Geçerli Yeşil Kart Varsa: Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu
Yeşil Kartlı yabancı aracın verdiği zararda zarar gören, yabancı sigortacıya veya o ülkenin bürosuna gitmek zorunda değildir. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, yabancı plakalı aracın şerit değiştirirken çarptığı bir dosyada, zarar görenlerin Yeşil Kartı düzenleyen yabancı sigortacı yerine doğrudan TMTB'ye başvurabileceğini veya dava açabileceğini belirtmiş, Yeşil Kartın kazanın meydana geldiği ülkedeki trafik sigortasına eşdeğer bir belge olduğunu vurgulayarak Büro aleyhine kurulan bakiye değer kaybı hükmünü onamıştır (Antalya BAM 13. HD, E. 2024/1380, K. 2026/915, T. 18.06.2026).
Büro'nun sorumluluğu iki yönden sınırlıdır. Birincisi limittir: Büro, kaza tarihindeki Türk trafik sigortası teminat limitleriyle sorumludur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, bu yönde kurulan ve zarar görenin “yabancı ülkenin teminatı daha yüksekse o uygulanmalı” itirazını karşılamayan kararı onamıştır (Yargıtay 4. HD, E. 2025/13331, K. 2026/1802, T. 18.02.2026). Kanaatimizce bu sonuç, Yeşil Kartın “kazanın olduğu ülkenin zorunlu sigortası gibi” işlemesinin doğal sonucudur; ancak bazı Yeşil Kart sigortacılarının kendi poliçelerinde daha yüksek teminat taahhüt edebileceği, bu durumda limit aşan kısım için yabancı sigortacıya MÖHUK m. 34/4 çerçevesinde doğrudan başvurulmasının da ayrıca değerlendirilmesi gerektiği unutulmamalıdır.
İkinci sınır, Yeşil Kartın gerçekten var olması ve kaza tarihinde geçerli bulunmasıdır. Yargıtay, aracın sınırdan geçmiş olmasından Yeşil Kartının bulunduğu sonucunu çıkarmayı yeterli görmemektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, İran plakalı otobüsün Yeşil Kartı yargılama boyunca bulunamadığı hâlde Büro'yu sorumlu tutan kararı bozmuştur (Yargıtay 11. HD, E. 2012/3755, K. 2012/12039, T. 05.07.2012). Yargıtay 17. Hukuk Dairesi de kasko sigortacısının rücu davasında, kaza tarihinde geçerli bir Yeşil Kart bulunup bulunmadığı araştırılmadan Büro aleyhine hüküm kurulmasını bozma sebebi saymıştır (Yargıtay 17. HD, E. 2016/7060, K. 2017/7063, T. 20.06.2017). Aynı ilke, sürücüsü tespit edilemeyen yabancı plakalı aracın yayaya çarptığı ve Sigorta Tahkim Komisyonunda görülen bir dosyada da uygulanmıştır: Plakası belli olan aracın geçerli bir Yeşil Kartının bulunup bulunmadığı ilgili yerlerden sorulmadan karar verilmesi bozma sebebi sayılmıştır (Yargıtay 4. HD, E. 2023/5690, K. 2025/3548, T. 03.03.2025).
B. Sınırda Türk Trafik Sigortası Yaptırılmışsa: Sıradan Bir Trafik Dosyası
Yeşil Kartı olmayan veya Yeşil Kartı Türkiye'yi kapsamayan araç, sınır kapısında Türk bir sigorta şirketinden trafik sigortası yaptırır. Bu durumda yabancı sürücü sigorta ettiren sıfatını kazanır ve dosya, Türk plakalı bir araçla yaşanan kazadan farksızdır: Poliçeyi düzenleyen şirkete KTK m. 97 uyarınca yazılı başvuru yapılır; şirket on beş gün içinde cevap vermez veya talebi karşılamazsa dava açılabilir ya da Sigorta Tahkim Komisyonuna gidilebilir. Bu dosyalarda sınır poliçesinin aslının veya numarasının kaza yerinde tespit edilmesi, sonradan şirketi bulma zahmetini ortadan kaldırır.
C. Hiçbir Sigorta Yoksa: Güvence Hesabı Yalnızca Bedensel Zararı Öder
Sigortacılık Kanunu m. 14/2-b, rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için Güvence Hesabına başvurulabileceğini düzenler. Araç hasarı ve değer kaybı bu kapsamda değildir; eşyaya gelen zararların Hesap'tan karşılanması Kanun'da Cumhurbaşkanı kararına bırakılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, kaza tarihinde geçerli Yeşil Kartı bulunmayan yabancı plakalı aracın yayaya çarptığı bir olayda, sürücünün kasten hareket etmesinin bile olayı trafik kazası olmaktan çıkarmadığını belirterek Güvence Hesabının sorumluluğunu kabul etmiş ve aksi yöndeki direnme kararını bozmuştur (Yargıtay HGK, E. 2024/246, K. 2025/391, T. 25.06.2025).
Sigortasız yabancı aracın verdiği araç hasarında ise zarar görenin önünde iki yol kalır: Kaskosu varsa hasarı kendi sigortacısından almak ya da yabancı sürücü ve işletene doğrudan dava açmak. İkinci yol, aşağıda değinileceği gibi, yurt dışı tebligat ve kararın yabancı ülkede icrası sorunları nedeniyle hem uzun hem de belirsizdir.
III. HUSUMET VE USUL SORUNLARI
A. Doğru Davalı: Büro mu, “Temsilci” mi?
Yeşil Kart dosyalarında zarar görenin karşısına çoğu zaman Büro değil, yabancı sigortacının Türkiye'deki “temsilcisi”, “muhabiri” veya hasar dosyasını yürüten bir şirket çıkar. Ödeme görüşmeleri bu şirketle yapılır; ret yazısı da çoğu zaman onun antetli kâğıdıyla gelir. Ancak bu şirkete dava açmak ciddi bir risktir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, yabancı plakalı aracın sorumluluk sigortacısının yurt içi temsilcisi olan limited şirkete karşı açılan rücu davasında husumet yokluğundan verilen ret kararını onamıştır. Daire, limited şirketin sigortacı olamayacağını, yalnızca yabancı sigortacı adına işlem yapan bir aracı konumunda bulunduğunu belirtmiştir:
“Davalı acente olup poliçe kapsamında verilen teminatlardan sorumluluğu bulunmadığından hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.” (İstanbul BAM 9. HD, E. 2026/1213, K. 2026/1169, T. 13.05.2026)
Dikkat çekicidir ki aynı dosyada davacı, TMTB'nin bu şirketi e-postayla açıkça yetkilendirdiğini ileri sürmüş, ancak bu iddia kararda tartışılmamıştır. Uygulayıcı için ders açıktır: Ödeme süreci kim tarafından yürütülürse yürütülsün, dava ve tahkim başvurusu TMTB'ye yöneltilmeli; temsilci şirketin yazışmaları yalnızca KTK m. 97 başvurusunun ve temerrüdün ispatında delil olarak kullanılmalıdır.
B. Büro'nun Sorumluluğunun Kapsamı: Yalnız Trafik Sigortası
Büro, Yeşil Kart sigortacısı adına ve zorunlu trafik sigortasının kapsamı içinde sorumludur; başka bir zorunlu sigortanın yükünü üstlenmez. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, yabancı plakalı aracın tek taraflı kazasında hayatını kaybeden yolcuların yakınlarının zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası kapsamında TMTB'ye açtığı davada, yabancı plakalı araçların gümrükte yalnızca trafik sigortası yaptırmakla yükümlü olduğunu belirterek ret kararını onamıştır (Erzurum BAM 3. HD, E. 2025/276, K. 2026/531, T. 02.04.2026; karar kesinleşmemiştir). Aynı yakınların trafik sigortası kapsamında Büro'ya açtığı ayrı davanın ise kısmen kabul edildiği karardan anlaşılmaktadır. Yabancı plakalı otobüs kazalarında yolcular bakımından koltuk sigortası güvencesinin bulunmaması, mevzuattaki önemli bir boşluktur.
Aynı kazada Türk plakalı bir aracın da kusurlu olduğu hallerde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, Türk trafik sigortacısı ile TMTB'nin sorumluluğunu kaza tarihindeki tek bedensel teminat limitiyle sınırlı müteselsil sorumluluk olarak değerlendirmiştir (İstanbul BAM 8. HD, E. 2022/43, K. 2025/692, T. 02.05.2025). Kanaatimizce iki ayrı aracın iki ayrı sigorta teminatının tek limitte birleştirilmesi, zarar görenin aleyhine ve iki ayrı sorumluluk sigortasının varlığıyla bağdaşması güç bir sonuçtur; her sigortacının kendi sigortalısının sorumluluğu oranında ve kendi limiti içinde sorumlu tutulması gerekir.
C. Yazılı Başvuru, Arabuluculuk ve Tahkim
TMTB aleyhine dava açılmadan önce KTK m. 97 uyarınca yazılı başvuru yapılmalıdır. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, Yeşil Kartlı yabancı aracın verdiği hasar için Büro aleyhine açılan davayı “önce arabulucuya gidilmedi” gerekçesiyle usulden reddeden kararı kaldırmış; trafik sigortası davalarında KTK m. 97'deki yazılı başvuru şartının özel düzenleme olduğunu, bu nedenle arabuluculuğun dava şartı olmadığını belirtmiştir (Adana BAM 3. HD, E. 2025/60, K. 2025/237, T. 04.02.2025).
Tahkim konusu ise açık bir sorudur. Sigortacılık Kanunu m. 30/1, ilgili mevzuatla zorunlu tutulan sigortalardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda ilgili kuruluş tahkim sistemine üye olmasa dahi hak sahiplerinin tahkim usulünden yararlanabileceğini düzenler. TMTB Yönetmeliği de Büro yönetim kuruluna Büro aleyhine açılacak davaları yürütme ve “tahkime gitme” yetkisi verir (m. 9/1-f). Yeşil Kart, Türkiye bakımından zorunlu trafik sigortasının yerine geçen bir teminat olduğuna göre, Büro aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilmesi gerekir. Buna karşın incelediğimiz kararlarda Büro aleyhine Komisyonda verilmiş yayımlanmış bir hakem kararına rastlamadık; Büro davalarının neredeyse tamamı asliye ticaret mahkemelerinde görülmüştür. Konunun ikincil düzenlemeyle açıkça çözülmesi, hem zarar görenler hem de Büro için öngörülebilirlik sağlayacaktır.
IV. GURBETÇİNİN ARACI ZARAR GÖRDÜĞÜNDE: HANGİ ÜLKE, HANGİ PARA?
Madalyonun diğer yüzünde, yabancı plakalı araç zarar veren değil zarar görendir. Tipik olay, tatil için Türkiye'ye gelen gurbetçinin Almanya, Hollanda veya Avusturya plakalı aracına Türk plakalı bir aracın çarpmasıdır. Muhatap belli ve tanıdıktır: Kusurlu aracın Türk trafik sigortacısı. Ancak zararın ölçülmesi, Türk plakalı araçlardaki rutinden belirgin biçimde ayrılır.
A. Onarım Yerini Seçme Hakkı
Yargı kararları, gurbetçinin aracını Türkiye'de onarmaya zorlanamayacağını kabul etmektedir. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, Sırbistan'da yaşayan ve tatil sırasında aracı hasar gören davacı bakımından bu ilkeyi şöyle ifade etmiştir:
“Yurt dışında ikamet eden, tatilini geçirmek üzere Türkiye'de bulunan ve geçici olarak getirdiği aracı trafik kazası sonucunda hasara uğrayan kişinin, aracının onarımını Türkiye'de yapması konusunda zorlanamayacağının kabulü gerekir.” (Bursa BAM 13. HD, E. 2024/1917, K. 2025/2345, T. 02.12.2025)
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi de Almanya'da yaşayan davacının aracını çekiciyle Almanya'ya götürüp orada ekspertiz yaptırdığı dosyada, onarım aracın kayıtlı olduğu ülkede yapılırsa zararın o ülkedeki giderlere göre belirleneceğini kabul etmiş; bilirkişinin uygun bulduğu yurt dışı ekspertiz raporunu hükme esas almış ve yurt dışı ekspertiz masrafını yargılama gideri saymıştır (Sakarya BAM 3. HD, E. 2024/26, K. 2025/157, T. 23.01.2025).
Ne var ki bu ilke her dairede aynı genişlikte uygulanmamaktadır. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, davacının Türkiye'de onarıma zorlanamayacağını kabul etmekle birlikte Türkiye'deki onarım bedeli, yurt dışındaki onarım bedeli ve aracın kayıtlı olduğu ülkedeki ikinci el değerinin ayrı ayrı belirlenmesini ve bunlardan hangisi azsa ona hükmedilmesini istemiştir (Ankara BAM 26. HD, E. 2022/355, K. 2024/346, T. 14.03.2024; aynı yönde E. 2022/1231, K. 2024/741, T. 23.05.2024). Kanaatimizce “zorlanamaz” denilen bir seçeneğin, tazminatı sınırlayan bir ölçü olarak yeniden devreye sokulması, kabul edilen ilkeyi büyük ölçüde işlevsiz bırakmaktadır. Aracını ülkesine götürmek zorunda olan gurbetçinin Türkiye'de onarım yaptırması, çoğu zaman tatil süresi, parça tedariki ve geçici ithalat kuralları nedeniyle fiilen mümkün değildir. Karşılaştırma, ancak aracın Türkiye'de makul sürede ve aynı kalitede onarılabildiği, gurbetçinin de bunu reddetmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu istisnai hallerde zararı azaltma külfeti (TBK m. 52) çerçevesinde yapılmalıdır.
B. Hasar, Pert ve Değer Kaybı: Kayıtlı Olunan Ülkenin Piyasası
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, Alman plakalı aracın Türkiye'de hasar gördüğü ve Sigorta Tahkim Komisyonunda görülen bir dosyada, bilirkişinin parça fiyatlarını kaza tarihi kuruyla Türk lirasına çevirip işçiliği Türkiye rayicine göre belirlemesini eksik inceleme saymış ve İtiraz Hakem Heyeti kararını bozmuştur. Daireye göre hasar bedeli ve değer kaybı, aracın marka, model ve diğer özellikleri gözetilerek, olay tarihinde kayıtlı olduğu yabancı ülkedeki piyasa rayiç fiyatlarına göre ve yabancı para birimi üzerinden hesaplanmalıdır (Yargıtay 4. HD, E. 2023/10311, K. 2024/5140, T. 22.05.2024).
Pert değerlendirmesinde de aynı ölçü uygulanmaktadır. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne göre aracın satın alındığı ülkedeki piyasa değeri onarım giderinden fazlaysa davacı yalnız onarım giderini, azsa aracın olay günündeki o ülkedeki sürüm değerini isteyebilir (Sakarya BAM 3. HD, E. 2024/26, K. 2025/157, T. 23.01.2025). İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi de Alman plakalı araçta pert hesabının Almanya piyasasına göre yapılmasını, aracın gümrüğe terk edilip edilmediğinin ve yabancı tescilinin silinip silinmediğinin araştırılmasını istemiştir (İzmir BAM 11. HD, E. 2024/369, K. 2024/1888, T. 01.11.2024).
Bu ilkenin gurbetçi lehine olduğu varsayılır, ancak her zaman öyle değildir. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, KKTC tescilli aracın değer kaybı dosyasında “yabancı plakalı araç ülkemizde geçici olarak girmiş bulunuyorsa değeri, kayıtlı bulunduğu ülkedeki ve kazanın meydana geldiği andaki sürüm değeridir” diyerek daha yüksek değer kaybı isteyen davacının istinafını reddetmiştir (Denizli BAM 4. HD, E. 2025/2266, K. 2026/526, T. 04.03.2026; karar kesinleşmemiştir). Dolayısıyla kayıtlı olunan ülke ilkesi tarafsız bir ölçüdür: Avrupa'da ikinci el değerleri ve onarım ücretleri Türkiye'den yüksekse gurbetçinin, düşükse sigortacının lehine işler. Bu nedenle dava açılmadan önce, aracın kayıtlı olduğu ülkedeki ikinci el değerini ve onarım fiyatlarını gösteren belgelerin (yetkili ekspertiz raporu, servis faturası, emsal ilanlar) yeminli tercümeleriyle birlikte hazırlanması gerekir.
C. Yabancı Para, Kur ve Faiz
Gurbetçi aracını yurt dışında onarttıysa zararı da yabancı para cinsinden doğmuştur. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin ifadesiyle, “Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür.” (Ankara BAM 26. HD, E. 2022/355, K. 2024/346, T. 14.03.2024). Aynı karar, hüküm fıkrasında kur tarihinin gösterilmemesini infazda tereddüt yaratacağı gerekçesiyle HMK m. 297'ye aykırı bulmuştur. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi de yabancı para alacağının fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden Türk lirası karşılığına hükmedilmesi gerektiğini, vekâlet ücreti ile harcın ise dava tarihindeki efektif kur esas alınarak hesaplanacağını belirtmiştir (İzmir BAM 11. HD, E. 2024/369, K. 2024/1888, T. 01.11.2024).
Faiz bakımından Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, Sırp dinarı cinsinden belirlenen hasar bedeline 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4/a maddesindeki döviz faizini uygulamış; sigortacının Türk lirası olarak yaptığı ödemeyi ödeme tarihindeki kur karşılığı üzerinden mahsup etmiştir (Bursa BAM 13. HD, E. 2024/1917, K. 2025/2345, T. 02.12.2025). Aynı kararda değer kaybı ise Türk lirası olarak ve yasal faizle hüküm altına alınmıştır. Sakarya dosyasında ise yurt dışı onarım bedeli dava tarihindeki kurla Türk lirasına çevrilerek yasal faizle hükme bağlanmıştır. Uygulamadaki bu farklılık, talebin baştan doğru kurulmasını önemli kılar: Yurt dışında fiilen ödenen onarım bedeli, yabancı para olarak, fiili ödeme günündeki kur ve 3095 sayılı Kanun m. 4/a faiziyle istenmelidir.
D. Teminat Dışı Kalan Kalemler
Gurbetçi dosyalarında en sık talep edilen kalemlerden biri, aracın kullanılamadığı süre için kiralık araç veya ulaşım gideridir. Trafik sigortası genel şartları gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararları teminat dışı saydığından bu kalemler sigortacıdan değil, kusurlu sürücü ve işletenden istenmelidir. Nitekim Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin incelediği dosyada ilk derece mahkemesi mahrumiyet talebini teminat dışı olduğu için sigortacı yönünden reddetmiş, yurt dışı ekspertiz ücretini ve tercüme giderini ise yargılama giderine eklemiştir (Ankara BAM 26. HD, E. 2022/1231, K. 2024/741, T. 23.05.2024). Yurt dışı ekspertiz ücretinin yargılama gideri sayılması İzmir ve Sakarya kararlarında da kabul edilmiştir.
V. GURBETÇİ SÜRÜCÜNÜN KENDİ SORUMLULUĞU VE YURT DIŞINDAKİ KAZALAR
A. Yabancı Sürücü Belgesinin Süresi
Gurbetçinin zarar veren taraf olduğu kazalarda gözden kaçan bir risk, sürücü belgesinin Türkiye'deki geçerlilik süresidir. Karayolları Trafik Yönetmeliği m. 88'e göre Türk vatandaşları dış ülkelerden aldıkları sürücü belgeleriyle ülkeye giriş tarihinden itibaren en fazla iki yıl araç kullanabilir; altı aydan fazla Türkiye'de bulunanlar, belgelerinin dış temsilcilik veya noter onaylı Türkçe tercümesini yanlarında bulundurmak zorundadır; iki yılın sonunda belgenin Türk sürücü belgesiyle değiştirilmesi gerekir. Yabancılar için bu süre altı aydır. Tatil için gelen gurbetçi bakımından süre genellikle sorun yaratmaz; ancak Türkiye'ye kesin dönüş yapmış veya uzun süredir burada yaşayan kişilerde, süresi geçmiş yabancı belgeyle araç kullanılması, kasko sözleşmesinde “gerekli sürücü belgesine sahip olmayan kişilerce kullanma” istisnasının ve trafik sigortacısının sigortalısına rücu iddiasının gündeme gelmesine yol açabilir. Zarar gören üçüncü kişinin trafik sigortacısına karşı hakkı bundan etkilenmez.
B. Türk Plakalı Aracın Yurt Dışında Kazası
Gurbetçi akrabasını ziyarete giden veya Avrupa'ya tatile çıkan Türk sürücü için sistem tersinden işler: Türk sigortacısının düzenlediği Yeşil Kart, kazanın olduğu ülkenin zorunlu sigortası gibi teminat verir; dosyayı o ülkenin bürosu yürütür ve ödenen tazminat Türk sigortacısından ve TMTB'den talep edilir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, Büro'nun bu alandaki rolünü şöyle tarif etmiştir:
“Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunun görevleri arasında, üye sigortacılar tarafından düzenlenmiş yeşil kartı bulunan bir Türk plakalı aracın yeşil kart sistemine dahil diğer ülkelerde sebep olduğu zararları, üyelerinin katılımı ile kurulmuş olan Yeşil Kart Reasürans Havuzunun yöneticisi sıfatıyla, üyeleri adına gidermek yer almaktadır.” (İstanbul BAM 8. HD, E. 2022/43, K. 2025/692, T. 02.05.2025)
Aynı Daire, Yeşil Kartı Türk bir sigorta şirketince düzenlenmiş aracın Bulgaristan'da karıştığı kazadan doğan davada TMTB'yi sorumlu tutmuş, Yeşil Kartı düzenleyen sigorta şirketine yöneltilen davayı ise bu şirketin yalnızca poliçenin düzenlenmesine aracılık ettiği gerekçesiyle husumetten reddetmiştir. Uygulanacak hukuk bakımından Bulgar sigorta mevzuatındaki, tarafların aynı ülke vatandaşı olması hâlinde o ülke hukukunun uygulanacağına ilişkin atıf nedeniyle Türk hukukunu uygulamıştır (İstanbul BAM 8. HD, E. 2021/2276, K. 2025/728, T. 08.05.2025). Kural olarak ise haksız fiilden doğan borçlar fiilin işlendiği ülke hukukuna tabidir (MÖHUK m. 34/1); haksız fiile veya sigorta sözleşmesine uygulanan hukuk imkân veriyorsa zarar gören talebini doğrudan sorumlunun sigortacısına yöneltebilir (MÖHUK m. 34/4).
C. Yabancı Sürücüye ve İşletene Dava
Limit aşan zarar, araç mahrumiyeti ve sigortasız araçtaki hasar için yabancı sürücüye ve işletene dava açmak gerekir. Kaza Türkiye'de olduğu için kaza yeri mahkemesi yetkilidir (KTK m. 110; MÖHUK m. 40) ve Türk hukuku uygulanır (MÖHUK m. 34/1). Ancak tebligatın yabancı ülkenin yetkili makamı aracılığıyla yapılması aylar sürebilir ve Türk mahkemesinin kararının yabancı ülkede icrası, o ülkenin tanıma ve tenfiz kurallarına bağlıdır. Zarar gören yabancı bir turistse, Türk mahkemesinde açacağı dava için MÖHUK m. 48 uyarınca teminat göstermesi istenebilir; mahkeme karşılıklılık esasına göre bu teminattan muaf tutar. Bu güçlükler, sigortanın kapsadığı kalemlerin önce Büro'dan veya sınır sigortacısından alınmasını, sürücü ve işletene karşı davanın yalnız kalan kalemlerle sınırlı tutulmasını zorunlu kılar.
VI. UYGULAMAYA YÖNELİK ÖNERİLER
· Kaza yerinde Yeşil Kartın veya sınır poliçesinin iki yüzü fotoğraflanmalı; kart numarası, düzenleyen sigortacı, ülke kodu, geçerlilik tarihleri ve kartta Türkiye'nin kapsam dışı bırakılıp bırakılmadığı tutanağa yazdırılmalıdır. Sürücü imzadan kaçınıyorsa veya dil sorunu varsa kolluk çağrılmalıdır.
· Yeşil Kartın varlığı belirsizse, dava açılmadan önce TMTB'ye yazılı olarak sorulmalı; mahkemeden de kaza tarihinde geçerli bir Yeşil Kart bulunup bulunmadığının Büro'dan araştırılması istenmelidir. Bu araştırma yapılmadan kurulan hükümler bozulmaktadır.
· Dava ve tahkim başvurusu, ödeme sürecini yürüten temsilci veya muhabir şirkete değil, TMTB'ye yöneltilmelidir.
· Gurbetçinin aracı zarar gördüyse, onarımın yapılacağı ülke baştan belirlenmeli; yurt dışı ekspertiz raporu, onarım faturası ve aracın kayıtlı olduğu ülkedeki ikinci el değerini gösteren belgeler yeminli tercümeleriyle dosyaya sunulmalıdır.
· Yurt dışında ödenen onarım bedeli yabancı para olarak, fiili ödeme günündeki kur ve 3095 sayılı Kanun m. 4/a faiziyle talep edilmeli; hüküm fıkrasında kur tarihinin gösterilmesi istenmelidir.
· Araç mahrumiyeti ve ulaşım giderleri teminat dışı olduğundan sigortacı yerine sürücü ve işletenden istenmeli; bu kalemler için sürücünün ülkesine dönmeden önce kimlik, adres ve işleten bilgileri eksiksiz kayda alınmalıdır.
Mevzuat bakımından da üç düzenleme önerilebilir. Birincisi, Sigortacılık Kanunu m. 30/1'in Yeşil Kart dosyalarını kapsadığı ikincil düzenlemeyle açıkça teyit edilmeli ve TMTB aleyhine tahkim yolu tartışmasız hâle getirilmelidir. İkincisi, Büro'nun yurt içinde görevlendirdiği hasar yürütücüsünün kimliği ve yetkisi zarar görene yazılı olarak bildirilmeli; temsilci şirketin yazışmalarının Büro'ya yapılmış başvuru sayılacağı düzenlenmelidir. Üçüncüsü, yabancı plakalı araçlarla gerçekleştirilen yolcu taşımacılığında koltuk ferdi kaza sigortası güvencesinin bulunmaması bir koruma boşluğu yaratmaktadır; bu boşluk sınır sigortası rejimine eklenecek bir hükümle kapatılmalıdır.
SONUÇ
Yabancı plakalı araçla yaşanan kaza, zarar gören için çoğu zaman yeni bir trafik sigortası dosyasından ibarettir; yeter ki doğru muhatap seçilsin. Geçerli Yeşil Kart varsa muhatap TMTB'dir ve Büro, Türk trafik sigortası limitleri ve kapsamı içinde sorumludur. Sınırda sigorta yapılmışsa dosya sıradan bir trafik dosyasıdır. Hiçbir sigorta yoksa Güvence Hesabı yalnız bedensel zararları karşılar. Uygulamadaki hataların büyük kısmı Yeşil Kartın varlığının araştırılmamasından ve husumetin temsilci şirketlere yöneltilmesinden kaynaklanmaktadır.
Gurbetçinin aracı zarar gördüğünde ise yargı kararları iki ilkede birleşmektedir: Gurbetçi aracını Türkiye'de onarmaya zorlanamaz ve zararı, aracın kayıtlı olduğu ülkenin piyasasına göre belirlenir. Bu ilkelerin pratik değeri, Türkiye'deki onarım bedelini tazminatı sınırlayan bir ölçü olarak geri getiren kararlar karşısında henüz tam olarak yerleşmiş değildir. Yargıtay'ın kayıtlı ülke piyasası ve yabancı para birimi üzerinden hesaplama ilkesini açıkça benimsemesi, bu alanda istikrarın başlangıç noktası olmalıdır. Yazın birkaç ayında yoğunlaşan bu dosyaların hızlı ve öngörülebilir sonuçlanması, hem gurbetçi vatandaşlarımızın hem de onlarla aynı yolu paylaşan sürücülerin ortak menfaatidir.
KAYNAKÇA
· Motorlu Taşıtlar Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi (20.04.1959); 4477 sayılı onay Kanunu.
· 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, m. 85, 91, 97, 110.
· 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, m. 14, 30.
· 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun, m. 34, 40, 48.
· 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 52.
· 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 297.
· 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun, m. 4/a.
· Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunun Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik (RG 28.06.2008, 26920), m. 5, 9, 16.
· Yabancı Plakalı Motorlu Kara Taşıtlarının Ülkemizde İşletilmesinden Kaynaklanan Hukuki Sorumluluk İçin Yaptırılacak Sigortaya İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik (RG 13.07.2011, 27993), m. 4, 5, 6.
· Karayolları Trafik Yönetmeliği, m. 88.
· Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/246, K. 2025/391, T. 25.06.2025.
· Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/13331, K. 2026/1802, T. 18.02.2026.
· Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/5690, K. 2025/3548, T. 03.03.2025.
· Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/10311, K. 2024/5140, T. 22.05.2024.
· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/3755, K. 2012/12039, T. 05.07.2012.
· Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/7060, K. 2017/7063, T. 20.06.2017.
· Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/60, K. 2025/237, T. 04.02.2025.
· Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/355, K. 2024/346, T. 14.03.2024.
· Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/1231, K. 2024/741, T. 23.05.2024.
· Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2024/1380, K. 2026/915, T. 18.06.2026.
· Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2024/1917, K. 2025/2345, T. 02.12.2025.
· Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/2266, K. 2026/526, T. 04.03.2026.
· Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/276, K. 2026/531, T. 02.04.2026.
· İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/2276, K. 2025/728, T. 08.05.2025.
· İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/43, K. 2025/692, T. 02.05.2025.
· İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1213, K. 2026/1169, T. 13.05.2026.
· İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/369, K. 2024/1888, T. 01.11.2024.
· Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/26, K. 2025/157, T. 23.01.2025.
Next