12. Yargı Paketi olarak bilinen, 16.07.2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edildikten sonra 31.07.2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlenmesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 13. maddesiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Nitelikli dolandırıcılık” başlıklı 158. maddesine 4. fıkra[1] olarak eklenen cezayı hafifletici indirim sebebini, “Dolandırıcılık Suçuna Getirilen Ceza İndirimi (TCK m.158/4) [2]” ve “Dolandırıcılık Suçunda ‘IBAN Mağdurluğu” ile Suça İştirakin İnce Çizgisi [3]” başlıklı yazılarımızda teknik içeriği bakımından yoğun şekilde incelemiş ve izah etmiş idik.

Bu kısa yazıda ise; hukukçu olmayan kişilerin de anlayabileceği sadelikte dolandırıcılık suçuna getirilen ceza indirimi halinin kimler için uygulanıp kimler için uygulanamayacağını, bunun yanında uygulanabilecek kişiler bakımından nasıl bir başvuru yönteminin gerçekleştirilmesi gerektiğini açıklayacağız.

A. Ceza İndiriminden Yararlanabilecek Kişiler

Kişilerin 158/4’de yer alan ceza indiriminden faydalanabilmeleri için; dolandırıcılık suçunun işleneceğini ve o suçun işlenmesinde kullanılacağını bilmek suretiyle “hesap veya ödeme bilgilerini faile vermesi” gerekmektedir ki, bu hüküm uyarınca cezalandırılabilme, ancak failin iştirak iradesiyle dolandırıcılık suçundan haberdar olarak bu bilgileri vermesi ve yine yalnızca katkısının, yani fiilinin bu bilgileri vermek ile sınırlı kaldığının hiçbir tereddüde mahal bırakmayacak şekilde ispatlanması durumunda mümkün olacaktır.

Dolayısıyla; ceza indiriminden faydalanması mümkün olan kişiler, dolandırıcılık suçlarına yalnızca “suçta kullanılacak hesap veya kart bilgilerini vermekle” sınırlı olarak katılanlar olabilecek, bu fiil haricinde dolandırıcılık suçunun işlenmesi sırasında başkaca bir katkısı da bulunanlar ceza indiriminden yararlanamayacaklardır.

B. Ceza İndiriminden Yararlanabilecek Kişilerin İzlemesi Gereken Yöntem

Dolandırıcılık suçuna getirilen ceza indiriminden, halihazırda dosyası soruşturma aşamasında bulunan veya kovuşturma aşamasına geçmiş olup da yerel mahkemede derdest bulunanlar açısından hüküm yürürlüğe girdiği tarihten itibaren derhal uygulanabilecektir.

Burada esas izah edilmesi gereken; bu düzenlemenin yürürlüğe girmesine müteakip dosyası kanun yolu aşamasında derdest durumda olanlar ile dosyası kesinleşmiş olanlardır ki, kanun koyucu da bu hususu gözönüne alarak bu kişiler bakımından ayrıca geçici düzenleme yapma gereği duymuştur. Bu kapsamda aşağıda iki başlık altında bu kişiler bakımından uygulamanın nasıl olacağını göstereceğiz.

1. Dosyası Kanun Yolu Aşamasında Derdest Olanlar Bakımından Uygulama

Kanun koyucu; dosyası kanun yolu aşamasında derdest olanlar bakımından izlenecek yöntemi, 7589 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin 6. fıkrasında[4] düzenlemiştir. Buna göre; hakkında TCK m.158/4 uyarınca indirim tatbik edilmesi gereken kişinin talepte bulunup bulunmaması önemli olmaksızın, bölge adliye mahkemesi ceza dairesinde bulunan dosyalar bakımından dairenin bozma kararı vererek dosyayı ilk derece mahkemesine göndermesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nda bulunan dosyalar için ise tebliğname düzenlenmeden ve dosya dairesine iletilmeden ilk derece mahkemesine gönderilmesi, ancak elbette BAM ceza dairesinin ilk derece mahkemesinin hükmünü kaldırarak yeni hüküm kurduğu dosyalarda ise ilgili BAM ceza dairesine gönderilmesi zorunlu olarak düzenlenmiştir. Dosya; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tebliğname düzenlenmek suretiyle ilgili ceza dairesine geçtiyse de, ceza dairesinin bozma kararı vererek ilk derece mahkemesine dosyayı göndermesi gerektiği konusunda tereddüt bulunmamaktadır.

Kanun yolu aşamasında derdest olan dosyalar hakkında ceza indiriminin uygulanması bakımından; kişi talepte bulunabileceği gibi, bulunmadığı durumda da, bu hususun, olması gerektiği şekilde BAM ceza dairesi veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından re’sen ele alınması gerektiği isabetli şekilde Kanunda öngörülmüştür.

2. Dosyası Kesinleşenler Bakımından Uygulama

Dosyası kesinleşenler bakımından özel düzenlemeye de 7589 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin 7. fıkrasında[5] yer verilmiş olup, bu hüküm, yasa değişikliği öncesinde istinaf veya temyiz aşamasından geçmeden veya geçerek kesinleşen ya da yasa değişikliğinin yürürlüğe girmesi sonrasında da olsa istinaf ve temyiz edilmeden kesinleşen dosyalar bakımından uygulanabilecektir.

Kanun hükmünden anlaşıldığı üzere; hangi şekilde kesinleşmiş olursa olsun dosyası kesinleşenler bakımından kararı veren mahkemenin, hakkında TCK m.168 uyarınca etkin pişmanlık uygulanmayan hükümlünün fiilinin TCK m.158/4 kapsamında olabileceğini tespit ettiği durumda hükümlüye ihtarda bulunması yine talebe bağlı olmaksızın zorunlu olarak öngörülmüştür. Bu aşamadan sonra ise mağdurun zararını giderenler ve gidermeyenler bakımından farklı uygulama öngörülmüştür.

Zararı Karşılayanlar Bakımından: İhtar sonrasında hükümlünün; mağdurun zararını aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, hakkında dosya üzerinden ek bir kararla TCK m.168 uyarınca etkin pişmanlık indirimi uygulanacak ve zararın tümü karşılandığı için infazın durdurulup durdurulmayacağına ilişkin de bir karar verilecektir. Ek karar sonrasında, fiilinin TCK m.158/4 kapsamında olup olmadığı bakımından da uyarlama yargılaması yapılmak suretiyle duruşma açılarak yeniden hüküm kurulabilecektir.

Zararı Karşılamayanlar Bakımından: İhtar yapılması sonrasında bu kişiler bakımından önemli olan husus, mağdurun zararını 6 ay içerisinde tümüyle gidermeyen hükümlüler bakımından infazın ertelenmesine veya durdurulması karar verilemeyeceğidir. Ancak dikkat edilmesi gerekir ki; mağdurun zararı giderilmese dahi, hükmedilen ceza miktarı, hükümlünün cezaevinde kaldığı süre ve koşullu salıverilme süreleri değerlendirilerek, dosya üzerinden ve ek kararla etkin pişmanlık indirimi uygulanmadan sadece TCK m.158/4 indiriminin uygulandığı duruma bakılarak, infazın durdurulup durdurulmaması ile ilgili bir karara varılabilecektir. Bu karar sonrasında; yine uyarlama davası uyarınca duruşma açılmak suretiyle TCK m.158/4 maddesinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı değerlendirmesi yapılarak, yeniden hüküm verilebilecektir.

Prof. Dr. Ersan Şen

Av. Cem Serdar

(Bu makale, sayın Prof. Dr. Ersan ŞEN tarafından www.hukukihaber.net sitesinde yayınlanması için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder.)

-------

[1] TCK m.158/4’e göre; “Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir”.

[2] Ersan Şen/Cem Serdar, “Dolandırıcılık Suçuna Getirilen Ceza İndirimi (TCK m.158/4)”, https://www.hukukihaber.net/dolandiricilik-sucuna-getirilen-ceza-indirimi-tck-m1584, (Erişim tarihi: 22.09.2026)

[3] Ersan Şen/Cem Serdar, “Dolandırıcılık Suçunda ‘IBAN Mağdurluğu’ ile Suça İştirakin İnce Çizgisi”, https://www.hukukihaber.net/dolandiricilik-sucunda-iban-magdurlugu-ile-suca-istirakin-ince-cizgisi, (Erişim tarihi: 22.09.2026)

[4] 7589 sayılı Kanun geçici m.1/6’ya göre; “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 5237 sayılı Kanunun 157 nci veya 158 inci maddesi uyarınca haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası kanun yolu incelemesinde bulunan sanıklardan, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 5237 sayılı Kanunun 158 inci maddesine eklenen dördüncü fıkranın uygulanacağı sanıkların bölge adliye mahkemeleri ceza dairelerinde bulunan dosyaları hakkında bozma kararı verilir ve dosya ilk derece mahkemelerine gönderilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar ise gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine gönderilir”.

[5] 7589 sayılı Kanun geçici m.1/7’ye göre; “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 5237 sayılı Kanunun 157 nci veya 158 inci maddesi uyarınca haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olan ve haklarında 5237 sayılı Kanunun 168 inci maddesi uygulanmamış hükümlülerden, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 5237 sayılı Kanunun 158 inci maddesine eklenen dördüncü fıkranın uygulanacağı hükümlüler, mağdurun uğradığı zararı mahkemece yapılacak ihtardan itibaren altı ay içinde aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, 5237 sayılı Kanunun 168 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanabilir. Bu süre içinde mağdurun zararı tamamen giderilinceye kadar, bu fıkra uyarınca infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemez. Bu fıkra hükümleri, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hüküm verilmiş olup da kanun yoluna başvurulmaması sebebiyle bu maddenin yürürlüğe girmesinden sonra kesinleşen hükümler bakımından da uygulanır”.