|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
|
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
KARAR |
|
YAKUP TÜRKOĞLU VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU |
|
(Başvuru Numarası: 2022/101987) |
|
Karar Tarihi: 1/7/2026 |
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
KARAR |
|
Başkan |
: |
İrfan FİDAN |
|
Üyeler |
: |
Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Yılmaz AKÇİL Şaban KAZDAL |
|
Raportör |
: |
Şermin BİRTANE |
|
Başvurucular |
: |
1.Yakup TÜRKOĞLU 2. Bahar YATÇI 3. Deniz GÖKÇE 4. Suat YAKUT |
|
Vekili |
: |
Av. Mahir KIRMIZI |
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru; öğretmenliğe atanma tarihine kadar yoksun kalınan parasal hakların tazmin edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının, bu konuda farklı yargısal kararlar verilmesi nedeniyle de eşitlik ilkesi ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
A. 2022/107111 ve 2022/101987 (Yakup Türkoğlu) sayılı dosyalara konu olay ve olgular
2. Resim İş öğretmenliği mezunu olan başvurucu 2014 yılı Şubat ayı öğretmen atama döneminde teknoloji ve tasarım öğretmenliğine atanmak için Millî Eğitim Bakanlığı (davalı idare) elektronik tercih sistemi üzerinden tercih yapma talebinin, mezun olduğu bölümün atanmak istediği teknoloji ve tasarım öğretmenliğine kaynaklık eden bölümlerden biri olmadığı gerekçesiyle reddedilmesi üzerine bu işlemin iptali, yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının ödenmesi talebiyle Ankara 14. İdare Mahkemesinde dava açmıştır. Mahkeme 29/12/2014 tarihli kararı ile başvurucunun mezun olduğu bölümün söz konusu öğretmenliğe atanmada kaynak teşkil eden bölümlerden olduğu, buna göre tercih hakkı verilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle işlemin iptaline, parasal ve özlük haklarının ödenmesine karar vermiştir. Bu karar üzerine 23/2/2015 tarihinde başvurucu, öğretmen olarak atanmıştır. Anılan atama işleminde, atamanın Ankara 14. İdare Mahkemesinin 29/12/2014 tarihli iptal kararı gereğince yapıldığı belirtilmiştir.
3. Temyiz incelemesi sonucunda Danıştay Onikinci Dairesi 27/9/2017 tarihinde kararın işlemin iptali kısmının onanmasına, parasal hakların ödenmesine dair kısmının ise bozulmasına karar vermiştir. Danıştay kararında; davacının atanma başvurusunun reddi işleminin iptalinin davacının mahkeme kararının uygulanması neticesinde doğrudan öğretmen olarak atanabileceği sonucunu doğurmadığı, idare tarafından 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ilgili Yönetmelik hükümlerine göre diğer atama şartlarını taşıyıp taşımadığı hususu bakımından da değerlendirmeye tabi tutularak bir işlem tesis edileceğinin açık olduğu, dolayısıyla bu aşamada davacının yoksun kaldığı parasal haklardan söz edebilme imkânı olmadığından bu hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesinde hukuki isabet bulunmadığı gerekçesine yer verilmiştir.
4. Ankara 14. İdare Mahkemesi 10/10/2019 tarihinde bozmaya uyarak parasal ve özlük haklarının ödenmesi talebi yönünden bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir.
5. Başvurucu atanma için gerekli şartları taşıdığı için atandığını belirterek özlük ve parasal haklarının ödenmesi istemiyle 16/6/2020 tarihinde davalı idareye başvurmuştur. Talebinin zımnen reddi üzerine bu işlemin iptali için idare mahkemesinde dava açmıştır. Mahkeme, daha önce Ankara 14. İdare Mahkemesince verilen iptal kararından bahisle hukuka aykırılığı yargı kararıyla saptanan işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük haklarının davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle 25/10/2021 tarihinde işlemin iptaline karar vermiştir.
6. İstinaf aşamasında Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince 13/10/2022 tarihinde mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. Karar gerekçesinde, İdare Mahkemesinin iptal kararı akabinde başvurucunun atamasının, idarenin yeniden yaptığı değerlendirme sonunda yapıldığı, davalı idarenin işlem tarihindeki mevzuata göre işlem tesis etmesi nedeniyle geç atanmasında idarenin kusurundan, davalı idarenin işlemi nedeniyle davacı açısından oluşmuş bir zararın varlığından söz edilemeyeceği, söz konusu iptal kararına dayanılarak geçmişe yönelik özlük hak talebinde bulunulamayacağı belirtilmiştir.
7. Kararın 28/11/2022 tarihinde öğrenilmesinden sonra 22/12/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.
8. Yukarıda belirtilen Ankara 14. İdare Mahkemesinin 10/10/2019 tarihli bozmaya uyma, parasal ve özlük haklarının ödenmesi talebi yönünden bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına karar vermesinden sonra başvurucu 2014 yılı Şubat ayı öğretmen atama döneminden atamasının yapıldığı tarihe kadar olan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle idare mahkemesinde 14/7/2020 tarihinde dava açmıştır.
9. Ankara 16. İdare Mahkemesi 22/3/2021 tarihinde davanın kabulü ile 27.668,89 TL'nin yasal faiziyle birlikte başvurucuya ödenmesine karar vermiştir. Kararda, Ankara 14. İdare Mahkemesinin iptal kararı ile davalı idareye davacı hakkında atama şartları yönünde değerlendirme yapılması yükümlülüğü getirildiğini, idarece davacının öğretmen atanmak için gerekli koşullara sahip olduğu kabul edilerek atamasının yapıldığını, buna göre iptal kararının gereği olarak göreve başlatıldığı tarihe kadar olan parasal hakların ödenmesi gerektiğini belirtmiştir. Davalı idarece ara kararı üzerine yapılan hesaplamada başvurucuya ödenmesi gereken aylıklar miktarının 27.668,89 TL olarak bildirildiğinden belirtilen tutarın yasal faiziyle birlikte başvurucuya ödenmesine hükmetmiştir.
10. Anılan karara karşı istinaf kanun yoluna gidilmiştir. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince 6/10/2022 tarihinde istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. Kararda, Ankara 14. İdare Mahkemesince verilen iptal kararının başvurucunun doğrudan öğretmen olarak atanması sonucunu doğurmadığı, bu hususun Danıştay Onikinci Dairesinin bozma kararında da belirtildiği, idarenin yeniden yaptığı değerlendirme sonunda öğretmen olarak atandığı, davalı idarenin işlem tarihindeki mevzuata göre işlem tesis etmesi nedeniyle geç atanmasında idarenin kusurundan, davalı idarenin işlemi nedeniyle davacı açısından oluşmuş bir zararın varlığından söz edilemeyeceği, söz konusu iptal kararına dayanılarak geçmişe yönelik özlük hak talebinde bulunulamayacağı, bu nedenle parasal hak isteminin reddi gerektiği belirtilmiştir.
11. Bu kararın 12/11/2022 tarihinde öğrenilmesinden sonra 1/12/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.
B. 2023/69659 ve 2023/66691 (Suat Yakut) sayılı dosyalara konu olay ve olgular
12. Resim iş öğretmenliği mezunu olan başvurucu, 2011 yılı öğretmen atama döneminde teknoloji ve tasarım öğretmenliğine atanmak için Millî Eğitim Bakanlığı elektronik tercih sistemi üzerinden tercih yapma talebinin, mezun olduğu bölümün atanmak istediği teknoloji ve tasarım öğretmenliğine kaynaklık eden bölümlerden biri olmadığı gerekçesiyle reddedilmesi üzerine bu işlemin iptali için dava açmıştır. Ankara 3. İdare Mahkemesi 19/12/2018 tarihli kararıyla başvurucunun mezun olduğu bölümün söz konusu öğretmenliğe atanmada kaynak teşkil eden bölümlerden olduğu, buna göre tercih hakkı verilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle işlemin iptaline hükmetmiştir. Başvurucu söz konusu karar gereğince 2/4/2019 tarihinde öğretmen olarak atanmıştır.
13. Başvurucunun yargı kararıyla iptal edilen işlem nedeniyle özlük haklarının verilmesi talebiyle davalı idareye yaptığı başvuru zımnen reddilmiştir. Başvurucu, yoksun kaldığı parasal hakları ile özlük haklarının ödenmesi talebiyle iki ayrı dava açmıştır.
14. Özlük hakları talebini içeren davada Ankara 1. İdare Mahkemesi 2/6/2021 tarihinde iptal kararı vermiştir. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince 15/6/2023 tarihinde istinaf kanun yolu başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar vermiştir. Kararda işlemin iptali kararının başvurucunun doğrudan öğretmen olarak atanması sonucunu doğurmadığı, geç atanmasında idarenin kusurundan, davalı idarenin işlemi nedeniyle davacı açısından oluşmuş bir zararın varlığından söz edilemeyeceği gerekçesine yer vermiştir.
15. Parasal hakların ödenmesi talebini içeren davada Ankara 1. İdare Mahkemesi 18/12/2022 tarihinde benzer gerekçeyle davanın reddine karar vermiştir. Karara karşı yapılan istinaf talebi, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince 21/3/2023 tarihinde reddedilmiştir.
16. Bu kararın 7/8/2023 tarihinde öğrenilmesinden sonra 29/8/2023 tarihinde bireysel başvuru yapılmıştır.
C. 2023/19126 (Deniz Gökçe) sayılı dosyaya konu olay ve olgular
17. Resim iş öğretmenliği mezunu olan başvurucu 2014 yılı Şubat ayı öğretmen atama döneminde teknoloji ve tasarım öğretmenliğine atanmak için Millî Eğitim Bakanlığı elektronik tercih sistemi üzerinden tercih yapma talebinin, mezun olduğu bölümün atanmak istediği teknoloji ve tasarım öğretmenliğine kaynaklık eden bölümlerden biri olmadığı gerekçesiyle reddedilmesi üzerine bu işlemin iptali için dava açmıştır. Ankara 2. İdare Mahkemesinin 3/11/2015 tarihli kararıyla başvurucunun mezun olduğu bölümün söz konusu öğretmenliğe atanmada kaynak teşkil eden bölümlerden olduğu, buna göre tercih hakkı verilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle işlemin iptaline hükmedilmiştir. Başvurucu söz konusu karar gereğince 14/12/2015 tarihinde öğretmen olarak atanmıştır.
18. Başvurucunun yargı kararıyla iptal edilen işlem nedeniyle özlük haklarının verilmesi talebiyle davalı idareye yaptığı başvuru zımnen reddedilmiştir. Başvurucunun özlük haklarının verilmesi talebiyle açtığı davada Ankara 13. İdare Mahkemesi 22/12/2021 tarihinde işlemin iptaline karar vermiştir. İstinaf aşamasında Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi 20/12/2022 tarihinde önceki iptal kararının davacının doğrudan atanması sonucunu doğuran bir karar olmadığı, iptaline karar verilen işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı bir özlük hakkından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine hükmetmiştir.
19. Kararın 8/3/2023 tarihinde öğrenilmesi üzerine 22/3/2023 tarihinde bireysel başvuru yapılmıştır.
D. 2024/27579 (Bahar Yatçı) sayılı dosyaya konu olay ve olgular
20. Resim iş öğretmenliği mezunu olan başvurucu 2014 yılı Şubat ayı öğretmen atama döneminde teknoloji ve tasarım öğretmenliğine atanmak için Millî Eğitim Bakanlığı elektronik tercih sistemi üzerinden tercih yapma talebinin, mezun olduğu bölümün atanmak istediği teknoloji ve tasarım öğretmenliğine kaynaklık eden bölümlerden biri olmadığı gerekçesiyle reddedilmesi üzerine bu işlemin iptali için dava açmıştır. Ankara 15. İdare Mahkemesinin 28/10/2021 tarihli kararıyla başvurucunun mezun olduğu bölümün söz konusu öğretmenliğe atanmada kaynak teşkil eden bölümlerden olduğu, buna göre tercih hakkı verilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle işlemin iptaline hükmedilmiştir. Başvurucu söz konusu karar gereğince 30/11/2021 tarihinde öğretmen olarak atanmıştır.
21. Başvurucunun yargı kararıyla iptal edilen işlem nedeniyle özlük haklarının verilmesi talebiyle davalı idareye yaptığı başvuru zımnen reddedilmiştir. Başvurucu yoksun kaldığı parasal hakları ile özlük haklarının ödenmesi talebiyle iki ayrı dava açmıştır.
22. Özlük haklarının verilmesi için açılan davada Ankara 12. İdare Mahkemesince 29/12/2022 tarihinde işlemin iptaline karar verilmiştir. Kararda "2014 yılı şubat öğretmen atamalarında davacıya mezun olduğu bölüm nedeniyle Teknoloji ve Tasarım alanında tercih hakkı verilmemesine ilişkin işlemin hukuka aykırı bulunarak yargı kararıyla iptal edildiği, iptal kararının mahiyeti gereği, bu işlemin hiç tesis edilmemiş gibi değerlendirilmesi sonucunu doğurduğu, bakılan davanın da iptal kararı üzerine açılan tam yargı davası olduğu hususları dikkate alındığında, davacının tercih hakkı verilmeme işleminin iptaline karşı açtığı dava tarihi olan 17.09.2014 tarihi ile Mahkeme kararı uyarınca ataması yapılıp fiilen öğretmen olarak göreve başladığı 28.11.2021 tarihi arasındaki dönemde oluşan özlük haklarının iadesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır" gerekçesine yer verilmiştir. Bu karar, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince 12/3/2024 tarihinde onanmıştır.
23. Parasal hakların ödenmesi için açılan davada Ankara 18. İdare Mahkemesince 2/11/2022 tarihinde davanın kabulüne karar verilmiştir. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince 7/3/2024 tarihinde istinaf kanun yolu başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. Kararda önceki iptal kararının davacının doğrudan atanması sonucunu doğuran bir karar olmadığı, söz konusu iptal kararına dayanılarak geçmişe dönük olarak parasal hak talebinde bulunulamayacağı belirtilmiştir.
E. Başvurularla Benzer Nitelikte Olduğu İleri Sürülen Davalarla İlgili Süreç
24. Resim iş öğretmeni olup 2014 yılı Şubat ayı öğretmen atamaları döneminde teknoloji ve tasarım öğretmenliğine atanmak için elektronik sistem üzerinden tercih yapamayan kişilerin bu işlemin iptali üzerine atamaları yapılmıştır. Bu kişilerin geç atanmalarından dolayı yoksun kaldıkları parasal ve özlük haklarının ödenmesi talebiyle açtıkları davalar, Ankara İdare Mahkemelerince kabul edilmiş ve ilgililerin lehine sonuçlanmıştır. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi anılan kararlara karşı yapılan istinaf başvurularını reddetmiştir.
25. İdare mahkemelerince parasal hak ödenmesi talebinin reddi yönünde verilen kararlar ise Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince kişilerin lehine olacak şekilde kaldırılmıştır. Dairenin C.B. hakkında verdiği 16/2/2022 tarihli ve E.2020/2865, K.2022/399 sayılı kararın ilgili kısmı şöyledir:
"Öte yandan, ilk açılan davada; iptal kararının davacıya tercih hakkı sağladığı, sonrasında değerlendirmeye tabi tutularak atamasının yapılacağı, dolayısıyla bu kararın atanma sonucunu doğurmadığı gerekçesiyle parasal haklar yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, bu davada verilen iptal kararı üzerine davacı tercihte bulunmuş ve diğer atama koşullarını da sağlaması üzerine ataması yapılmış olup, sonuçta öğretmen olarak atanamamasının sebebinin, yargı kararı ile hukuka aykırılığı saptanan kendisine tercih hakkı verilmemesi işleminden kaynaklarıdığı görüldüğünden, bu durumun, gelinen bu süreçte yargı kararıyla hukuka aykırı bulunarak iptal edilen işlemden kaynaklanan zararın idarece giderilmesi sorumluluğunu kaldırmayacağı kuşkusuzdur.
Davalı idarece davacının yoksun kaldığı parasal haklar hesaplanırken, davacının, 28/03/2014 tarihi ile yargı kararı üzerine fiilen göreve başladığı 18/06/2014 tarihi arasında başka bir işte çalışıp, herhangi bir gelir elde edip etmediği araştırılarak ve SGK Kurumundan sorularak, tazmine esas dönemde başka bir işte çalışıp gelir elde ettiyse bu gelir düşülüp, ödenecek tazminat tutarından mahsup edilmesi gerek(mektedir)" .
26. Aynı şekilde Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin Ö.İ.Y. hakkında verdiği 13/4/2023 tarihli ve E.2021/2372, K.2023/2080 sayılı kararın ilgili kısmı ise şu şekildedir:
"2014 yılı Şubat öğretmen atamalarında davacıya mezun olduğu bölüm nedeniyle Teknoloji ve Tasarım alanında tercih hakkı verilmemesine ilişkin işlemin hukuka aykırı bulunarak yargı kararıyla iptal edildiği, iptal kararının mahiyeti gereği, bu işlemin hiç tesis edilmemiş gibi değerlendirilmesi sonucunu doğurduğu, bakılan davanın da iptal kararı üzerine açılan tam yargı davası olduğu hususları dikkate alındığında, davacının tercih hakkı verilmeme işleminin iptaline karşı açtığı dava tarihi olan 19/03/2014 tarihi ile Mahkeme kararı uyarınca ataması yapılıp fiilen öğretmen olarak göreve başladığı tarih arasındaki dönemde oluşan parasal haklarının ödenmesi, özlük haklarının iadesi istemiyle yapılan başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine dair dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Öte yandan, davacının, davalı idare bünyesinde Teknoloji ve Tasarım alanına öğretmen olarak atanmasını, dava konusu işlem tesis edilmemiş olsaydı dahi zorunlu kılan bir husus bulunmadığı ve davacının her halükarda Teknoloji ve Tasarım alanına öğretmen olarak atanmak için aranan diğer şartlar açısından değerlendirmeye tabi tutulacağı, henüz atanmadığı bir kadronun parasal haklarından yararlanamayacağı gerekçesiyle parasal haklar yönünden davanın reddine kararı verilmiş ise de; bu davada verilen iptal kararı üzerine davacı tercihte bulunmuş ve diğer atama koşullarını da sağlaması üzerine ataması yapılmış olup, sonuçta öğretmen olarak atanamamasının sebebinin, yargı kararı ile hukuka aykırılığı saptanan kendisine tercih hakkı verilmemesi işleminden kaynaklandığı görüldüğünden, bu durumun gelinen bu süreçte, yargı kararıyla hukuka aykırı bulunarak iptal edilen işlemden kaynaklanan zararın idarece giderilmesi sorumluluğunu kaldırmayacağı kuşkusuzdur."
II. DEĞERLENDİRME
27. Konu yönünden hukuki irtibat bulunması nedeniyle 2022/101987, 2022/107111, 2023/19126, 2023/66691,2023/69659, 2024/27579 numaralı başvuruların 2022/101987 numaralı başvuru ile birleştirilmesine karar verilmesi gerekir.
28. Başvurucular, aynı olay hakkında kendileriyle tamamen aynı durumda olan kişilerin açtığı davalarda parasal hakların ödenmesine dair kararlar verildiğini ve Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince bu kararların onandığını, kendileri yönünden ret kararı verilmesinin hukuki bir açıklamasının bulunmadığını belirterek adil yargılanma, mülkiyet hakları ve eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
29. Adalet Bakanlığı görüşünde başvurucuların temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edilip edilmediği konusunda yapılacak incelemede Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile somut olayın kendine özgü koşullarının da dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Başvurucular, Bakanlığın görüşüne karşı beyanlarında başvuru formlarında yer alan iddialarını tekrar etmiştir.
30. Başvuru gerekçeli karar hakkı kapsamında değerlendirilmiştir.
31. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
32. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkı, kişilerin hakkaniyete uygun bir şekilde yargılanmalarını sağlamayı ve bu amaca uygunluk yönünden yargılamanın denetlenmesini amaçlamaktadır. Mahkeme kararlarının, davanın temel maddi ve hukuki sorunları ile taraflarca ileri sürülen ve davanın sonucunu etkileyen iddia ve itirazlar hakkında delillerle bağ kurulmak suretiyle yeterli gerekçe içermesi zorunludur. Uyuşmazlığın hukuki ve maddi sorunlarıyla ilgisiz değerlendirmelere kararda yer verilmesi de gerekçeli karar hakkıyla bağdaşmamaktadır. Karar gerekçesinin belirtilen unsurları taşıması, yargılamanın adil yargılanma hakkı güvencelerine uygun şekilde yürütülüp yürütülmediğinin taraflarca öğrenilmesini sağladığı gibi ayrıca demokratik bir toplumda kendi adlarına verilen yargı kararlarının sebeplerini toplumun öğrenmesinin sağlanması için de gereklidir (bazı eklemeler ve farklılıklarla birlikte bkz. Sencer Başat ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, §§ 31, 34).
33. Diğer taraftan kanun yolu incelemesi yapan merciin, yargılamayı yapan mahkemeyle aynı sonuca ulaşması ve bunu aynı gerekçeyi kullanarak veya aynı atıfla kararına yansıtması, kararın gerekçelendirilmiş olması bakımından yeterli görülebilir. Bununla birlikte ilk derece mahkemesince karşılanmayan veya ancak ilk defa kanun yolu merciine ileri sürülebilecek nitelikteki esaslı iddia ve itirazların kanun yolu merciince de değerlendirilmemesi gerekçeli karar hakkının ihlaline yol açabilir (bazı farklılıklarla birlikte bkz. Mehmet Yavuz [1.B.], B. No: 2013/2995, 20/2/2014, § 51).
34. Eldeki başvurunun konusu, aynı maddi vakıadan kaynaklanan davaların ilgilinin lehine sonuçlandığına dair istinaf kanun yolunda ileri sürülen ve esasa etkili olduğu belirtilen hususların istinaf mahkemesi kararında gözetilmediğine ilişkindir.
35. Resim-iş öğretmenliği bölümü mezunu olan başvurucuların öğretmen atama döneminde teknoloji ve tasarım öğretmeni olarak atanabilmek amacıyla MEBBİS aracılığıyla davalı idareye başvuruda bulunmak istedikleri ancak sistem üzerinden tercihte bulunamadıkları, bu işlemlerin iptali için açtıkları davalarda başvurucuların mezun olduğu bölümün atanmak istedikleri teknoloji ve tasarım öğretmenliğine kaynaklık eden bölümlerden biri olduğu gerekçesiyle idare mahkemelerince işlemlerin iptaline karar verildiği, başvurucuların söz konusu iptal kararları gereğince öğretmen olarak atandıkları anlaşılmaktadır.
36. Başvurucuların tercih yapmasına izin verilmeyen dönem ile atandıkları tarih arasında oluşan parasal hak ve özlük hakları kayıplarının ödenmesi için açtıkları davalar ise Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince daha önce verilen iptal kararının başvurucunun doğrudan öğretmen olarak atanması sonucunu doğurmadığı, idarenin yeniden yaptığı değerlendirme sonunda öğretmen olarak atandığı, davalı idarenin işlem tarihindeki mevzuata göre işlem tesis etmesi nedeniyle geç atanmasında idarenin kusuru bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Dairenin söz konusu kararlarında idarenin iptal kararı akabinde yeniden değerlendirme yaparak atama işlemi tesis ettiği gerekçesine yer verilmesine karşın başvurucuların öğretmen olarak atanmasına dair işlemlerde atamanın İdare Mahkemesinin iptal kararı gereğince yapıldığının açık olarak belirtildiği görülmektedir.
37. Başvurucular; istinaf aşamasında verdikleri dilekçelerinde kendileri ile aynı durumda bulunan ilgililerin aynı maddi vakıa sebebiyle açtığı davaların kişilerin lehine sonuçlandığını, bu kararlar çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. Başvurucuların sunduğu yargı kararları incelendiğinde aynı maddi vakıadan kaynaklanan davalarda parasal ve özlük haklarının ödenmesi gerektiğine karar verildiği görülmüştür. Nitekim Anayasa Mahkemesine sunulan Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin aynı maddi vakıaya dayalı yargılamalarda ilgililerin lehine kesin olarak karar verdiği anlaşılmaktadır. Dairenin C.B. hakkında verdiği, 16/2/2022 tarihli, E.2020/2865, K.2022/399 sayılı kararda, Teknoloji ve Tasarım öğretmenliğine atanmak için MEBBİS üzerinden tercih yapamayan ilgilinin iptal kararı üzerine tercihte bulunduğu ve diğer atama koşullarını da sağlaması üzerine atamasının yapıldığı, sonuçta öğretmen olarak atanamamasının sebebinin, yargı kararı ile hukuka aykırılığı saptanan kendisine tercih hakkı verilmemesi işleminden kaynaklandığı, buna göre yargı kararıyla hukuka aykırı bulunarak iptal edilen işlemden kaynaklanan zararın idarece giderilmesi gerektiğinin kabul edildiği anlaşılmaktadır. Aynı şekilde Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 9/7/2020 (E.2019/1319), 7/12/2018 (E.2018/1694), 16/4/2021 (E.2020/3068), 20/2/2019 (E.2019/218), 29/1/2020 (E.2019/2150), 8/6/2022 (E.2022/4348), 22/4/2022 (E.2020/5133), 9/6/2022 (E.2021/1735), 13/4/2023 (E.2021/2372) tarihli kararlarının da benzer yönde olduğu görülmüştür. Anılan kararların başvurucular tarafından Bölge İdare Mahkemesinin bilgisine sunulmasına rağmen Dairenin neden aksi sonuca ulaştığına dair kararlarda gerekçe bulunmamaktadır.
38. Tüm bu değerlendirmeler çerçevesinde başvurucuların iddialarının davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikte olduğu ve anılan iddiaların yargı mercilerince yeterli bir gerekçeyle karşılanmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
39. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
40. Başvurucuların mülkiyet hakkının ve eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürdüğü görülmekte ise de gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verildiğinden anılan iddialar hakkında kabul edilebilirlik ve esas yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek olmadığı değerlendirilmiştir.
III. GİDERİM
41. Başvurucular; ihlalin tespiti ile manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
42. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerince yapılması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).
43. Öte yandan hak ihlali kararından Anayasa Mahkemesinin davanın sonucuyla ilgili olarak bir tutum sergilediği sonucu çıkarılmamalıdır. Anayasa Mahkemesince verilen hak ihlali kararı uyuşmazlığın sonuçlarından bağımsız olup davanın kabulüne, reddine ya da beraate veya mahkûmiyete karar verilmesi gerektiği anlamına gelmemektedir. Kural olarak, yargılamanın her aşamasında olduğu gibi ihlalin sonuçlarını gidermek üzere yeniden yapılacak yargılama sonunda da delillerin dava ile ilişkisini kurma ve bunları değerlendirip sonuç çıkarma yetkisi ilgili mahkemelere aittir.
44. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasının yeterli giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.
IV. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvuruların BİRLEŞTİRİLMESİNE,
B. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
C. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
Ç. Diğer ihlal iddialarının İNCELENMESİNE GEREK OLMADIĞINA,
D. Kararın bir örneğinin gerekçeli karar hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere ekli tablonun (E) sütununda gösterilen yargı mercilerine GÖNDERİLMESİNE,
E. Başvurucuların tazminat talebinin REDDİNE,
F. Ekli listenin (F) sütununda belirtilen harçlardan oluşan yargılama giderlerinin (D) sütununda belirtilen başvuruculara ÖDENMESİNE,
G. 40.000 TL vekâlet ücretinin ekli listenin (D) sütununda belirtilen başvuruculara MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,
Ğ. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 1/7/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Next




