6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.106 ile m.107’nin dışında kalan; SPK’nın soruşturma için yazılı başvurusuna bağlı olmayan ve Cumhuriyet Başsavcılığının re’sen takip etmekle yetkili olduğu örgüt kurma (TCK m.220), nitelikli güveni kötüye kullanma (TCK m.155/2) ve nitelikli dolandırıcılık (TCK m.158) suçlarından yapılan soruşturmanın, gerek 6362 sayılı Kanundan ve gerekse de 7596 sayılı Kanundan etkilenmeyeceği, belirtilen suçlar yönünden açılan ve açılacak soruşturmaların devam edeceği,

Sermaye Piyasası Kanunu’nun 115. maddesinin 1. fıkrasında yer alan ve soruşturma şartı sayılan SPK’nın yazılı başvurusunun gerekli olup olmadığı, 6362 sayılı Kanunda tanımlanan sermaye piyasası suçlarının takibini akamete uğratıp uğratmadığı, bu suçlar yönünden de Cumhuriyet Başsavcılığının yetki alanının genişletilip genişletilmemesi gerektiği tartışmasına girmeden;

17 Eylül 2026 tarihinden itibaren yatırım fonlarında yaşanan kriz sonucunda; tasfiyeye tabi tutulan fonlarda işlenen suçların takibinde ve bunlara müdahalede, SPK’nın gerekli tespitleri zamanında yapmak suretiyle Cumhuriyet Başsavcılığına iletmediği, aynı zamanda Borsa İstanbul ve Takasbank yetkililerinin de sorumluluğunu gündeme getirebilecek iddialar bulunduğu, bu konularda görevden kaynaklanan yetkilerde suistimallerin ve ihmallerin ortaya çıktığı, bu nedenle 6362 sayılı Kanunun hukuka aykırı ve suça konu fiillerin önlenmesi, tespiti ve soruşturmaya konu edilmeleri iddiaları yönünden, tüm sürecin baştan sona gözden geçirilmesi, kanunların ve ilgili mevzuatın tatbikinde dikkat ve özen gösterilmesi gerekmekle, bu konuda dikkat ve özen göstermeyen kamu görevlileri ile sorumlular hakkında yasal yolların işletilmesinin lüzumlu olduğu,

Tartışmasızdır.

Yatırımcılar hakkında ise; iddiaya konu suçlara iştirak edip etmediklerinin suçun unsurları ve sübutu yönünden ayrıca değerlendirilmesi gerektiği, hukuki ve meşru zeminde faaliyet gösterenlerin sırf kazanç elde ettiklerinden bahisle otomatik şekilde iddiaya konu suçlar kapsamında değerlendirilemeyeceği, bununla birlikte, kazanç elde edenlerden paranın tahsili ve iadesi konularının ayrıca ele alınması gerektiği gözden uzak tutulmamalıdır.