T.C.
Yargıtay
4. Hukuk Dairesi
2023/8701 E., 2025/3610 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/715-2022/711
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının aracının davalıya Kara Araçları Kasko Sigortası Poliçesi ile sigortalı olduğunu, 21.09.2021 tarihinde davacının aracı ile başka bir aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının aracının hasar gördüğünü, aracın pert totale ayrıldığını, kolluk görevlilerince düzenlenen kaza tespit tutanağında davacıya ait aracın sürücüsünün tespit edilemediğinin belirtildiğini, ancak davacının aracının kaza tarihindeki sürücüsünün ... isimli kişi olduğunu, davacının aracındaki yolcuların da bu durumu kolluk ifadelerinde dile getirdiğini, sürücü ...'ın kazadan kaynaklanan şok ve korkuyla yaralılara müdahale etmek amacıyla kaza yerine yakın bir büfe ya da marketten su almaya gittiğini, geri döndüğünde kolluk görevlilerinin olay yerine geldiğini gördüğünü belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.000,00 TL araç onarım bedeli tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesine talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının aracının sürücüsünün kaza yerinden ayrıldığını, bu nedenle davaya konu araçta meydana gelen hasarın Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.10 maddesi uyarınca teminat kapsamı dışında olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazaya karışan araçta yolcu olarak bulunan kişilerin kolluk ifadelerinde davacıya ait davalıya sigortalı aracın sürücüsünün ... olduğunun beyan edildiği, aracın başka bir kişi tarafından kullanıldığına veya aracın alkolün tesiri altında kullanıldığına dair dosyaya delil sunulmadığı, 6102 sayılı TTK’nın 1409 uncu maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca sigortacının rizikonun teminat dışında kaldığını ispatla yükümlü olduğu, ihbar yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmediği ve iyi niyet kurallarına aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususun teminat içindeymiş gibi ihbar edildiğinin sigortacı tarafından somut ve inandırıcı deliller ile ispatlanması gerektiği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 30.000,00 TL tazminatın 02.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamından, sigortalı araç sürücüsü olduğu iddia edilen ... ’nun kaza sonrası olay mahallinden ayrıldığı, kolluk görevlilerince düzenlenen kaza tespit tutanağında davacının aracının sürücüsünün tespit edilemediğinin belirtildiği, davacının aracının pert total olduğu, araç içerisindeki yolcuların yaralandığı, buna rağmen sürücü olduğu iddia edilen kişinin yaralanmadığının anlaşıldığı, bu hususun tıbben açıklanması gerektiği, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A.5.10. maddesinde, "Zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) hariç olmak üzere; bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bentlerdeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılma" denilmek suretiyle, maddede ifade olunan hâller ile benzer hâller dışında olay yerini terkin, zararın teminat dışında olmasına yol açacağının kabul edildiği, davaya konu olayda, sürücü olduğu iddia olunan ...’nun kazadan sonra eşi ile arkadaşlarının kötü durumda olduğunu görmesiyle yakınlardan su bulmaya gitmek amacıyla ayrıldığını açıkladığı, yukarıda anılan Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A.5.10. maddesi gereği, kural olarak zararın teminat dışı olduğununun ispat yükü davalı sigortacıda bulunsa da; somut olayın özellikleri ve bilhassa davacıya ait aracın sürücüsü olduğunu iddia eden kişinin yaralandığını iddia etmediği ve park hâlindeki araca çarpması sonucu oluşan kazada can güvenliğini tehlikeye atacak hiçbir durum olmadığı hâlde; olay yerinden yalnızca su bulma gayesiyle ayrılmasının kazanın meydana geldiği yer, olayın oluş biçimi ve meydana geldiği saat gözetildiğinde; haklı sebeple olay yerini terkin ötesine geçen bir durumun bulunduğu, aksi durumun ispat yükünün davacı sigortalıya geçtiği, poliçe tanzim tarihi ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 1409 uncu maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerektiği, olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi hâlinde ise, bu oluş şeklinin Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A.5.10. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hâllerden olması gerektiği, sigortalının, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A.5.10. maddesi ve 6102 sayılı TTK’nın 1446 ncı maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar etmesi halinde ise, ispat yükünün yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükünün sigortalıya ait olduğu, davaya konu olayda araç sürücüsünün korku, kaygı ya da panik yaşamasını gerektirir bir durumun varlığından da söz edilemeyeceği, sürücünün yaralanmadığı da göz önüne alındığında, sürücünün olay yerinden ayrılma sebebi olarak gösterilen su bulmanın, A.5.10. maddesi anlamında zorunlu hâl olmadığının belirgin olduğu, ispat yükünün yer değiştirdiğinin kabulünün gerekli olduğu, somut olayın özellikleri gereği, davacıya ait araç sürücüsünün kaza yerini anılan Genel Şartlar’da belirtilen zorunlu nedenlerle terk ettiği, dolayısıyla; zararın poliçe teminatı kapsamında kaldığını ispat yükünün davacı sigortalıya ait olup dosyadaki mevcut deliler ile de hasarın teminat kapsamında kaldığının davacı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, başvurunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacıya ait aracın sürücüsünün ... olduğunu, bu hususun ... ’nun ve aynı araçta yolcu olarak bulunan kişilerin kolluk ifadeleri ile sabit olduğunu, kaza tarihinde ...'nun önünde seyreden araç sürücüsü ...’in de bu durumu beyan ettiğini, davalı sigortacının, 6102 sayılı TTK’nın 1409 uncu maddesi gereği, aracın sigortalının beyan ettiği sürücü dışında başka bir sürücünün idaresinde iken kazanın meydana geldiğini ve kazanın bu oluş şeklinin de Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A.5.10. maddesi gereği sigorta teminatı dışında kaldığını somut kanıtlarla ispat edebildiği ölçüde sorumluluktan kurtulabileceğini, salt sürücü değişikliği iddiasının da davalı ... şirketinin davacının hasar talebini reddedebilmesine yol açmayacağını, olayda teminat dışı hallerden birinin varlığının sigorta şirketince ispatlanması gerektiğini, sürücünün olay yerini terk etmesinden bahsedilemeyecek olup sürücünün söz konusu kazanın meydana gelmesinin ardından haklı bir sebeple kısa süreliğine yakınlarına su almak için olay yerinden ayrıldığını, davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Kara Araçları Kasko Sigortası Poliçesi ile teminat altına alınan davacının aracının karıştığı trafik kazası sonucu hasar görmesi sonucu talep edilen araç hasar/onarım tazminatına ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Next





