10 Ekim 2026 tarihli Yönetmelik ne getiriyor? Sosyal medya kullanıcılarını ve platformları hangi değişiklikler bekliyor?
Sosyal medya platformlarının çocuklar üzerindeki etkileri, dijital dünyada güvenliğin sağlanması ve kişisel verilerin korunması bakımından önemli bir hukuki tartışma alanı oluşturmaktadır. Çocukların zararlı içeriklere maruz kalması, siber zorbalık, çevrim içi istismar, kişisel verilerin kötüye kullanılması ve bağımlılık oluşturabilecek dijital tasarımlar, bu alanda koruyucu düzenlemelerin yapılmasını gerekli kılmaktadır.
Bu kapsamda, 10 Ekim 2026 tarihli ve 33396 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanan Sosyal Ağ Sağlayıcı Tarafından Çocuklara Özgü Ayrıştırılmış Hizmet Sunulmasına ve Yaş Doğrulamaya İlişkin Yönetmelik, sosyal ağ sağlayıcılarının yükümlülüklerini yeniden şekillendirmektedir.
Yönetmelik, yalnızca 15 yaşını doldurmamış çocuklara sosyal ağ hizmeti sunulmasını engellemekle sınırlı değildir. Yaş doğrulama sistemlerinin kurulması, çocuklara özgü hesapların oluşturulması, ebeveyn kontrol araçlarının sunulması, algoritmik tasarımların sınırlandırılması ve hesap kapatma işlemlerine karşı başvuru mekanizmalarının işletilmesi de düzenlemenin kapsamındadır.
Yönetmelik 1 Kasım 2026 tarihinde yürürlüğe girecek; yürürlükten önce açılmış ve yaş doğrulaması yapılmamış mevcut hesaplar için öngörülen geçiş sürecinde ise 31 Mart 2027 tarihi önem taşıyacaktır.
Peki, bu düzenlemeyle birlikte sosyal medya platformları ne yapmak zorunda olacak ve kullanıcıları hangi değişiklikler bekleyecek?
1. 15 yaşını doldurmamış çocuklara sosyal ağ hizmeti sunulamayacak
Yönetmeliğin 5. maddesinin birinci fıkrası uyarınca sosyal ağ sağlayıcıları, 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacak.
Bu kapsamda platformların yalnızca kullanıcıların beyan ettikleri doğum tarihine güvenmeleri yeterli olmayacak. Kullanıcının yaş durumunun, Yönetmelikte öngörülen yaş doğrulama mekanizmasıyla belirlenmesi gerekecek.
Yönetmeliğin 6. maddesi uyarınca yaş doğrulama sonucunda 15 yaşını doldurmadığı tespit edilen çocukların hesap açma talepleri reddedilecek. Böylece yaş sınırının yalnızca platform kurallarında belirtilmesi değil, teknik olarak uygulanması da zorunlu hâle gelecek.
Burada önemli bir ayrım bulunuyor: 15 yaşını doldurmamış çocuklar sosyal ağ hizmetlerinden yararlanamayacak; 15 yaşını doldurmuş ancak 18 yaşını tamamlamamış çocuklar ise hizmetlerden yararlanmaya devam edebilecek, fakat kendileri için öngörülen özel kurallara tabi olacak.
2. Yaş doğrulaması nasıl yapılacak?
Yönetmeliğin 7. maddesi, yaş doğrulama sürecinin e-Devlet Kapısı üzerinden yürütülmesini öngörüyor.
Süreçte kullanıcı, e- Devlet üzerinden yaş doğrulama belirtecinin oluşturulmasını talep edecek. Oluşturulan belirteç, kullanıcı tarafından ilgili sosyal ağ platformuna yüklenecek. Platform ise belirtecin Başkanlık tarafından oluşturulduğunu doğrulayarak kullanıcının hangi yaş grubunda bulunduğunu belirleyecek.
Yaş doğrulama belirtecinin temel özelliği, kullanıcının kimlik bilgilerini platforma aktarmak yerine yalnızca yaş eşiklerine ilişkin bilgi içermesidir. Yönetmelik uyarınca belirteç, kullanıcının 15 ve 18 yaş eşiklerini geçip geçmediğini gösteren bilgileri içerecek; bu amaç için gerekli olanların dışında başka kişisel veriler barındırmayacak.
Bu yaklaşım, yaş doğrulama işleminin doğrudan kimlik bilgilerinin sosyal ağ sağlayıcısıyla paylaşılmasından ayrıştırılmasını amaçlamaktadır.
Bununla birlikte yaş doğrulama yalnızca hesap açılışında gerçekleştirilecek tek seferlik bir işlem olarak düşünülmemelidir. Yönetmeliğin 6. maddesi kapsamında, doğrulanmış bir hesabın belirlenen yaş aralığına aykırı kullanıldığına ilişkin makul şüphe bulunması hâlinde yeniden doğrulama istenebilecek; hesabın yeniden kullanılabilmesi için yaş doğrulama belirteciyle doğrulama yapılması gerekecektir.
Yaş doğrulama belirtecinin teknik yapısına ve kullanım sürecine ilişkin ayrıntılar bakımından ise Yönetmeliğin 12. maddesi uyarınca hazırlanacak rehber önem taşıyacaktır.
Türkiye'de geçici olarak bulunan yabancılar için istisna mevcut
Yönetmelik, Türkiye’de mukim olmayıp geçici olarak bulunan yabancı kullanıcılar bakımından ayrıca bir düzenleme getiriyor.
Bu kişiler, Yönetmelikte öngörülen yaş doğrulamaya ilişkin kontrol mekanizmalarından muaf tutuluyor. Bununla birlikte sosyal ağ hizmetlerinden yararlanabilmeleri için başvuruları üzerine, yalnızca pasaport bilgileri kullanılarak ve kimlik doğrulaması yapılmaksızın erişilebilen hizmetlere yönelik istisnai bir belirteç oluşturulması öngörülüyor.
Dolayısıyla yaş doğrulama yükümlülüğü açıklanırken, Yönetmelikte yer alan bu istisnanın da dikkate alınması gerekiyor.
3. 15–18 yaş grubundaki kullanıcılar için hangi kurallar uygulanacak?
Yönetmeliğin 8. maddesi, 15 yaşını doldurmuş ancak 18 yaşını tamamlamamış çocuklara sunulacak sosyal ağ hizmetleri için özel kurallar getiriyor.
Bu yaş grubundaki kullanıcılar sosyal medya kullanmaya devam edebilecek; ancak hesaplarının tasarımı, iletişim özellikleri, içerik önerileri ve kişisel verilerinin işlenmesi bakımından yetişkin kullanıcılardan farklı bir hizmet rejimine tabi olacak.
Öne çıkan düzenlemeler şöyle:
Hesaplar varsayılan olarak gizli olacak. Çocuk hesapları gizli hesap olarak sunulacak ve hesabın kamuya açık hâle getirilmesine imkân tanınmayacak.
Takip bilgileri korunacak. Takipçi ve takip edilen hesap bilgileri, hesap sahibi çocuk dışındaki kullanıcılar tarafından görülemeyecek şekilde tasarlanacak.
Mesajlaşma sınırlandırılacak. Çocuk hesabına yalnızca çocuğun takip ettiği hesaplar mesaj gönderebilecek. Mesajlarda görüldü bilgisine yer verilemeyecek.
Canlı yayın özelliği sunulmayacak. Çocuk hesaplarında canlı yayın açma imkânı bulunmayacak.
Rehber senkronizasyonu yapılamayacak. Çocuk hesabı; telefon rehberleri, kişi ve kullanıcı listeleri, e-posta adres defterleri ve diğer platformlardaki arkadaş veya takip listeleri gibi kaynaklarla senkronize edilemeyecek. Bu kaynaklardan elde edilen veriler üzerinden eşleştirme ve öneri işlemleri de sınırlandırılacak.
Ekran görüntüsüne karşı teknik tedbirler alınacak. Çocuğun profil fotoğrafı, hesabı, paylaşımları ve görsellerinin başkaları tarafından ekran görüntüsü alınmasını önlemeye yönelik gerekli teknik önlemler uygulanacak.
Bağımlılık oluşturabilecek tasarımlar sunulamayacak. Sonsuz kaydırma, otomatik oynatma ve benzeri kullanıcı hareketleriyle içeriklerin ardışık biçimde sunulmasını sağlayan arayüz, tasarım veya işlevlere izin verilmeyecek.
Kişiselleştirilmiş reklam ve profilleme yapılamayacak. Çocuğun davranışlarına göre kişiselleştirme yapılamayacak; kişisel verileri profilleme veya kişiselleştirilmiş ticari reklam faaliyetlerinde kullanılamayacak.
Hesap önerileri sınırlandırılacak. Çocukların hesapları başka hesaplara takip için önerilemeyecek. Platform, başka hesapları da çocuk hesabına takip önerisi olarak sunamayacak.
Bu düzenlemeler, çocukların dijital ortamda korunmasını yalnızca zararlı içeriklerin engellenmesiyle sınırlamıyor. Sosyal ağların ürün tasarımlarına, iletişim sistemlerine ve kullanıcı davranışlarını etkileyen mekanizmalarına da müdahale ediyor.
4. Ebeveyn kontrol araçları zorunlu olacak
Yönetmeliğin 9. maddesi uyarınca sosyal ağ sağlayıcıları, açık, anlaşılır ve kolay kullanılabilir ebeveyn kontrol araçları sunmak zorunda olacak.
Bu araçlar en azından şu işlevleri içerecek;
Hesap ve profil ayarlarının kontrol edilmesi,
Satın alma, kiralama ve ücretli üyelik gibi işlemlerin ebeveyn iznine veya onayına tabi tutulması,
Harcama limitlerinin belirlenmesi,
Kullanım süresinin izlenmesi ve ebeveyn tarafından sınırlandırılması,
Konum paylaşımının kontrol edilmesi.
Ebeveyn kontrol araçlarının Türkçe sunulması, kolay bulunabilir ve etkinleştirilebilir olması, farklı cihaz ve işletim sistemlerinde çalışması gerekecek. Araçlar etkinleştirildiğinde çocuk açıkça bilgilendirilecek; ebeveynin kontrol yetkisinin çocuğun bilgisi ve gerekli güvenlik doğrulaması olmaksızın devre dışı bırakılmasını önleyici tedbirler alınacak.
Bununla birlikte ebeveyn kontrolünün sunulması, sosyal ağ sağlayıcısının çocuklara özgü hizmet sunma yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacak.
Ayrıca ebeveyn denetiminin, çocuğun mahremiyetini orantısız biçimde ortadan kaldıracak sınırsız bir gözetim mekanizmasına dönüşmemesi gerekiyor. Yönetmelik, ebeveyn kontrol araçlarının gözetimden ziyade iletişim, öğrenme ve güçlendirme esasına dayanmasını öngörüyor.
5. Mevcut sosyal medya hesapları için 31 Mart 2027 tarihi
Yönetmeliğin Geçici Madde 1 hükmü, yürürlükten önce açılmış ve yaş doğrulama belirteciyle doğrulanmamış mevcut hesaplar için bir geçiş süreci öngörüyor.
Buna göre sosyal ağ sağlayıcıları, bu hesaplarda 31 Mart 2027 tarihine kadar en az bir defaya mahsus yaş doğrulaması yapılmasını sağlamak zorunda olacak.
Yaş doğrulaması sonucunda 15 yaşını doldurmadığı tespit edilen çocukların mevcut hesapları, ilgili kişiye bilgi verilerek kapatılacak.
15 yaşını doldurmuş ancak 18 yaşını tamamlamamış çocukların hesapları ise Yönetmeliğin 8. maddesinde düzenlenen çocuklara özgü ayrıştırılmış hizmet esaslarına tabi tutulacak.
Bu süreçte yalnızca hesap kapatma işlemi değil, hesaba ait içerik ve kişisel verilerin korunması da önem taşıyor.
Yönetmeliğin Geçici Madde 1 hükmü uyarınca kapatılan hesaplara ilişkin veriler bakımından itiraz süreci dikkate alınacak. İtiraz mekanizması işletilmişse veriler itirazın sonuçlanmasının ardından; itiraz prosedürü işletilmemişse gecikmeksizin silinecek.
Dolayısıyla hesap kapatma işlemi ile kişisel verilerin silinmesi birbirinden ayrı aşamalar olarak değerlendirilmelidir.
6. Hesabı kapatılan kullanıcılar nasıl itiraz edebilecek?
Yönetmeliğin 10. maddesi, yaş doğrulama sonuçlarına, hesapların askıya alınmasına veya kapatılmasına ve çocuklara özgü hizmet kapsamında uygulanan tedbirlere karşı başvuru ve itiraz mekanizması kurulmasını zorunlu kılıyor. Bu mekanizmanın Türkçe, ücretsiz ve erişilebilir olması gerekiyor.
Başvurular ve itirazlar tamamen otomatik sistemlerle incelenemeyecek; anlamlı insan incelemesine tabi tutulacak. Başvuru veya itiraz sonuçlanıncaya kadar hesaba ait içerik ve kişisel veriler silinmeyecek.
Ayrıca kullanıcıya yapılacak bildirimde, sonuca karşı başkanlığına şikâyette bulunabileceği ve yargı yoluna başvurabileceği belirtilecek.
Sosyal ağ sağlayıcıları, başvuru ve itiraz sayısı, kabul oranı ve ortalama sonuçlandırma süresi gibi verileri yıllık olarak Başkanlığa bildirecek ve kendi internet sitelerinde yayımlayacak.
Bu hükümler, yaş doğrulama ve hesap kapatma işlemlerinin yalnızca platformların takdirine bırakılmaması, kullanıcıların etkili bir başvuru yoluna sahip olması bakımından önem taşıyor.
7. Kişisel verilerin korunması bakımından nelere dikkat edilmeli?
Yaş doğrulama sisteminin uygulanması, yalnızca çocuk kullanıcıları değil, yaş durumunun doğrulanması sürecine dâhil olan yetişkin kullanıcıları da ilgilendiriyor.
Bununla birlikte Yönetmelik, yaş doğrulama belirtecinin kimlik bilgilerinin platformlara aktarılmasına dayanmasını öngörmüyor. Belirtecin yalnızca ilgili yaş eşiklerine ilişkin bilgi içermesi ve başka kişisel verileri barındırmaması esas alınıyor.
Bu nedenle yaş doğrulama mekanizmasının kişisel verilerin korunması bakımından değerlendirilmesinde iki husus birbirinden ayrılmalı: Kullanıcının yaşının doğrulanması ve kimlik bilgilerinin platformlar tarafından işlenmesi aynı şey değildir.
Anayasa’nın 20. maddesi ile 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu çerçevesinde sınırlılık ve veri güvenliği ilkeleri önemini korumaktadır. Yaş doğrulama belirtecinin teknik altyapısı, doğrulama kayıtlarının işlenme biçimi ve bu verilerin başka amaçlarla kullanılmasını önleyen tedbirler, uygulamanın hukuki değerlendirmesinde belirleyici olacaktır.
Bu noktada Yönetmelikte yer almayan teknik ayrıntıların kesinleşmiş kurallar gibi sunulmaması gerekir. Yaş doğrulama belirtecinin teknik yapısı ve kullanım sürecine ilişkin rehberin hazırlanması, uygulamanın somutlaşması bakımından önem taşımaktadır.
8. Yönetmeliğe uymayan sosyal ağ sağlayıcılarını ne bekliyor?
Yönetmeliğin 11. maddesi, yükümlülüklerin yerine getirilmemesi hâlinde 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un ek 4. maddesinde yer alan yaptırım hükümlerine atıf yapıyor.
Yaptırım uygulanmadan önce sosyal ağ sağlayıcısına aykırılık bildirilecek ve aykırılığın niteliğine göre giderilmesi için makul bir süre verilecek.
Yaptırımın belirlenmesinde ihlalin ağırlığı, süresi, etkilenen çocuk sayısı ve sosyal ağ sağlayıcısının iyi niyetli uyum çabası dikkate alınacak.
Bu nedenle platformların yalnızca yaş doğrulama özelliğini sisteme eklemeleri yeterli olmayacak. Mevcut hesapların doğrulanması, çocuklara özgü hizmetlerin tasarlanması, gizlilik ve iletişim ayarlarının düzenlenmesi, ebeveyn kontrol araçlarının sunulması ve itiraz mekanizmalarının kurulması da yükümlülükler arasında bulunuyor.
9. Yürürlük ve uygulama takvimi
Yönetmeliğin uygulama sürecinde üç tarih özellikle önem taşıyor:
10 Ekim 2026: Yönetmelik Resmî Gazete’ de yayımlandı.1 Kasım 2026 tarihinde yönetmelik yürürlüğe girecek ve yeni yükümlülükler uygulanmaya başlayacak.
31 Mart 2027 tarihinde de yürürlükten önce açılmış ve yaş doğrulama belirteciyle doğrulanmamış mevcut hesaplarda yaş doğrulamasının en az bir defa yapılması için öngörülen son tarih. Bu tarihler, Yönetmeliğin yürürlük tarihi ile mevcut hesaplara ilişkin geçiş sürecinin birbirinden farklı olduğunu gösteriyor. Yeni hesapların açılışında yaş doğrulaması yükümlülüğü ile mevcut hesapların doğrulanması için tanınan geçiş süreci aynı şekilde değerlendirilmemeli.
Bizi Nasıl Bir Süreç Bekliyor?
Yönetmelik, çocukların dijital ortamda korunması ve sosyal ağ sağlayıcılarının sorumluluklarının artırılması bakımından önemli bir adım niteliğindedir. Özellikle yaş doğrulama sisteminin kurulması, çocuk hesaplarının varsayılan olarak gizli tutulması ve bağımlılık oluşturabilecek tasarımların sınırlandırılması, koruyucu yaklaşımın yalnızca içerik denetimiyle sınırlı kalmadığını göstermektedir.
Bununla birlikte düzenlemenin başarısı, yalnızca yaş sınırının uygulanmasıyla ölçülemeyecektir. Yaş doğrulama sisteminin teknik güvenilirliği, kişisel verilerin korunması, hatalı hesap kapatmalarına karşı etkili itiraz yolları ve platformların yükümlülüklerini ne ölçüde yerine getireceği belirleyici olacaktır.
Önümüzdeki süreçte sosyal ağ sağlayıcılarının teknik altyapılarını ve hizmet tasarımlarını Yönetmeliğe uyarlamaları, mevcut hesapların yaş doğrulama sürecinden geçirilmesi ve uygulama rehberinin yayımlanması önem taşıyacaktır. Özellikle 31 Mart 2027 tarihine kadar devam edecek geçiş süreci, düzenlemenin uygulamadaki etkilerinin daha somut biçimde görüleceği dönem olacaktır.
Sonuç olarak düzenleme, çocukların korunması bakımından olumlu bir hedef ortaya koymakla birlikte, uygulamanın hukuki ve teknik güvenceleri belirleyici olacaktır. Çocukların dijital güvenliğini sağlamak kadar, kişisel verilerin korunması, ifade özgürlüğü ve ölçülülük ilkelerinin gözetilmesi de hukuk devletinin gereğidir.
Bu nedenle asıl mesele, sosyal medyaya erişimi sınırlandırmaktan ziyade, çocuklar için güvenli ve tüm kullanıcılar bakımından temel haklarla uyumlu bir dijital ortamın oluşturulabilmesidir. Düzenlemenin gerçek başarısı, getirilen yükümlülüklerin kâğıt üzerinde kalmamasına ve uygulamada hem çocukların güvenliğini hem de kullanıcıların temel haklarını koruyan etkili bir sistem kurulmasına bağlı olacaktır.
Next