T.C.

Yargıtay

4. Hukuk Dairesi

2024/668 E., 2024/9713 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/739 E., 2023/739 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi/ İtirazın Reddi
SAYISI : K-2023/329523

Taraflar arasında sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı vekilince karara itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 15.10.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... geldi, davalı adına gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 15.10.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; aleyhine başvuru yapılan Ak Sigorta A.Ş. tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalanmış ... plakalı aracın 06.11.2021 tarihinde 06 BE 8599 plakalı araç ile çarpışması neticesinde hasarlandığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 400.000,00 TL 'nin avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsünün olay sırasında 144 promil alkollü olduğu, bu nedenle başvurunun reddi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; alkol ile kazanın gerçekleşmesi arasında illiyet bağı bulunmadığını, kazanın münhasıran alkolün etkisinde gerçekleşmediğini ve aleyhe verilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek karara itiraz etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıya ait sigortalı aracı kullanan araç sürücüsünün 1.44 promil alkollü olarak kaza yaptığının sabit olduğunu, bu oranın Karayolları Trafik Kanunu 48.maddesi ve ilgili yönetmeliğin 97/1 maddesinde belirtilen tolerans sınırının üstünde bulunduğuna, Kasko Poliçesi Genel Şartlarının A.5.5. maddesinde yasada belirtilen sınıra atıf yapıldığını ve yasada da “güvenli sürme yeteneği” aranmaksızın alkollü araç kullanma yasağı getirildiğine göre, eski mevzuat dikkate alınarak oluşturulan Yargıtay kararlarında vurgu yapıldığı üzere alkolün münhasır etkisinin aranmasına gerek olmadığını, kaldı ki trafik kazasının gerçekleşme şekline ilişkin olarak ifade ve kaza tespit tutanağı içeriğinde yapılan incelemede de araç sürücüsünün alkolün tesirinde gerçekleşen ve kusurlu eylemi dışında münhasır illiyet bağını ortadan kaldırabilecek kuvvette başka bir unsurun kazaya tesiri olmadığı anlaşıldığından davacıya ait araçta gerçekleşen zararın poliçe teminatı kapsamında olmadığı ve Uyuşmazlık Hakemince başvurunun reddi yönünde oluşturulan kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkiline ait ... plaka sayılı aracın kasko poliçesi ile davalı şirketçe sigortalandığını, 06.11.2021 tarihinde yani sigorta dönemi içerisinde meydana gelen trafik kazası neticesinde aracın hasarlandığını ve sigorta şirketine ihbar edildiğini, fakat; sigorta şirketi tarafından verilen 15.11.2021 tarihli cevabi yazıda; "sigortalı kaza esnasında alkollü olduğundan Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.5. maddesi gereğince zararın karşılanmayacağının" bildirildiğini, davalı şirketçe yapılan bildirim üzerine zararının karşılanmayacağını öğrenen davacının aracını kendi imkanları dahilinde aldığı en yüksek sovtaj teklifi olan 198.000,00 TL karşılığında sattığını, kaza sonrası olay yerine intikal eden polis memurları tarafından düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında ve Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesinin aynı maddi vakıaya ilişkin yürüttüğü 2022/966 Esas sayılı dosyası kapsamında Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı'ndan alınan raporda da; uyuşmazlığa konu kazanın oluşumunda davacının tali (%25), kazaya karışan diğer araç olan ... plaka sayılı araç sürücüsünün ise asli (%75) kusurlu olduğunun tespit edildiğini, yerleşik içtihatlar doğrultusunda zararın teminat dışı kaldığından bahsedebilmek için, salt araç sürücüsünün kaza esnasında alkollü durumda bulunması yeterli olmayıp kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelmiş olması gerektiğini, dolayısıyla zararın teminat dahilinde olduğunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında araçta meydana gelen hasar bedelinin tahsili talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1401 vd maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48 inci maddesi,
3. Değerlendirme
6847 Sayılı Kanun'un 19. maddesi ile değişik 2918 sayılı KTK.'nın 48/6. maddesinde; "Yapılan tespit sonucunda 1.00 promil ve üstü alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır.” düzenlemesi ve TCK.nın 179/3 maddesinde ise "Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanan kişi yukarıdaki madde hükmüne göre cezalandırılır.” düzenlemesi ve Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.5 maddesinde yer alan; Taşıtın uyuşturucu maddeler veya Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararlar” düzenlemesi karşısında %100 kusurlu olup 1.00 promil ve üstü alkollü sürücülerin emniyetli araç sevk ve idare edemeyecek durumda olmaları nedeniyle meydana gelen zarar münhasırlık raporu aranmadan sigorta teminatı kapsamı dışında sayılacaktır. Kasko sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olması ya da tam kusurlu olmaması durumunda, trafik kazasının oluşumuna sadece sürücünün alkollü olması değil başka sebeplerin de etken olması nedeniyle meydana gelen zarar kasko sigortası teminat kapsamı içinde sayılacaktır.

O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için sürücünün sadece alkollü olması yetmeyip kazanın

münhasıran alkolün etkisinde oluşması gerekmektedir. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü Türk Ticaret Kanunu'nun 1409 uncu maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir.

Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkol oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, kazanın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması gerektiği benimsenmektedir. (YHGK 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840; YHGK 07.04.2004 gün ve 2004/11-257-212; YHGK 02.03.2005 gün ve 2005/11-81-18; YHGK 14.12.2005 gün ve 2005/11-624-713; YHGK 10.12.2014 gün ve 2013/17-1199 E. 2014/1018 K. sayılı ilamları).

Olay sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında; karşı araç sürücüsünün kavşağa geldiğinde kırmızı fasılalı ışık yanarken sağından gelen araca ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken kontrolsüz ve hatalı biçimde kavşağa girerek kazaya neden olduğu, sigortalı araç sürücüsünün de kavşağa uygun hızla ve dikkatli bir şekilde yaklaşmayarak sarı fasılalı ışık yanarken kontrolsüz araç kullanarak kazaya neden olduğu belirtilmiş, yapılan ölçümde davacının 1,44 promil alkollü olduğu tespit edilmiştir.

Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi dosyasına sunulan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 30.11.2022 tarihli raporunda sigortalı araç sürücüsüne tali, karşı sürücüye asli kusur verilmiştir.

Kaza sırasında sigortalı araç sürücüsünün 1,44 promil alkollü olduğu saptanmış ise de, sürücünün alkollü olması yalnız başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Kazanın salt alkolün etkisiyle oluşması ve başka etmenlerin bulunmaması gerekir.

Dosyada yer alan rapor uyarınca davacıya ait araç sürücüsünün tek başına kazaya sebebiyet vermediği, dava dışı sürücünün asli kusurlu davranışı ile olaya katılımının bulunduğu, dolayısıyla kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelmediği anlaşılmaktadır. Buna göre İtiraz Hakem Heyetince kasko poliçesi nedeniyle davalının hasarın tamamından sorumlu olduğu hususu göz ardı edilerek davacıya ait aracın sürücüsünün alkollü olduğu gerekçesi ile başvurunun reddine karar verilmesi hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,

32.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 15.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.