Günümüzde sporu eğlenceli, sağlığa faydalı, toplumları birleştirici ve rekabete dayalı bir sosyal aktivite olarak tanımlamak mümkündür. Ancak son dönemde spor alanlarında artış gösteren şiddet olayları, bireylerin can ve mal güvenliğini tehlikeye atarak sporun güzel yanlarını gölgelemektedir. Özellikle farklı ülke ve bölge takımları ev sahibi takımların müsabakalarına gittikleri zaman ev sahibi kulübün yönetiminin, valinin, belediye başkanının göstereceği misafirperverlik taraftara da pozitif olarak sirayet etmektedir. Her ne kadar her maçta birkaç holigan bulunsa da özellikle deplasmana giden takımları samimi bir sıcaklıkla ev sahibi yönetimi karşıladığı zaman taşkınlıklar minimalize edilebilir. Bazı takımlar arasında daha sert geçen müsabakalara şahit olmaktayız bu durumda daha üst düzey yöneticilerin (Cumhurbaşkanı, Bakan, Bakan Yardımcısı vs.) müsabaka karşılaşmasına katılması halinde futbol karşılaşmasının fair play ruhuna daha da uygun olacağı inancını taşımaktayız. Aşırı fanatizmin törpülendiği spor müsabakalarında öfke, şiddet ve saldırganlık gibi duygu ve davranışlar yerini daha çok karşılıklı saygıya, birbirini tanımaya, samimiyete ve futbolun temelini oluşturan birleştirici ruh dinamizmine hizmet etmeye başlar.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 59. maddesinde sporun geliştirilmesi ve tahkim ele alınmış olup sporun önemine vurgu yapılmıştır.
Anayasa da düzenlenen bu kurum 6222 sayılı yasa ile somutlaştırılmış ve biz de bugün 6222 sayılı yasanın üçüncü bölümünde Yasak Fiiller ve Ceza Hükümleri başlığı altında düzenlenen 13. maddeyi spor alanlarına yasak madde sokulması ve müsabaka düzeninin bozulmasını ele alacağız.
6222 sayılı yasanın 3. maddesinde tanımlanmış bazı kavramlar makalemizde sıkça geçeceğinden dolayı bu kavramların yasa metninde ki tanımlarını vermede yarar görüyoruz.
Madde 3/1-f altında müsabaka alanı: Spor müsabakalarının yapıldığı alanlarda müsabakanın yapıldığı yer ile sporculara ve görevlilere tahsis edilmiş yerleri,
3/1-g de spor alanı: Spor müsabakalarının veya antrenmanların gerçekleştirildiği alanlar ile seyircilere ait seyir alanları, özel seyir alanları, sporculara ait soyunma odası ve bu Kanunun uygulanması kapsamında spor yapmaya elverişli alanları, müsabaka öncesinde, esnasında veya sonrasında taraftarların sürekli veya geçici olarak gruplar hâlinde toplandıkları yerleri, müsabakanın yapılacağı yere gidiş ve geliş güzergâhları, takım veya taraftarların toplu olarak seyahat ettikleri araçları ya da takımların kamp yaptığı yerleri,
3/1-l de Seyir alanı: Spor müsabakalarının yapıldığı alanlarda seyircilere tahsis edilmiş yerleri,
3/1-m de Özel seyir alanı: Seyircilerin müsabakayı dijital ortamda seyretmeleri amacıyla il ve ilçe spor güvenlik kurulları tarafından belirlenen, müsabaka alanı dışındaki geçici yerleri, ifade etmektedir.
6222 sayılı yasanın 13. maddesinin kanuni metni:
MADDE 13 – (Değişik:4/7/2019-7182/7 md.)
(1) Bulundurulması esasen suç oluşturan silahları müsabaka, seyir, özel seyir ve antrenman alanları ile takım veya taraftarların toplu olarak seyahat ettikleri araçlara sokan kişi hakkında, 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun ek 1 inci maddesi hükümlerine göre cezaya hükmolunur.
(2) Esasen bulundurulması suç oluşturmamakla beraber 12 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamına giren alet veya maddeleri müsabaka, seyir, özel seyir ve antrenman alanları ile takım veya taraftarların toplu olarak seyahat ettikleri araçlara sokan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) 12 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamına giren alet veya maddeleri seyircilere temin etmek amacıyla müsabaka, seyir, özel seyir ve antrenman alanları ile takım veya taraftarların toplu olarak seyahat ettikleri araçlara sokan veya bu yerlerde seyircilere temin eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(4) 12 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamına giren alet veya maddeleri müsabaka, seyir veya antrenman alanlarında kullanarak müsabaka veya antrenman düzeninin bozulmasına sebebiyet veren kişi, fiili daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(5) Müsabaka, seyir veya antrenman alanlarına sokulması yasak olmayan maddeleri kullanarak müsabaka veya antrenman düzeninin bozulmasına sebebiyet veren kişi, fiili daha ağır bir cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, yüz gün adli para cezasıyla cezalandırılır.
(6) Müsabaka, seyir, özel seyir ve antrenman alanları ile takım veya taraftarların toplu olarak seyahat ettikleri araçlara müsabaka öncesinde veya sırasında uyuşturucu veya uyarıcı madde ya da 12 nci maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesine aykırı olarak müsabaka, seyir ve antrenman alanlarına alkollü içecek sokan kişi, fiili daha ağır bir cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, otuz gün adli para cezası ile cezalandırılır.''
Çalışma konusu olan suç tipleri Kanun’un 13. maddesinde altı farklı şekilde tanımlanmıştır. Bu nedenle ilgili maddede yer alan tipikliğe uygun olmayan davranışlar Kanun’a göre suç olarak değerlendirilmeyeceği gibi cezaya da tabi kılınmayacaktır.
Silah deyiminden de ne anlaşılması gerektiği 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 6/1-f'de ifade edilmiştir:
Silah deyiminden;
1. Ateşli silahlar,
2. Patlayıcı maddeler,
3. Saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici alet,
4. Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler,
5. Yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeler,
13/1 kanun metni muhteviyatından net bir şekilde anlaşılmasa da ruhsatlı silahın da buraya dahil olduğu 6136 sayılı yasanın ek birinci maddesinde geçen ''Ayrıca, bu kişilerin silah ruhsatları bulundurmaya çevrilir.'' ifadesinden ruhsatlı silahın da bu kapsamda değerlendirileceği doktrinde ifade edilmektedir.
13/2,3 ve 4. fıkralarında ifade edilen suçların gerçekleşmesinde ise 12/1-b'ye göre '' Esasen bulundurulması yasak olmamakla beraber kesici, ezici, bereleyici veya delici aletler ile patlayıcı, parlayıcı, yanıcı veya yakıcı maddelerin,'' bu eşyaların hayatın olağan akışında bulundurulması kanunda tanımlanan suç tipine uygun olmamasına rağmen bu eşyaların belirtilen yerlere sokulması halinde ise suç oluşur. Örneğin çakmak bulundurmak suç değildir lakin bunu spor müsabakasına giderken yanında spor alanına götüren kimse 13/2'ye göre cezalandırılır.
13/5'e göre herhangi bir kimsenin spor alanına giderken yanında götürebildiği eşya olan ayakkabının sahadaki oyunculara fırlatılması örneği verilebilir.
FİKRİ İÇTİMA
Fikri (farklı neviden) içtima, failin tek bir hareketi ile birden fazla suç oluşturmasıdır. Bir kimsenin müsabaka esnasında işlemiş olduğu bir fiil ile hem 6222 saylı yasanın 13. maddesine uygun tipik bir hareket ve hem de başkaca bir suça vücut verdiği hallerde fikri içtima hükümleri uygulama alanı bulup kimse hakkında sadece daha ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırma yoluna gidilir. Bir kimsenin sahaya yanan bir meşale attığını düşünelim bu meşalenin herhangi bir oyuncunun da kafasına geldiğini ve kafasının kırılmasına neden olduğunu varsayalım bu durumda hem 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 86.maddesinde ifade edilen kasten yaralama suçu hem de 6222 sayılı yasanın 13/4 de ifade edilen tipikliğe de uyduğu bu durumda fikri içtima hükümleri uygulanıp daha ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırma yoluna gidilir, her iki suçtan dolayı cezalandırma yoluna gidilmez.
YAPTIRIM
Türk Ceza Kanunu’nun birinci maddesinde ceza kanununun amaç; kişi hak ve özgürlüklerini, kamu düzen ve güvenliğini, hukuk devletini, kamu sağlığını ve çevreyi, toplum barışını korumak, suç işlenmesini önlemektir. Kanunda, bu amacın gerçekleştirilmesi için ceza sorumluluğunun temel esasları ile suçlar, ceza ve güvenlik tedbirlerinin türleri düzenlenmiştir.
Yaptırım ise suçtan dolayı zarar gören bu düzenin tekrar dengesini sağlamak ve fail üzerinde hukuki sonuçlar oluşturmak adına önem arz etmektedir. Bu doğrultuda TCK’nin üçüncü kısmında düzenlenen yaptırım kavramı, suça karşı uygulanması için cezalar ve güvenlik tedbirlerinden oluşmaktadır. 6222 sayılı yasanın 13. madde muhteviyatında altı farklı fıkra düzenlenmiş olup, her bir fıkrada düzenlenen fiilin de suça nasıl vücut verdiği ve bu fıkralarda öngörülen suçların işlenmesi halinde kimsenin hangi yaptırımlarla karşılaşacağı da her bir fıkra da ayrı ayrı düzenlenmiştir. Her bir fıkra için hangi cezanın ve ne kadar cezanın öngörüldüğünü mezkur 13. madde de yer aldığı için burada ayrıca cezalar belirtilmeyecek.
SEYİRDEN YASAKLANMA
6222 sayılı yasanın 18’inci maddenin 1’inci fıkrasının 2’nci cümlesinde ki düzenlemede geçen tanıma göre, seyirden yasaklanma ibaresinden kişinin müsabakaları ve antrenmanları izlemek amacıyla müsabaka, antrenman ve seyir alanlarına girişinin yasaklanması anlaşılır. 18’nci maddeye göre hakkında Seyirden yasaklanma kararı karar verilen kişi, müsabakaların ve/veya antrenmanların yapıldığı “spor alanlarına” giremeyecektir
6222 sayılı yasanın 18'inci maddesinin birinci fıkrasında ''Kişinin, bu Kanunda tanımlanan veya yollamada bulunulan ilgili kanunlardaki suçlardan dolayı mahkemece kurulan hükümde, hakkında güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklanmasına karar verilir.'' seyirden yasaklanma bir güvenlik tedbiri olarak öngörülmüştür.
6222 Sayılı Kanunun 18’nci maddesinin 3’üncü fıkrasında “seyirden yasaklama” tedbirinin uygulanmasını düzenlemiştir. Buna göre; “Bu madde kapsamına giren suçlardan dolayı soruşturma başlatılması halinde şüpheli hakkında spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbiri derhal uygulamaya Konulur.” Kanun Koyucunun, 18/3’üncü maddede yer alan düzenlemeyle 6222 sayılı kanunda yer alan suçlar ile bu kanunun atfıyla yollamada bulunan kanunlarda yer alan suçlar bakımından bir koruma tedbiri ihdas ettiği açıktır. Kanunun bu fıkrasında seyirden yasaklamanın ayrıca bir koruma tedbiri olduğu da hükme bağlanmıştır.
5237 sayılı yasanın 2'nci maddesine göre ''Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz.'' hüküm altına alınmıştır. Suç, ceza ve güvenlik tedbirlerinin ancak kanunda yer alması gerektiği yani yasama erki dışında başka bir kişinin veya makamın suç, ceza ve güvenlik tedbiri ihdas edemeyeceği açıktır.
6222 sayılı yasanın 18'inci maddesine göre kimlerin koruma tedbiri olarak seyirden yasaklamaya hükmedebileceği konusunda bir açıklık mevcut değildir, bu konuya ilişkin doktrinde fikir birliği mevcut değildir. Hakim, savcı ve hatta kolluğun dahi bu koruma tedbirine hükmedebileceğini ifade eden doktrinsel görüşler mevcuttur. Ama gene 18'inci maddeye göre güvenlik tedbiri olarak uygulanmasına hükmedebilecek makam doğrudan ifade edilmiş olup bu konu da bir tartışma mevcut değildir. Koruma tedbiri olarak seyirden yasaklamanın hangi makamlar tarafından kaldırılabileceği ise 18'inci maddenin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesinde şöyle ifade edilmiş: Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından bu tedbirin kaldırılmasına karar verilmediği takdirde bu yasağın uygulanmasına koruma tedbiri olarak devam edilir.''
Seyirden yasaklanma için öngörülen yaptırım süresi 18'inci maddenin birinci fıkrasında hükmedilen ceza ile birlikte seyirden yasaklanma süresi belirtilmiş olup ''Hükmün kesinleşmesiyle infazına başlanan seyirden yasaklanma yaptırımının süresi cezanın infazı tamamlandıktan itibaren bir yıl geçmesiyle sona erer.'' hüküm kesinleşmeli, bu hüküm infaz edilmeli ve infazdan sonra da bir yılın geçmesi gerektiğine hükmedilmiştir. Devamında ki cümlede de ''Bu güvenlik tedbirine ceza verilmesine yer olmadığı kararı ile birlikte hükmedilmesi halinde, hükmün kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl geçmesiyle bu güvenlik tedbirinin uygulanmasına son verilir.'' diye devam etmiştir.
KONUYA İLİŞKİN YARGITAY KARARLARI
19. Ceza Dairesi 2015/34806 E. , 2016/16040 K. , 20.04.2016 Tarihli Mahkümiyet Kararı
''6222 sayılı Kanun'un 13/2. maddesindeki suç açısından maddi unsur, esasen bulundurulması suç oluşturmamakla beraber 12. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamına giren alet veya maddelerin spor alanlarına sokulmasıdır. Buna göre, kişinin bu alet veya maddeleri spor alanında üzerinde bulundurması suçun oluşumu açısından yeterli olup, bu alet veya maddelerin spor alanlarında kullanılıp kullanılmaması önem taşımamaktadır. Bu fiil eğlenme veya kutlama için olsa bile bu suç oluşacaktır.
6222 sayılı Kanun'un 13/4. maddesine göre, anılan Kanun'un 12. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamına giren alet veya maddeleri spor alanında kullanan kişi, bu suretle müsabaka düzeninin bozulması halinde, fiili daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Burada, anılan Kanun'un 13/2. maddesinden farklı olarak, esasen bulundurulması yasak olmamakla beraber kesici, ezici, bereleyici veya delici aletler ile patlayıcı, parlayıcı, yanıcı veya yakıcı maddeleri spor alanında kullanan kişinin bu suretle müsabaka düzeninin bozulmasına yol açması cezalandırılmaktadır. Bu suç açısından, müsabaka düzeninin bozulması objektif cezalandırılabilme şartını teşkil etmektedir. Failin kastının müsabaka düzeninin bozulmasını kapsaması, bu suçta aranmayacağından, fail, bu alet veya maddeleri spor alanında kullanmakla müsabaka düzeninin bozulmasını öngörmüş olmasa bile bu madde çerçevesinde cezalandırılacaktır. Müsabaka düzeninin bozulması, sportif faaliyetin olağan akışının dışarıdan yapılan müdahale ile durdurulmasını ifade etmektedir.
Dosya kapsamına göre, 08.12.2012 tarihinde 1461 .... - .... futbol takımları arasında yapılan spor müsabakası sırasında ev sahibi tribününde yer alan sanığın, 6222 sayılı Kanun'un 12/1-b maddesi kapsamına giren meşaleyi yakması biçimindeki eylemi karşısında, sanığın müsabaka sırasında yaktığı meşale ile müsabakanın düzenini bozduğuna ilişkin dosya içeriğinde herhangi bir delil olmaması da dikkate alınarak, sanığın eyleminin 6222 sayılı Kanun'un 13/2. maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, kanuna aykırı bulunmuştur. ''
19. Ceza Dairesi 2015/14368 E. , 2016/20101 K. , 22.06.2016 Tarihli Berat Kararı
''6222 sayılı Kanun'un 13/2. maddesindeki suç açısından maddi unsur, esasen bulundurulması yasak olmamakla beraber kesici, ezici, bereleyici veya delici aletler ile patlayıcı, parlayıcı, yanıcı veya yakıcı maddelerin spor alanlarına sokulmasıdır. Kişinin bu alet veya maddeleri spor alanında üzerinde bulundurması suçun oluşumu açısından yeterli olup, bu alet veya maddelerin spor alanlarında kullanılıp kullanılmaması önem taşımamaktadır.
6222 sayılı Kanun'un 13/5. maddesinde ise, spor alanına sokulması yasak olmayan alet veya maddeleri kullanarak müsabaka düzeninin bozulması sebebiyet veren kişinin, fiili daha ağır bir cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, cezalandırılacağı öngörülmektir. Müsabaka düzeninin bozulması, sportif faaliyetin olağan akışının dışarıdan yapılan müdahale ile durdurulmasını ifade etmektedir.
Bu suçlar ile korunan hukuki yarar, spor alanlarında bulunan kişilerin genel sağlık ve güvenliği olup, bu suçlarla spor alanında bulunan kişilerin hayatı, sağlığı ve malvarlığı açısından tehlike doğurabilecek alet veya maddelerin spor alanlarına sokulması cezalandırılmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; 02.09.2011 tarihinde Türkiye - Kazakistan futbol takımları arasında yapılan spor müsabakası sırasında ev sahibi tribününde yer alan sanığın, üzerinde bulundurduğu kol saatini saha içine atması biçiminde açıklanan eylemi karşısında; sanığın, kol saatinin kordonunun kopması suretiyle saha içine düştüğüne ilişkin savunması, suça konu kol saatinin adli emanete alınmaması nedeniyle 6222 sayılı Kanun'un 12/1-b maddesi kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesinin mümkün olmaması ve dosya kapsamına göre sanığın fiili ile müsabaka düzeninin bozulduğuna dair bir delil de bulunmaması dikkate alınarak, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/2. ve Anayasanın 38/4. maddelerinde ifade edilen suçsuzluk karinesinin bir uzantısı olarak evrensel nitelikteki "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereğince mahkemenin beraat kararı sonuç itibariyle isabetli görülmekle, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.''
19. Ceza Dairesi 2015/32286 E. , 2016/16039 K. , 20.4.2016 T.
''1-Sanığın aşamalarda; stadyuma girerken yanında meşale bulunmadığına ve maçta meşale yakmadığına ilişkin savunmasının dosya içeriğindeki polis memurlarınca çekilen olay anına ait fotoğraf ile de doğrulanması karşısında, öncelikle 03.09.2012 tarihli tutanak altında imzası bulunanların duruşmaya davet edilerek tanık sıfatıyla ifadelerinin alınması ile söz konusu kamera görüntülerinin bilirkişiye tevdi edilip, sanığın spor alanına meşale sokup sokmadığı ve spor müsabakası sırasında meşale yakıp yakmadığı araştırılarak sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Kabule göre de,
a-6222 sayılı Kanun'un 13/4. maddesine göre, anılan Kanun'un 12. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamına giren alet veya maddeleri spor alanında kullanan kişi, bu suretle müsabaka düzeninin bozulması halinde, fiili daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Burada, anılan Kanun'un 13/2. maddesinden farklı olarak, esasen bulundurulması yasak olmamakla beraber kesici, ezici, bereleyici veya delici aletler ile patlayıcı, parlayıcı, yanıcı veya yakıcı maddeleri spor alanında kullanan kişinin bu suretle müsabaka düzeninin bozulmasına yol açması cezalandırılmaktadır. Bu suç açısından, müsabaka düzeninin bozulması objektif cezalandırılabilme şartını teşkil etmektedir. Failin kastının müsabaka düzeninin bozulmasını kapsaması, bu suçta aranmayacağından, fail, bu alet veya maddeleri spor alanında kullanmakla müsabaka düzeninin bozulmasını öngörmüş olmasa bile bu madde çerçevesinde cezalandırılacaktır. Müsabaka düzeninin bozulması, sportif faaliyetin olağan akışının dışarıdan yapılan müdahale ile durdurulmasını ifade etmektedir.
Dosya kapsamına göre, 01.09.2012 tarihinde ... - ... futbol takımları arasında yapılan spor müsabakası sırasında ev sahibi tribününde yer alan sanığın, 6222 sayılı Kanun'un 12/1-b maddesi kapsamına giren meşaleyi yakması biçimindeki eylemi karşısında, sanığın müsabaka sırasında yaktığı meşale ile müsabakanın düzenini bozduğuna ilişkin dosya içeriğinde herhangi bir delil olmaması da dikkate alınarak, sanığın eyleminin 6222 sayılı Kanun'un 13/2. maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında hataya düşülerek, anılan Kanun'un 13/4. maddesi gereğince hüküm kurulması,
b-Kısa süreli hapis cezası TCK'nın 50/1-a maddesi uyarınca seçenek yaptırım olarak adli para cezasına çevirilen sanık hakkında; güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarının seyirden yasaklanma kararının süresi bakımından, 6222 sayılı Kanun'un 18/1. maddesi "...Hükmün kesinleşmesiyle infazına başlanan seyirden yasaklanma yaptırımının süresi cezanın infazı tamamlandıktan itibaren bir yıl geçmesiyle sona erer..." hükmünün uygulanması gerekirken, mahkemece anılan Kanun'un 18/6. maddesi gereğince kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren bir yıl süre ile spor müsabakalarından seyirden yasaklanmasına karar verilmesi,
c-Sanık hakkındaki güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklanma kararının bir sonucu olarak 6222 sayılı Kanun'un 18/10. maddesinde yazılı bulunan hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine,''
19. Ceza Dairesi 2018/4080 E. , 2018/10072 K. , 09.10.2018 T.
''1-Hakkında daha önce Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına karar verilen sanığın denetim süresi içinde işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı mahkum olması üzerine, dosyayı ele alan mahkemece duruşma açılarak ve sanığın savunması alınarak CMK'nun 231/11. maddesine uygun olarak hükmün açıklanması gerektiği halde sanığın savunması alınmaksızın yargılama yapılmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2-6222 sayılı Kanun'un 18/3. maddesi uyarınca uygulanan "seyirden yasaklama" tedbiri, Kanun'da tanımlanan veya yollamada bulunan ilgili kanunlardaki suçlardan birinin işlendiği şüphesinin olması ve bu şüphe nedeniyle hakkında soruşturma başlamış olması durumunda hiçbir karara gerek olmaksızın Kanun gereği derhal uygulamaya konulan "özgün ve önleyici amaçlı koruma tedbiri"dir.
Seyirden yasaklama tedbiri bakımından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'undaki koruma tedbirlerine ilişkin genel kuralların dışına çıkılmıştır. Nitekim, ceza yargılamasına konu seyirden yasaklama kararının sebebini oluşturan eylemden ayrı olarak mahkeme kararı olmaksızın uygulanması, ceza muhakemesinin yapılmasını veya yapılan muhakemenin sonunda verilecek kararları etkileme özelliğinin bulunmaması, verilmesi muhtemel hapis veya adli para cezasının infazını güvence altına alma ile delil temini ve muhafazası amaçlarını taşımaması, anılan Kanun'un 18/3. maddesi uyarınca yerine getirilen seyirden yasaklama tedbirini ceza yargılamasında uygulanan diğer koruma tedbirlerinden farklı kılmaktadır. Özellikleri dikkate alındığında seyirden yasaklama koruma tedbiri, klasik koruma tedbirlerinin sahip olduğu amaca hizmet etmemekte, suçun önlenmesi amacını taşıdığı anlaşılmaktadır.
6222 sayılı Kanun'un 18/5. maddesinde, koruma tedbiri olarak verilen "seyirden yasaklama" kararına karşı itiraz mercileri gösterilerek hangi hallerde "seyirden yasaklama"nın kaldırılacağı belirtilmiştir.
Birinci hal; soruşturma aşamasında "seyirden yasaklama" kararına karşı Cumhuriyet savcısına yapılacak itirazın, kovuşturma aşamasında kovuşturmayı yürüten mahkemeye yapılacak itirazın yerinde görülüp kabul edilmesiyle seyirden yasaklama koruma tedbiri derhal kaldırılır.
İkinci hal; 6222 sayılı Kanunda yer alan suçlar ile bu kanunla yollamada bulunulan kanunlardaki suçlar hakkında soruşturma başlamasıyla verilecek seyirden yasaklama koruma tedbiri; koruma tedbirinin uygulanmasına neden olan suça bağlı yapılan soruşturma neticesinde CMK'nun 171 veya 172. maddelerine göre kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi halinde derhal kaldırılır.
Üçüncü hal; 6222 sayılı Kanunda yer alan suçlar ile bu kanunla yollamada bulunulan kanunlardaki suçlar hakkında soruşturma başlamasıyla verilen seyirden yasaklama türündeki koruma tedbiri; koruma tedbirinin uygulanmasına neden olan suça bağlı yapılan kovuşturma neticesinde sanık hakkında CMK'nun 223/2. maddesine göre beraat kararı veya 223/8. maddesine göre düşme kararı (ön ödeme nedeniyle düşme kararı verilmesi durumu hariç) verilmesi halinde derhal kaldırılır.
6222 sayılı Kanun'da tanımlanan veya bu Kanun'un yollamada bulunduğu diğer kanunlarda belirtilen suçlarla ilgili olarak başlatılan ceza muhakemesinin anılan Kanun'un 18/1. ve 18/6. maddesinde belirtilen kararlardan biri ile sonuçlanması halinde, koruma tedbiri niteliğinde olan seyirden yasaklama tedbiri, güvenlik tedbiri niteliğinde olan seyirden yasaklanma yaptırımına dönüşür ve anılan Kanun'un 18/1. ve 18/6. maddelerinde (kovuşturma evresinde önödeme nedeniyle CMK'nun 223/8. maddesine göre düşme kararı verilmesi de dahil olmak üzere) belirtilen sürelerle spor müsabakalarını seyirden yasaklanma tedbirinin uygulanmasına devam edilir.
6222 sayılı Kanun'da tanımlanan veya bu Kanun'un yollamada bulunduğu diğer kanunlarda belirtilen suçlarla ilgili olarak soruşturma evresinde önödeme bulunulduğu ve TCK'nun 75. maddesine göre kamu davası açılmaması halinde, önödemede bulunulduğu tarihten itibaren; kamu davasının açılmasının ertelenmesi halinde ise, bu kararın kesinleşme tarihinden itibaren bir yıl süreyle spor müsabakalarını seyirden yasaklama koruma tedbirinin uygulanmasına devam edilir.
Futbol dalında faaliyeti bulunan mevzuata uygun olarak kurulmuş ve TFF tarafından tescil edilmiş dernek veya şirket statüsündeki spor kulüpleri, TFF tarafından her futbol sezonunda açıklanan sezon planlamasına uygun olarak resmi müsabakaların sona erdiği veya resmi müsabakalara ara verildiği dönemlerde özel müsabaka ve turnuva yapabilmektedirler ancak yapılması düşünülen özel müsabaka veya turnuvalar için organizatör kulüp veya müsabaka organizatörü bir dilekçe ile TFF’ye başvuruda bulunarak yazılı izin almak zorundadır. TFF, "Özel Müsabaka ve Turnuva Talimatı"'nda yer alan kriterlere uygun başvuruları onaylamakla birlikte ilgili müsabaka veya turnuvaya hakem, gözlemci veya temsilci atamaktadır.
Böylelikle, futbol dalında "özel müsabaka veya turnuva", TFF tarafından düzenlenmesine izin verilen ve katkıda bulunulan sportif karşılaşmayı ifade etmektedir. Bu halde, koruma, güvenlik veya önleyici idari tedbir gereği spor müsabakalarını seyirden yasaklanan kişi, hazırlık maçı olarak tabir edilen özel müsabaka veya turnuvayı hiçbir suretle izlemek için spor alanlarına giremeyeceği gibi yasaklama kararının sebebini oluşturan fiilin işlendiği müsabakanın tarafı olan ve taraftarı olduğu takımın katıldığı özel müsabaka veya turnuvanın yapılacağı gün, yurt içinde bulunduğu takdirde, müsabakanın başlangıç saatinde ve bundan bir saat sonra bulunduğu yere en yakın genel kolluk birimine başvurmakla yükümlüdür.
08/04/2012 tarihinde Orduspor – Trabzonspor futbol takımları arasında yapılan spor müsabakası sırasında sanığın eylemi sonrası başlatılan soruşturma gereğince derhal uygulamaya konulan spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbirinin gereklerine uymayan sanığın eyleminin anılan Kanun'un 18/9. maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı cihetle, dosya kapsamında yapılan araştırmada yasaklama kararının sebebini oluşturan eylemine ilişkin dava dosyanın akıbetinin tespit edilememesi nedeniyle, mahkemece; Trabzonspor taraftarı olan sanık hakkında koruma tedbirinin uygulanmasına neden olan dava dosyasının getirtilip, soruşturma veya kovuşturma neticesinde verilen kararın türü ve tarihi ile koruma tedbirinin kaldırılmasına karar verilmiş ise, bu tarihin tespit edilerek, ayrıca sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka davaların bulunup bulunmadığı araştırılarak başka davalar var ise; birleştirilmek suretiyle teselsül hükümlerinin gözönünde alınarak; sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
3-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "17.07.2013" yerine "18.07.2013" olarak gösterilmesi,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine,'' 09/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.''
Av. Ramazan BARAN
Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin 24/04/2018 tarih ve 2017/612 E. – 2018/4873 K.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin 11/12/2017 tarih ve 2016/2698 E. – 2017/10771 K.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin 25/12/2017 tarih ve 2016/2059 E. - 2017/11531 K.
KAYNAKÇA :
1-)6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun
https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=6222&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5
2-) Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik
https://resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/12/20121222-6.htm
3-)Yargıtay Karar Arama Sitesi
https://karararama.yargitay.gov.tr//
4-) Süleyman İYİGÜN Yüksek Lisans Tezi
https://openaccess.hacettepe.edu.tr/server/api/core/bitstreams/354d6b6d-e55c-425e-8f59-a067e24c18d0/content
5-) Yrd. Doç. Dr. Yusuf YAŞAR’ın Konuya ilişkin ele aldığı ve Dergiparkta yayınlanan yazısı
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/793234
Next






