T.C.
Yargıtay
4. Hukuk Dairesi
2024/13447 E., 2025/1868 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/604 D.İş, 2023/609 K.
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2023/İHK- 43718
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait, davalı nezdinde kasko sigorta poliçesiyle teminat altına alınan aracın meydana gelen kazada hasarlandığını, davalının zarardan sorumlu olduğunu açıklayıp belirsiz alacak davası olarak açtığı davada 100,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 340.000,00 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sürücünün geçerli bir neden olmaksızın olay yerini terk ettiğinden talebin teminat dışında kaldığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüyle 340.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik itirazının kabulüyle Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine, davalı vekilinin diğer itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde vekalet ücretinin tam nispi olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; talebin teminat dışında kaldığını, araç sürücüsünün herhangi bir gerekçe olmaksızın olay yerini terk ettiğini, aracın trafikten çekildiğine dair belgenin de ibraz edilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Kara Taşıtları Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan araçta oluşan hasarın tazmini talebine ilişkindir.
Davacı vekili, davacıya ait aracın meydana gelen kazada hasarlandığını açıklayıp tazminat talebinde bulunmuş, davalı vekili, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi nedeni ile talebin teminat dışında kaldığını savunmuş, hakem heyetince, araç sürücüsünün olay yerini terk etmesinin tek başına teminat dışı hal olarak değerlendirilemeyeceği, davalı sigortacının talebin teminat dışında kaldığını somut delillerle ispatlaması gerektiği gerekçesiyle davalının savunmalarının reddiyle açılan davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kasko sigortalı araç sürücüsünün kazadan sonra olay yerini terk etmesinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı ve kaza yerini terk nedeniyle kazada oluşan hasarın poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı, ispat yükünün hangi tarafta bulunduğu noktasında toplanmaktadır.
Mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat kapsamını belirleyen Kasko Sigortası Genel Şartları (KSGŞ) A/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütününün sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Olay tarihinde geçerli olan KSGŞ'nın A.5.10. maddesinde, "zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bentlerdeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılma" denilmek suretiyle, maddede ifade olunan haller ile benzer haller dışında olay yerini terkin, zararın teminat dışı olmasına yol açacağı kabul edilmiştir.
Yukarıda anılan genel şartlar gereği, kural olarak zararın teminat dışı olduğunu ispat yükü, davalı sigortacıda bulunsa da; somut olayın özellikleri ve bilhassa davacıya ait aracın sürücüsü olduğu iddia edilen kişinin yaralanmadığı ve tek taraflı olarak yapılan kazada can güvenliğini tehlikeye atacak hiçbir durum olmadığı halde olay yerinden ayrılması, kazanın oluş biçimi ve meydana geldiği saat gözetildiğinde; haklı sebeple olay yerini terkin ötesine geçen bir durum bulunduğu ve sürücünün kaza anında alkollü ve ehliyetsiz olmadığını ispat yükünün, davacı sigortalıya geçtiğinin kabulünün zorunlu olduğu açıktır.
Diğer taraftan, poliçe tanzim tarihi ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.
İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartları'nın A.5. maddesi ve TTK'nın 1446/2 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat yükü yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer.
Bu ilkeler doğrultusunda somut olaya bakıldığında; kazadan sonra kolluk tarafından tutulan bir kaza tespit tutanağı olmadığı anlaşılmaktadır. Araç sürücüsü tarafından sigorta şirketine hitaben yazılan dilekçede; kazanın 05.09.2022 günü 04:00-04:10 civarında gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Araç sürücüsünün kazadan sonra olay yerini terk ettiği davacının ve hakem heyetinin kabulünde olup bu konuda uyuşmazlık yoktur. Araç sürücüsünün olay yerini geçici veya kalıcı süreyle terk etmesinin araç sürücüsünün kim olduğuna, sürücü değişikliği yapılıp yapılmadığına araç sürücüsünün alkollü olup olmadığının tespitine yönelik sonuca etkisi bulunmamaktadır. Poliçe genel şartlarında kaza yerinin genel şartlarda yazılı haller dışında terk edilmesi hali düzenlenmiş olup bu terk etme halinin geçici veya kalıcı süreliğine olup olmamasına değil kaza yerini terkin geçerli sebeplere dayanıp dayanmaması üzerine hukuki sonuçlar yüklenmiştir.
Somut olayda kaza, tek taraflı olup, araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği sabittir. Araç sürücüsünün bu hareketiyle alkol denetimi veya sürücünün kimliğinin tespitini imkansızlaştırdığı dolayısıyla üzerine düşen ihbar yükümlülüğünü ihlal ettiği ortadadır. Davacıya ait araç ile dava dışı başka bir araca veya kişiye çarparak zarar verilmediğine göre genel şartlarda düzenlendiği şekilde araç sürücüsünün korku, kaygı panik yaşamasını gerektirir bir durumun varlığından da söz edilemeyecektir. Araç sürücüsü olduğu kabul edilen kişinin yaralanmadığı da göz önüne alındığında sürücünün panikleyerek olay yerini terk etmesi KSGŞ'nın A.5.10. maddesi anlamında zorunlu hal değildir. Bu durumda ispat ispat yükünün yer değiştirdiğinin kabulü gereklidir. Dosya kapsamına göre sürücünün olay yerini zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) gibi bir nedenle terk ettiği davacı tarafça ispatlanamamıştır.
Taraflar arasında güven ve iyiniyet esasına dayanan sigorta sözleşmelerinde, gerek sigortalının gerekse sigortacının haklarını kullanırken ve yükümlülüklerini yerine getirirken iyiniyetle hareket etmesi; rizikonun gerçekleşmesinden sonra doğru ihbar yükümlülüğü altında bulunan sigortalının, bu yükümlülüğüne uyup uymadığının saptanmasında da bu ilkenin gözönünde tutulması gerekir.
Bu itibarla da, somut olayın özellikleri gereği, davacıya ait araç sürücüsünün kaza anında alkollü olmadığı ve zararın poliçe teminatı kapsamında kaldığını ispat yükünün, davacı sigortalıya ait olup dosyadaki mevcut deliller ile de hasarın teminat kapsamında kaldığı ispatlanamamıştır. Bu durumda davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ve davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Next





