PERT ARAÇTA "ŞİŞİRİLMİŞ SOVTAJ" VE ÖDENMEYEN HURDA BEDELİ
Sovtaj Seçim Hakkı, İhale Değerinin Bağlayıcılığı ve Yönlendirilen Alıcı Ödemediğinde Sigortacının Sorumluluğu
GİRİŞ
Bir araç pert sayıldığında araç sahibinin eline geçecek para iki rakamın farkından ibarettir: aracın kazadan hemen önceki piyasa değeri (rayiç) ile hasarlı hâlinin, yani hurdasının değeri (sovtaj). Bu basit formül uygulamada iki yönden aşınır. Birincisi, rayiç değer piyasanın gerçeğinden değil, liste değerlerinden ya da seçilmiş düşük ilanlardan hareketle belirlenir. İkincisi ve bu yazının asıl konusu olan sorun, sovtajın olması gerekenden yüksek gösterilmesidir. Sovtaj ne kadar yüksek yazılırsa sigortacının ödeyeceği fark o kadar küçülür. Hurda ihale platformlarında alınan ve kimi zaman fiilen hiçbir alıcının o bedelle aracı almadığı teklifler, mutabakatnamelere "sovtaj değeri" olarak geçirilmekte; araç sahibi ise hurdayı sigortacının gösterdiği alıcıya devrettiğinde mutabakatta yazan bedelin hesabına yatmadığını görmektedir.
Bu yazıda, bölge adliye mahkemelerinin 2026 yılında verdiği kararlar ile Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması üzerinden dört soru incelenmektedir: Rayiç değer hangi yöntemle belirlenir? Sovtajın kimde kalacağına kim karar verir? Sigortacının ihale yoluyla belirlediği sovtaj sigortalıyı bağlar mı ve sigortacının yönlendirdiği alıcı bedeli ödemezse aradaki farktan kim sorumludur? Son olarak "trafikten çekilmiştir" belgesi ve ihtirazi kayıtla imzalanan ibraname, bakiye pert tazminatı talebini nasıl etkiler?
I. PERT TAZMİNATININ HESABI VE KANUNİ ÇERÇEVE
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1459. maddesine göre sigortacı, sigortalının uğradığı zararı tazmin eder. Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları (Kasko GŞ) B.3.3.1.1 maddesi, sigortacının aracı hasar tarihindeki rayiç değerine kadar teminat altına aldığını ve tazminat hesabında rizikonun gerçekleştiği andaki rayiç değerlerin esas alınacağını; B.3.3.2.2 maddesi ise onarım masraflarının aracın riziko tarihindeki değerini aştığı ve eksper raporuyla aracın onarım kabul etmez hâle geldiği durumda aracın tam hasara uğramış sayılacağını düzenler. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları (ZMSS GŞ) B.2.3 maddesi de aynı ölçütü benimser. Zarar görenin trafik sigortacısına karşı talebinde ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 90. maddesi uyarınca, Kanunda düzenlenmeyen hususlarda Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümleri, dolayısıyla gerçek zararın giderilmesi ilkesi uygulanır.
Her iki genel şartta da tam hasar hâlinde iki ödeme yolu öngörülmüştür. Hurda sigortacıya bırakılırsa, araç hurdaya ayrılarak hurda tescil belgesi ibraz edilir ve rayiç değerin tamamı ödenir. Hak sahibi aracın hasarlı hâliyle kendisine bırakılmasına onay verirse, rayiç değer ile hasarlı hâl arasındaki fark ödenir. Görüldüğü üzere sovtaj, ancak ikinci yolda ve ancak hak sahibinin onayıyla tazminattan düşülen bir kalemdir. Yazının tamamında üzerinde durulacak nokta budur: Sovtaj, sigortacının tek taraflı olarak indirebileceği bir "muafiyet" değil, hak sahibinin iradesine bağlı bir hesap unsurudur.
II. RAYİÇ DEĞER: KASKO LİSTESİ DEĞİL, KAZA TARİHİNE YAKIN EMSAL İLANLAR
Pert tazminatının ilk bileşeni rayiç değerdir ve yöntem tartışması burada başlar. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 16.07.2026 tarihli kararına konu olayda yanan bir otobüs için sigortacı rayici 1.735.000 TL, sovtajı 1.075.000 TL kabul etmiş ve aradaki 660.000 TL'yi ödemiştir. İlk derece mahkemesi, yangın tarihindeki kasko değerini güncel kasko değerinin %75,59'u olarak oranlayıp rayici 2.285.000 TL bulan bilirkişi raporuyla davayı kabul etmiştir. Daire bu raporu hüküm kurmaya elverişli bulmamış ve rayiç değerin; aracın yaşı, kilometresi, modeli ve varsa önceki hasarları gözetilerek, olay tarihindeki ikinci el emsal değerinin piyasadan ve internet satış ilanları üzerinden yapılacak araştırmayla, pazarlık payı da dikkate alınarak ortalama biçimde tespit edilmesi gerektiğini belirtmiştir (Ankara BAM 21. HD, E. 2025/16, K. 2026/991, 16.07.2026).
Kararın önemi, yöntem kuralının iki yönlü işlemesindedir. Olayda liste oranlamasına dayanan rapor sigortalının lehineydi ve sigortacının istinafı üzerine kaldırıldı. Demek ki kasko değer listesi ne sigortacı için bir "tavan" ne de sigortalı için bir "taban" olarak kullanılabilir. Belirleyici olan, kaza tarihine yakın ve aynı nitelikteki araçlara ait satış ilanlarıdır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi de yalnızca ekspertiz raporundaki verilere atıf yapan, piyasa rayici için emsal göstermeyen ve sovtajı rayiçten düşmeyen bilirkişi raporunu yetersiz saymış; kaza tarihindeki rayiç değerin, onarım bedelinin ve sovtajın ayrı ayrı belirlenmesini istemiştir (İstanbul BAM 9. HD, E. 2023/292, K. 2026/173, 29.01.2026).
Kasko GŞ B.3.3.1.1 maddesi, rayiç değer için esas alınacak referansa veya belirleme yöntemine poliçede yer verilebileceğini kabul eder. Poliçedeki bir rayiç belirleme klozu kasko sigortalısı bakımından tartışılabilir bir hesap kuralıdır; ancak bu klozun da genel işlem koşulu denetiminden geçmesi gerekir. Trafik sigortası dosyalarında ise zarar gören, karşı tarafın poliçesinin tarafı değildir. Ona karşı ileri sürülebilecek bir "liste değeri" klozu yoktur; KTK m. 90 yoluyla uygulanan haksız fiil hükümleri gereği ölçüt, kaza tarihindeki gerçek piyasa değeridir.
III. SOVTAJIN KİMDE KALACAĞINA SİGORTALI KARAR VERİR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, Kasko GŞ'deki düzenlemeden hareketle hasarlı aracın kimin uhdesinde kalacağı konusunda seçimlik hakkın sigortalıya ait olduğunu ve sovtajın sigortalı tarafından talep edilmemesi hâlinde sigortacıda kalacağını kabul etmektedir. Daire, İtiraz Hakem Heyetinin sigortalıya bu hakkı tanımadan sovtaj bedelini (45.000 TL) tazminattan düşerek verdiği kararı, sovtajın kimde kalacağı konusunda davacının açık beyanının alınması ve hurda çekme belgesi sunulup sunulmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozmuştur (Yargıtay 4. HD, E. 2024/13750, K. 2025/32, 06.01.2025). Sigortalı seçimini hurdanın sigortacıya bırakılması yönünde kullanmışsa, bu kez hüküm, hasarlı aracın trafikten çekme belgesiyle ve takyidatlardan ari olarak sigortacıya teslimi kaydıyla kurulur (Yargıtay 4. HD, E. 2023/5134, K. 2025/3306, 26.02.2025).
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi bu ilkeyi daha açık bir dille ifade etmiştir: Sigortalı araç hurdasının kendisine verilmesini istemedikçe, hurdanın sigorta ettirenin uhdesinde bırakılıp hurda bedelinin tazminattan indirilmesi olanaklı değildir; kasko sigortasında asıl amaç zararın tamamen karşılanmasıdır (Konya BAM 3. HD, E. 2026/650, K. 2026/1057, 13.05.2026). Aynı dosyada ilk derece mahkemesi, sigortacının ödediği tutar ile sovtaj firmasının sigortalıya fiilen ödediği bedeli rayiç değerden düşerek bakiyeyi bulmuş; Daire bu hesaba yönelik istinaf itirazlarını esastan reddetmiştir.
Bu içtihadın pratik sonucu açıktır. Sigortacının hasar yazışmalarında sıkça görülen "aracınız pert işlemine alınmıştır, rayiç değerden sovtaj düşülerek şu tutar ödenecektir" bildirimi, hak sahibinin onayı olmadıkça hukuken bir teklif niteliğindedir. Hak sahibi hurdayı sigortacıya bırakmayı seçebilir ve bu durumda rayiç değerin tamamını talep edebilir. Sovtaj tenzilini tek taraflı bir işlem olarak uygulayan hesap, genel şartlarla da Yargıtay uygulamasıyla da bağdaşmaz.
IV. "ŞİŞİRİLMİŞ SOVTAJ": İHALE DEĞERİ SİGORTALIYI BAĞLAR MI?
Uygulamada sovtaj çoğunlukla sigortacının ya da eksperin hasarlı aracı bir hurda ihale platformuna koyması ve alınan en yüksek teklifin sovtaj değeri olarak kabul edilmesiyle belirlenir. Yöntem kendi içinde makuldür; sorun, teklifin gerçek bir alım iradesini yansıtıp yansıtmadığıdır. Teklif sahibi aracı o bedelle almazsa, aldıktan sonra eksik öderse ya da teklif başka bir araca aitken mutabakata aktarılırsa, kâğıt üzerindeki sovtaj ile sigortalının eline geçen para arasında açık oluşur. Formül gereği bu açık doğrudan sigortalının zararıdır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin kararına konu olay bu tablonun tipik bir örneğidir. Trafik sigortacısının eksperi rayici 340.000 TL, sovtaj ihale bedelini 175.000 TL olarak belirlemiş; trafik sigortacısı poliçe limiti olan 120.000 TL'yi ödemiştir. Araç sahibi ise hurdayı 55.000 TL'ye satabilmiş ve bakiyeyi ihtiyari mali sorumluluk sigortacısından istemiştir. İlk derece mahkemesi 55.000 TL'lik satış bedelini esas almıştır. Sigortacı istinafta ihale tekliflerinin değerlendirilmediğini ileri sürmüştür. Daire ise gerçek zararın belirlenmesi bakımından sovtajın, sigortalının ibraz ettiği noter satış sözleşmesindeki bedel değil, hasar durumu, hurdanın piyasadaki değeri ve ekspertiz raporları dikkate alınarak piyasa koşullarına göre bilirkişi tarafından belirlenecek değer olduğunu açıkça belirtmiş; ihale bedelini de doğrudan esas almayarak bilirkişi incelemesine bırakmıştır (Ankara BAM 26. HD, E. 2024/1305, K. 2026/437, 12.03.2026).
Karar iki yönlü bir mesaj taşır. Bir yandan sigortalı, hurdayı dilediği kişiye düşük bir bedelle satıp bu bedeli sovtaj olarak dayatamaz. Öte yandan sigortacının ihale ekranında gördüğü en yüksek teklif de mahkeme bakımından bağlayıcı değildir; o da bilirkişi denetimine tabi bir veriden ibarettir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesinin kesin nitelikteki kararında da ihaleyle 101.600 TL olarak belirlenen sovtaj üzerinden ödeme yapılmış, ancak bilirkişi incelemesinde gerçek pert zararının daha yüksek olduğu anlaşılınca bakiye tutara hükmedilmiştir (Ankara BAM 35. HD, E. 2025/179, K. 2026/192, 12.02.2026).
Genel şartlar bu riske karşı sigortalıyı korumak için açık bir düzenleme içerir. Kasko GŞ B.3.3.2.2 ve ZMSS GŞ B.2.3 maddelerinde hasarlı hâlin hak sahibine terkini düzenleyen paragrafın aynı ifadeli son cümlesine göre, hak sahibinin onayı ile aracı hasarlı hâliyle ona terk ederek tazminatı ödemek isteyen sigortacı, tespit edip bildirdiği sovtaj bedelini bildirimden itibaren bir aylık süreyle sınırlı olarak garanti etmiş sayılır. Bu hüküm "şişirilmiş sovtaj" pratiğine karşı mevzuatın kendi cevabıdır. Sovtaj bedelini belirleyen ve bildiren sigortacıdır. Bildirdiği bedel piyasada bir ay içinde elde edilemiyorsa, aradaki farkın riski sigortalıya değil, o bedeli belirleyen sigortacıya aittir. Hükmün hukuki niteliği, Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 128. maddesindeki üçüncü kişinin fiilini üstlenmeye yakındır. Aynı maddenin ikinci fıkrası, belirli bir süre için yapılan üstlenmede süre bitimine kadar yazılı başvuru yapılmamasının sorumluluğu sona erdirebileceğini öngördüğünden, sigortalının bir aylık süre içinde sigortacıya yazılı bildirimde bulunması ihtiyatlı bir yol olacaktır.
V. SİGORTACININ YÖNLENDİRDİĞİ ALICI ÖDEMEZSE FARKTAN KİM SORUMLUDUR?
Bu sorunun 2026 tarihli en açık cevabı Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinden gelmiştir. Olayda zincirleme kazada kusurlu aracın trafik sigortacısı, araç sahibine rayiç 210.000 TL, sovtaj 175.500 TL ve ödenecek fark 34.500 TL olmak üzere bir mutabakat önermiş, sigortalı bu teklifi kabul etmiş ve 34.500 TL ödenmiştir. Sigortacı, hurdanın satışı için araç sahibini bir alım satım şirketine yönlendirmiş; araç sahibi bu şirketin yetkililerine satış için vekâletname vermiş, ancak şirket 175.500 TL yerine 105.200 TL ödemiştir. Sigortacı, ihale sonuçlarının karıştığını ve sigortalıya hatalı bir teklif sunulduğunu savunmuştur. Başka bir deyişle mutabakata yazılan sovtaj, sigortacının kendi beyanına göre bile o araç için gerçekleşmiş bir teklif değildir. İlk derece mahkemesi, bilirkişinin 70.500 TL olarak hesapladığı zarara rağmen sigortacıyı trafik poliçesinin araç başı 50.000 TL'lik maddi zarar limitiyle sınırlı tutmuş ve önceki ödemeyi düşerek 15.500 TL'ye hükmetmiştir.
Daire, araç sahibinin istinafını kabul etmiştir. Gerekçeye göre dava, taraflarca kabul gören ibranameye dayalı olarak açıldığından davalı sigortacı, poliçe limitiyle değil, vekâlet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle davacının gerçek zararından sorumludur. Bilirkişinin 215.000 TL rayiç, 110.000 TL sovtaj ve 34.500 TL ödeme üzerinden hesapladığı 70.500 TL'nin tamamına, yasal faiziyle hükmedilmiştir (Erzurum BAM 3. HD, E. 2025/264, K. 2026/978, 06.07.2026). Karar temyiz yolu açık olarak verilmiştir; bu nedenle kesinleşmiş bir içtihat olarak değil, yönü belirgin bir istinaf kararı olarak değerlendirilmelidir.
Kararın sonucu isabetlidir; ancak gerekçesi kısadır ve güçlendirilmeye muhtaçtır. Olayda vekâletname sigortacıya değil, sigortacının gösterdiği alıcı şirketin yetkililerine verilmiştir. Bu nedenle sigortacının sorumluluğunu yalnızca "vekâlet" kavramına dayandırmak tartışmaya açıktır. Kanaatimizce aynı sonuca daha sağlam üç yoldan ulaşılabilir. Birincisi, genel şartlardaki bir aylık garanti hükmüdür: Sigortacı belirleyip bildirdiği sovtaj bedelini garanti etmiş sayılır. İkincisi, sigortacı hurdanın satışını kendi ihale düzeni ve kendi seçtiği alıcı üzerinden organize ediyorsa, mutabakatta yazılı sovtaj bedelinin sigortalıya ulaşmasını sağlamak sigortacının mutabakattan doğan yan yükümlülüğü hâline gelir. Bu yükümlülüğün ifasında kullandığı alıcı, TBK m. 116 anlamında onun yardımcı kişisi konumundadır ve sigortacı onun fiilinden doğan zarardan sorumludur. Üçüncüsü, borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi hâlinde TBK m. 112 uyarınca kusursuzluğunu ispat yükü sigortacıdadır. Sigortacının kendi savunmasında ihale sonuçlarının karıştığını ileri sürmesi, bu ispatı fiilen imkânsız kılar.
Poliçe limiti sorununa gelince: Trafik sigortacısının limiti, sigortalısının haksız fiilinden doğan sorumluluğu üstlendiği ölçüyü gösterir. Sovtaj açığı ise kazadan değil, kazadan sonra sigortacının kendi düzenlediği mutabakattan ve kendi yönettiği satış sürecinden doğmaktadır. Borcun kaynağı farklı olduğundan, sigortalının kusuruna bağlı teminat limitinin bu borca uygulanmaması gerektiği savunulabilir. ZMSS GŞ B.2.3 maddesinin "zorunlu trafik sigortası limitleri dahilinde" ibaresi rayiç ile hasarlı hâl arasındaki tazminatın ödenmesine ilişkindir; aynı paragrafın son cümlesindeki garanti yükümlülüğü için böyle bir sınır öngörülmemiştir. Bununla birlikte bu görüşün Yargıtay tarafından henüz denetlenmediği, sigortacıların garanti hükmünün de poliçe ilişkisinin parçası olduğunu ve limit içinde kalması gerektiğini ileri sürmesinin muhtemel olduğu belirtilmelidir. Kasko sigortasında ise sorun bu keskinlikte doğmaz; sigortacının ödemesi ile fiilen elde edilen sovtajın toplamı zaten rayiç değeri, yani sigortacının azami sorumluluğunu aşmaz.
Sigortacıların bu riske karşı mutabakatnamelere eklediği klozlar da ayrıca denetlenmelidir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin incelediği bir kasko mutabakatnamesinde, sovtajın alıcıya noterden satışının sigortalı tarafından yapılacağı, yapılmazsa sorumluluğun sigortalıya ait olacağı ve satışa engel bir durum çıkarsa sovtaj bedelinin sigortacıya iade edileceği kararlaştırılmıştı. Sigortacının bu kloza dayanarak sigortalıdan sovtaj bedelini istediği davada, sigortalının mutabakatta rayiç değere ilişkin haklarını saklı tuttuğu, gerçek rayicin mutabakattaki değerin çok üzerinde olduğu ve sigortacının aslında eksik ödeme yaptığı anlaşılmış; ilk derece mahkemesinin ret kararı istinafta yerinde bulunmuştur (Ankara BAM 21. HD, E. 2024/505, K. 2026/834, 25.06.2026). Satış riskini tamamen sigortalıya yükleyen standart klozlar, genel şartlardaki garanti hükmünü işlevsiz kılacak biçimde yorumlanmamalıdır.
VI. "TRAFİKTEN ÇEKİLMİŞTİR" BELGESİ VE İHTİRAZİ KAYITLI İBRANAME
Sigortacıların bakiye pert tazminatı taleplerine karşı en sık başvurdukları iki savunma, hurda veya çekme belgesinin sunulmadığı ve sigortalının ibraname imzaladığıdır. Her iki savunmanın da sınırları içtihatla belirlenmiştir.
Genel şartlar tam hasarda hurda tescil belgesini, onarımı mümkün ağır hasarda ise "trafikten çekilmiştir" kaşeli tescil belgesini ödeme koşulu olarak arar. ZMSS GŞ B.2.3 maddesi 12.06.2026 tarihli değişiklikle ağır hasar tespitini Kurumca belirlenen usul ve esaslara bağlamış, belge koşulunu ise korumuştur. Ne var ki bu belgeler, hurdanın sigortacıya devredildiği hâlde sigortacıyı mükerrer ödemeye karşı korumaya yöneliktir. Sovtaj sigortalıda kalmışsa ve değeri tazminattan düşülmüşse, belge istemenin bir anlamı kalmaz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, hasarlı aracın davacıda kaldığı ve sovtaj bedelinin düşülerek tazminata hükmedildiği bir kasko dosyasında belge ibrazına gerek olmadığını kabul etmiş (Yargıtay 4. HD, E. 2022/16302, K. 2024/13865, 26.12.2024); sigortalının seçimini sovtajın kendisinde kalması yönünde kullandığı bir trafik sigortası dosyasında ise İtiraz Hakem Heyetinin ödemeyi çekme belgesinin ibrazı şartına bağlayan ifadesini hükümden çıkarmıştır (Yargıtay 4. HD, E. 2024/9287, K. 2025/13535, 02.10.2025). Hurda sigortacıya bırakılıyorsa da belge eksikliği talebin reddi sebebi değildir; hüküm, belgenin ve hurdanın teslimi kaydıyla kurulur. Araç sicilindeki engel kayıtlar nedeniyle belge alınamıyorsa, genel şartlar tazminatın mahkemece belirlenecek yere tevdii yoluyla ödenmesine de imkân tanımaktadır.
İbraname savunmasında ise belirleyici olan ihtirazi kayıttır. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, "ibraname ve mutabakat" başlıklı belgede davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğunu tespit ederek bakiye pert tazminatına hükmeden ilk derece kararına karşı sigortacının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir (Ankara BAM 35. HD, E. 2025/179, K. 2026/192, 12.02.2026). Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi de fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak imzalanan ibranamenin makbuz niteliğinde olduğunu ve rayiç değerin eksik belirlendiği iddiasıyla bakiye talep hakkını ortadan kaldırmayacağını belirtmiştir (Ankara BAM 21. HD, E. 2025/16, K. 2026/991, 16.07.2026). Trafik sigortası dosyalarında buna ek bir güvence vardır: KTK m. 111/2 uyarınca tazminat miktarına ilişkin olup yetersiz olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar, yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir. Bu hüküm kasko ilişkisine doğrudan uygulanmaz; kasko mutabakatnamelerinde ihtirazi kaydın önemi bu nedenle daha da artar.
Erzurum kararı bu noktada farklı bir stratejiyi de göstermektedir. Orada sigortalı mutabakatı ortadan kaldırmayı değil, tam tersine ona dayanmayı seçmiş ve sigortacının mutabakatta kabul ettiği sovtaj bedelinin kendisine ulaşmasını sağlamadığını ileri sürmüştür. Mutabakatta rayiç değer makul, sorun yalnızca sovtajın tahsilindeyse bu yol; rayiç değer de düşük belirlenmişse ihtirazi kayıt ve KTK m. 111/2 yolu öne çıkar.
VII. UYGULAMAYA YÖNELİK NOTLAR
· Pert bildiriminde rayiç, sovtaj ve ödenecek fark ayrı ayrı ve yazılı olarak istenmelidir. Sovtajın hangi ihale platformunda, hangi tarihte ve hangi teklif üzerinden belirlendiği de sorulmalıdır.
· Rayice itiraz edilecekse kaza tarihine yakın, aynı model, yıl, donanım ve kilometredeki araçların satış ilanları tarihli ekran görüntüleriyle saklanmalıdır.
· Sovtaj tercihi bilinçli yapılmalıdır. Sovtajın yüksek gösterildiği kanaati varsa, hurdanın sigortacıya bırakılması ve rayiç değerin tamamının talep edilmesi seçeneği değerlendirilmelidir.
· Hurda sigortacının gösterdiği alıcıya devredilecekse, mutabakatta yazan sovtaj bedelinin hesaba yatıp yatmadığı izlenmeli; eksik ödemede durum bir aylık garanti süresi içinde sigortacıya yazılı olarak bildirilmelidir.
· İbraname, mutabakatname veya temlikname imzalanacaksa belgeye "fazlaya ilişkin haklarım saklıdır" kaydı düşülmelidir. Trafik sigortası dosyalarında KTK m. 111/2'deki iki yıllık süre takip edilmelidir.
· Uyuşmazlıkta bilirkişiden rayiç değerin emsal ilanlarla, sovtajın ise piyasa koşullarına göre bağımsız olarak belirlenmesi istenmeli; ihale teklifinin ya da noter satış bedelinin kendiliğinden esas alınmasına itiraz edilmelidir.
SONUÇ
Pert tazminatı, rayiç ile sovtaj arasındaki farktır ve bu iki rakamdan biri yanlış belirlendiğinde sigortalının zararı karşılanmamış olur. 2026 tarihli bölge adliye mahkemesi kararları rayiç değer bakımından yöntemi netleştirmiştir: Kasko listesi oranlaması değil, kaza tarihine yakın emsal ilanlar ve pazarlık payı esas alınır. Sovtaj bakımından da Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin çizgisi açıktır: Hurdanın kimde kalacağına sigortalı karar verir ve sigortacı onay almadan sovtajı tazminattan düşemez.
Asıl açık alan, sigortacının ihale yoluyla belirlediği ve fiilen gerçekleşmeyen sovtaj bedelidir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi sovtajın piyasa koşullarına göre bilirkişice belirlenecek objektif bir değer olduğunu, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi ise sigortacının yönlendirdiği alıcının eksik ödemesinden sigortacının poliçe limitine bağlı kalmaksızın sorumlu olduğunu kabul etmiştir. İkinci kararın Yargıtay denetiminden geçip geçmeyeceği belirsizdir. Ancak genel şartlarda zaten var olan bir aylık sovtaj garantisi, TBK m. 112 ve 116 ile birlikte okunduğunda, sovtajı belirleyen ve satışı organize eden sigortacının bu bedelin gerçekleşmemesinin riskini de taşıması gerektiği sonucuna ulaştırmaktadır.
De lege ferenda, genel şartlardaki garanti hükmünün kapsamının netleştirilmesi yararlı olacaktır. Sovtajın belirlendiği ihale kaydının hak sahibine verilmesi, teklif sahibinin aracı belirlenen bedelle almakla yükümlü tutulması ve sigortacının yönlendirdiği satışlarda bedelin sigortalının hesabına geçmesinin sigortacı tarafından güvence altına alınması açıkça düzenlenirse, "şişirilmiş sovtaj" tartışmasının önemli bir kısmı yargıya taşınmadan çözülebilecektir.
KAYNAKÇA
· 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 1409, 1459.
· 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 112, 116, 128.
· 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, m. 90, 111.
· Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları, B.3.3.1.1, B.3.3.2.2.
· Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, B.2.3 (12.06.2026 tarihli değişiklikle).
· Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/16302, K. 2024/13865, T. 26.12.2024.
· Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/13750, K. 2025/32, T. 06.01.2025.
· Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/5134, K. 2025/3306, T. 26.02.2025.
· Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/9287, K. 2025/13535, T. 02.10.2025.
· İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/292, K. 2026/173, T. 29.01.2026.
· Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2025/179, K. 2026/192, T. 12.02.2026.
· Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2024/1305, K. 2026/437, T. 12.03.2026.
· Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/650, K. 2026/1057, T. 13.05.2026.
· Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2024/505, K. 2026/834, T. 25.06.2026.
· Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/264, K. 2026/978, T. 06.07.2026 (temyiz yolu açık).
· Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2025/16, K. 2026/991, T. 16.07.2026.
· Küçükcankurtaran, Melih: "Elektrikli Araçlarda Pert Bedeline Dair Uyuşmazlıklar", hukukihaber.net, 2026.
Next